WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

ISTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/584 Esas
KARAR NO :2025/572

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:27/09/2024
KARAR TARİHİ:07/08/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ve diğer alacaklı bankalar arasında Bankacılık Kanunu Geçici 32. maddesi kapsamında 02/12/2020 tarihli finansal yapılanma sözleşmesinin imzalandığını, davalının müvekkiline karşı eski .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas yeni İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paaya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, bu takipte ... Otel olarak bilinen ... mahallesi ... caddesi 663 ada 1 parseldeki taşınmazda bulunan alt kiracıların İİK 150/b ve İİK 92/3 maddeleri uyarınca kira bedellerini İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına ödemesi hususunda muhtıra gönderildiğini, taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu ve alt kiracıların 21/06/2019 tarihinden itibaren kira bedellerini icra dosyasına ödemeye başladıklarını, davalı ile imzaladıkları sözleşmenin 10/6 maddesinde tahsil edilen kira ve diğer bedellerin 2 yıl boyunca müvekkilinin kullanımına bırakıldığını, hüküm kapsamında davalı tarafından müvekkiline 29.690.012,00-TL ödeme gerçekleştirildiğini, dava dışı .... tarafından davalıya karşı alt kira bedellerinin kednsiine ait olduğu iddiası ile ...İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını ve davada mahkeme tarafından 18/03/2020 tarihinde icra dosyasına ödenen bedellerin depo edilmesine karar verildiğini, yapılan tüm tahsilatların nemalandırmak suretiyle depo edildiğini, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi uyarınca müvekkilinin kullanımına bırakılan paraların da aynı şekilde depo edildiğini, yargılama sonucunda istinaf tarafından davanın reddedildiğini ve Yargıtay'dan da geçerek kararın kesinleştiğini, 11/07/2024 tarihinde depo edilme kararının kaldırıldığını ve icra dosyasına depo edilen toplam 93.903.349,81-TL'nin davalıya ödendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre 02/12/2020-02/12/2022 dönemine ait tahsil edilen tüm kira bedellerinin müvekkiline ait olduğunu, depo edilme kararı verilen 18/03/2022 tarihinden sözleşmede kararlaştırılmış ödemesiz dönemin son günü olan 02/12/2022 tarihine kadar depo edilen paraların müvekkilinin kullanımına bırakılması gerektiğini, icra dosyasında 18/03/2022-02/12/2022 döneminde İİK 150/b ve İİK 92/3 maddeleri uyarınca brüt 21.179.352,57-TL tahsilat gerçekleştiğini ve müdürlük tarafından yasal kesintiler uygulandığında net olarak18.828.444,43-TL'nin davalıya ödendiğini, ödenmeyen bedel hakkında müvekkili tarafından davalıya 12/07/2024 tarih E-...-... sayılı ihtarnamenin keşide edildiğini ve elektronik olarak davalıya tebliğ edildiğini ancak davalının cevap vermediğini, davalı tarafından ödeme yapılmadığı için taraflarınca ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasından takip tanzim edildiğini, davalının borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetki itirazı ile dosyada .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takibin hazırlandığını ve davalıya yeniden ödeme emri gönderildiğini ancak davalının borca itiraz ettiğini, taraflarınca uyuşmazlığın çözülmesi için arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle, davalının .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasındaki itirazının iptalini, akdedilen sözleşme uyarınca şimdilik 18.828.444,43-TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, alacağın likit ve belirli olduğundan davalı aleyhine 18.828.444,43-TL üzerinden hesaplanacak %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; haksız eylemden kaynaklandığı ileri sürülen zarar nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1. maddesine göre; “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.”
HMK'nın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine ilişkin 2/2 maddesinde ise; “Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça...” ifadesine yer verilerek, HMK'da yer alan mahkemelerin görevine ilişkin genel düzenlemelere ancak yine HMK'daki diğer düzenlemelerle veya diğer kanunlardaki göreve ilişkin düzenlemelerle istisnalar getirilebileceği hükmü mevcuttur.
6102 sayılı TTK'nın 5/1 maddesine göre; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.”
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin “ihtisas kararları” 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan ihtisas kararlarının 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağı da ilgili Resmi Gazete'de yayımlanarak duyurulmuştur.
HSK Birinci Dairesinin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararına göre;
“26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği,
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği,
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği,
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan,
kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ...
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
... örneğin f) İstanbul'da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir.
26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un "Hukuk Mahkemelerinin Kuruluşu" başlıklı 5. maddesinin 17/4/2013 tarihli ve 6460 sayılı kanunun 10. maddesiyle değişik beşinci fıkrası hükmüne göre;
"İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazetede yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır."
Görüldüğü üzere, yukarıdaki madde hükmünde açıkça bir yerdeki birden çok aynı tür mahkeme arasındaki iş dağılımından bahsedilmiş, iş dağılımını belirleme yetkisi ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu'na verilmiş, dairelerin belirlenen iş dağılımına göre tevzi edilen davalara bakmak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
Buna göre; bir yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi var ise bunlar arasındaki ilişki “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi”'dir. Bir başka ifade ile mahkemeler arasındaki “iç ilişki” niteliğindedir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2021 tarihli, 2021/857 E. ve 2021/4342 K. sayılı ilamı da açıkça vurgulandığı üzere; bir yerde aynı mahkemeden birden fazla sayıda bulunması halinde, bu mahkemeler arasındaki ilişki “görev veya iş bölümü ilişkisi olmayıp”, “iş dağılımı ilişkisi”'dir.
Somut olayda; mahkememize (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesine) açılmış olan dava dosyasının, “Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu tarafından yukarıda belirtilen HSK (Hâkimler ve Savcılar Kurulu) kararı gereğince dosyaya bakacak finans konusunda uzman mahkemeler olan İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri dışında başka bir mahkemeye (mahkememize) atanmış olması durumu hiçbir şekilde davacı tarafın hatası olmadığı gibi, eldeki davanın davacı tarafça görevli olmayan bir mahkemede açıldığının iddia edilmesi de hukuken mümkün değildir. Bilindiği üzere; davanın görevli olmayan (yani görevsiz) bir mahkemede açılması halinde, davanın açıldığı mahkemece “görev dava şartı yokluğu nedeniyle” verilen “usulden ret kararı”, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca farklı sonuçlar doğurmaktadır. Anılan maddede belirlenen sürelere uyulmamasına bir takım kesin sonuçlar bağlanmakta ve davacı tarafa bazı sorumluluklar yüklenmektedir. Bu nedenle, görevli bir mahkeme nezdinde açılan eldeki davada tevzi bürosunun hatalı işleminden dolayı görevsizlik kararı verilerek, davacı yana bazı sorumluluklar yüklenmesi hakkaniyete uygun olmadığı gibi yasal da değildir.
Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ve açıklamalardan da anlaşıldığı üzere; İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz (İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi) arasında “görev ilişkisi değil”, “iş dağılımı ilişkisi” bulunduğundan ve eldeki uyuşmazlığın TTK 4/1-f bendi kapsamında kaldığı dikkate alınarak uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve HSK kararı gereğince İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu, öte yandan İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımı ilişkisi olduğundan ve bu durumda görevsizlik kararı da verilemeyeceğinden, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/12196 Esas, 2018/874 Karar sayılı kararı).
KARAR : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-6102 sayılı TTK'nin 5/2. maddesi ve HSK Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararı uyarınca dosyanın “iş dağılımı nedeni ile” İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri’nden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.07/08/2025

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır