T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/24 Esas
KARAR NO : 2024/125
DAVA : Markanın Hükümsüzlügü, marka hakkına tecevüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlügü, marka hakkına tecevüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan ... tarafından 2020 yılında kurulmuş olan ... markasının müvekkilinin kendi emeği ve çabası neticesinde geniş müşteri portföyüne sahip olduğunu hem yurtiçi hem de yurtdışında ikamet eden müşterilerine çeşitli dijital ağlar üzerinden kadın iç giyim başta olmak üzere satış yapan bir ticaret-hizmet firması olduğunu, Halihazırda kullanılan marka işaretinin müvekkilinin kendi bilgisi, emeği neticesinde kendisi tarafından hazırlandığını, Türk Patent ve Marka Kurumu’na ... tarih ve ... başvuru numaralı başvuru neticesinde ... tarihinde ... tescil no ile kaydettirdiğini, 2022 yılı Kasım ayına gelindiğinde ise müvekkili tarafından tasarlanan ve marka işareti olarak tescil edilen işaretin davalı tarafından birebir kopyalanmak üzere sadece işletme adının değiştirilerek kullanıldığının öğrenildiğini, marka işareti üzerinde müvekkilinin kendi tasarımı olması sebebiyle telif ve fikri mülkiyet hakkı, marka tescilinin yapılmış olması sebebiyle de sahibi olduğu işletmenin sınai mülkiyet hakları bulunduğunu, Davalı tarafın, davacı olan müvekkilinin emeği ve çabası neticesinde oluşturduğu marka işaretini birebir intihal ettiğini, yalnızca marka ismini değiştirerek Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, Davalı adına tescilli ... sayılı "...+ ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, davalı eyleminin davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti , durdurulması, önlenmesine, tedbir kararı verilmesini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescil ettirmiş olduğu markanın yasal prosedüre uygun olarak tescil edildiğini, haksız tescili gerçekleştiren, Mahkemeyi eksik ve yanlış bilgiler sunmak suretiyle yanıltmaya çalışan tarafın davacı taraf olduğunu, zira müvekkili olan ... ile kardeşi ...’nün 14.02.2018 tarihinde ... isimli cafeyi hizmete açtıklarını, cafenin resmi olarak davalı adına kayıtlı olduğunu, ...'nin ayrı bir tüzel kişiliği olmadığını, isminden de anlaşıldığı üzere işletmenin bir cafe olup temel iştigal alanının gıda sektörü olduğunu, Müvekkilinin ... internet sitesinden halen kullanılmakta olan ...'nin logosunu 23.01.2021 tarihinde, yani davacı tarafın ilgili logoyu tescil ettirdiği tarihten yaklaşık 10 ay önce satın aldığını, bu logo satın alındıktan sonra üzerinde rakamsal değişim, renk ve boyut değişimini gerçekleştirdiğini, ancak pandemi süreci nedeniyle cafeler kapalı olduğundan ancak Mart 2021 döneminde cafenin açılabildiğini, ilgili logonun kullanılmaya başlandığını, Davacı tarafın ise müvekkilinin en az 10 ay öncesinden sertifikalı olarak satın alıp kullanmaya başladığı logoyu neredeyse birebir taklit ederek kopyalamak suretiyle tescil ettirdiğini, davalının kardeşi ... vasıtasıyla ilgili logo ve işareti freepik.com sitesinden 23.01.2021 tarihinde satın aldığı, logoyu indirmiş olduğu internet sayfası görseli, logonun ücret mukabili alındığına dair makbuzlar ve ödeme bilgileri, logoyu çizen kişi tarafından halen bile lisans sertifikasının geçerli olduğuna dair internet sayfası bilgileri, ekran görüntülerinin ilk indirildiği tarihteki tasarım fotoğraflarının muhafaza edildiğini gerektiğinde bilirkişi marifetiyle incelendiğinde intihali yapan tarafın müvekkili değil, aksine davacı taraf olduğunun anlaşılacağını, haksız açılan davanın reddini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalı adına tescilli .. sayılı "...