T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/19 Esas
KARAR NO : 2024/177
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava neticesinde verilecek kararın etkinliğini sağlamak için 6769 Sayılı SMK’ nın 149, 159. maddeleri, TTK ’nın 61 ve HMK 'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, Vekil eden adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ve tanınmış ... Numaralı “...”, ..., ... numaralı “...” markalarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin durdurulması mahiyetinde, vekil eden tescilli ve tanınmış markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan “...” ibareli davalı kullanımlarının internet ortamı dahil olmak üzere her türlü mecrada kullanımının durdurulması yönünde ve ... alan adına erişimin engellenmesi yönünde davalı aleyhine, tercihen teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, nihai olarak ise 6769 sayılı SMK’ nın 149. maddesi kapsamında davalının, Vekil eden adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli ve tanınmış ... Numaralı “...”, ..., ... numaralı “...” markalarına tecavüz arkalarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, davalının eylemleri neticesinde oluşan TTK’nın 54 ve devamı maddeleri anlamındaki haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, marka hakkına tecavüz nedeni ile; şimdilik, 50.000 TL (elli bin türk lirası) tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; Vekil eden ticaret unvanının esaslı unsurunu, esaslı ve ayırt edici unsur olarak ticaret unvanında barındırmak ile birlikte “...” ibaresi ile vekil eden ticari işletmesi ve faaliyetleri ile ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde iltibas yaratarak vekil eden ticaret unvanına tecavüz teşkil eden davalının fiil ve eylemlerinin 6102 SAYILI TTK’ NIN 52. maddesi uyarınca tespiti ile; davalının ticaret unvanında “...” ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına, davalının ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescilli ticaret unvanının silinmesine, masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde İLANI’na karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yan ile davacı yan arasında iddia edilidği gibi benzerlik bulunmadığını, dava konusu markaların birbirinden farklı mal sınıfında yer aldığını, dolayısıyla buna dair haksız rekabet iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iki markanın halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının global moda markaları, ... özel moda markaları, kozmetik, ev & hediyelik ve çocuk kategorileri ürünleri olarak moda sektöründe hitap ettiğini, davalı yanın ise araç satışı yaptığını dile getirerek ihtiyati tedbir talebinde bulunabilmek için marka hakkının ihlal edilmesi ya da ihlal tehdit ve tehlikesine maruz kalmasının gerektiğini, tehdidin ihtiyati tedbir sebebi teşkil edebilmesi için tehdit yakın olmalı ve somut olarak ortaya konulması gerektiğini dile getirerek davanın ve tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler..., ...ve ... 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalı ...Şti'nin ticari defter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kayıtları birbirini doğruladığı, Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabına istinaden; ...Ltd.Şti'nin 12.05.2023 itibaren mükellefiyet kaydının olduğu, ... vergi kimlik nolu ...Ltd.Şti'nin kuruluş ve işe başlama tarihinin 12.05.2023 olduğunu, sorumlusunun ... T.C.Kimlik nolu ...olduğunu, taahhüt edilen ve ödenen sermayesinin 1.000.000,00 TL olduğu, ...'in şirketin %100 hisseli tek olduğu olduğunun bildirdiği, sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) Madde 151;yoksun kalınan kazanç; b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç yönünden yapılan hesaplamada; ...Şti'nin 2023/3 dönemi karının 65.733,58 TL olarak gerçekleştiğine dair görüş bildirilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; Marka hakkında yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile sonuçların ortadan kaldırılması ve davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin ticari sicilinden silinmesi, aynı zamanda 50.000 TL tutarındaki manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı vekili; Müvekkili şirkete ait markalarının, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markalarının ve logolarının hak sahibi olduğunu ve markaların kullanım hakkının Müvekkiline ait olduğunu ve söz konusu markaların koruma sürelerinin devam ettiğini belirtmiştir.
Davacı vekili, Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." markalarının tescilli olduğunu ayrıca söz konusu markalar dışında da tescilli birçok markası olduğunu ifade etmiştir.
Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacıya ait “...” markası TÜRKPATENT nezdinde ...numara ile tanınmış marka olarak kabul edilmiş ve davacı adına tescil edilmiş ve başvuru aşamasında olan yaklaşık 258 adet marka tespit edilmiştir.
Markalar farklı unsurlardan oluşmasına rağmen bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markayı çağrıştırabileceği gibi, tam tersine, unsurlardaki benzerliğe rağmen markalar tamamen farklı etki de bırakabilirler. Markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılması ve özellikle markaların (tasvirî işaretler gibi) tek başına ayırım gücü bulunmayan veya ayırım gücü zayıf işaretlerden oluşan kısımlarının aynı veya benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Buna karşılık, markaların esas unsurlarının aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen, iltibasa yol açabilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında her somut olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi, markaların ve markaların kapsamındaki çekişmeli olan her bir mal/hizmet grubu bakımından, o mal veya hizmetin hitap ettiği ortalama tüketicilerin karıştırılma ihtimalinin tespitidir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında "bağlantı" kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir.
