T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/345 Esas
KARAR NO:2024/786
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:08/04/2016
KARAR TARİHİ:16/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/01/2016 tarihinde Elazığ ilinin merkez ilçesinde davalı sigorta şirketinden sigortası bulunan ... plaka sayılı aracın geri manevra yaptığı esnada aracın arkasında yaya konumunda bulunan müvekkile çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, işbu trafik kazasında müvekkilinin kısmi olarak iş göremez hale geldiğini, olay yeri kaza tespit tutanağına göre trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkil geçirmiş olduğu trafik kazası sonucunda sol el bileklerindeki kemikler kırıldığından müvekkilinin sol el bileğine plak vida takıldığını, bu sebeple müvekkilinin kaza sonrasında geçici iş gücü kaybı yaşadığı gibi kalıcı olarak maluliyet yaşadığını, maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davanın kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçede azami teminat limitinin yazılı olması bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, mali mesuliyet sigorta poliçelerinin meblağ sigortası niteliğinde olmadığını, dava konusu trafik kazası sebebiyle davacı tarafından müvekkili şirkete dava açılmaksızın gerekli belgelerin de ibraz edilmek suretiyle sulhen yapılmış bir başvuru bulunmadığını, müvekkili şirketin hadisede temerrüdünün bulunmadığını, davacıya bu kaza nedeniyle SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının, maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin trafik poliçesi teminatı haricinde olup müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce ... esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 3.324,48 TL'nin geçici iş göremezlik; 25.515,05 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 28.839,53 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " 17/11/2020 tarih, 2020/571 karar sayılı karar ile karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 14/04/2023 tarih, 2021/448 Esas, 2023/699 karar sayılı ilamı ile;
"...Davaya konu trafik kazasına ilişkin tutulan 10/01/2016 tarihli kaza tespit tutanağında; "sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Caddesi üzerinde no 60 Emek Apt önünde geri geri gitmek için hareket ettiği esnada kaldırımdan yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'a çarparak düşmesi neticesi yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ın KTK 67/B maddesini ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu" belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 15/11/2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda ise davalı ZMSS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün birinci dereceden % 70 oranında asli kusurlu, davacının ikinci dereceden %30 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda olay nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan kusur raporu arasında kusur oranlarında çelişki ortaya çıktığı halde İlk Derece Mahkemesince oluşan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden çelişkiyi giderecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile mahkememiz kararının bu yönü ile kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememiz işbu esasına kaydedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 22/05/2023 tarihli tensip tutanağının 2 nolu ara kararı gereğince, dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş olup, 26/07/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle;
"Kaza, kavşağın olduğu yerleşim yeri içinde, iki yönlü, iki şeritli ve 8 metre genişliğinde cadde sınıfı yolda gerçekleşmiştir. Kazanın gerçekleştiği zaman diliminde hava açık, vakit gündüzdür. Zemin parke kaplama ve yüzeyi kuru, yatay güzergah düz ve düşey güzergah eğimlidir.
Dosya içerisinde olayın oluş şeklini ve olay yeri özelliklerini anlatır trafik kazası tespit tutanağı bulunmaktadır. Kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67/B maddesi gereğince tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir.
15.11.2019 tarihinde bir kişinin aktüerya hesap konusunda uzman olmak üzere dört kişilik heyet tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne düzenlenen rapor incelenmiştir. Raporun kusur kısmında; sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmişken yayanın ise gelişigüzel yola giriş yaptığı, korunma tedbirine başvurmadığı, dikkat ve özün yükümlülüklerini sağlamadığı gerekçesi ile %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
17.11.2020 tarihinde yukarıdaki paragrafta anılı kusur raporu esas alınarak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyasında gerekçeli karar açıklanmıştır.
Yukarıdaki paragrafta anılı gerekçeli karara yönelik olarak 14.04.2023 tarihinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin oy birliğiyle aldığı karar görülmüştür. İlk derece mahkemesinin kararı bozulmuş ve çelişkinin giderilmeden kararın açıklanmasının uygun olmadığı ifade edilmiştir.
Dosya içerisindeki taraflarca sunulmuş olan tüm delilleri heyetimiz incelenmiştir. Heyetimizin değerlendirmeleri şu şekilde olmuştur.
- Kaza kavşak mahallinde gerçekleşmiştir. Kavşak mahallinde ilk geçiş hakkı sürücülere kıyasla yayalardadır. Bu sebeple kazanın meydana gelmesindeki asli unsur sürücü ...'ta olduğu anlaşılmıştır.
- Kaza kavşak mahallinde meydana gelmiştir. Kavşak mahallinde değerlendirilmesi gereken ikinci husus ise geçme yasağının olmasıdır. Yani yol, iki yönlü olmasına rağmen sürücülerin karşı yön bölümüne geçmeleri yasaklanmıştır. Bu noktadan yapılacak çıkarım ise yayanın kaldırımdan yola adımını attığı noktada sağından bir aracın (geri ve ya düz manevra olsun) gelmesini öngöremeyeceğidir. Öngörülemezlik noktasında ise önlem alınamazlık şartları oluşmaktadır.
- 15.11.2019 tarihli raporda yayanın, dikkatsizlik temelli yaklaşımında %30 oranında kusurlu bulunması bir üst maddede açıklandığı üzere uygun bulunmamıştır.
- Yaya ..., kurallara uygun bir şekilde ilk geçiş hakkına sahip olarak kavşak başından karşıdan karşıya geçiş yaparken bir aracın gelmesini öngöremeyeceği sağ tarafından geri gelen araca karşı kazayı önleyebilecek tedbir alması da öngörülemezlik şartları altında mümkün görülmemiştir. Yayanın, dikkatsiz tedbirsiz bir şekilde geçiş yaptığı heyetimiz tarafından somut veriler dayanak gösterilerek söylenememiştir.
- ... heyeti tarafından kusura ilişkin belirlemeler heyetimiz tarafından uygun bulunmamışken trafik kazası tespit tutanağında tek kusurlunun sürücü ... olduğu belirlemesi heyetimiz tarafından uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
A. Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B. Yaya ...'ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Söz konusu rapor ile daha evvel kusura ilişkin tespitten farklı olarak, kazanın kavşak mahallinde gerçekleşmiş olması sebebiyle sürücüler bakımından geçme yasağının bulunduğu, yolun iki yönlü olmasına rağmen sürücülerin karşı yön bölümüne geçmelerinin yasaklanmış olduğu, bu sebeple yayanın kaldırımdan yola adımını attığı noktada sağından bir aracın gelmesini öngöremeyecek olması sebebiyle ise önlem alınamazlık şartları oluştuğundan bahisle yayanın kusurunun bulunmadığının gerekçeli olarak açıklanması ile çelişkinin giderildiği raporun denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda ayrıntılarına yer verilen kusur raporu ile davacı yayanın kusursuz olduğu tespit edildiğinden mahkememizce 21/02/2024 tarihli celsede 3 nolu ara karar ile, ATK'dan alınan 10/07/2023 tarihli kusur raporu gözetilmek suretiyle davacının tazminat kalem ve tutarlarının yeniden hesaplanması hususunda dosyanın önceden dosya kapsamında rapor tanzim etmiş olan aktüerya bilirkişine tevdine, karar verildiği bilirkişi sunmuş olduğu 11/03/2024 tarihli ek raporunda özetle;
"...A- Olay: 10.01.2016 günü saat 12:30 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Caddesi üzerinde yolun sağ kısmında duraklamış ve başka bir araç sürücüsüne hareket alanı sağlamak için geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısmıyla; kaldırımdan adımını yola atıp karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a çarpması neticesi dava konusu ...'ın yaralandığı trafik kazası meydana gelmiştir.
B- Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... sayı ve 10.07.2023 tarihli Raporunda;
Olayda;
- Sürücü ...'ın 96100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
- Yaya ...'ın kusursuz olduğu kanaatine varıldığı,
C- Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... sayı, 12.04.2019 tarih ve ...Karar nolu Adli Tıp Kurumu raporunda;
19.06.1949 doğumlu ...'ın 10.01.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının,
- Kişinin tüm vücut engellik oranının % 14 (yüzdeondört) olduğu,
- İyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğine oy birliği ile mütalaa olunduğu,
D- Davacı ...”'ın 10.01.2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 4.710,00 TL, 9» 14 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 197.985,96 TL olmak üzere toplam zararının 202.695.96 TL olabileceği,
E- SGK tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığı,
F- ... (...) plakalı, Otomobil davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski
Unvan: ... Sigorta A.Ş.) tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta
Poliçesini tanzim edildiği ve sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı olarak 290.000,00 TL olduğu,
G- 08.04.2016 Dava tarihinden önce davacı taraf sigorta şirketine başvuruda bulunmadığı,
H- Sorumluluk, temerrüt tarihi ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı," şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; yukarıda ayrıntılarına yer verilen aktüerya raporunda davacının, net asgari ücreti esas alınarak, bakiye ömür yönünden 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmış ve progresif rant hesaplama yöntemi kullanılmış olması sebebiyle rapor denetime elverişli bulunmuştur. Davacı her ne kadar kaza tarihinden önce emekli olmuş ise de; pasif dönem zararlarının bir çalışmanın karşılığı
olmadığı ve indirimsiz asgari ücret verilerine göre hesaplama yapılması yönündeki Yargıtay içtihatları gözetilerek
davacının muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için asgari geçim indirimi dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabı üzerinden davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne, davadan önce davacı tarafından sigorta şirketine başvurulmamış olması sebebiyle belirlenen tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE; 197.985,96-TL sürekli iş göremezlik ve 4.710,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 202.695,96-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 13.846,16-TL karar ve ilam harcından 29,20-TL peşin harç ve 2.970,00-TL ıslah harcın mahsubu ile geriye kalan 10.846,96-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 62,70-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 4.760,00-TL masraf olmak üzere toplam 4.822,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 32.431,35 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!