WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ISTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/857 Esas
KARAR NO : 2025/1016

DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 26/11/2025
KARAR TARİHİ : 26/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...,  davalı kooperatifin üyesi olup, kooperatif bünyesindeki gayrımenkülünü kooperatif uysi olmayan 3ncü bir kişiye sattığını, ancak bu satışla kooperatif uyeliğinden feragat etmediğini, daha sonra kooperatif tarafından kooperatif uhdesinde bulunan sair gayrimenküller müvekkilime devredildiğini, davacının halihazırda kooperatif üyesi olmakla birlikte kooperatif uhdesindeki bir kısım gayrimenküllerin de maliki olduğunu, bu gayrımenküller kooperatif tarafından davacıya verildiğini, bu verilmeyle birlikte kooperatif üyeliği devam etmektedir. Alt paragrafta açıklayacağımız üçüncü kişilerin haksız talepleri ile davacının karşı karşıya kaldığını, ... belediyesi ve davalı kooperatif kayıtları incelendiğnde 1 nolu paragrafta dayandığımız tapu kayıtları ile birlikte ele alındığında davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu açıkça görüleceğini, davacının kooperatif bünyesinde daha önce sahip olduğu ve satışını yaptığı gayrımenküllerin satın alan üçüncü kişiden bu gayrımenkülleri satın aldıklarından dolayı müvekkilimin kooperatif üyeliğinin düştüğünü ve kendilerinin kooperatif üyesi olduklarını iddia ettiğini, bu iddialarının ispatı amacıyla davalı kooperatife karşı dava ve başvuruda bulunduklarını, oysa açıkladıkları üzere müvekkil, kooperatifte mülk sahibi olduğundan müvekkilimin kooperatif üyeliği devam ettiğini, hal böyle iken hukuksal karmaşa oluşmaması ve hak kaybı yaşanmasının önlenmesi amacıyla işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu belirterek davanın kabülü ile müvekkilimin kooperatif üyeliğinin tespitinin ve hak kaybı yaşanmaması amacıyla bu konuda ihtiyati tedbir karar verilmesi, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti davasıdır.
Dava dilekçesinde davacı adı ... yazılmış, ne var ki UYAP'tan aybı vekil eliyle, aynı anda açılan mahkememizin ...E sayılı yargılamasının davacısı ...'un ismi davacı tarafça sehven eklenmiş, bu husus UYAP'ta mahkemece düzeltilmiştir.
Yine dava dilekçesi ekinde sunulan delil dilekçesinde, davacı olarak davalarımızla ilgisi olmayan ...davacı olarak gösterilmiş ise de bu hata dikkate alınmamıştır.
Bilindiği üzere, uzayan yargılamaların önüne geçmek ve insan haklarına uyumlu yargılamalar sağlamak adına kanun koyucu 2000'li yılların başından beri, temel adli yasalarda önemli değişikliklere gitmiştir. Neredeyse Cumhuriyetle yaşıt birçok kanun ilga edilerek, yerlerine güncel ihtiyaçları karşılayan kanunlar getirilmiştir. 786 sayılı Türk Ceza Kanunu yerine 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu, 1412 sayılı eza Muhakemeleri Usul Kanunu yerine yeni 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunui 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi yerine yeni 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 818 sayılı Borçlar Kanunu yerine yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6762 sayılı Türk Ticaret kanunu yerine 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu amaca matuf düzenlemeler olmuştur.
Bununla beraber, kanun koyucu uzayan yargılamaların önüne geçmek adına alternatif çözüm yollarına dair birçok düzenlemeler getirmiştir. Örneğin arabulculuk, ön ödeme, uzlaşma, seri muhakeme de bu çözüm yollarıdır.
Ne var ki, kanun koyucunun bu azim ve gayretine rağmen, uygulamada yargılama sujelerinin bu düzenlemelere ayak uyduramamasından kaynaklı, halen yargılamaların uzadığı görülmektedir. Somut olayda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1. Maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar tek tek sayılmış olmasına rağmen, davacı vekilinin dava dilekçesini son derece yüzeysel ve somut bir veri içermeyen şekilde düzenlediği görülmektedir. Bu bağlamada, mahkememizce 08/12/2025 tarihli muhtıra ile detaylı açıklamalarda ayrı ayrı belirtilerek HMK 119/2. maddesine göre bir haftalık kesin süre verilerek ve bu süre kanunda yazılı olması sebebiyle HMK 90. maddesine göre mahkeme tarafından uzatılmasının mümkün olmadığı hatırlatılarak, yukarıda madde madde yazıldığı gibi izahat dilekçesine başlıklar açılarak, her başlık altında somut izahatların yapıldığı bir izahat dilekçesi sunmanız süresinde izahat dilekçesi verilmez ise ya da verelecek izahat dilekçesinde, izahı gereken bu hususlardan biri bile eksik olursa, HMK 119/2. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği davacı asil ve davacı vekiline ayrı ayrı ihtar edilerek tebliğ edilmiş ancak süresi içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Hatta herhangi bir hak kaybı olmaması için, muhtıradan asile dahi ayrıca tebliğ edilmiştir.
Dava dilekçesinin başlığında benzer ama iki ayrı ünvanlı şirket ismi yazılı olduğu görülmüş, eldeki davada kaç davalı olduğunun izah edilmesi istenmiştir. Yine dava dilekçesinde soyut geçilen taşınmaz bilgilerinin açıklanması istenmiştir. Yine eldeki davada, dava şartı olan hukuki yarar ve pasif husumetin doğru tayini için dilekçede belirtilen diğer yargılamaların bilgileri istenmiş, ayrıca taşınmazlarda hak iddia edenlerin bilgileri istenmiştir. Ne var ki buna dair verilen sürede hiçbir izahat yapılmadığından davanın HMK 119/2. Maddesine göre, davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Aksi düşünce, kanun koyucunun çeyrek asırdır ortaya koyduğu, yargılamalın bir an evvel neticeye bağlanmasına dair tüm iradesini ve açıklanan mevzuatı uygulanmaz, akim hale getireceğinden, aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;

1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 26/12/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır