T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/130 Esas
KARAR NO : 2024/15
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 29/05/2023
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olup gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya tebligat gönderilmeksizin ihlal teşkil eden ürünlerin satışa sunulduğu ; Davalıya ait işyerinde bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasına, taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasına, Davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a - hükümleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulması, önlenmesine, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbir ürünler üzerinde el koyma talepli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmuş, davalı açılan davaya cevap vermemiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi marka vekili ... 'in 15/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Aleyhine Tespit İstenen Davalı Yanın İşyerinde; Tespit adresindeki işyerinde herhangi bir mağaza adının kullanılmadığı, Tespit adresindeki işyerinde vergi levhasında ve slip formunda yer alan bilgileri göre firma sahibinin ... olduğu, Tespit adresindeki işyerinde satışa hazır olarak sunulan atkı ve forma şeklindeki ürünlerin üzerinde “...” ve “...” ibarelerinin kullanıldığı, Tespit adresindeki işyerinde 12 adet atkı ve 16 adet forma şeklinde taklit markalı ürün sayıldığı, Fotoğraflanan görsellerdeki ana ayırt edici unsurun “...” ve “...” ibarelerinin olduğu , Davacı yana ait tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin olduğu şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
OLAYA UYGULANACAK YASAL MEVZUAT:
6769 Sayılı SMK'nın 7. maddesinde öngörülen marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları şu şekilde düzenlenmiştir.
(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
6769 Sayılı SMK m. 29/l-(b) hükmü uyarınca markanın hak sahibinin izni olmaksızın aynı veya ayırt edilemeyecek şekilde benzerinin kullanılması yoluyla taklit edilmesi doğrudan marka tecavüzü olarak öngörülmüştür.
Bununla birlikte tescilli marka ile aynı olan işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması da marka tecavüzü olarak öngörülmüştür (SMK m, 7/2-(a)), Öte yandan tescilli marka ile aynı veya benzer olan ibarenin tescilli markanın kapsadığı aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması durumunda halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin söz konusu olması halinde ilgili kullanım marka hakkına tecavüz teşkil edecektir (SMK m. 7/2-(b)).
Yukarda belirtilen yasal düzenlemeler, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, davacı yana ait TPMK’dan celp edilen marka tescil belgeleri, marka hukuku ilkelerine hakim kurallar ve sunulu deliller çerçevesinde incelendiğinde; Tespit İstenen Davalı Yanın İşyerinde; Tespit adresindeki işyerinde herhangi bir mağaza adının kullanılmadığı, Tespit adresindeki işyerinde vergi levhasında ve slip formunda yer alan bilgileri göre firma sahibinin ... olduğu, Tespit adresindeki işyerinde satışa hazır olarak sunulan atkı ve forma şeklindeki ürünlerin üzerinde “...” ve “...” ibarelerinin kullanıldığı, Tespit adresindeki işyerinde 12 adet atkı ve 16 adet forma şeklinde taklit markalı ürün sayıldığı, Fotoğraflanan görsellerdeki ana ayırt edici unsurun “...” ve “...” ibarelerinin olduğu , Davacı yana ait tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin olduğu HMK 266 madde kapsamında alınan rapor kapsamı ile anlaşılmıştır.
Karıştırma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Başka bir anlatım ile halkın söz konusu mal ve hizmetleri aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesidir. Hem markanın hem de mal veya hizmetlerin aynı olması durumunda karıştırma ihtimali daha güçlüdür. Karıştırma ihtimalinden söz edilebilmesi için öncelikle tescil başvurusuna konu veya tescil edilmiş marka ile daha önce tescil edilmiş ve tescil başvurusu yapılmış markanın kapsadığı hizmetlerin aynı ya da benzer olması gerekmektedir. Eğer bu mal ve hizmetler aynı ya da benzer ise bu kez markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenecektir. Karıştırma ihtimali hem marka, hemde sınıf bakımından benzerlik gerektirdiğinden iki markanın tescil edildikleri, tescil başvurusunda bulunulduğu ya da kullanıldığı mal ve sınıfların ne kadar birbirine benzer ise karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmaması için markaların da o oranda birbirinden farklı olması gerekecektir. Markalar arasında sözcük, harf karakteri, şekil, grafik gibi renk unsurlarında hiçbir fark yok ise markalar arasında ayniyetten söz edilir. Eğer bu unsurlardan birinde küçük fark var ise benzer markalardan söz edilir. Markalar arasında karıştırma ihtimali incelenirken her bir unsura göre değil bir bütün olarak iki markanın bıraktığı genel global izlenimin markanın bütünüyle bıraktığı etki dikkate alınır.
AB Adalet Mahkemesi (CJEU ) uygulamalarında karıştırma ihtimalinin belirlenmesinde bir takım ilkeler mevcuttur. Uygulamalara göre karıştırma ihtimali ilgili tüm faktörler dikkate alınmak suretiyle marka veya işaretler birer bütün olarak değerlendirilmeli bu değerlendirme yapılırken uyuşmazlık konusu mal veya hizmetin talep edebilecek durumdaki ortalama tüketici gözü ile bakılmalı ortalama tüketicinin detayları incelemeden markayı bir bütün olarak algılayacağı gözönünde bulundurulmalı markadaki ayırt edici ve egemen unsurların bıraktığı genel intibaya göre görsel ve işitsel ve kavramsal anlamda karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığı tartışılmalıdır.
Markalar arasında daha az derecedeki benzerlik mal veya hizmetler arasında daha çok benzerlik ile dengelenebilir. Bunun tersi de mümkündür. Ayrıca eğer önceki markanın ayırt ediciliği kendiliğinden çok yüksek ise veya kullanım sonucunda yüksek ayırt edicilik sağlanmış ise karıştırılma ihtimali de çok yüksek olacaktır. Salt çağrıştırma ihtimalinin varlığı karıştırma ihtimalini de mevcut olduğunun kabulü için yeterli değildir. Önceki markanın tanınmışlığı da tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli değildir. Eğer her iki marka arasında çağrıştırma ,tüketicide bu markayı taşıyan ürünlerin aynı ya da ekonomik olarak bağlantılı işletmelerden kaynaklandığı yolunda bir kanaate yol açacak nitelikte ise, bu durumda karıştırma ihtimalinin bulunduğu düşünülmelidir. Markalar arasında görsel , işitsel,kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı her iki markanın asli ve tali unsurları ile birlikte bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler bakımından benzerlik olup olmadığı çağrıştırma söz konusu olup olmadığı, markaların ait oldukları mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin eğitim ve toplumsal durumu, markaların tescilli oldukları malın ya da hizmetin değeri , buna bağlı olarak alıcının mal almaya gittiğinde harcadığı zaman kriterleri dikkate alınarak ortalama düzeydeki tüketici gözü ile karıştırma ihtimali mevcut olup olmadığı tespit edilecektir.
Dava konusu olayda davalıya ait işyerinde satışa hazır olarak sunulan atkı ve forma şeklindeki ürünlerin üzerinde tescilli marka olan “...” ve “...” ibarelerinin kullanıldığı, Fotoğraflanan görsellerdeki ana ayırt edici unsurun “...” ve “...” ibarelerinin olması , markanın ürünlerde birebir kullanılması , Davacı yana ait tescilli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin olduğu gözetilerek Davalı eyleminin davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 09/06/2023 tarihli tutanakla tespit edilen taklit ürünlere tedbir kararı sonrasında el koyma işlemi yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu ürünlerle birlikte davalı yanın marka hakkı kapsamında ki ihlal teşkil eden ticari amaçlı tüm kullanımlarının önlenmesine, mevcut durumun ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABÜLÜNE,
2-Davalı eyleminin davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
3-09/06/2023 tarihli tutanakla tespit edilen taklit ürünlere tedbir kararı sonrasında el koyma işlemi yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu ürünlerle birlikte davalı yanın marka hakkı kapsamında ki ihlal teşkil eden ticari amaçlı tüm kullanımlarının önlenmesine, mevcut durumun ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
4- 427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 247,70TL harcın davalıdan tahsiline,
5-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 179,90 TL başvuru harcı 179,90 TL peşin harç 710 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.069,8 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!