Markaların karıştırılma ihtimali yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir.
Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur. Asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gerekliliği yönündeki görüş ve değerlendirmelerle, karıştırılma ihtimalinin tespitinde, mal veya hizmetin hitap ettiği orta seviyedeki tüketicinin dikkatinin esas alınması gerekir. Değerlendirmenin markanın bıraktığı toplu intiba dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bir markanın diğer marka ile karıştırılması ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde halkın karıştırma ihtimali önemlidir. Halk, o ürünü kullanan ya da kullanma ihtimali olan kişilerdir. Dolayısı ile halkın belirlenmesinde de tüketici profilleri esas alınmalıdır. Bu da yine markanın kullanıldığı ürün ya da hizmet ile alakalıdır.
Ortalama tüketici markayı bütün olarak algılar, markanın çeşitli unsurlarını detaylara girerek analiz etmez. Ayrıca, ortalama tüketicinin nadiren farklı markalar arasında doğrudan karşılaştırma yapma şansının olduğu fakat zihninde tuttuğu yetersiz görüntüleri yerleştirdiği de dikkate alınmalıdır. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır.
Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, yukarıda da değinildiği üzere, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek "global değerlendirme" yapılmasıdır. Global değerlendirme gereği markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaya göre değerlendirme yapılmasıdır.
Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede davacıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "..." ibareli markanın tescilli olduğu, ayrıca söz konusu başvuru sahibine ait asıl unsuru "..." olan başka marka tescillerinin de bulunduğu, davalıya ait tespiti yapılan markasal kullanımlar üzerinde "..." ibaresinin ve logosunun bulunduğu ve söz konusu ibarenin tescilli marka ile işitsel, görsel ve anlamsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ürünlerin emtia sınıfının ... Sınıf olduğu ve tescilli marka/markalar ile aynı veya benzer malı (eşya/emtia) kapsadığı, Bu bağlamda, arama sonucu tespit edilen ve marka takliti olarak değerlendirilen, üzerinde "..." yazısının ve logosunun olduğu ürünlerin tespit istenen tarafça kullanılan markalar ile kullanımının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizce davalıya ait iş yerinde talimat mahkemesi marifetiyle yapılan incelemede; davalı yanın" ..." ibaresini, işletme içerisinde bir çok tanıtıcı eşyalarda kullandığı, tabela isminin de ... olduğu ve yine davalının adına ... alan adlı 2. El satış sitesinde yer alan otomobil ilanlarında, davalı ticaret unvanı dışında, mağaza iç cephe ve dış tabelalarında da ... ibaresini izinsiz şekilde kullandığı, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı şirketin, 12.05.2023 tarihinde, “...ŞTİ” unvanlı ticaret unvanını sicile kaydettirdiği, davalı yanın gerek iş yerindeki ... ibaresi geçen kullanımları, gerek internet sitesi üzerinde ... ibaresini kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği ticari faaliyetler gerekse de ticaret unvanının esas unsurunu ... ibaresi olacak şekilde kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği aynı zamanda haksız rekabet kapsamında olduğu, bu hususun alınan bilirkişi raporunda da net bir şekilde usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davalı yan her ne kadar savunmasında ve bilirkişi raporuna yönelik sunmuş olduğu itirazlarda, davacının moda sektöründe tanındığını, davalının yaptığı işin motorlu araç satışına ilişkin olduğunu beyan etmiş ise de; davacının moda sektöründe özellikle tanınmış olmasının, davacı markasının tescilli olduğu 39. Sınıf yönünden 3. Kişilerin ... markasını serbestçe kullanacağı anlamına gelmediği, davalının marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdiği ticari faaliyetin davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı kapsamında olduğu davalı yanın itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı yan her ne kadar savunmasında ve bilirkişi raporuna yönelik sunmuş olduğu itirazlarda, tabela ismi ve kullanımların benzerlik taşımadığı yönünde itirazda bulunmuş ise de; davalı yanın yukarıda tespiti yapılan aynı zamanda bilirkişi raporuna da görselleri dercedilen kullanımlarda ... ibaresini birebir alarak kullandığı net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ve yine davalı yanın ticari unvanı incelendiğinde ticari unvanında ... harici kalan kısmın faaliyet alanlarını ilişkin olduğu, ticari unvanın esas unsurunu da yine ... ibaresi oluşturduğu, davalının ticari faaliyet gösterdiği, ... alan adlı 2. El satış sitesinde yer alan otomobil ilanlarında da yine ... ibaresini kullanarak satış işlemi yaptığı, işletme içerisinde ve dışarısında bulunan tespiti yapılan kullanımlarda da ... ibaresini esas unsur olarak kullandığı ... yanında kullanılan ibarelerin ise ... gibi faaliyet alanlarını gösterir ibareler olduğu, davalının ... ibaresini markasal olarak davacının tescilli markasının mal ve hizmet sınıfı kapsamında olan bir alanda kullandığı ve kullanımların marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu gibi haksız rekabet teşkil ettiği ve bu hususların alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, anılı sebeplerle davalı yanın itirazlarının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Hülasa, yukarıda ayrıntısı ile değinilen marka hakkına yapılan