WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ISTANBUL 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/102 Esas
KARAR NO :2025/168

DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ:12/02/2022
KARAR TARİHİ:04/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Küçük Ayasofya civarında bir işyeri işleten ve geneli yabancı olan müşterilerine başta ülkenin tanıtımı, organizasyon, danışmanlık işleri olmak üzere yasalara uygun şekilde faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili ... şirketin şirket yetkilisi olduğu, davalı şirket tarafından 01.07.2019 tarihinde yapılan tespitler neticesinde müvekkili ... Turizm tarafından kullanılan işyerinde müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla müvekkili aleyhine ... olay numarası ile Kaçak Elektrik Tanzim Tutanağı düzenlediğini, müvekkilinden 67.449,32 TL ödeme yapmasını istediği, müvekkilini icra ve elektriğinin kesilmesi tehdidiyle ödeme yapmaya zorladığını, müvekkili de işlerinin kesintiye uğramaması adına davalı şirketin işbu haksız taleplerini kabul ederek davalı şirket tarafından bildirilen hesaba iki ayrı seferde toplam 20.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin haksız ve sebepsiz şekilde alınması nedeniyle iadesine ilişkin tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili ... Turizm tarafından 20.000,00 TL'lik ödeme yapıldıktan sonra ise davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile hem müvekkili ... Turizm hem de ... Turizm yetkilisi müvekkili ... aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, taraflarınca yapılan itirazla takip durmuşsa da davalı şirket personelleri tarafından halen müvekkilinin iddia konusu tutanağa istinaden ödeme yapması, aksi durumda elektriğinin kesileceği tehdidiyle karşı karşıya olduğunu, huzurdaki davayı ikame ettiklerini, müvekkili kaçak elektrik kullanmadığını, müvekkilinin iddia edilen kaçak elektrik kullanımı ile ilgilisinin bulunmadığını, davalı şirket personelleri tarafından yanlı olarak tutulan ve yapıldığı iddia edilen kaçak kullanımdan müvekkilinin haberi dahi bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımı ile kaçak elektrik tespit tutanağını da kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin ve başkaca tüm yasal hakları da saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile, müvekkilinin kullanmadığı bir kaçak elektrik cezası ile hem de Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesi, 43.maddesi, 45.maddesi ve 46.maddelerine de aykırı ve hatalı şekilde yapılan fahiş ve yanlı tespitler neticesinde 67.449,32 TL kaçak elektrik tüketim cezası olduğu yönündeki iddialarla müvekkilinin fahiş cezayı ödemesi gerektiği, aksi taktirde elektriğinin kesileceği yönündeki baskı ve tehditler nedeniyle müvekkilinin işbu haksız cezanın 20.000,00 TL gibi bir bedelini ödemek durumunda kaldığı hususlarının da göz önüne alındığında müvekkilinin kaçak elektrik kullanımı iddiası ile açılan ....İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olmadığının tespitini, müvekkili ... Turizm tarafından işbu davaya konu icra takibi başlatılmadan önce davalıya elektriğinin kesilmesi tehdidi nedeniyle davalıya ödenen 20.000,00 TL'nin müvekkili ... Turizm'e ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle iadesini, müvekkili ... Turizm tarafından davalıya icra takibinden önce 20.000,00 TL ödenmesine rağmen icra takibi sırasında işbu bedelin düşülmeden toplam 67.449,32 TL üzerinden icra takibi başlatılması, müvekkili ...'ın dava konusu olaylarla hiçbir ilgisi olmadığını, ... Turizm'in yetkilisi olması nedeniyle müvekkili ... aleyhine de aynı iddia ile aynı dosyadan takip başlatılması açıkça davalının kötü niyetini gösterdiğini, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere davalı şirket aleyhine müvekkiller lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, menfi tespit davasının ikame edilebilmesi için HMK'nın 106.maddesi gereği davacının güncel bir hukuki yararının varlığı şart olduğunu, kanun söz konusu dava için özel bir hukuki yarar şartı gösterdiğini, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız takipte alacaklı herhangi bir belgeye dayanmamışsa borçlu ödeme emrine yapacağı itirazla takibi durdurabileceğini, takibin devamı için alacaklının itirazın kaldırılmasını veya itirazın iptali yoluna başvurması halinde kendisini savunabileceğinden borçlunun bu durumda menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine kadar verilmesini, davacı tarafça istirdatı talep edilen bedeller 01.07.2019 ve 24.07.2019 tarihinde ödendiğini, istirdat davasının süresinde açılmadığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ekipleri tarafından 03.05.2019 tarihinde ... nolu tüketim noktasına ait adreste yapılan kontrolde tesisata kayıtlı sayaç girişine ait TMŞ sigortasından harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir.İşbu tespite istinaden EPTHY m.42/1-b ve sair ilgili mevzuat hükümleri uyarınca H/... nolu kaçak tespit tutanağı tanzim edilerek davalının enerjisinin kesildiğini, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapıldığını, kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, müvekkili kurumun herhangi bir tasarrufu söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan kurumun EPDK olduğunu, fatura borcunun son ödeme tarihine kadar ödenmemesi üzerine tahsilde mükerrerlik olmaksızın ....İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, müvekkili kurum tarafından yapılmış olan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olduğunu, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davalı taraf faturaya süresinde itiraz etmediğini, bu nedenle de adına tahakkuk eden bedelleri kabul etmediğini, davacı kaçak elektrik kullanmadığını iddia ettiğini, dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunmadığını, davacının ödeme yaptığı ve fazla ödediği iddiasına ilişkin olarak, bu iddiayı kabul etmediklerini, davacının öncelikle ihtirazi kayıtla ödeme yaptığını da ispatlaması gerektiğini, serbest irade ile ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedel geri istenemeyeceğini, mevzuat ve Yargıtay içtihatları bu yönde olduğunu, davacı taraf işbu sebepsiz zenginleşme davası ile ödediği bedellerin iadesini talep etmiş ise de bu taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, davacı, mevzuat gereği üzerine düşen borcu vadesinde ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle icra takibine kusurlu eylemiyle bizzat kendisi sebebiyet verdiğini, kaçak elektrik kullandığı sabit olan davacı aleyhine icra takibine girişilmesi kanundan doğan hak niteliğinde olduğunu, hakkın kullanılması sebebiyle müvekkilinin tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olacağını, davacı tarafça talep edilen faize ve faiz türüne itiraz ettiklerini, müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle, davacı tarafın avans faiz talebi fahiş ve haksız olup kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalıya borçlu olmadığının ve ödenen bedelin taraflara iadesine ilişkindir.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, yapılan incelemesinde; ... A.Ş vekili tarafından 67.244,92 TL kaçak elektrik bedeli, 2.804,35 TL gecikmiş gün faizi, 504,79 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 70.554,06 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığını, borçlular ... ve ... Limited Şirket vekili tarafından takibe iddia konusu hukuki ilişkiye, borca, faize, faiz oranına, işlemiş faize, faize uygulanması talep edilen KDV bedeline ve KDV oranına, husumete ve sair tüm ferilerine yapmış oldukları itirazının kabulü ile icra takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda: '... ekibinin varlığını iddia ettiği kaçak hat ile ilgili olarak dosyadaki bilgilere göre kesin tespit yapmak mümkün değildir. ...'ın kaçak hattı nasıl bir yöntemle tespit ettiği dosyadaki bilgilerden anlaşılamamaktadır. ... tarafından günümüzden itibaren geriye dönük ... tüketim noktasına ait 10 senelik Tesisat Endeks Dökümünü dosyaya sunması gerekirken kaçak kullanımı gösterecek hiçbir delil dosyaya sunulmamıştır. Kaçak elektrik tespit tutanağı tek başına kaçak kullanımı ve süresini kanıtlamamaktadır. Tutanağın diğer bilgilerle örtüşmesi gerekmektedir. Ayrıca rapor içinde verilen resimlere göre kaçak tutanağın tutulduğu yerde Restaurant yerine turizm acenteliği faaliyetlerinin yapıldığı görülmektedir. Oysa, tutanak ekinde tesiti yapılmış elektrikli cihazların bir Restauranta ait olduğu görüldüğünden bu durum kaçak tespit açısından çelişki yaratmıştır. Neticede, dosyadaki bilgi ve belgelerle davacının kaçak hat ile işletmede toplamda 365 gün kaçak elektrik kullandığı kesin olarak kanıtlanamamadığından, davacı tarafa yapılan tahakkukların iptal edilmesi gerektiği, davacı tarafın elektrik kesilme baskısıyla ödediğini beyan ettiği 20.000 TL'yi geri istemekle haklı olduğu..'şeklinde görüş ve kanaatini içerir raporunu sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora yönelik davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulmuştur, mahkeme celse ara kararı uyarınca bilirkişiden mali müşavir bilirkişi eklenerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 05/04/2024 tarihli raporda:' Tesisat Endeks Dökümünün incelenmesi ve tüketim eğrisinin çizilmesinden sonra davacının harici hatla kaçak elektrik kullandığı, kaçak elektrik bedelinin yönetmelik gereği 67.244,92 TL. hesaplandığı, ancak davacının yaptığı ödemeler dikkate alınarak takibin başlatıldığı, takip tarihi itibariyle davacının borcunun 70.554,06 TL olduğu hesaplanmıştır. Buna göre dosyaya yeni eklenen Tesisat Endeks Dökümünün teknik yönden incelenmesiyle davacının menfi tespit davasında borçlu olmadığı yönündeki talebinde haklı olmadığı, geri isteyebileceği bir bedel de olmadığı..' şeklinde raporlarını sunmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, yargılaaya devam edilmiş, mahkememizce alınan bilirkişi ek raporuna göre Tesisat Endeks Dökümünün incelenmesi ve tüketim eğrisinin çizilmesinden sonra davacının harici hatla kaçak elektrik kullandığının, davacının yaptığı ödemeler dikkate alınarak takibin başlatıldığının ve takip tarihi itibariyle davacının borcunun 70.554,06 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar harcı 615,40 TL'den davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 1.151,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 536,46 TL harcın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacıların gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacılara iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/03/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır