WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/272 Esas
KARAR NO : 2024/25

DAVA : Esere tecavüzün tespiti, ref ve men'i
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan esere tecavüzün tespiti, ref ve men'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (1999) isimli albüm (albümde yer alan şarkı: ... eseri ) icrası üzerinde FSEK'te anılan haklar münhasıran davacıya ait olduğunu, davaya konu ... isimli albümün (sıngle, tekli) 1999 yılında piyasaya çıktığını, “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkının” ... tarihli ve ... sayılı kanunla kabul edildiğini, bu davaya konu albümün (müzik eseri icrasının) dijital müzik platformlarında (..., ..., ... vb dijital müzik mecralarında) umuma iletimine ilişkin olarak davalıya herhangi bir izin verilmemiş olduğunu , bu nedenle davacının eserden kaynaklı haklar ile FSEK 80. Madde kapsamındaki haklarının ihlal edildiğini, bu nedenle davacının ... isimli albümündeki esere tecavüzün tespiti, ref ve men'i ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalıya usulen tebligat yapılmış, davalı açılan davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiş,sözlü yargılama oturumuna da iştirak etmemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; davacının ... 1999 isimli albümündeki esere tecavüzün tespiti, ref ve men'i taleplidir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalıya usulen tebliğ edilmiş, davalı açılan davaya cevap vermemiş, ön inceleme duruşması yapılmış, dava şartları incelenmiş, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... 03/02/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı tarafından sunulan tespite konu bahsi geçen “...” ve “... - ...” isimli müzik eserlerinin ... ve ... isimli dijital platformlara ait linklerde tespite konu eserlerin güncel olarak yayında olduğunu, ilgili eserlerin “...” isimli kullanıcı/kanal üzerinden yayınlandığının tespit edilmiş olduğunu, ekran görüntülerinin detaylıca raporda bilişim değerlendirme bölümünde sunulduğunu, yaptıkları değerlendirme sonucunda; Davacının kendi hususiyetini yansıtarak seslendirdiği eser üzerinde icracı sanatçı komşu hakkı olduğunu, raporda dökümü yapılan tescil belgesinde davalının yapımcı sıfatı ile yer aldığının görülmekte olduğunu, FSEK md. 52 hükmü gereğince “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.”hükmünden hareket ile davalının dosyada davacıdan alınmış izin içerir herhangi bir sözleşme sunmadığından davalı yapımcının dijital platformlarda iletim hakkının bulunup bulunmadığı tespit edilemediğinden , nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
YASAL MEVZUAT ve MAHKEMEMİZİN KABULÜ;
5846 sayılı yasının 80. Maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar”başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274; İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Bu kişiler yaratılmış eserlerin umuma arz edilmesine bir anlamda köprü görevi görürler. Tablo gibi, roman gibi bazı eserlerin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç yoktur. Ancak bir müzik eserinin umuma arzında icracı sanatçılara ihtiyaç duyulmaktadır. Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır (Yargıtay 7. CD, Tarih, 05.05.1988, 1988/ 20198 E., 1988/5637 K., Bkz.: Güneş, s. 175).
5846 sayılı yasının 80. Maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.
FSEK m. 80 / B uyarınca “ Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir.
(1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.
(2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.
(3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogram yapımcıları eser niteliğinde olsun olmasın, bir ses icrasını veya diğer sesleri ilk olarak ses taşıyıcısına kayıt eden yapımcılardır. Eğer kayıt edilen ses, eser niteliğinde ise eser sahibi veya icracı sanatçıdan izin alınması gerekir. Dolayısıyla fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olmasıdır. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Y. 11. HD T: 20.4.2006, E: 2005/3889, K: 2006/4386). Ancak belirtmek gerekir ki fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gereklidir. İkinci defa tespiti yapanlar bu kapsamda değerlendirilmezler (Kılıçoğlu, s. 242-243).