+ ŞEKİL" ibareli markanın hükümsüzlüğü, davalı eyleminin davacının markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti , durdurulması, önlenmesi, tedbir kararına hükmedilmesi, hükmün ilanına ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Dava konusu görselin ... bir tasarımcı tarafından tasarlandığı ve ... web sitesinde bu tasarımcı tarafından satışının şu anda da devam ettiği, ... arama motoru üzerinde yapılan incelemede bu görselin dünyada birçok farklı firma tarafından kullanıldığı, bunlardan rapora eklenen “...” isimli firmanın “25 Şubat 2020”, “...” isimli firmanın ise “6 Ekim 2020” tarhinde görseli ... hesaplarında paylaşmış olduğu, Davacının kendisine ait ... web sitesi alan adını Eylül 2020 tarihinde satın aldığı ve dava konusu görseli de ilk kez bu web sitesinde “Aralık 2020” tarihinde kullandığı, Davalının ise bu görseli web sitesinde kullanmadığı, “...” isimli Instagram sosyal medya hesabında ilk kez “Ağustos 2021” tarihinde kullandığının tespit edildiği, ...URL adresinde yapılan incelemede; Hesap adının “...” olduğu, Hesapta işletme adının ... olarak yer aldığı ve kafe olarak işletildiği, Hesapta adresin ... olarak yer aldığı, Hesabın Kasım 2017 tarihinde oluşturulduğu ve 1 kez kullanıcı adının değiştirildiği, Bilgilendirme kısmında ... isminin yer aldığı, İhtilaf konusu logonun davacının ilk kullanımından eski tarihli olarak dünya üzerinde
oluşturulduğu ve kamuya arz edildiği, Davalı yanın dava konusu markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, Davalı yanın markasal kullanımlarının davacı yana ait herhangi bir hakkı ihlal etmediğini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ... 08/02/2024 tarihli EK bilirkişi raporlarında; kök raporlarında yer verdikleri görüş ve kanaatlerini değiştirmelerini gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığını bildirmişlerdir.
Türk Patent ve marka kurumundan celp edilen belgeler incelendiğinde ... nolu ...sınıf için tescilli “...” ibareli şekil markasının 23.11.2021 tarihinde başvurusunun yapılarak 17.03.2022 tescil edildiği ve ... Sınıfında “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler,bereler, takkeler, kepler.” emtiaları bakımından davacı yan adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
... tescil nolu “...” ibaresini ve görselini içerir şekil markasının ... Sınıfında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kira lama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetleri bakımından davalı yan adına 21.2.2022 başvuru tarihi ile 11.6.2022 tarihinde davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Yasasının 25. Maddesinde hükümsüzlük halleri düzenlenmiş olup,
6. Madde düzenlemesine göre;“1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” şeklinde tanzim edilmiştir.
SMK m.7/II'ye göre; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahihine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
SMK m.29/I-c uyarınca markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka hakkına tecavüz sayılır. Düzenlemesi mevcuttur.
Toplanan deliller, marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında marka hukuku ilkelerine göre ve dosyadaki deliller ile uyumlu olan ve bilimsel olarak hazırlanan hükme dayanak yapılan bilirkişilerin kök ve ek raporları taraf iddia ve savunmaları ile birlikte incelendiğinde;
Davalıya ait “...” ve davacıya ait “...” markaları karşılaştırdığımızda; kelime unsurları birbirinden tamamen farklı olmakla birlikte davalının markalarındaki şekil unsuru ki farklılıklar dışında bütün olarak bakıldığında kullanılan kadın görseli-saç toplama tarzına kadar aynıdır ve markalarda yer alan kelime unsurlarının farklı olması markalara ayırt edicilik kazandırılması açısından yeterli değildir. Dolayısıyla markaların şekil unsuru yönünden birbirine benzediği ,ancak kelime unsurlarının farklı olduğu, keza kullanılan hizmet sınıflarının da farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Karıştırma ihtimali bakımından SMK m.6/1 hükmü uyarınca bir markanın hükümsüz kılınmasının diğer bir şartı, sınıfsal ayniyet/benzerliktir. Davacı yana ait davaya mesnet ...kod numaralı marka, Malve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ... Sınıfında “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.emtiaları bakımından , ... kod numaralı marka ise Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ... Sınıfında “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetleri bakımından tescillidir. Dolayısıyla markaların