WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 12. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/176
KARAR NO : 2024/653

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Davacı ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki neticesinde müvekkilinin davalıdan toplam 422.275,80TL bedelli hizmet ve ürün tedariki sağlamış olmasına karşın davalının yalnızca 187.516,16TL ödeme yapmış ve bakiye 234.759,64TL alacak kalmış olduğunu,Yapılan tüm görüşmelere rağmen bakiye borcu ödememekte ısrar eden davalı şirket aleyhine -. ---- İcra Md.’ nün ---- takibi başlatılmış ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak borca itiraz etmiş olduğunu,İtirazın akabinde zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ve ---- başvuru sayılı arabuluculuk dosyası üzerinden görüşmeler başlamış, Ancak davalı taraf keyfiyeti şekilde borcu ödemeyeceğini beyan ettiğinden Hali hazırda faturalandırılmış işbu alacakları haksız olarak ödemeyen davalı tarafın ilgili icra takibine de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğinden dolayı, icra inkar tazminatı taleplerinin de bulunmakta olduğunu belirterek,
İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz nedeniyle %20 inkar
tazminatının davalıdan tahsiline; dava giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar
verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ödenmeyen faturalı cari alacağı iddiasıyla Müvekkili Şirket aleyhine, -----. İcra Md. ----. sayılı dosyası ile haksız bir şekilde icra takibi başlatmış, Davacının Müvekkili Şirket uhdesinde takibe konu tutarda alacağı bulunmadığından taraflarınca borca itiraz edilmiş olup takibin durmuş olduğunu,Müvekkili Şirket “----” markasının sahibi olup ülkemizde birçok kampüsü ve yüzlerce öğrencisi ile eğitim/öğretim alanında hizmet vermekte, bu kapsamda birçok firmadan hizmet almakta ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmekte olduğunu,davacı tarafından başlatılan takibe konu ve ---- İcra Md. ----- sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri taraflarına tebliğ edilmiş, tebliğ sonrası Müvekkili Şirket kayıtları kontrol edilmiş ve davacının Müvekkil Şirket uhdesinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, borca, faiz ve tüm ferilerine haklı olarak ve süresinde itiraz edilmiş olduğunu,Davacının Müvekkil Şirketten herhangi bir alacağı bulunmamakta olup davacı aksini iddia etmekte ise de öncelikle iddiasını somut delillerle ispat etmesi gerekmekte, Ancak davacı tarafın işbu dosyaya sunmuş olduğu deliller ile iddialarını hiçbir şekilde ispatlayamamış ve Müvekkil Şirketten haksız kazanç sağlama gayesi ile hareket etmekte olduğunu, Müvekkili Şirketin kayıtları incelendiğinde davacının herhangi bir alacağı olmadığı açıkça ispat edileceğinden, şirket kayıtlarının incelenmesini talep etmekte olduklarını,
Davacı Şirketin Müvekkili Şirket uhdesinde fahiş tutarda alacaklı olduğunu somut delil ibraz
etmeden ve soyut iddialarla ileri sürmekte olup, Ancak davacı söz konusu iddiasına konu alacağa
karşılık vermiş olduğu hizmeti eksiksiz şekilde yerine getirdiğini ispat edememiş olduğunu,
Davacı dava konusu alacak talebinin hangi hesaplamaya veya hangi hizmete ait olduğun açıkça
açıklamamakta bu doğrultuda haksız kazanç sağlama gayesi ile hareket etmekte olup, Somut delil
ibraz etmeden ileri sürülen iddialar ile Müvekkili Şirket aleyhine haksız şekilde işbu davanın açılmış olması sebebiyle davanın tümden reddinin gerekmekte olduğunu, davacının dava dilekçesi incelendiğinde, dava dilekçesi ekinde düzenlemiş olduğu faturaları alacağın ispatı olarak sunmuş olduğu görülmekte, Ancak davacı tarafından fatura düzenlenmiş olması hiçbir suretle alacağın ispatı niteliği taşımamakta olduğunu, YHGK’ nun yerleşik içtihatlarına
göre de faturaların ifanın usulüne uygun olarak yapıldığını kanıtlamayacağını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla her durumda davacının alacak iddiaları yargılamayı
gerektirdiğinden ve likit bir alacak söz konusu olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin yasal
koşulları oluşmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İşbu cevaplarının kabulü
ile; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafından talep edilen haksız ve hukuka aykırı
kötü niyet tazminatının reddi ile Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde
bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, --- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğünün--- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı şirketin 234.759,64 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde, terditli olarak;
