T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/5 Esas
KARAR NO : 2024/10
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2017
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. markası ile 1986 yılından bu yana ...’da eğitim ve öğretim hizmeti sunduğunu, ... olarak 1986 yılında ilkokul, ortaokul ve lise (kolej) kurulduğunu, 1991 yılında ise yine ... çatısı altında ... açıldığını, müvekkilinin, 1986 yılından bu yana kullandığı ... markasının .... Sınıfta tescili için ... tarihinde, ... başvuru numarası ile TPE’ye başvuruda bulunduğunu, Müvekkilin marka tescil başvurusunun, 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi dayanak gösterilerek, davalı ...’nun .... ve ... Sınıflarda tescilli ... sayılı ... markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, markalar arasında 556 sayılı KHK madde 7/1-b kapsamına girebilecek ve TPE tarafından resen gözetilecek bir aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin ... Sınıfta yer alan faaliyet alanında uzun süredir hizmet vermekte olduğunu ve tanınmış marka haline geldiğini, tanınmış marka olan müvekkil markasının tescil talebinin reddinin doğru olmadığını, Davalı ...'nun ise sadece 2007 yılından bu yana ilgili alanda hizmet verdiğini ve...markasının da 30.12.2014 tarihi itibariyle korunmakta olduğunu, davacı müvekkilinin 1986 yılından bu yana kullandığı markasının tanınmışlığından yararlanan ... sayılı davalı markasının, hedef tüketici kitlesi tarafından ayırt edilemeyerek müvekkilin marka imajına zarar verme olasılığının engellenmesi gerektiğini beyanla TPE YİDK'nın ... tarih ve ...sayılı kararının iptaline, Davalı ... adına tescilli, ... numaralı ... + şekil markasının hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; markanın hükümsüzlüğü davasında KHK 63 ve 71 md gereğince davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemelerin yetkili olduğunu, ikametgahının İstanbulda olması nedeniyle öncelikle davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini ve dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi FSHHM'ye gönderilmesini talep ettiği, davanın esasına yönelik olarak; adına tescilli ... markasının davacının iddia ettiği gibi markaya tecavüz eden herhangi bir niteliğinin bulunmadığını zira Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapıldığı tarihlerde yapılan incelemelerde gerek logonun gerekse markanın benzeri herhangi bir marka bulunmadığının belirtilerek talebinin onaylandığını ve tescil belgesinin verildiğini, davacının okullarının 90 yılından beri hizmet verdiğini ifade ettiğini, ancak bu zamana kadar bir marka başvurusunda bulunulmamasının da dikkat çekici olduğunu, davacı ile faaliyet alanlarının farklı olduğunu herhangi bir iltibasa yol açacak özellik arz etmediğini, ... markası ile pek çok şirkete eğitim ve çalıştay hizmeti sunduğunu beyanla davanın öncelikle yetki yönünden reddine ve yetkili İstanbul Nöbetçi FSHHM'ye gönderilmesine esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; Davalı ... adına tescilli, ... numaralı ... markasının hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.
Türk Patent ve marka kurumundan marka tescil belgesi celp edilmiştir.
Hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı “...” şekil markası .. ve ... Sınıflarda davalı adına 30.12.2014 tarihinden itibaren tescillidir.
HMK 266. madde gereğince Bam kaldırma ilamına uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 22/08/2023 tarihli raporun denetim ve hüküm kurmaya elverişli bulunması nedeniyle rapor mahkememizce kabul edilmiş ve hükme dayanak yapılmıştır.
Hükümsüz kılınması talep edilen marka tescil belgesindeki marka görseli, emtia sınıfı bilirkişilerin kök ve ek raporları, marka hukuku ilkelerine göre incelendiğinde;
6769 sayılı SMK md,6. Maddesinde; "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkiiendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma İhtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir" şeklide düzenlenmiştir.
Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Markada karıştırma incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yaptlmamalıdır. Markaların tek başma ayrım gücü bulunmayan işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. Yine İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakılmalıdır, Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.
Gerçek hak sahipliği ilkesine göre ya söz konusu işaret tescilsiz olmakla birlikte marka işlevini yani bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlama yerine getirmeli veya ticaret sırasında kullanılmakla mal/hizmetin kaynağını işaret edebilir olmalıdır. Diğer bir deyişle bir işaret üzerinde hak iddia edebilmek için üçüncü kişinin tescil başvurusundan önce işaretin kullanılması ve bir ölçüde ayırt edicilik kazanılmış olması gerekir. Bu madde ile, markasını tescilden önce belli ölçüde kullanıp, yapılan yatırımlar ile ayırt edicilik kazanmasını sağlayan kimselerin gerçek hak sahipliği ilkesince bu yatırımları ve kazanmış oldukları ayırt edicilik korunur.
Davacının özel evrenselkolej ibaresi kullanımına yönelik dosyaya sunduğu belgelerin 1986 yılına kadar dayandığı, bir kısmım ticari unvan kullanımı şeklinde olduğu, ancak aynı tarihler de bu ibare markasal olarak diğer hizmetlerden ayıracak şekilde markasal olarak da kullandığı anlaşılmaktadır. Davalının tescilinin 2014 yılı olduğu öncesindeki kullanımlarının ise, 2007 yılı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının evrenselkolej ibaresi üzerinden gerçek hak sahibi olduğu dosya kapsamında kabul edilse de davalının hükümsüzlüğü talep edilen markası ... +şekildir.
Davacı tarafın “...” alanında faaliyet gösterdiği; davacı işareti ile davalı markalarının kapsadığı mal/hizmetlerin “..." yönünden aynı olduğu, bunun dışında kalan hizmetler yönünden ise farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldırma ilamı öncesine ait bilirkişi raporlarında vurgulandığı üzere ... ibaresi herkesçe kullanılan özellikle eğitim kurumları açısından da ayırt ediciliği düşük olan bir ibaredir. Davacının gerçek hak sahibi olduğu kabul edilen....+şekil markası ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen markası hem renksel ve şekilsel hem de kullanılan yan unsurlar bakımından yeterince farklılaşmış olup, hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yoktur.
Kaldırma ilamı öncesine ait bilirkişi raporlarında vurgulandığı üzere davacının markasının tanınmış marka olduğuna yönelik yetkili makam kabulü bulunmamakta olup, dosyadaki mevcut deliller tanınmış marka kıstaslarını karşılar ölçüde değildir. Marka kullanımının tek başına 90'lı yıllara dayanıyor olması o markayı tanınmış marka kabul edilmesi için yeterli değildir. Bu dosya kapsamında davacının özel evrenselkolej+şekil markasal kullanımı ancak gerçek hak sahipliği boyutunda bir hak sağlayabilecek olup tanınmışlık tespitinde başvurulan esaslı ölçütleri karşılamadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına alınan gerek kaldırma ilamı öncesi raporlar, kaldırma ilamı öncesi mahkememizce verilen karar gerekçesi gerekse de kaldırma ilamı sonrası alınan raporlardan da net bir şekilde tespit edildiği üzere Davacının ... markası bakımından gerçek hak sahipliği olduğu, öte yandan ... ibaresinin eğitim hizmetleri bakımından zayıf marka olduğu davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasının davacı markasından yeterli ölçüde görsel olarak farklılaştığı, karıştırılma ihtimali olmadığı ve davacı markasının tanınmış marka olmadığı anlaşılmakla; sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın reddine,
2-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 238, 45 TL karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Fazla yatırılan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!