tecavüz ve davacının markasının, tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfı yönünden ticari faaliyetlerde herhangi bir izin alınmaksızın davalı yanca dürüstülük kurallarına aykırılık teşkil edecek kullanılması hasebiyle TTK 54 ve devamı maddeleri gereğince husule gelen haksız rekabet teşkil eden eylemler ve yine davalı yanın ticaret unvanın esas unsurunu ... olacak şekilde tescil edilmesi, davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanılması hasebiyle TTK 52. Maddesine aykırılık teşkil eden eylemler sebebiyle ; manevi tazminat davası haricinde kalan davanın tam kabulüne ve buna istinaden talep edilen ihtiyati tedbir isteminin de aynı şekilde kabulü ile; Mahkememizce verilen hükmün etkinliğini sağlamak ve yine 6769 Sayılı SMK’ nın 149, 159. maddeleri, TTK ’nın 61 ve HMK 'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, takdiren 150.000,00 TL teminat mukabilinde; davacıya ait “...” markalarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin durdurulması amacı ile , davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan “...” ibareli davalı kullanımlarının internet ortamı dahil olmak üzere her türlü mecrada kullanımının tedbiren durdurulmasına,... alan adına ERİŞİMİN ENGELİ KONULMASINA, 1 hafta içende teminatın yatırılmaması halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına, 1 hafta içinde teminat yatırılıp talepte bulunulması halinde ilgili internet adresine erişim engeli konulması amacı ile müzekkere yazılmasına, Davacının marka hakkına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 6102 sayılı TTK’ nın 52. maddesi uyarınca davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanıldığının tespiti ile davalının ticaret unvanında “...” ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına, davalının ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescilli ticaret unvanının silinmesine, kararın kesinleşmesi ile unvan silinmesi yönündeki kararın ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine, Masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun kararın eki sayılmasına dair karar verilmiştir.
Marka hakkına yapılan yukarıda aktarılan tecavüz eylemleri sebebiyle SMK 150. Madde kapsamında davacının manevi tazminata hak kazandığı, davalı yanın faaliyet gösterdiği tarih aralığı, davalının yapılan mali inceleme neticesinde elde ettiği kazanç durumu, dosyaya yansıyan tecavüz kapsamındaki eylemler ve tüm delil durumu nazara alınarak 15.000 TL manevi tazminat uygun görülmüş, anılı sebeplerle manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, sonuç olarak da davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
-Mahkememizce verilen hükmün etkinliğini sağlamak ve yine 6769 Sayılı SMK’ nın 149, 159. maddeleri, TTK ’nın 61 ve HMK 'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, takdiren 150.000,00 TL teminat mukabilinde; davacıya ait “...” markalarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin durdurulması amacı ile , davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan “...” ibareli davalı kullanımlarının internet ortamı dahil olmak üzere her türlü mecrada kullanımının tedbiren durdurulmasına, ... alan adına ERİŞİMİN ENGELİ KONULMASINA, 1 hafta içende teminatın yatırılmaması halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına, 1 hafta içinde teminat yatırılıp talepte bulunulması halinde ilgili internet adresine erişim engeli konulması amacı ile müzekkere yazılmasına,
-Davacının marka hakkına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
-Marka hakkına tecavüz nedeni ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla tazminat isteminin reddine,
-6102 sayılı TTK’ nın 52. maddesi uyarınca davalının ticaret unvanındaki "..." ibaresinin ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanıldığının tespiti ile davalının ticaret unvanında “...” ibaresinin kullanmasının yasaklanmasına, davalının ticaret sicil müdürlüğü nezdinde tescilli ticaret unvanının silinmesine, kararın kesinleşmesi ile unvan silinmesi yönündeki kararın ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,
-Masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına,
-12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun kararın eki sayılmasına,
2-Davalı yandan alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 170,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcına mahsup edilen davacının yatırdığı peşin harç tutarı olan 853,88 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta,tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 12.266,60 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak, 7.973,29 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; kabule konu manevi tazminat istemli dava yönünden 15.000 TL, haricinde kalan dava değerine tabi olmaksızın ikame edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve buna bağlı sonuçların ortadan kaldırılması istemi çerçevesinde verilen hüküm sebebiyle maktu 25.500 TL olmak üzere toplam 40.500 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; redde konu manevi tazminat istemli dava yönünden, AAÜT 10/2 maddesi gereğince 15.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ihtiyati tedbir isteminin kabulüne ilişkin karar ilişkin 1 hafta içinde itiraz yolu açık, Esas yönünden verilen karar ilişkin iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/06/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!