WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 1. FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/82 Esas
KARAR NO : 2024/224

DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti
DAVA TARİHİ : 05/04/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1997 yılından bugüne, başta havalimanı işletmeciliği olmak üzere çeşitli sektörlerde faaliyet göstermekte olan köklü şirketlerinden biri olduğunu, 2008 yılında tescil edilen "..." markasının ... numaralı başvurusuna istinaden 29.12.2020 tarihinde tanınmış marka statüsüne eriştiğini, ticari unvanı “... ŞİRKETİ” olan davalının, “...” markasının davacı şirket adına tescilinden uzun bir süre sonra, 2015 yılında kurduğunu, “...” markasını muhtelif mecralarda haksız ve hukuka aykırı bir biçimde kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin, ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. gibi piyasada etkin birçok şirket ile faaliyet gösteriyor olduğu dikkate alındığında, davalının ... olarak piyasada tanınmaya dair eylem ve çabalarının müvekkili şirketin "..." tanınmış markasından kaynaklanan hak ve menfaatlerine aykırılık tespit ettiğini ve piyasa nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, ayrıca davalının müvekkil şirketin de faaliyet gösterdiği kulvarlarda ticaret yapıyor olması (... Sayılı ... Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile ... Sayılı ...Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi) ve “...” markasının tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında, davalının “...” markasını ticaret unvanında ve ambleminde kullanması sebepleriyle müvekkili şirketin münhasır kullanımında olan “...” markasınından doğan sahiplik haklarını ihlal ettiğini, davalının hem faaliyet sektörü itibarıyla hem de ticari unvanı başta olmak üzere "..." tanınmış markasını haksız kullanışları ile yüksek ticari itibarlarından istifade ederek menfaat sağladıklarını ve hukuka aykırı davrandıklarını, davalının, “...” ifadesini ticaret unvanında ve ambleminde kullanmak suretiyle müvekkili şirketin tescilli marka hakkını ihlal etmesine ek olarak, “...” internet sitesini kullanmak suretiyle müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz ettiğini ve “...-...” kullanımının yarattığı çağrışımla haksız yarar elde ettiğini, davalı tarafından, “...” ifadesinin gerek ticaret unvanında ve ambleminde gerekse de ticari hayatının her safhasında ve adına kayıtlı olan internet sitelerinde kullanılmasının davalının sicil gazetesinde de beyan ettiği ve fiili durumdaki faaliyet alanları ve bundan bağımsız olarak “...” markasının tanınmışlık düzeyi göz önüne alındığında, şirketler ve tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğunu, açıklanan nedenlerle Davalının davacı yana ait tanınmış ... markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesine, şimdilik 1000 maddi, (davacı vekili 28.5.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 29.250.TL olarak talep etmiştir) 1000 manevi tazminata hükmedilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede ikame edilmediğini, davacının işletme adının "... " olup davalı müvekkilin adı ile aynı olmayıp benzer şekilde telaffuz edilmediğini, ilaveten davacı ile davalı müvekkilinin faaliyet konularının da birbirinden bağımsız olduğunu, birbiri ile benzeşmediğini ve işletme isimlerinin karıştırılma ihtimalinin olmadığını, ayrıca davacının işletme konuları havalimanının işletme ve yapım faaliyetleri ile sınırlı olup müvekkilinin ise inşaat sektöründe hizmet verdiğini, asla davacının kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu iddiaların, dava zamanaşımı süresinde açılmadığından zamanaşımına uğradığını, davanın usulden, aksi cihette olunup davanın esasına girilmesi halinde zamanaşımı ve marka hakkına tecavüz koşulları oluşmadığından davanın esastan reddine, yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalının davacı yana ait tanınmış ... markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik 1000 maddi ( davacı vekili 28.5.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 29.250.TL olarak talep etmiştir), 1000 manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplidir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, yetki itirazı 6769 sayılı SMK 156 vd maddeler gereğince yerinde görülmemiş, davanın yasal süresinde açıldığı anlaşıldığından davanın esasının incelenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler Meryem Hürmüz ve Mahir Sezgin 15/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait tescilli markanın davalı internet sitesinde ve ticaret unvanında kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ... 18/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; " Davacı vekilinin tazminat yönünden beyan dilekçesinde özetle" ; ... 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun "Yoksun Kalınan Kazanç" başlıklı 151.maddesinin 2.fıkrasının b bendinde düzenlenen, "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" yönteminin seçildiğini ..." beyan etmiştir. "... Davacı adına tescilli “...” markasının tanınmış marka vasfına sahip olduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğu, davalı tarafından, davacı tescilli markaları ile aynı olacak şekilde kullanım yapılmak suretiyle davacı ... markasının tanınmışlığından, ayırt edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik faaliyette bulunulduğu, davacı tescilli markası olan “...” ile davalının kullandığı ticaret unvanının ve internet alan adının orta düzeylerdeki tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimallerinin ve müşterilerin de iki işletme arasında bağlantı bulunduğu yanılgısına düşme ihtimallerinin yüksek olduğu, davacının tescilli markalarından davalının habersiz olduğu ihtimalinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı; davalının kullandığı ticaret unvanının ve buna bağlı olarak ticari faaliyetinin davacının hak sahibi olduğu tanınmış markasının ve tescilli diğer markalarının tanınmışlığından ve ayırt edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik olduğu ve bunun TTK . 55/1/a/ 4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, SMK 151/2-B kapsamında yapılan incelemede; davalının Kurumlar Vergisi Beyanlarından elde ettiği brüt satış kar rakamları tespit edilmiş, beyan üzerinden yapılan çalışmaya göre, 2017 yılı için 67.157,13 TL, 2018 yılı için 229.884,26 TL, 2019 yılı için 179.735,77 TL, 2020 yılı için 307.021,57 TL, 2021 yılı için 953.566,89 TL brüt satış karına ulaşıldığını, bu kardaki marka payının ne olduğunun tespitinin imkansız olduğu için hesaplama yapılamadığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, davacının T/03397 nolu ... markasının ticaret/hizmet markası olarak tanınmış marka olması, TPMK’nun 7.4.2022 tarihli yazımıza yönelik verdiği uyap sistemine taranmış marka tescillerine ilişkin kayıtlar, ticari sicil kayıtları, mali kayıtlar, davalıya ait ....site web sitesi, davacıva ait ...web sitesi , HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli 1. ve 2. bilirkişi heyetlerinin raporları bir bütün olarak incelendiğinde:
Davacı tarafa ait TPMK kayıtlarında yapılan incelemede davacı tarafın 1 tanesi tanınmış toplam 70 adet aktif tescilli markasının bulunduğu, davacı tarafın tescilli markalarında “...” ibaresinin esas unsur olarak bulunduğu, ... numarasıyla kayıtlı ve “...” ibareli tanınmış tescilli markasının bulunduğu, tanınmış markanın kendi tescil alını dışında da markaya geniş bir koruma sağladığı, davalı tarafa ait ...site alan adlı internet sitesinde ... Şti. ibaresinin markasal olarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu ibarenin “... Şti.” şeklindeki kısmının ticaret hayatında herkesçe kullanılan açıklayıcı isimlerden olması ve alan adının da “...”şeklinde kullanılıyor olması nedeniyle davalının marka kullanımlarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacıya ait tescilli markanın davalı internet sitesinde ve ticaret unvanında kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu anlaşılmıştır.
Sınai Mülkiyet Kanunu m. 7 uyarınca marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Yine m. 7/2/ b ve m. 7/2/c uyarınca tescilli marka sahibinin b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması" ve “c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması” halinde marka sahibinin bu fiillerin önlenmesini talep hakkı vardır. Yine tescilli marka sahibi SMK m. 7/3 uyarınca “d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasını" ve e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması"nı yasaklayabilir. Gerçek kişilerin adının kullanılması eğer dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanılıyorsa marka sahibi tarafından engellenemez. Davalının savunmasında şirketin yetkilisinin adı ve soyadının “...” olduğu ve bu sebeple ticaret unvanının bu şekilde seçildiği belirtilmiştir. Ancak kullanıma dayanak olarak gösterilen soyadı “...” olup; SMK m. 7/5/a kapsamına girmemektedir.
Davacı tescilli tanınmış markası olan “...” ile davalının ticaret unvanının ve internet alan adının orta düzeylerdeki tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimallerinin ve Müşterilerin de iki işletme arasında bağlantı bulunduğu yanılgısına düşme ihtimallerinin yüksek olduğu; benzer mal ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren taraflar oldukları, Davacı'nın tescilli tanınmış Markası ve tescilli diğer markaları ile dava konusu Davalı'nın ticaret unvanı karşılaştırıldığında ayırt edici nitelikte kabul edilmeyeceği keza davacı'nın tanınmış markasından ve tescilli markalarından Davalı'nın habersiz olduğu ihtimalinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı; Davalı'nın seçmiş olduğu ticaret unvanının ve internet alan adının Davacı'nın hak sahibi olduğu markasının tanınmışlığından, markasının değerinden ve ayırt edicilik gücünden, reklam değerinden haksız yararlanmaya yönelik olduğu anlaşılmıştır.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır". Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir .
Karıştırılma ihtimali, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri, işleri ve tanıtma vasıtaları ile aynı veya benzerlik taşıyan mal, iş ürünü, faaliyet, iş ve tanıtma vasıtası kullanmak ile gerçekleşmektedir.
Mal, iş ürünü, faaliyet, iş ve tanıtma vasıtaya örnek olarak, marka gibi her türlü fikri mülkiyet hakkı, ticaretunvanı, işletme adı, ürün fotoğrafı gösterilebilir .Davalı tarafından Davacı'nın tanınmış markasıyla iltibas teşkil eden ticaret unvanı ve internet alan adını kullanması TTK 55/1/a/4 hükmüne göre haksız rekabet teşkil ettiği gibi davacının marka hakkını da ihlal ettiğinden Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Davacı 6769 sayılı SMK'nın 151/2-(b) bendi uyarınca, davalının elde ettiği net kazanca göre maddi tazminat talep edilmiş olup, 6769 sayılı Kanun 151/2-b maddesi çerçevesinde inceleme yapılırken SMK'nın 151/3. Maddesi de gözetilerek, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, markanın tescilli olduğu süre keza markanın tanınmış olup olmadığı, ihlalin süresi , ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenlerin göz önünde tutulması gereklidir.
Mali bilirkişi tarafından davacı ve davalı defterleri, mali kayıtları incelenmiş ancak net olarak davalının elde ettiği kar tespit edilememiş ise de davacının ıslah ile talep ettiği maddi tazminat oranı davacı markasının tanınmış marka olması, davacının ticari sicile tescilinin 2006 yılında davalının ise 2015 yılında olması, davalı unvanının esas unsurunun davacının tanınmış markası ile başlaması, davalının kullandığı ticari faturalarında ... ibaresini kullandığı , ... ibaresinin daha büyük punto ile faturalarda kullanılarak ticari faaliyette bulunduğu(2. Heyet raporunun 11 vd sayfaları) dolayısıyla davacının tanınmış markasının çekim gücünden haksız olarak yararlanarak emek transferi yaptığı, davacı ve davalının faaliyet alanlarının benzerliği nedeniyle karıştırma ihtimalinin çok yüksek olması, dolayısıyla davacı yanca talep edilen maddi tazminat talebinin somut olaya ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından SMK 151/2-b kapsamında marka hakkının ihlali nedeniyle 29.250-TL maddi tazminatın ve tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, ihlal edilen hakkın niteliğine göre takdiren 1000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, karar kesinleştiğinde davalı yanın içinde ... ibaresi geçen tüm reklam, kataloğ, sosyal medya kullanımlarının, ticari unvan kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiği tarihte halen davalının ... ibareli kullanımları bulunduğu takdirde basılı materyal ve fiziki tanıtım materyallerine el konulmasına, ...site ibareli sitenin erişime kapatılmasına, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Marka hakkının ihlali nedeniyle 29.250-TL maddi tazminatın ve 1000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
3-Karar kesinleştiğinde davalı yanın içinde ... ibaresi geçen tüm reklam, kataloğ, sosyal medya kullanımlarının , ticari unvan kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiği tarihte halen davalının ... ibareli kullanımları bulunduğu takdirde basılı materyal ve fiziki tanıtım materyallerine el konulmasına, ... ibareli sitenin erişime kapatılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
5-2.066,37 TL ilam harcının, 80,70 TL peşin harç ve 482,44 TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 1.503,23 TL harcın davalıdan tahsiline,
6-Kabul edilen Marka hakkına tecavüzün önlenmesi talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 482,44 TL ıslah harcı ile tebligat ve müzekkere masrafı 523,50 TL, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.167,34 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 19/09/2024

Katip Hakim 1
e-imza e-imza