WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

ISTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/243 Esas
KARAR NO : 2026/17

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 09/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı araç ile geri geri giderken arkasından gelen müvekkiline ait ... plakasına kayıtlı aracın sağ yan tarafından vurduğu, sağ sürgülü kapı ve sağ ön kapıda hasar meydana geldiği, ...’ın %100 kusurlu olduğu, müvekkilinin ve ailesinin Türkiye’de izin dönüşünde süreleri kalmadığı için ülkede kalamadıkları, aracın sanayiye götürülemediği, kaza tutanağı tutularak daha sonra Türkiye’den aracı ile ayrıldığı, yurt dışında ekspere götürdüğü, 6.904,03 Avro onarım masrafı belirlendiği, 1.100,99 Avro ekspertiz ücreti ödediği, araçta onarım ve değişim söz konusu olduğu, ... A.Ş. tarafından dosya açılarak ekspertiz raporu hazırlandığı, raporun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, çekilmiş fotoğraflara bakılarak yapıldığı, araçta oluşan delik, çizik, göçükleri, değişmesi gereken parçaları tam ve net şekilde tespit edilmesinin mümkün olmadığı, 7.800,00 TL onarım masrafı belirlenen raporun kabul edilemeyeceği, hakkaniyet ve dürüstlük ilkelerin ters düştüğü, müvekkilinin bağdaşmayan bedel teklifini kabul etmediği, tadilat-onarım masrafının ve değer kaybının ödenmesi için başvuru zorunluluğu hasıl olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla tadilat-oanrım masrafları ve değer kaybı olan 1.000,00 TL’nin ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı .. A.Ş.’nin vekili tarafından hazırlanan 01.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 24.10.2022 tarihinde ...’ın idaresindeki ... plakalı araç ile ...’in idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, sigortalının kusurlu olduğunu kabul etmedikleri, aracın hasar tespiti için 22.11.2022 tarihide ekspertiz raporu düzenlendiği, 7.800,00 TL tutarında hasar tespit edildiği, buna rağmen Almanya’da faaliyet gösteren bir ekpertizden alınan 04.11.2022 tarihli ayrı bir raporda 6.904,03 Euro hasar bedeli tespit edildiği, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığı, davanın usul ve esastan reddi gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasaya aykırı olduğu, HMK 107/1 maddesine atıf yapıldığı, alacağın belirli veya belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, Yargıtay 11. ve 17. Hukuk Dairesi ilamlarına atıf yapıldığı, hasar bedeli alacağının basit bir hesaplama ile ortaya çıkarılabileceği, davanın 1.000,00 TL üzerinden belirsiz alacak savası olarak açılmasının dürüstlük kurallarına ayıkırılık teşkil ettiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, talep miktarının düzelttirilerek eksik harcın tamamlattırılması gerektiği, belirsiz alacak davası olarak açılmasından dolayı davanın usulden reddi gerektiği, Yargıtay 19. Ve 22. Hukuk Dairesi ilamlarına, KTK 97. maddesine, ZMS Genel Şartları c.7. maddesine atıf yapıldığı, tazminat ödemelerinde istenen belgelerin bulunmasının zorunlu olduğu, yapılan 03.02.2023 tarihli başvuruda mağdur araca ait ruhsatın sunulmadığı, dava şartı oluşmadığı, davanın esastan reddi gerektiği, talebin haksız fiil sorumluluğuna dayandığı, kusur, zarar ve illiyet bağının varlığının ispat edilemediği, TBK 49, 50. Maddesine atıf yapıldığı, davacıya ait aracın takip mesafesini koruyup korumadığı, geri gelen öndeki araç sürücüsünü ses cihazı veya farlarını yakarak uyarıp uyarmadığının incelenmediği, aracını diğer araçların manevrasını imkansız kılacak bir konumda konumlandırdığı, trafik kazasını engelleyebileceği, sağ ön kapı kasası, sağ kapı ve sürgülü kapıdaki hasarın onarım işlemleri ile giderilebileceği, taleplerin sebepsiz zenginleşme yasağı kapsamında reddi gerektiği, nerdeyse 20 kat hasar bedeli tespit edildiği, ekspertiz ücretinin yaklaşık 75 katına tekabül ettiği, hizmet sektörünün pahalı olduğu bir ülkede yapılan bakım onarı masraflarının kabulünün mümkün olmadığı, benzer aracın 15.000 Avro civarında satışa sunulduğu, ikinci el fiyatının yarısına varan onarım bedeli talebinin kazada kazanç sağlama amacı güttüğü, 11 yaşındaki aracın parçalarının yıprandığı, ZMS Genel Şartları B.2.2.1. maddesine atıf yapıldığı, parçaların orijinali ile değiştirilmemesi, KDV bedellerinin düşülmesi, değer kaybı tutarının belirlenmesine hasarlı parçalar aracın marka, model, piyasa değeri, kilometresi, yaşı dikkate alınarak veriler arasında araştırılması, aracın 213.405 km’de ve 11 yalında olduğunun dikkate alınması, değer kaybı hesaplamasının 04.12.2021 tarihli ZMS Genel Şartları uyarınca yapılması, değer kaybı talebinin reddi gerektiği, faiz işletilemeyeceği, sigortacının bildirii izleyen 8 iş günü içerisinde ödeme yapmadığı takdirde temerrüde düştğü, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, zarar görenin sigrtacıya usulüne uygun bir bildirim yapmadığı ve ödeme süresinin başlamadığı, müvekkilinin temerrüde düşmediği ve davacının faiz alacağı doğmadığı, kaza tarihinden değil bildirim tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği, poliçe teminatının 50.000,00 TL ile sınırlı olduğu, aşan kısmı bakımından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri, harç ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların 24/10/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle araç tadilat onarım masrafı ve değer kaybının davalıdan tahsiline ilişkin açılan maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekilinin celse arasında 09/12/2025 tarihinde davalı ile yapılan protokol gereğince davadan feragat ettiğine dair dilekçe verdiği, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğine dair beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili celse arasında 10/12/2025 tarihinde davacı ile sulh olunduğunu, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı hususunda beyanda bulunduğu görülmüştür.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 74. Maddesinde davaya vekalette özel yetki verilmesi gereken haller sayılmıştır. Buna göre bir davada müvekkil tarafından vekile açıkça yetki verilmemişse, vekil davadan veya kanun yollarından feragat edemez. Somut olayda davadan feragat ettiğini bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat edebileceğine ilişkin özel yetki de bulunduğu, davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan harçtan 308,10-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.09/01/2026

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır