T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/718 Esas
KARAR NO :2024/734
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:12/11/2021
KARAR TARİHİ:18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı/borçlu aleyhine çek mükellefiyet hesabından kaynaklanan borcu nedeniyle ... . İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrini tebliğ alan davalı borcun tamamına, asıl alacağa, işlemiş faize ve tüm fer'ilere itiraz ettiği, davalının itirazının tebliğe çıkartılmadığını, dosyada işlem yapmak istediklerinde itirazı öğrendiklerini, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu müvekkilinin alacağının tahsilini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, bu sebeple itirazın iptali gerektiğini, davalı ile müvekkilinin arasında, ... numaralı çek mükellefiyet Hesabı, ... numaralı çek mükellefiyet hesabı bulunduğunu, davalılar tarafından borçların ödenmemiş olması sebebiyle davalıların sözleşme kurulurken bankaya bildirdiği adresine ihtarname keşide edildiğini, borçluya ihtar olunan sürede muaccel olan borcun ödenmemesi sebebiyle hakkında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip konusu alacak kredi kartı borcundan kaynaklandığını, takip tarihinden önce borç miktarının belli olduğunu, davalılar bakımından hesabı kolayca mümkün olduğunu , bu yüzden itirazı mesnetsiz ve alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, borçlunun icra dosyalarına vaki itirazının iptali ve takibin devamını temin etmek üzere itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 Sayılı TTK’nun 5/A maddesi gereğince yasal olarak arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu doğduğunu, 2021/... başvuru numaralı ve 2021/... Arabuluculuk Numaralı dosyadan Arb. ... tarafından tutulan tutanaklarla sabit olmak üzere karşı tarafla uzlaşılamadığını, dava şartı arabuluculuk son tutanağı dilekçemiz ekinde mahkemeye sunulduğunu, İİK'nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükümce, icrainkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olduğunu, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulünün zorunlu olduğunu, davalı borçluların haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak için yapılan itiraz nedeniyle İİK.67/2 Maddesi gereği %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya ve icra takibine dayanak olan ... Bankası hesapları/çek hesapları müvekkiline ait olmadığını, dava dilekçesinin ilk paragrafında icra takibinin çek mükellefiyet hesabından kaynaklanan borç olduğu belirtilirken, dilekçenin 3. Maddesinde kredi kartı borcundan kaynaklandığı belirtildiğini, dolayısıyla bu takibe dayanağı yapılan belgelerin hiçbirindeki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin bu hesabın sahibi olmadığı gibi , hayatında hiç çek karnesi almamış, hiç çek imzalamamış bu amaçlarla bankaya gitmediğini, müvekkilimin kimlik bilgileri kullanılarak dolandırıcılık fiili gerçekleştirildiğini, çek karnesi alındığını, adına şirket kurulduğunu, telefon alındığını, banka hesabı açtırıldığını, adeta yeni bir şahsiyet yaratıldığını, bu kapsamda alınan çekler maalesef tedavüle sokulmuş ve sahte olarak oluşturulan adres-adresler esas alınarak çıkartılan tebligatlardan müvekkilinin haberi olmadığından gıyabında yapılan yargılamalar nedeniyle mahkumiyet kararları çıkmış, sayısı yüzleri bulan yargılamanın yenilenmesi davalarında infazların ertelenmesine de karar verilmişse de dosya sayısının çokluğu nedeniyle müvekkilinin maalesef 8(sekiz) ay cezaevinde hükümlü olarak kaldığını, takibin dayanağı hesap da aynı kapsamda olduğunu, ekte sundukları noter vasıtasıyla alınan imza sirküleri ve vekaletnamedeki imza ile takip konusu hesap sözleşmesi altındaki imza karşılaştırıldığında bariz farklılık olduğunu bu sebeple imza incelemesi yapılarak takibin dayanağı belgelerde atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya ve icra takibine dayanak olan hesap/çek hesapları müvekkiline ait olmadığından, bu hesaplara dair hazırlanan sözleşmelerdeki imzalar müvekkiline ait olmadığından açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 1.657,80 alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili davada; .... İc.Müd.... E say.dosyası, ... numaralı Çek Mükellefiyet Hesabı, ... numaralı Çek Mükellefiyet Hesabı,
ve ihtarname, Arabulucu anlaşmama tutanağı ve her türlü yasal delile dayanmıştır.
.... İc.Müd.... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Bankası Anonim, borçlu ... olduğu, 1.189,70- TL asıl alacak, 445,81-TL işlemiş faiz, 22,29-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 1.657,80- TL alacak için 21/01/2014 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine ve imzaya itiraz ettiği görülmüştür.( 02/01/2014 tarihli kredi kartı sözleşmesi 1.189,70-TL takibin dayanağı)
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 21/01/2014 tarihinde davalı borçlu aleyhine .... İc.Müd.... esas sayılı dosyası 1.657,80- TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu
Davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ... arasında çek mükellefiyet hesabı akdedildiği, davalı sunduğu cevap dilekçesi ve icra müdürlüğüne yaptığı itiraz dilekçesinde kendisi adına atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığını, başka bir anlatımla imzaların kendisine ait olmadığını savunarak açıkça imza inkarında bulunduğu görülmüştür.
Davalı iddiasının temelinde; çek mükellefiyet hesabındaki imzanın kendisine ait olmadığına dayanmıştır. Bu durum, çek mükellefiyet hesabını davalı/ borçlu tarafından kabul edilmediği, başka bir anlatımla taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkarı mahiyetindedir.
O halde uyuşmazlığın temeli; taraflar arasında akdi ilişkinin bulunup bulunmadığı, çek mükellefiyet hesabı ve takibin dayanağı 02/01/2014 tarihli kredi sözleşmesinde imzanın davalıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere,itirazın iptali davalarında, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve alacağın varlığını ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Zira, davalı borçlu tarafından akdi ilişki inkar edildiğinde, böyle bir akdi ilişkinin varlığını iddia eden davacı alacaklı bu ilişkiyi ispat etmekle yükümlüdür. Diğer taraftan; genel kredi sözleşmesindeki imza inkar edilmekle, alacağın varlığı noktasında sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olduğunu ispat yükümlülüğü, alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir.
Bu itibarla, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı/çek mükellefiyet hesabı davacı bankanın alacağı sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olduğunu ispatlaması zorunludur.
Davalı tarafından imza inkarında bulunulması nedeniyle imza incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Bu suretle, imzası inkar edilen genel kredi sözleşmelerinin/çek mükellefiyet hesabı altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı belirlenecektir. Davacı tarafından dava dilekçesinde ekinde herhangi bir evrak sunulmadığı, yerleşik içtihatlar doğrultusunda genel kredi sözleşmeleri ve çek mükellefiyet hesabı asıllarının eksiksiz bir örneğinin dosyaya ibraz edilmesi zorunludur.
Bu amaçla, mahkememizce tüm çaba eksiksiz olarak gösterilmiş, 24/02/2023 tarihli celsede 2 haftalık süre verildiği 23/06/2023 tarihli celsede son kez 4 haftalık süre verildiği,
Deprem nedeniyle tekrardan süre istendiği, 24/11/2023 tarihli celsede son kez 6 ay süre verildiği, ancak davacı vekilinin 16/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile sözleşme asıllarını mahkemeye sunduğuna dair mahkememizce 602 nolu kasaya alındığı, sunulan evrak incelendiğinde ... ilişkin bankacılık hizmet sözleşmesinin 28/06/2006 tarihli olduğu dosyanın tetkikinde dava konusu icra takibi incelendiğinde takibin dayanağının 02/01/2014 tarihli kredi sözleşmesi olduğu, anlaşılmıştır.
Nihayetinde, alacağı banka genel kredi sözleşmesi/ çek mükellefiyet hesabının asıllarının gönderilmediği, alacağı davacı bankanın ise genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesaplarının asıllarını sunmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki, mahkememizce azami özen ve çaba gösterilmesine rağmen genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabı asılları dosyaya ibraz edilememiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2018/699 Esas, 2019/1667 Karar sayılı emsal bir ilamında:
"...Dava; dava İİK. 67. vd. maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı davalının ve murisinin Genel Kredi Sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, davalının kefil ve kefilin mirasçısı olarak sorumlu olduğu ileri sürmektedir.
Uyuşmazlık davalı ve murisini kefil sıfatıyla davaya konu genel kredi sözleşmelerini imzalayıp imzalamadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 211. maddesinde imza inkarı halinde mahkemece yapılacak usuli işlemler düzenlenmiş ve uygulamaya elverişli (tatbike medar) belgeler sayılmıştır. İmzayı inkâr edenin atılış tarihi itibariyle inkar edilen imzası ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzalarının temin edilmesi gerekir.
Umumi Kredi Taahhütnamesi Başlıklı 540.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesinin fotokopisinde (sureti ) davalının müteselsil kefil olarak imzası mevcut ise de DAVACI KENDİSİNE VERİLEN KESİN SÜREYE RAĞMEN GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİNİN ASLINI DOSYAYA SUNMAMAMIŞ, aslı ibraz edilen genel kredi sözleşme asıllarında da davacının kefil sıfatıyla imzası bulunmamaktadır. BUNA GÖRE DAVACININ DAVALININ MÜTESELSİL KEFİL SIFATI İLE GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİNİ İMZALADIĞI HUSUSU İSPATLANAMADIĞINDAN MAHKEMECE İMZA İNCELEMESİ YAPILMAKSIZIN DAVALI YÖNÜNEN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİNDE BİR İSABETSİZLİK YOKTUR..." şeklinde karar vermiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı borçlu tarafından işbu itirazın iptali davasında, davalı/ borçlunun açıkça ve ayrıca genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabı altındaki imza inkarına dayalı inkar ettiği, genel kredi sözleşmesindeki ve çek mükellefiyet hesabı olarak atfen atılan imzanın kendisine ait olmadığını savunması karşısında; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabı ilişkisinin varlığını ve alacaklı olduğu iddia eden davacı alacaklının hem akdi ilişkinin hem de alacağının varlığını ispatla yükümlü olduğu, bu kapsamda davacı alacaklının genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabının davalıya ait imzanın onun eli ürünü ve davalıya ait olduğunu ispat etmesi gerektiği, ancak yargılama sürecinde mahkememizce gösterilen tüm özen ve çabaya rağmen genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabı asıllarının dosyaya ibraz edilmediği, bu hususta bir çok kez süre verildiği ve 24/11/2023 tarihli duruşmada son kez 6 aylık kesin süre verildiği ve bunun sonuçlarının hatırlatıldığı, davalı tarafından genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabı asıllarının dosyaya ibraz edilememesi karşısında imza incelemesi yaptırılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla yukarıda yer verilen emsal istinaf ilamı uyarınca genel kredi sözleşmesi, çek mükellefiyet hesabı altındaki imzanın davalıya ait olduğunun ispat edilemediği, mevcut halde davacının akdi ilişkinin ve alacağının varlığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Son olarak; davalı taraf her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispat edilemediğinden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 427,60-TL harcın başlangıçta peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 -TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.657,80-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,
6-) Mahkememiz kasasına alınan tüm imza asıllarının ilgili kurumları İADESİNE,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda ; miktar yönünden KESİN olmak üzere karar verildi. 18/10/2024 12:00:43
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!