WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL 18. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/573 Esas
KARAR NO : 2024/700
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/09/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 10/03/2022 tarihinde müvekkili adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile dava dışı ... ... adına kayıtlı, davalı şirket nezdinde İMMS kapsamında sigortalanmış olan ... plakalı aracın karışmış olduğu trafik kazasında müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalıya ait aracın İstanbul İli, ... ilçesinde ... mevkiinde seyir halindeyken ön kısımlarıyla ... ... sevk ve idaresinde ... plakalı aracın arka kısımlarına çarptığını, davala taraf araç sürücüsünün % 100 kusurul olduğunu, kaza sonucunda müvekkililine ait araçta 15.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğini, hasar bedeli tazminatı için davalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olan ... Sgorta A.Ş'ye başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından taleplerinin karşılanmadığını, Sigorta Tahkim komisyonunda 2022/145812 numarasıyla hasar dosyası açıldığını, 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda 60.478,32 TL hasar bedeli tespit edildiğini, trafik limiti 43.000,00 TL olduğundan trafik limiti dahilinde 43.000,00 TL sigorta poliçesinden tahsil edildiğini, müvekkiline ait araçta değer kaybı bedeli için davalıya ait aracın İhtiyari Mali Mesuliyet poliçesi olan ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığını, şirket tarafından herhahngi bir ödeme yapılmadığını, değer kaybı bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, davalının yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğunu, bu nedenle davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davaya konu talebi olan " değer kaybı" tazminatı yönünden müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine ... nolu hasar dosyası açıldığını, yapılan araştırmalar neticesinde aracın ZMM sigortacısının ... A.Ş olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından davaya konu araç adına müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... ve 2022/... Esas sayılı iki adet dosyası ile yasal takip başlattığını, davacının yapmış olduğu arabuluculuk başvurusu akabinde 2022/... Esas sayılı dosyası için 2023/... numaralı arabuluculuk dosyası kapsamında davacı taraf ile anlaşma sağlandığını ve 10.000,00 TL'si asıl alacak olmak üzere 11.583,56 TL ödeme yapıldığını, bununla birlikte müvekkili şirket tarafından huzurdaki itirazın iptali davası konu ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasına da 07/04/2023 tarihinde yani dava tarihinden önce 10.876,94 TL ödeme yapıldığını, kazaya karışan araçların kusur durumlarının tespiti gerektiğini belirterek açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen değer kaybının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısından tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı ... ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile dava dışı ... ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketi nezdinde İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalanmış olan ... plakalı araç arasında 10.03.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında meydana gelen hasar sebebiyle öncelikle ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan dava dışı ... Şirketine başvuru yapılmış olduğu, ayrıca hasar bedelinin tahsili istemi ile davacı tarafından ZMMS kapsamında sigorta şirketine ... nezdinde yapılan ... Sayılı başvuru akabinde 60.748,00 TL hasar bedelinin hesaplanarak hüküm altına alınmış olduğu, bu bedelin 43.000,00 TL'sinin (teminat limitinin tamamının) ZMMS kapsamında ... Şirketi tarafından; bakiyesinin ise davalı ... Sigorta şirketi tarafından .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasından ödenmiş olduğu, ZMMS kapsamında teminatın tüketilmiş olması sebebiyle davacı tarafından İMMS kapsamında davalı sigorta şirketi aleyhine .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasından 15.000,00 TL değer kaybı, takip öncesi 750,82 TL işlemiş faiz olmak üzere 15.750,82 TL üzerinden takip başlatmış olduğu, davalının itirazı sebebiyle takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yargılama esnasında yapılan kontrolde dava dilekçesinde her ne kadar itirazın tamamının iptali talebinde bulunulmuş ise de harca esas değerin 15.000,00 TL olarak belirtilmiş olması sebebiyle HMK m.31 hükmü uyarınca beyanda bulunmak üzere davacı vekiline süre verilmiş olup davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 28.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde "Mahkemenizin iş bu itirazın iptali dava dosyasında harca esas değer olarak her nekadar 15.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de talebimiz davalının .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali olduğundan talep miktarımız dosya takip tutarı olan 15.750,82 TL üzerindendir." şeklinde dava değerine ilişkin olarak beyanda bulunulmuş olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
Dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ... ...'un % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın ise kazanın gerçekleşmesinde kusursuz olduğu,
Davacıya ait ... plakalı araçtaki değer kaybına ilişkin olarak davalıdan talep edebileceği maddi zararının 15.000,00 TL olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyamıza ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde "... müvekkil şirket tarafından huzurdaki itirazın iptali davasına konu .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyasına da 07.04.2023 tarihinde, yani dava tarihinden önce, 10.876,94 TL ödeme yapılmıştır. " şeklinde beyanda bulunulmuş olduğu görülmekle UYAP sistemi içerisinden dosyamız arasına alınan icra dosyası içeriği incelendiğinde 07.04.2023 tarihinde 10.876,94 TL ödeme yapılmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarih ve 2020/(19)11-445 Esas 2022/1077 Karar sayılı "... Hemen belirtilmelidir ki alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır.
Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığından dava reddedilse veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç ortadan kalksa bile faiz ve fer’îleri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.
Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda işbu davada 30.09.2022 tarihinde takibe girişilmiş olduğu, işbu davanın ise 04.09.2023 tarihinde açılmış olduğu, bu hali ile davalı borçlu tarafından icra takibinden sonra ancak dava açılmadan önce 07.04.2023 tarihinde yapılan 10.876,94 TL ödeme bakımından mahkememizce yapılan hesaplama uyarınca (detayları aşağıda tablo halinde açıklandığı üzere) 6.968,37 TL bakımından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmekle bu miktar bakımından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
TTK'nun 1427. maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar). Somut olayda davacı tarafından davalı kaskoya 01.08.2022 tarihinde başvuru yapılış olup bu kapsamda +45 günlük süre dahil edildiğinde sürenin son gününün 15.09.2022 tarihine tekabül ettiği, bu hali ile 16.09.2022 tarihi itibari ile davalının temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmiş olup 16.09.2022 tarihi ile icra takip tarihi olan 30.09.2022 tarihi arasında geçen 14 gün için yıllık %9 faiz uygulandığında davacının takip öncesi 51,78 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, neticeten ödeme emrindeki toplam talebinin 15.051,78 TL olabileceği kanaatine varılarak davasının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce yargılama esnasında davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle kapak hesabı yapılması için icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye 09.07.2024 tarihinde cevap verilmiş ise de söz konusu kapak hesabının maddi hatalar içerdiği anlaşılmakla icra müdürlüğü tarafından 14.10.2024 tarihinde yeniden bir hesaplama yapılarak müzekkeremize cevap verilmiştir. Bu kapsamda mahkememizce yapılan incelemede dosyada haciz bulunmaması sebebiyle icra müdürlüğü tarafından %4.55 oranı üzerinden harç hesabı yapıldığı görülmekle mahkememizce kabulüne karar verilen 15.051,78 TL üzerinden davalının kısmi ödeme yapmış olduğu 07.04.2023 tarihi itibariyle yeniden kapak hesabı yapıldığında;

Takipte Kesinleşen Miktar
15.051,78 TL
Harç Miktarı - (%4,55)
684,85 TL
Toplam Faiz (Asıl alacağa talep gibi yasal faiz)
702,74 TL
Vekalet Ücreti (Nispi)
2.408,28 TL
Masraf
112,70 TL
Toplam Yekün Alacak
=18.960,35 TL
Yatan Para (07.04.2023)
-10.876,94 TL
Bakiye Borç
= 8.083,41 TL

Davacının dava tarihi itibariyle bakiye 8.083,41 TL davalıdan alacaklı bulunduğu, bu alacağın yukarıda anılan içtihat uyarınca davalının yapmış olduğu ödemenin önce ferilerden mahsubu ile birlikte bakiye asıl alacağa ilişkin olduğu, davacının davasında kabulüne karar verilen 15.051,78 TL'den dava tarihi itibari ile kalan bakiye alacak miktarı 8.083,41 TL mahsup edildiğinde 6.968,37 TL bakımından dava açmakta hukuki yararının olmadığı görülmüştür.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu hususunun yargılama neticesinde ortaya çıktığı, meydana gelen olayın haksız fiilden kaynaklanmakta olduğu, alacağın likit olmadığı görülmekle davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın Kısmen iptali ile takibin dava tarihi itibariyle 8.083,41 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına,
-Davacının fazlaya dair isteminin reddine,
-Takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 15.000,00 TL Asıl alacak, takip öncesi işlemiş 51,78 TL faiz olmak üzere toplam 15.051,78 TL talep edebileceğinin kabulü ile icra müdürlüğünce kapak hesabının bu doğrultuda oluşturularak icra takibinden sonra işbu dava açılmadan önce davalı tarafından 07.04.2023 tarihinde yapılmış olan 10.876,94 TL ödemenin TBK m.100 hükmü uyarınca infaz aşamasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine,
-Bu doğrultuda bakiye 8.083,41 TL asıl alacağa 07.04.2023 tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,
2-İcra takibinden sonra ancak işbu dava açılmadan davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu akabinde 6.968,37 TL yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,
3-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine,
4-Alınması gerekli olan 552,18-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 282,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 308,25-TL ( başvurma, vekalet harcı ) davetiye, posta gideri: 496,25-TL, bilirkişi ücreti: 2.500,00-TL olmak üzere toplam: 3.304,50-TL yargılama giderinin %52 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.718,34-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 8.083,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 7.667,41-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin %52 kabul-red oranı üzerinden hesaplanan 1.622,40-TL'nin davalıdan alınmasına, 1.497,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.