T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/4 Esas
KARAR NO : 2024/160
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ nun tekstil sanayinde yıllardan beri tasarım ve satış faaliyetinde bulunmakta olduğunu, Türkiye' de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunulmuş olan birinci elbise tasarımının, ilk kez müvekkiline ait... adlı ... satış sayfasında 12.04.2021 tarihinde kamuya sunulmuş olduğunu, keza ikinci elbise tasarımının yine... adlı ... satış sayfasında 25.03.2021 tarihinde kamuya sunulmuş olduğunu, tasarımların müvekkili tarafından üretilerek kamuya arz edildiği günden itibaren tasarımların piyasada aranılan, bilinen ve müvekkili ile özdeşleşen bir ürün haline geldiğini, tasarımlarının taklitlerinin ... (...)' a ait ... adlı ... hesabında satışının gerçekleştirildiğini, ... (...)' a ait ... adlı ... sayfasında ( ... ) satışının gerçekleştirildiğini, taklit ürünlerin başta davalının iş yerlerinde, diğer mağazalarında üretim ve satışının durdurulmasına, görüldüğü yerde toplatılmasına ve satışının yapıldığı internet sitelerine erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, taleplerini artırmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 100- TL itibar tazminatının , 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsile ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın Türkiye' de ilk kez kendisi tarafından üretilerek kamuya sunduğunu iddia ettiği ceket detaylı elbise tasarımının müvekkili tarafından taklitlerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği sebebine dayanarak bu davayı açtığını, davanın tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu ürünlerin tasarımının tescilli olmadığını, dolayısıyla da dava konusu tasarımların kanun kapsamında bulunan tescilin koruyucu özelliklerinden yararlanmasının mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından dava konusu tasarımların belirtmiş olduğu tarihlerde ilk defa kendisi tarafından ... adlı ... satış sayfasından kamuoyuna sunulduğu, bu ürünlerin o tarihlerden beri kendisi ile özdeşleştiğini ve bu sebeple de, dava konusu tasarımların 6769 Sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunduğunu iddia etmişse de ,...... satış sayfası incelendiğinde, sayfada aktif olarak paylaşım yapılmadığını hatta firmanın ... sayfasında sadece 1 takipçisinin bulunduğunun görüleceğini, firmanın tanınmışlık seviyesinden çok uzak bir durumda olduğunun açık bir şekilde ortada olduğunu, piyasadaki bir çok mağaza ve ... uygulaması üzerinden satış yapan 70-80 bin takipçisi bulunan başkaca bir çok yerli ve yabancı tekstil markalarının sayfaları incelendiğinde aynı tasarımsal özellikte bulunan emsal bir çok kıyafetin satışta olduğunun görüleceğini, dava konusu tasarım ürünlerine müvekkil tarafından tecavüz edildiğinin gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu Moda Sultan giyim firmasının ise çok uzun zamandan beri İstanbul' un merkezinde faaliyet gösteren ve tanınmışlık seviyesine ulaşmış bir firma olduğunu, satılan ürünlerin tamamen üretici firmadan tedarik edilerek satışa sunulduğunu, müvekkilinin tespit konusu tasarımlardan haberinin bulunmadığını, dava konusu ürünlerin boydan düğme detaylı klasik bayan elbisesi modellerinden olduğunu, piyasada her giyim mağazasında aynı veya benzer ürünleri bulabilmenin mümkün olduğunu, ürünlerdeki tasarım detayları incelendiğinde, hiç bir ayırdedici özelliğin bulunmadığını, mukayeseli olarak inceleme yapılan delil tespit dosyası kapsamında her iki ürün arasındaki belirgin detay farklarının da açık bir şekilde ortaya konduğunu, ancak bilirkişinin dosyada tüketici nezdinde ürünlerin birbirleri ile iltibas yaratacak kadar benzediği yönündeki tespitine itiraz ettiklerini, yargılama aşamasında alınacak rapor ile bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki iddialarının kötü niyetli ve haksız çıkar sağlamaya yönelik olduğunu, talep edilen maddi manevi tazminat ve itibar kaybının hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını,talep edilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait ve ilk kez davacı yanca kamuya sunulduğu iddia edilen 2 adet tescilsiz tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, SMK 151/2-a kapsamında şimdilik 1000 TL maddi 100 TL itibar, 20.000 TL manevi tazminatın tahsili , tedbir ve hükmün ilanı kapsamında açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ..., 17/02/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacıya ait ... hesabında dava konusu Birinci Tescilsiz tasarımının “12.04.2021” tarihinde, İkinci Tescilli tasarımının “25.03.2021” tarihinde yayınlandığı, davalıya ait ... ve Telegram hesaplarında dava konusu her iki tasarımının da şu anda bulunmadığı, Davacı tarafından dava konusu tasarımların davalıya ait ... hesabından alındığı belirtildiği, dava dilekçe ekinde (Ek-3 ve Ek-4) yer alan fotoğraflar incelendiğinde; bu fotoğrafların nereden ya da hangi sosyal medya uygulamasından, hangi tarihinde alındığının ilgili görselde yer almadığı, sadece birer fotoğraf olduğu, yine davacı tarafından dava konusu tasarımların davalıya ait ... hesabında yer aldığını beyan ettiği dava dilekçesi (Ek-5 ) incelendiğinde; burada sadece davalıya ait “...” ... hesabına yer verildiği görülmüş olduğu, davalının delil dilekçesinde sunduğu dava konusu tasarımların benzerleri olabilecek birkaç farklı internet sitelerinde yayınlanan ilgili adreslerin incelendiğini, bu sayfaların yayınlanma tarihleri tespit edilebilir olanların tespit edildiğini, tespit edilemeyenlerin de ekran görüntülerinin alınarak rapor içeriğinde sunulduğunu, Davacının 1. tescilsiz tasarımı ve davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırmasının yapıldığını ve iltibas yaratacak bir benzerlik olmadığının görüldüğünü, davacının 2. tescilsiz tasarımı ve davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırmasının da yapıldığını ve iltibas yaratacak derecede benzerlik olduğu görülmesine rağmen dava dosyasındaki delillerin sonucunun tablo 3'te yapılan çalışma ve karşılaştırmada davaya söz konusu olan tasarımın davacının tescilsiz modeline göre daha önceki tarihlerde kamuya sunulduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ..., 15/01/2024 tarihli bilirkişi EK raporlarında; ... mesajlaşma programı üzerinden sahibi tarafından silinen mesajların, görsellerin geri getirilebilme imkânının bulunmadığını, ayrıca hangi mesajlarının silindiğinin de tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İs dosyasında alınan Bilirkişi Raporu ...sayfasında da “İnternet Üzerinden Yapılan Tespitler ve İncelemeler” başlığı altında, “Aleyhine tespit istenene ait ... adresi ve telegram adreslerinde yaptığım tespit ve incelemelerde gerek yerinde tespit edilen tasarım açısından gerekse diğer tasarım açısından herhangi bir ürüne rastlanmamış olduğunu, ilgili ürünlerin benzer tasarımlarının bu sitelerde tespit edilememiş olduğu ifadelerinin yer aldığı, her ne kadar kök raporda davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, davalıya ait ... hesabında paylaşıldığını beyan ettiği görsellerde tarih ve bu hesapta paylaşıldığına dair bir ibare olmadığı belirtilmişse de kök rapor sayfa 16 ve sayfa 18 de görülebileceği üzere bu görsellerin tasarım karşılaştırmalarında kullanıldığı, sonuç olarak, kök raporda belirtildiği üzere; Davacının 1. tescilsiz tasarımın ve davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapılarak iltibas yaratacak bir benzerlik olmadığı Davacının 2. tescilsiz tasarımının da davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapıldığında iltibas yaratacak derecede benzerlik olduğu görülmesine rağmen dava dosyasındaki deliller sonucu yapılan çalışma ve karşılaştırmada da söz konusu olan 2. Tescilsiz tasarımın davacının tescilsiz modeline göre daha önceki tarihlerde kamuya sunulduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememizin 2021/297 diş sayılı dosyası, davacı ve davalı beyanları,dava dilekçesi ekinde sunulan görsel fotoğraflar, alınan kök ve ek rapor içerikleri incelendiğinde;
Davacı yan Birinci Tescilsiz tasarımının ve İkinci Tescilli tasarımının ilk kez yayınlandığını ve tescilsiz tasarımların kendisine ait olduğunu bildirmiştir. Davacının dava dilekçesinde bildirdiği ... ibareli ... hesabı teknik bilirkişi tarafından incelenmiş kamuya sunulan görseller renkli çıktıları ile raporda selirtilmiş, hesabın yayında olduğu, hesap sahibine ait gerçek ya da tüzel kişiliğe ait bilgilendirme ile iletişim bilgilerinin yer almadığı, hesabın inceleme anında 65 gönderisi ile 35 takip ettiği hesap bulunurken takipçisinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Bilirkişilerce gerek davacı gerekse davalının hesapları incelenmiş olup, ürünlerin karşılaştırılması yapılmıştır. Buna göre kök raporda Davalıya ait (modasultan laleli hesabının yayında olduğu, ... Şirketi bilgilendirmesiyle iş yeri adres ve telefon bilgilerinin yer aldığı,
Dava dilekçesinde bildirilen hesapta yayınlandığı belirtilen ürün görsellerinin bilirkişi incelemesi sırasında ilgili hesapta bulunmadığı ,keza ... uygulamasına ait geçmiş paylaşımların görüntülenebileceği bir arşivleme sistemi olmadığından geçmişe yönelik araştırma yapılabilmesinin de teknik olarak mümkün olmayacağı hususu bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde “Şikayet olunan ... (...)'a ait modasultan- laleli adlı ... hesabında EK- 3 ve EK- 4 ibareli görseller de bilirkişilerce kök raporun 7 vd sayfalarında incelenmiştir.
Davacı vekilinin dilekçe ekinde Ek-3ve ek- 4 adıyla sunduğu görseller incelendiğinde ilgili görsellerin ... uygulamasından alındığı belirtilmiş olsa da görselin sadece bir fotoğraf olduğu, bu haliyle hangi tarihte, hangi sosyal medya hesabından, nereden alındığının anlaşılamayacağı hususu bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Davalıya ait “...” isimli ... hesabıda bisilirkişilerce görüntülenmiş, ilgili hesabın “5.071”takipçisi olduğu, hesapta güncel olarak ürün görsellerinin, fiyatları ile birlikte paylaşıldığı, ilgili hesapta “22.179” adet fotoğraf, “402” adet video paylaşılmış olduğu görülmüş, bu fotoğraflar içerisinde davacıya ait ürün görselinin paylaşıldığına dair dosyada bir bilgi olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekilinin dilekçe ekinde “Ek-5” adıyla sunduğu iki adet görsel olduğu, ilk görselde “....” ... hesabının bilgilerinin ve 6 adet ürün görselinin bulundu, ikinci görselde 7 adet ürün görselinin tam olarak görüntülenebildiği ancak tüm görsellerde dava konusu tescilli, tescilsiz tasarıma ait bir paylaşımın ilgili Telegram hesabında bulunmadığı hususu tespit edilmiştir. Keza Davalı tarafından Delil dilekçesinde sunulan davacının tasarımından daha önce ve sonra kamuya sunulduğu belirtilen benzer tasarımlar da bilirkişilerce incelenmiş ve raporda görsellerine yer verilmiştir. Sunulu alan adları bilirkişilerce incelenmiş ve davalıdan önce dava dışı başka firmalar tarafından kamuya sunulduğu hususu tespit edilmiştir.
Davacı ve davalı ürünleri görsel olarak raporun 16 vd sayfalarında kıyaslanmıştır.
Ayrıca bilirkişilerce davacının tescilsiz tasarımının yanın tarihleri ile davacıdan daha önce yayınlayan firmaların yayın tarihleri ve web adresleride raporda denetime uygun olarak heyetçe incelenmiştir. Buna göre Davacının (... hesabında “25.03.2021” tarihinde yayınlanan tescilsiz 2. tasarımı ile davalının söz konusu modelin daha önce kamuoyuna sunulduğunu iddia ettiği modellerin karşılaştırılması yapılmış ve Tablo 3'te davalı tarafından sunulan bej renkli modelin Web arşiv kaydı incelendiğinde, ilk arşivlenen kayda göre “...” başlığıyla ...web sitesinde yer aldığı tespit edilmi ştir. Ayrıca davalı tarafından sunulan https://frockalicious.com adlı web sitesinde yayınlanan mavi renkli modelin Web arşiv kaydı incelendiğinde, ilk arşivlenen kayda göre bu web sitesinde “24 Eylül 2020” tarihinde yer aldığı görümüştür.
Bilindiği üzere, ispat yükü kural olarak davacıya düşer; yani, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.Yine, kural olarak herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, kendisine ispat yükü düşmeyen diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş sayılır.
Fakat kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, ispat yükü kendisinde olan diğer tarafın iddiasını ispat etmesini beklemeden, onun iddiasının aksini ispat için delil gösterebilir. İşte bu delile, karşı (mukabil) delil denir. Taraflarca getirilme (hazırlama) ilkesinin uygulandığı davalarda, deliller kural olarak taraflarca gösterilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı 31.maddesine göre, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır.
Somut olayda da davacı delil tespit işlemini karşı yana haber vermeden yaptırmış, davalı ise delil tespit işlemine itiraz etmiştir. Davacı yanın sunduğu tüm deliller ve fotoğraflar ve davalı yanın sunduğu kamuya sunulma tarihleri kök ve ek raporda denetime uygun olarak tartışılmış ve davacının huzurdaki davada davasını ispat edemediği, davalının ihlal teşkil eden eyleminin bulunmadığı, tazminat sorumluluğu doğmadığı anlaşılmıştır.
“1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D. İŞ sayılı delil tespit dosyası celp edilmiş, mahkememizce deliller toplandıktan sonra alınan kök ve ek rapor içerikleri HMK 266 madde kapsamında mahkememizce hükme dayanak olarak alınmış, davacının dayanak olarak gösterdiği Telegram mesajlaşma programı üzerinde sahibi tarafından silindiği iddia edilen mesajların, görsellerin bilirkişilerce teknik olarak geri getirilebilme imkânının bulunmadığı, ayrıca hangi mesajlarının silindiğinin de tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı belirlenmiş , 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İs dosyasında alınan Bilirkişi Raporu 8.sayfasında da “İnternet Üzerinden Yapılan Tespitler ve İncelemeler” başlığı altında, “Aleyhine tespit istenene ait ... adresi ve telegram adreslerinde yaptığım tespit ve incelemelerde gerek yerinde tespit edilen tasarım açısından gerekse diğer tasarım açısından herhangi bir ürüne rastlanmamış olduğu yönünde tespite yer verildiği, keza ilgili ürünlerin benzer tasarımlarının bu sitelerde tespit edilememiş olduğu ifadelerinin yer aldığı, her ne kadar kök raporda davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan, davalıya ait ... hesabında paylaşıldığını beyan ettiği görseller gözetilerek ek rapor alınmasını talep ettiği anlaşılmış ise de ek raporda da isabet ile işaret edildiği üzere görseller üzerinde herhangi bir tarih ve hangi hesaptan paylaşıldığına dair bir ibare olmadığı keza kök rapor sayfa 16 ve sayfa 18 de görülebileceği üzere bu görsellerin yinede tasarım karşılaştırmalarında kullanıldığı, sonuç olarak, kök raporda belirtildiği üzere; Davacının 1. tescilsiz tasarımın ve davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapılarak iltibas yaratacak bir benzerlik olmadığı Davacının 2. tescilsiz tasarımının da davalının ürettiği/ sattığı iddia edilen tasarımın detaylı karşılaştırması yapıldığında iltibas yaratacak derecede benzerlik olduğu görülmesine rağmen dava dosyasına davalı yanca sunulan deliller sonucu yapılan inceleme ve bilimsel karşılaştırma sonucunda söz konusu olan 2. Tescilsiz tasarımın davacının tescilsiz modeline göre daha önceki tarihlerde kamuya sunulduğu hususu net olarak tespit edildiğinden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-427,60 TL ilam harcının, 360,34 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 67,26 TL harcın davacıdan tahsiline,
3- Tecavüzün isteminin tespiti isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İtibar tazminat isteminin reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 100- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!