5846 sayılı yasanın 25. Maddesi 2001 yılında 4630 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Madde başlığı “İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı”şeklinde içeriği ise “Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece görüntü nakline yarayan araçlarla ve yine bu kapsamda dijital platformlar yoluyla umuma iletim hakkı eser sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiştir.
5846 sayılı yasının 51. maddesi ile mali hakların devrine ve kullanımının devrine ilişkin sözleşmelere bir kısıtlama getirmiştir. Buna göre ilerde çıkarılacak kanun ile tanınacak mali hakların peşinen devrine ya da başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler batıldır. Hüküm şu şekildedir: “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.”
Kanun koyucu FSEK m. 51 ile eser ve bağlantılı hak sahiplerini korumak istemiştir. Böylece ilerde çıkarılacak kanun ile kendilerine tanınacak hakları peşinen devretmeleri hukuka aykırı sayılmış ve butlan yaptırımına tabi tutulmuştur (Kılıçoğlu, s. 320).
Davacının icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi olduğu müzik eserlerinin internet üzerinden ve dijital platformlar vasıtasıyla umuma iletimine ilişkin mali hakkın 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas ettiği, dosya kapsamında celp edilen eser işletme belgesi kapsamına göre eserin kayıt ve tescilinin 27.10.1999 tarihinde yapıldığı ... disc ve ses kasedi olarak tespit araçlarının belirlendiği, icracı sanatçının davacı ... olduğu, eser sahibi olarak davalı ...Tic Ltd Şti nin yapımcı /üretici firma olarak eser işletme belgesinde yer aldığı, dolayısıyla yapımcı davalının 2001 yılındaki değişiklikten once ses ve compack disc üretim ve dağıtım ve yayımı için eser işletme belgesi aldığı, davalıya dava dilekçesi tebliğ edildiği ve davacının eserin digital alandaki haklarının ihlal edildiği iddiasıyla huzurdaki davayı açtığı, mahkememizce alınan teknik raporda eserin ..., ...platformlarında yani digital alanda güncel olarak yayında olduğunun ve eserin ... isimli kullanıcı üzerinden yayınlandığı anlaşılmış olup, davalı ise davacıdan izin aldığına dair belge sunmadığından keza eserin digital iletimine ilişkin mali hakkın 5846 ayılı FSEK'in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca compac disc ve ses kasedinin umuma iletimi yönünden verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK'in 51. maddesinin ileride çıkarılacak Mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada değerlendirildiğinde, davacının dijital iletim hakkının ihlal edildiği , keza davalı yanca açılan davaya cevap verilmediği ve yasa değişikliğinden sonra eserin digital platformlarda yayınlanması için icracı eser sahibi sanatçıdan izin aldığı , mali hakları devir aldığı yönünde de belge sunmadığından ispat hukuku kurallarına göre sunulu bilirkişi raporu ve eser işletme belge içeriği dikkate alındığında; Davacının davaya konu ...(...olarak bilenen eser) üzerinde icracı sanatçılıktan kaynaklanan komşu hakları bulunduğu ve davacıdan izin alınmadan digital mecralarda( video klip olarak) davalı yanca umuma iletildiği gözetilerek tecavüzün tespitine, ref ve men’ine dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;
1-DAVANIN KABULÜNE,
2-Davacının davaya konu ...(... olarak bilenen eser) üzerinde icracı sanatçılıktan kaynaklanan komşu hakları bulunduğu ve davacıdan izin alınmadan digital mecralarda( video klip olarak) davalı yanca umuma iletildiği gözetilerek tecavüzün tespitine, ref ve men’ine,
3-Mahkememizin 31.11.2023 tarihli ara kararı verilen tedbirin karar kesinleşene kadar devamına, tecavüzün önlenmesinin bu şekilde sağlanmasına,
4-427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL harcın davalıdan tahsiline,
5-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70 TL başvuru harcı 80,70 TL peşin harç 735,75 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 6.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.897,15TL yargılama giderinin taktiren davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 25/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır