WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/147 Esas
KARAR NO : 2024/158

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TÜRKPATENT'in tarafımızca erişime açık kayıtlarında davalının T.C. kimlik numarası tespit edilemediğinden, Mahkemece TÜRKPATENT'ten ilgili markanın kayıtlarının celbi ile davalının T.C. kimlik numarasının tespitine, Davalı ... adına TÜRKPATENT nezdinde ... sınıflarda tescil edilmiş ... no.lu ibareli markanın hükümsüzlüğüne, SMK’nın 9, 26 ve Geçici 4. Maddesi uyarınca iptaline ve sicilden terkinine, Kullanmama sebebiyle iptal kararının SMK’nın 27/2 maddesi doğrultusunda davacının ... ibareli ... nolu başvurusunun tarihi olan 01.04.2022 tarihinden bir gün öncesi olan 31.03.2022 tarihinden itibaren etkili olacağının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde iddialarının tamamı güncel iddia olup, 2007 yılı itibariyle geçerli olmadığını, davacı dava dilekçesinde belirttiği üzere, davacı firma patent aldığı ülkelerdeki ticaretine dair reklam gideri vs.tanıtım amaçlı ayırdığı bütçeyi sanki Türkiye için harcandığı gibi bir algı oluşturmaya çalışılmakta olduğunu, tarafının patent aldığı tarih itibariyle Türkiye'de davacının iddia ettiği üzere bir tanıtımında ticari faaliyeti de olmadığını, davacının zamanı geriye yürütmek suretiyle iddiaları zaman mekan karşılığının bulunmadığını, davacının dava dilekçesindeki anlatımları ve talepleri 2023 yılı itibariyle kabul edilebilir mahiyette ise de 2007 tarihi itibariyle kabulünün mümkün olmadığını, davacının iptalini ve tedbirini talep ettiği patent tescili tarihinin 2007 olduğunu, dolayısıyla bugüne dair iddialarla 16 yıl önce yapılmış tescile atfen iptal talebinin reddi gerektiğini dile getirerek, davacının davasının ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; Davalı ... adına TÜRKPATENT nezdinde ... no ile ... Sınıflarda tescilli ibareli markanın hükümsüzlüğüne, markanın hükümsüzlüğü konusunda aksi kanaatte olunması halinde, davalı adına ... Sınıflarda tescilli ... numaralı markasının HAKLI BİR NEDEN OLMAKSIZIN KULLANILMAMASI sebebi ile SMK’nın 9, 26 ve Geçici 4. Maddesi uyarınca iptaline ve sicilden terkinine, Kullanmama sebebiyle iptal kararının SMK’nın 27/2 maddesi doğrultusunda davacının ... ibareli ... nolu başvurusunun tarihi olan 01.04.2022 tarihinden bir gün öncesi olan 31.03.2022 tarihinden itibaren etkili olacağının hüküm altına alınması istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı yan davasını terditli olarak ikame etmiş olup evvela marka hükümsüzlüğü istemi yönünden değerlendirme yapılmış, marka hükümsüzlüğü istemli davanın kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle iptal istemli dava yönünden değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkememizce öncelikli bilişim yönü ile inceleme yapılmış, bilahare marka hükümsüzlüğü istemlerinin değerlendirilmesi amacı ile 3 kişilik heyet teşekkül ettirilerek yeni bir rapor alınmış olup, dosya kapsamına alınan 21/04/2024 tarihli Bilirkişi raporunda tüm iddia ve savunmalar titizlikle incelenmiş, usul ve yasaya uygun tespitler yapılarak bilirkişi raporu tanzim edilmiş, alınan rapor mahkememizce hüküm için elverişli bulunmuştur.
SMK md.6/3 “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmünü içermektedir.
Dosya kapsamına yansıyan deliller incelendiğinde Davacı ... markasını pek çok ülkede uzun yıllar önce kendi adına tescil ettirmiş olup mevcut durumda yenilenmeme sebebiyle düşmüş durumda olsalar da davacının dava konusu markadan evvel TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiği ... markasının davalının marka tescilinden çok önce davacı tarafından oluşturulduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına alınan Bilirkişi raporu ile de davacının markasını uzun yıllardır ticari amaçla yurt dışında giyim sektöründe kullandığı, dünya çapında tanınırlığı olan birçok basın organında haberlerinin yapıldığı, birçok ülkede davacı markasının ... sınıflarda tescilli olduğu ve davacının Türkiye’de de 1980 tarihinden itibaren marka tescillerinin bulunduğu, satışlarının yapılarak giyim sektöründe ... markasının kullanıldığı belirtilerek davacının önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu tespit edilmiştir.
Davacının .... şeklindeki ticaret unvanı da davacıya SMK 6/3 anlamında “...” ibaresi üzerinde öncelikli ve üstün hak vermektedir.
SMK'nın 6/6 Maddesinde de “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.” denilmektedir ve davacının ticaret unvanı bu madde uyarınca da korunmaktadır.
Bilirkişi raporunda da, davacının ticaret unvanının ... olduğu ve ... ibaresinin davacının unvanında ana unsur olarak kullanıldığı, davacının faaliyet alanının davalı markanın tescilli olduğu emtia sınıfları kapsamında kalması çerçevesinde SMK md.6/6 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Ayrıca bilirkişi raporunda davacının ... markalı ürünlerini tanıtmak ve pazarlamak amacıyla ... alan adının davacı tarafından kullanıldığına işaret edilerek bu durumun da davacının ... işareti üzerinde gerçek hak sahipliğini gösterdiği isabetli
biçimde ifade edilmiştir. Zira, davacının ... alan adı da davacıya üstün ve öncelikli bir hak vermektedir. Ezcümle, bilirkişilerce isabetli biçimde davacının gerçek hak sahibi olduğu tespit edilmiş olup, bu hak sahipliğinin gerek önceki tarihli tescil ve kullanımlar, gerek ticaret unvanı, gerekse de alan adından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
SMK’nın 6/4 maddesi “Paris Sözleşmesinin 1’inci mükerrer 6’ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.” diyerek “tanınmış markaların Türkiye’de tescilli olmasalar dahi ret/hükümsüzlük sebebi olacaklarını” hükme bağlamıştır.
Dosya kapsamında sunulan haber görselleri, sosyal medya kullanıcı yorumları ve davacının ... markasını 1970’lerden beri kullandığı göz önünde bulundurularak bilirkişilerde markanın uzun yıllardır yapılan yatırım ve kullanımla ayırt edici
hale getirilerek ilgili sektörde tanınmışlık düzeyine ulaştığı belirtilmiştir. Yine Türkiye’de de 1980 tarihinden itibaren marka tescillerinin bulunduğu, satışlarının yapılarak giyim sektöründe markanın kullanımının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişiler nezdinde davacının ... markasının Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka niteliğinde olduğu kanaati oluşmuştur.
Bu kapsamda, bilirkişilerce “... markasının giyim sektöründe tanınmış nitelikte olduğu davacının marka üzerinde ve gerçek hak sahipliği bulunduğu, markanın davalı markasının tescilli olduğu 18 ve 35. emtia sınıfları ile aynı/benzer emtialara ilişkin olduğu ve bu kapsamda SMK md. 6/3 ve 6/4 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.” denilerek dava konusu taleplerin haklılığı doğru biçimde tespit edilmiştir.
SMK md.6/9 uyarınca “Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.”
Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının ... markası tanınmıştır.
Tanınmış bir markanın aynını veya benzerini kendi mal ve hizmetlerinde kullanan ya da bu markayı veya benzerlerini tescil ettirmek isteyen kişinin amacı, tanınmış markayı kullanmak suretiyle toplumun dikkatini üzerine çekmek ve markanın temsil ettiği imajın kendi mal ve hizmetlerine devrini sağlamaktır. Davalının çokça seçeneği varken davacıya ait ... markasını adına tescil ettirmesinin iyi niyetli olmadığı ve bu durumun bir tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği sabittir.
Davalının, davacı ... markasını tanınmadığını / bilmediğini iddia edemeyeceği bilirkişi raporuyla da ispatlanmıştır.
Bilirkişi raporunda, “Somut olayda ... markasının uzun yıllardır davacı adına kullanıldığı, tanınmış nitelikte olduğu, davacı markasının Türkiye’de giyim sektöründe kullanıldığı ve davalı ile davacının aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davacının davalı marka tescilinden daha önceki yıllara ilişkin marka tescillerinin bulunduğu, ... isminin tesadüfen bulunamayacak nitelikte ayırt edici bir isim olduğu, bu kapsamda davalının davacı markasından haberdar olmamasının hayatın olağan
akışına aykırı olduğu, dosya kapsamında davalının tanınmış nitelikteki başka markalara ilişkin de tescil başvurularının bulunduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte davalının davacının sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlarının da
aynısını kullanarak kendi hesabında paylaştığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı marka tescilinin kötü niyetli olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun söylenebileceği..…” değerlendirmesiyle davalının başvurusunun kötü niyet mahsulü olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında davalının sosyal medya hesapları incelenmiştir. Alınan Raporlarda sosyal medya hesaplarındaki paylaşımların 2020 yılı ve sonrasına ilişkin olduğu, davalının ... markasını SMK anlamında ciddi ve kesintisiz biçimde kullanmadığı da tespit edilmiştir. Bu durumda, davalının sosyal medya hesaplarında yaptığı, bilirkişilerce tespit edilen paylaşımların davalının kötüniyetinin davacı markasının itibarı ile ekonomik değerinden yararlanma çabasının somut bir delili olduğu sabit hale gelmiştir
Davalı davacının sosyal medya hesaplarında paylaşılan fotoğrafları da kopyalamış ve birebir aynı fotoğrafları kendisine ait sosyal medya hesaplarında paylaşmıştır.
