WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/198 Esas
KARAR NO : 2024/14

DAVA : Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2017
KARAR TARİHİ : 23/01/2024

Yargıtay 11.HD’nin 2021/4773 esas, 2023/218 karar ve 11.11.2020 tarihli bozma ilamı usul ve yasaya uygun görülmekle , bozma sonrası Mahkememizin 2023/198 esas sayılı numarasına kayıtlanan davada taraflara bozma ilamı tebliğ edilerek yapılan açık yargılamasının sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait olan ... numaralı patentin yeni ve buluş basamağına sahip kılan hiçbir unsuru bulunmadığını ileri sürerek dava konusu ...numaralı incelemesiz patentin hükümsüz kılınarak sicilde terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
Asli müdahil vekil beyan dilekçesinde; müvekkilinin hükümsüz kılınmak istenenilen patent üzerinde ve bu patente bağlı olan haklara sahip olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlığın; ...numaralı incelemesiz patentinin buluş basamağı ve yenilik kriterlerini taşımadığı iddiasıyla hükümsüz kılınması ve sicilden terkini talebine ilişkindir.
Mahkememizin 11.11.2020 tarih ve 2017/70 E., 2020/338 K. Sayılı ilamı ile 2008/09200 B sayılı patentin başvuru tarihinin 01.12.2008 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 7 yıllık süre için tescil edildiği, koruma süresi dolan patentin 21.12.2015 tarihinde bültende ilan edildiği, dava konusu patentin koruma süresinin dolduğu, sahibi adına geçerliliğini yitirdiği, davacı ise davasını 04.04.2017 tarihinde açtığı, davacının dava tarihinde koruma süresi dolan patente karşı dava açtığı anlaşıldığından, hukuki yarar yokluğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava tarihinde koruma süresi dolan patente karşı hükümsüzlük davası açıldığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Asli müdahil vekili 22.12.2020 tarihli dilekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A, 65 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uyarınca asli müdahil lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretine ve 6100 sayılı Kanun'un 329 uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin ek karar yazılmasını talep etmiş, Mahkememizin 29.12.2020 tarihli ek kararıyla hükmün esasına yönelik konularda tavzih ya da ek karar oluşturulmayacağından talebin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 29.12.2020 tarihli ek kararına karşı süresi içinde asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca 21.12.2020 tarihinde sunulan dilekçede gerekçeli karardaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesi kapsamında bir ek karar yazılması ve bu suretle, 65 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işbu dava sonucunda asli müdahil lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücretine hükmedilmesi ve 6100 sayılı Kanun'un 329 uncu maddesinin uygulanmasının talep edildiğini ancak ek karar taleplerinin 29.12.2020 tarihli kararı ile hükmün esasına yönelik konularda tavzih ya da ek karar oluşturulamayacağı gerekçesiyle reddedildiğini, yerel mahkemenin red kararının 6100 sayılı Kanun'un 305/A maddesi ile çeliştiğini ileri sürerek yerel mahkeme tarafından verilen 29.12.2020 tarihli kararının kaldırılmasını istediği , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 20.04.2021 tarih ve 2021/665 Esas, 2021/865 Karar sayılı ilamı ile ; uyuşmazlığın asli müdahilin lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi talebine yönelik olduğu, yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, bu kararın asli müdahil vekiline 21.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, asli müdahil vekilinin 21.12.2020 tarihli talebi üzerine Mahkemece 29/12/2020 tarihli ek kararla vekâlet ücreti hükmedilmesine ilişkin tavzih talebinin reddine karar verildiği, istinafa konu karar mahkemenin 29.12.2020 tarihli ek kararı olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği, ve değiştirilemeyeceği, dolayısıyla Mahkemece verilen ek kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle asli müdahil vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği ve süresi içinde asli müdahil vekili temyiz isteminde bulunduğu, temyiz istemini inceleyen Yargıtay 11.HD’nin 2021/4773 esas, 2023/218 karar ve 11.11.2020 tarihli bozma ilamında; Uyuşmazlığın, asli müdahil lehine ek karar ile vekâlet ücretine hükmedilip edilemeyeceği hususunda olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini, Asli müdahil vekili 11.11.2020 tarihli gerekçeli kararda müvekkili lehine vekâlet ücreti verilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesi uyarınca ek karar verilmesini talep ettiğini,Mahkemece 29.12.2020 tarihli ek kararı ile hükmün esasına yönelik konularda tavzih ya da ek karar oluşturulamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, ek karara karşı asli müdahil vekilince istinaf talebinde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiğini, Asli müdahil vekili 6100 sayılı Kanun’un 305/A maddesi uyarınca hükmedilmeyen vekâlet ücreti yönünden hükmün tamamlanmasını talep etmiş, Mahkemece tavzih talep edilmiş gibi değerlendirilerek karar verildiğini, Bu nedenlerle asli müdahilin davada taraf olduğu da dikkate alınarak vekâlet ücreti yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş, ek kararın kaldırılarak 11.11.2020 tarihli kararın bozulması gerektiğinden bahisle kararın bozularak dava dosyası mahkememize gönderilmiştir.