davacı şirketin mutabakatsızlık konusu “---- nolu, kdv dahil 450,00 TL tutarlı e-fatura” içeriği “---” malı davalı şirkete teslim ettiğini ve işbu fatura bedeline hak kazandığını hukuki nitelikli teslim/tesellüm belgeleriyle ispatlaması halinde;davacı şirketin davalı şirketten talebi gibi 234.759,64 TL asıl alacağı olacağı, aksi durumda ise, bir diğer ifadeyle mutabakatsızlık konusu 450.-TL tutarlı fatura içeriği malların davalı yana teslim/tesellümünün davacı yanca ispatlanamaması halinde,davacı şirketin davalı şirketten (234.759,64 TL- 450.-TL=) 234.309,64 TL asıl alacağı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." Davacı ve davalı tarafın defterlerinin incelendiğinde lehinlerine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacının davalı şirketten 234.759,64 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davacı şirkette 234.345,29 TL tutarında borçlu olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, Tarafların Ticari Defter Kayıtları mukayeseli olarak incelendiğinde, taraflar arasında (234.759,64 TL – 234.345,29 TL=) 414,35 TL mutabakatsızlık tespit edilmiş olup, 414,35 TL Mutabakatsızlığın;Davacı Şirket Kayıtlarında yer alan, ancak Davalı şirket kayıtlarında yer almadığı tespit olunan;
---- - Nolu, “-----” içerikli KDV Dahil
450,00 TL Tutarlı fatura ile Davacı yanca davalı şirket lehine olacak şekilde 31.12.2022
Tarihinde “Cari Tasfiye” açıklamalı (-)36,05 TL dayanaksız düzeltme kaydından kaynaklandığı,
Tarafların diğer tüm kayıtlarının, kayıt tarihleri dışında birbirleriyle çelişmediği ve mutabakat
içerdikleri tespit edilmiştir. Mutabakatsızlığa konu ---- Nolu E-Fatura örneği dosya kapsamında
yer alıp, teslim şerhi içermeyen işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslimi ve fatura
bedeline hak kazanıldığı davacı şirketin ispatına muhtaç olup,, tarafların mükellefi bulundukları Vergi Dairelerinden dosyaya celp edilen BA/BS FORMU Beyannamelerinde, her ne kadar taraflar 56 Adet Fatura karşılığı KDV Hariç 358.092,74 TL Alım/satım Tutarında mutabık olsalar da;
Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen Faturaların tamamının 01/07/2021 Tarihinden
sonra düzenlenmiş E-Faturalar olması nedeniyle, aşağıda yer verilen VUK Genel Tebliği
gereğince,“Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:---)’nde Değişiklik Yapılmasına
Dair 25.01.2021 Tarihli, ---- nolu ---- yayınlanan ---- Sıra Nolu tebliğde, Elektronik
belge olarak düzenlenen (e-fatura, e-arşiv fatura gibi) belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin
dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyeceklerdir.” Hükmü uyarınca,
Davacı Şirketçe düzenlenen E-FATURALAR BA/BS FORMU Beyanına tabi olmamakla, Dosyaya celbi sağlanmış BA/BS FORMU Beyannamelerinden huzurdaki davada hukuki bir yarar temin edilmediği anlaşılmakla, kural olarak ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse son çare olarak yemin deliline başvurulması gerekmektedir. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap layihasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. İspat yükü üzerinde olan davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacı taraf yemin delili de hatırlatılmış taraf defterlerinde mutabakatsızlık bulunan fatura yönünden davacı taraf yemin metni sunmamıştır.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının faturaya konu hizmeti sunduğu, mutabakatsızlık bulunan fatura haricinde davalı tarafın fatura bedellerinin ödenmediği, mutabakatsızlık bulunan faturanın davacı tarafından ispat edilemediği, tarafların defterleri uyarınca davacının davalıdan 234.309,64 TL asıl alacağının bulunduğu bu miktar üzerinden davanın kabulü ile icra takibi öncesinde faize yönelik mahkememizden talepte bulunulmamakla hüküm kurulmadığı asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar veilerek hüküm tesis edilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen KABULÜ İLE,
1-Davalının ----- İcra Müdürlüğünün ----. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin 234.309,64 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet Tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 16.005,69 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.139,95 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 12.865,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 3.139,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.319,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 41,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.541,25 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %99,81 oranında olmak üzere 2.536,42 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 37.146,45 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 3.114,07 TL sinin davalıdan, bakiye 5,93 TL tutarlı kısmının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.