WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 17. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/543 Esas
KARAR NO : 2024/601

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21.03.2024
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında ... plakalı ... model ... tipi 2022 model araç için 03.10.2022 başlangıç 01.07.2023 bitiş tarihli ... genişletilmiş kasko poliçesinin imzalandığını, 22.05.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... Bulvarı'ndan ... Belediyesi park alanına gireceği sırada davalının bakım ve onarımından sorumlu yolda bulunan eğim nedeniyle aracının ön kısımları ile demir dubalara çarpması sonucu maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, eksper raporuna göre kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarının toplamda 98.512,96-TL olarak belirlendiğini, davacı şirket tarafından dava dışı ... Tamir Bakım 'a 21.08.2023 tarihinde 3.194.370,78-TL toplu ödeme kapsamında 44.464,17-TL, ... Tic. A.ş'ye 21.08.2023 tarihinde 44.201,41-TL toplu ödeme kapsamında 1.309,73-TL, ...'ye 21.08.2023 tarihinde 102.778,98-TL toplu ödeme kapsamında 516,90-TL, ve sigortalımız ...ltd.şti'ye 32.498,20-TL ödeme ve 987,00-TLmahsup, ... Şirketi'ne avans olarak önden ödenen olan 19.223.587,21-TL toplu ödeme kapsamında 12.039,80-TL olmak üzere toplamda 91.815,80-TL'nin ödendiğini, sigorta poliçesi kapsamında ödenen söz konusu bedelden davalı tarafın sorumlu olduğunu, davacı Şirket tarafından, davalıya 05.09.2023 tarihinde ekte yer alan... sayılı rücu talebi yazısının gönderildiğini ve davacı şirketin dava dışı sigortalıya ödemiş olduğu bedeli ödemesi hususunun ihtar edildiğini, davacı şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasıyla icra takibine başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davacı Şirketin dava dışı sigortalıya ödeme yaptığı 91.815,80-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işletilecek "yıllık adi kanuni faiz" ile birlikte davalıdan tahsilini, davacı şirketin alacağının likit olduğunu, davalı aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptalini, ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibinin devamını, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu davanın Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben sunulan dava dilekçesi ile birlikte 21.03.2024 tarihinde açılmakla ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasına kaydının yapılmış olduğu, mahkemesince dosya üzerinden dava dilekçesi akabinde yapılan inceleme ile birlikte "Somut olayda, davacının anonim şirket vasfında tüzel kişilik olduğu, davacının dava dışı sigortalısının da (... Ltd. Şti.) limited şirketi olduğu ,dava konusu alacağın sigorta poliçesinden kaynaklandığı ,bu durumda uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığı anlaşılmakla, davanın asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunduğu" gerekçesi ile birlikte verilen görevsizlik kararı ile birlikte dosyanın mahkememizin işbu esasına kaydının yapılmış olduğu görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi kapsamında sigortalanmış olan dava dışı sigortalının aracında oluşan hasarın davacı sigortacı tarafından ödenen bedelinin halefiyet hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi kapsamında sigortalanmış olan dava dışı sigortalı ...Şti.'ye ait ... plakalı aracın, ...alanına gireceği sırada davalının bakım ve onarımından sorumlu yolda bulunan eğim nedeniyle aracının ön kısımları ile demir dubalara çarpması sonucunda meydana gelen maddi hasarın davacı tarafından karşılanması sebebiyle dava dışı sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili istemi ile ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açılmış olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı TTK'nın Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davada davacı dava dışı sigortalısı olan ...Tic. Ltd. Şti Yerine geçerek davayı açmış olup bu kapsamda davada görev hususu irdelenirken davanın ... Ltd. Şti. İle davalı ... Belediye Başkanlığı arasında görülen bir dava gibi görülmesi gerektiği kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır:
a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.
b) Yargı yolunun caiz olması.
c) Mahkemenin görevli olması.
ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.
d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.
e) Dava takip yetkisine sahip olunması.
f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.
g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.
ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.
h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.
ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.
(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır."
Şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava şartlarına ilişkin re'sen yapılacak olan kontrol işbu maddede yer alan sıralamaya göre yapılması gerektiğinden mahkememizce öncelikle görev hususu irdelenecektir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar" ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Emsal mahiyette olan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar Sayılı, 24/05/2017 Tarihli "... Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. (6762 sayılı TTK'nun 1301.) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir.
... Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu olmakla birlikte, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının dava dışı ... Ltd. Şti. yerine geçerek dava açmış olduğu görülmüş olup her ne kadar dava dışı sigortalı tüzel kişi tacir ise de davalının belediye başkanlığı olması, tacir vasfının bulunmaması sebebiyle mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar Sayılı, 11/01/2024 Tarihli "... Somut olayda; davacı sigortacının, dava dışı sigortalısının aracı ile seyir halinde iken kaza yaptığı, kaza sonucunda sigortalıya araçtaki hasar bedelinin öndendiği, davalının yolun trafik güvenliğinin sağlamaması sonucunda kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, 6102 sayılı TTK'nın 1472 (6762 sayılı TTK'nın 1301) maddesi uyarınca, sigortalısına ödenen tazminatın, davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesi istemi ile dava açtığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; davaya konu istemin, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki haksız fiil ilişkisine dayandığı açıktır. Bu durumda, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davacının sigortalısı ile davalı Belediye arasında sigorta ilişkisinin bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, bu itibarla davacının sigortalısı ile davalı Belediye arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, haksız fiilin tarafları dava dışı sigortalı ile davalı Belediye tacir olmadığından, uyuşmazlık tacirler arası haksız fiil niteliğinde de değildir. Bu nedenlerle, dava konusu olayda 6102 sayılı TTK m. 4 hükmü uyarınca mutlak ya da nispî ticarî dava bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmüne göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemelerinin görevi asıldır.
Yukarıdan beri anlatılan hukuksal çerçevede; uyuşmazlığın adlî yargı yerinde çözümlenmesi gerekli olup, mutlak ya da nispî ticarî dava niteliğinde olmayan eldeki davada 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Hâl böyle olunca, mahkemece davanın ilk açıldığı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle idarî yargının görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görüldüğünden," şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda somut olayda tarafların karşılıklı tacir olmalarından ve ticari davadan bahsedilemeyeceği, davanın haksız fiilden kaynaklı bir dava olduğu kabul edilerek davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanmış Olduğu Üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3- Mahkememizce verilen işbu kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın HMK'nın 21/1-c, 22/2. maddeleri uyarınca İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/09/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.