BOZMA SONRASINDAKİ YARGILAMA:
Bozma ilamından önceki gerekçeli kararımızda da belirtildiği üzere; Davacı dava tarihinde koruma süresi dolan ve sahibi adına hüküm ifade etmeyen bir patente karşı hükümsüzlük davası açmış olup, bilirkişi raporu kapsamına göre de davacının meloksikam etken maddeli veteriner ürünü sahibi olmadığı ve ilaç üretimi ile ilgili faaliyet göstermediği bildirmiş olup davacının huzurdaki davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. 551 sayılı KHK 130. Madde düzenlemesi patentin hükümsüz kılınmasına ilişkin hakkın ancak hukuki yararı bulunanlarca( zarar gören kişiler) kullanılacağını öngörmektedir. Davacının ise 2015 yılından beri kamu malı haline gelen patentin hükümsüz kılınmasını talep etmesi nedeniyle davanın hukuki yarar yokluğu gözetilerek reddedilmesi gerektiği anlaşılmış olup, gerek hükme dayanak yapılan rapor kapsamı, gerek kurum tarafından gönderilen yazı kapsamına göre, 2008/09200 B sayılı patentin başvuru tarihinin 1.12.2008 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren 7 yılık süre için tescil edildiği, koruma süresi dolan patentin 21.12.2015 tarihinde bültende ilan edildiği, dava konusu patentin koruma süresin dolduğunu, sahibi adına geçerliliğini yitirdiğini bildirmişler, Davacı ise davasını kayden 4.4.2017 tarihinde açmıştır. Kurum kayıtları aleni olup, davacının dava tarihinde koruma süresi dolan patente karşı dava açtığı anlaşıldığından , hukuki yarar yokluğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiş tir.
Asli müdahil vekili talep dilekçesinde davacının kötüniyetli olduğunu ileri sürmüş ve HMK 329. Madde kapsamında ; davacının akdi vekalet ücretine mahkum edilmesine, kötüniyetin sonucu olarak davacının disiplin para cezası ödemeye mahkum edilmesine, ayrıca yargılama sonucunda yasal vekalet ücreti ve yargılama giderinin de davacı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
HMK 329.maddesinde "(1) Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir. Vekâlet ücretinin miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.
(2) Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır."şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Davacı davasını kayden 4.4.2017 tarihinde açmıştır. Kurum kayıtları aleni olup, davacının dava tarihinde koruma süresi dolan patente karşı hükümsüzlük davası açtığından hukuki yarar yokluğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir HMK 368 maddesi delaletiyle HMK 329 maddesinde düzenlenen "kötü niyet" TMK 2/2 maddesindeki hakkın suistimali niteliğinde olup, bir hakkın amacına aykırı bir biçimde, yani hak sahibine yararlı olacak ölçüyü aşarak ya da hiç yarar sağlamadığı halde başkalarına zararlı olacak biçimde kullanılmasıdır. Yasanın öngördüğü kötüniyet ise her somut olayda kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Somut olayda ise davacının kötüniyetli olarak dava açtığı yönünde asli müdahilin iddiası dışında delil bulunmamaktadır. Kaldi ki davacı davayı kaybetti takdirde vekalet ücreti ödeyeceğini bilerek dava açtığı takdirde bilerek kendisini zarara sokacak fiil ve eylemlerde bulunmasının beklenen bir olgu olduğu da ileri sürülemeyeceğinden , somut olayda davacının kötüniyetle hareket ettiği ispat edilmediğinden asli müdahilin vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilmesi isteminin yerinde olmadığı keza disiplin para cezası verilmesinin koşulları oluşmadığından HMK 329. Maddesinin uygulanması isteminin reddine karar verilmesi gerekmiş ancak davada asli müdahil de davanın reddini talep ettiğinden ve dava reddedilmiş olduğundan asli müdahil lehine maktu vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Dava tarihinde koruma süresi dolan patente karşı hükümsüzlük davası açıldığından hukuki yarar yokluğundan DAVANIN REDDİNE,
2- 427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 369,20 TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak asli müdahile verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Asli müdahilin yapmış olduğu 132,6 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak asli müdahile verilmesine,
7-HMK 329.maddesinin uygulama koşulları bulunmadığından bu yöndeki asli müdahil isteminin reddine,
8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin ve asli müdahil vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 23/01/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