tescilli oldukları sınıflar arasında bir ayniyetin/benzerliğin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bizim hukukumuz asıl olarak tescil sistemini benimsenmiş, ancak tescilden önce gerçekleşen kullanıma da değer atfedilmiştir. Kural olarak tescil ile marka hakkı doğar; ancak söz konusu işaret ilk tescilden önce kullanılmak suretiyle piyasada maruf hale getirilmişse, marka hakkı sahibi, işareti tescilden önce kullanarak piyasada maruf hale getirendir. Bu kişiye “gerçek hak sahibi” denilir. Bu bakımdan, SMK'nın 7/1 maddesinde yer alan “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil ile elde edilir” biçimindeki hüküm açıkça tescil ilkesinin kabul edildiğini gösterirken, buna karşılık SMK'nın 6/3 maddesinde tescile rağmen başkasının hak sahibi olabileceği, markayı ilk kez ihdas eden, kullanan kişinin de korunacağı düzenlenmiştir. SMK'nun 7/1 maddesine rağmen, SMK'nun 6/3 maddesi gereğince bir markanın eskiye dayalı, öncelikli kullanıcısı o markanın gerçek hak sahibidir. .Her ne kadar marka koruması tescil ile elde edilmekte ise de, tescil başvurusundan önce o markayı ihdas eden, kullanan, piyasada maruf hale getiren ve o marka üzerinde hak elde eden kimsenin itirazı üzerine TPMK tarafından tescil başvurusunun reddi gerekir. TPMK’nun tescil belgesi vermesi durumunda ise SMK'nun 25. Maddesine dayalı olarak gerçek hak sahibi hükümsüzlük davası açabilir. SMK'nun 6/3 maddesindeki düzenlemeye göre başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Davalı gerçek hak sahipliği yönünden ... uzantılı Instagram hesabına dayalı olarak markanın davacıdan evvel kullanıldığını iddia etmiştir.Bilirkişilerce ...Instagram hesabı üzerinden yapılan incelemede hesabın Ağustos 2020 tarihinden itibaren kullanıldığı teknik olarak tespit edilmiştir.
Davacı davalı yan adına tescilli olan markanın tescilli olduğu hizmetlerde dava konusu markayı kullanım ile maruf hale getirdiğine ilişkin dosya ya somut delil sunmamıştır. Dolayısıyla davacının markanın SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlük koşullarına ilişkin olarak yasının aradığı şartları ispat edemediği, gerçek hak sahibinin davacı olmadığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan fatura ve Freepic sitesi içerisinden alındığı anlaşılan ekran görüntülerine göre davalı yanın dava konusu markayı ilgili siteden ücret karşılığında satın aldığı, basiretli bir tacirden işletmesinde kullanacağı markanın şekil unsurunu oluşturacak logoyu satın alırkan logonun özgün olup olmadığını araştırmasının bekleneceği kabul edilse dahi bu durumun kötüniyetli bir şekilde taklit etme kastının bulunduğunu göstermeye yeterli olmayacağı, kaldı ki ilgili şeklin dünya üzerinde davacı yandan eski tarihli olarak kullanım konusu edildiği ve markaların yer aldığı sınıfların ve etki alanlarının tamamen farklı olması nedenleri ile davalı yanın dava konusu marka tescil başvurusunu gerçekleştirir iken kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, öte yandan logonun bir telif görseli olarak dizayn edilmiş olması ve görselin dava dışı ... tasarımcı tarafından dizayn edilerek ,... sitesinde bizzat tasarımcısı tarafından satışa sunulduğu , davacının logo üzerinde kendisinir telif hakkından kaynaklı üstün hakkı olduğuna dair delil sunmadığı, dolayısıyla davacının tescilli markasında kullandığı logoyu (kadın görseli figürünü ) ilk kendisinin ihdas ettiği yönünde hiçbir delil sunmadığı, aksine logonun bir başkasına ait olduğu hususunun bilirkişilerin kök ve ek raporları ile sübuta erdiği gözetildiğinde davacının gerçek hak sahibi olmadığı, somut olayda gerçek sahipliği, karıştırma , kötüniyet iddialarına dayalı hükümsüzlük sebeplerinin gerçekleşmediği, keza marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 248 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Hükümsüzlük isteminin reddi nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tecavüz isteminin reddi nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/05/2024
Katip ... Hakim
¸ ¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!