Davalının bu hesaplarda davacı markasını, ürünlerini kendine aitmiş gibi paylaştığı bilirkişilerce de tespit edilmiştir. Bilirkişilerce de görüldüğü üzere davalı davacı mağazalarından ve reklam kampanyalarından çeşitli fotoğrafları yani davacıya ait olan fotoğrafları-görselleri de kopyalayarak paylaşmıştır.
Davalının davacı ... markasını ve davacıya ait görselleri kopyalayarak sosyal medya hesaplarında paylaşımlar yaptığı yukarıda da belirtildiği üzere tespit edilmiş ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek SMK hükümleri uyarınca
kötüniyet sebebiyle hükümsüzlük koşullarının oluştuğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı dilekçesinde davacı tarafça 15 yıl sonra davalının kötüniyetli olduğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını ima ederek kötüniyetli olmadığını iddia etmektedir.
Davalının kötüniyetli biçimde dava konusu markayı tescil ettirmesi nedeniyle açılacak hükümsüzlük davası bakımından SMK şu düzenlemeyi ihtiva etmektedir:
“ Marka sahibi sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.” Görüldüğü üzere, kötüniyet hali, hükümsüzlük davaları için gözetilen hak düşürücü sürenin istisnası olarak görülmüştür. Kanun koyucunun açık iradesi karşısında davacının davalının kötüniyetle tescil ettirdiği dava konusu markasının hükümsüzlüğü istenebilecektir.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında, marka hükümsüzlüğü için koşulların oluştuğu mahkememizce değerlendirilmiş anılı sebeplerle açılan davanın Kabulü ile;
- Davalı ... adına TÜRKPATENT nezdinde ... no. ile ... sınıflarda tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile TÜRKPATENT'e müzekkere yazılmasına,
- Hükmün etkinliğinin sağlanabilmesi adına HMK 389. Madde mucibince; Davalının dava konusu yukarıda bilgisi yer alan markayı ya da benzerlerini mallar-ambalajlar üzerinde-her tür mecradaki reklam/tanıtımlarda, Facebook, Instagram ve internet sitelerinde ve iş evrakı vs üzerinde kullanmasının durdurulmasına ve önlenmesine, ezcümle konu markanın her şekilde davalı tarafından mevcut veya olası kullanımının durdurulup önlenmesine,
-Davalının ... ... ve ... adresli sosyal medya hesaplarındaki ... ibareli kullanımlarına ilişkin içeriklerin öncelikle tedbiren, hükmün kesinleşmesi ile birlikte nihai olarak kaldırılmasına, hükmün kesinleştiği tarihe kadar içeriklerin kaldırılmaması halinde, mahkememizce verilen hükmün kesinleşmesi halinde hüküm kesinleştikten sonra bahsi geçen sosyal medya hesaplarına erişim engeli konulmasına,
-Dava konusu markanın hüküm kesinleşinceye kadar 3. Kişilere devrinin engellenmesine ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararının aynen devamına, dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın Kabulü ile;
- Davalı ... adına TÜRKPATENT nezdinde ... no. ile ... sınıflarda tescilli ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile TÜRKPATENT'e müzekkere yazılmasına,
- Hükmün etkinliğinin sağlanabilmesi adına HMK 389. Madde mucibince; Davalının dava konusu yukarıda bilgisi yer alan markayı ya da benzerlerini mallar-ambalajlar üzerinde-her tür mecradaki reklam/tanıtımlarda, Facebook, Instagram ve internet sitelerinde ve iş evrakı vs üzerinde kullanmasının durdurulmasına ve önlenmesine, ezcümle konu markanın her şekilde davalı tarafından mevcut veya olası kullanımının durdurulup önlenmesine,
-Davalının ... ,... ve ... adresli sosyal medya hesaplarındaki ... ibareli kullanımlarına ilişkin içeriklerin öncelikle tedbiren, hükmün kesinleşmesi ile birlikte nihai olarak kaldırılmasına, hükmün kesinleştiği tarihe kadar içeriklerin kaldırılmaması halinde, mahkememizce verilen hükmün kesinleşmesi halinde hüküm kesinleştikten sonra bahsi geçen sosyal medya hesaplarına erişim engeli konulmasına,
-Dava konusu markanın hüküm kesinleşinceye kadar 3. Kişilere devrinin engellenmesine ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararının aynen devamına,
2-Alınması gereke 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife hükümleri gereğince 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, müzekkere, tebligat, bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 10.825,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır