WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/53 Esas
KARAR NO : 2024/112

DAVA : Haksız rekabetin önlenmesi veTicari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 17/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Haksız rekabetin önlenmesi ve Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin uzun yıllardan itibaren yukarı yazılı unvanı ile sicile kayıtlı olup, bu unvanla faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin aktif ... şubesi bulunduğunu, müvekkili şirketin toplamda 11 farklı şehirde faaliyet göstermekte olup, bu faaliyetlerin tümünde ... ibaresinin kullanıldığını, müvekkili şirketin sosyal sorumluluk projeleri de yürütmekte olup, müvekkili şirketin dört farklı okulu bulunduğunu, müvekkili şirketin Türkiyenin birçok farklı yerine bayilikler verdiğini, “...” ibaresini mümkün olan her mecrada kullanan müvekkili şirketin, TPMK nezdinde de birçok marka tescilinde bulunduğunu, bu çerçevede de müvekkili şirketin “...” ibaresini hem TTK hem de SMK çerçevesinde koruma altına aldığının sabit olduğunu, müvekkili şirketin asıl ve ayırt edici unsuru olan ve de ... ibarelerini içeren 27 marka tescilinde bulunduğunu ve söz konusu markaları aktif olarak kullandığını, yine müvekkili şirketin yine aynı ibareyi içeren birçok marka başvurusu da TPMK nezdinde tescil sürecinde olduğunu, müvekkili şirketin tanınmış marka sahibi bir tüzel kişi olduğunu, müvekkili şirket tarafından “...” ibaresini taşıyan birden fazla marka tescil edildiğinden anılan markaların seri marka niteliğinde olduğunu, davalının tescil ettirdiği unvan, zamanla tanınmış olan müvekkili şirkete ait markanın gücünün ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacak ve ... ibaresinin tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunu giderek zayıflatacağını, müvekkili şirketin markaları ile tanınmış olup, bu tanınmışlığın üst seviyede olduğunu, davalı şirketin, 21.07.2023 tarihinde “... Şirketi” unvanı ile kurulduğunu, ancak, söz konusu unvanın müvekkili şirketin markaları ve özellikle unvanı ile birebir iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu sabit olup, davalı şirketin, müvekkili şirketin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan doğan haklarına tecavüz ettiğinin sabit olduğunu, bu çerçevede, müvekkili şirketin ticari unvanının davalı şirketten çok daha uzun süre önce tescil edilmesi ve ilk olarak da bu unvanı kullanmış olması karşısında, davalının 2023 yılında iltibas oluşturacak bu ismi tescil ettirmesinin müvekkili şirketin ticari unvanın tecavüz oluşturduğu sabit olup, davalının ticari unvanın sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki, davalıya ait ticari kayıtlar incelendiğinde, müvekkili şirket ile benzer sektörlerde faaliyet gösterdiği sabit olup, bu husus da yine müvekkili şirket ile haksız rekabet oluşturacak nitelikte olduğunu, buna göre; dava konusu ticari unvan ile müvekkili şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsurun “...” olduğunu, Bu sebeple de; asıl ve ayırt edici unsur olan “...” ibaresinin devamında getirilen ibarelerin davalıya ayırt edicilik unsuru katmadığını, diğer bir deyişle, davalının ticaret unvanında “...” ibaresinden sonra gelen tüm ibarelerin faaliyet konularını gösterdiğinin sabit olduğunu, hatta bu hususun ayırt edicilik unsuru katmamakla birlikte davalının, müvekkili şirketin bir uzantısı olduğu, diğer bir deyişle yine müvekkilline bağlantısı olduğu izlenimi oluşturduğunu, bunun bir sonucu olarak da davalı tarafında oluşabilecek bir memnuniyetsizliğin müvekkiline atfedilmesinin kaçınılmaz olduğunu, anılan atfın müvekkili şirketin ticari itibarına zarar vermesi, tescilli markasının tanınmışlığına ve imajına zarar verecek ve müvekkili şirketin telafisi zor maddi kazanç kaybı ile manevi zararlara uğramasına sebep olacağını, davanın ticari unvanını kötüniyetli olarak tescil ettirdiği yönünde kanaat oluştuğunu, davalının müvekkili şirketin asıl ve gerçek hak sahibi olduğu “...” ibaresi ile benzer şekilde “...” ibaresini tescil ettirmesi, davalının müvekkili şirket ile benzer alanlarda faaliyet göstermesi, davalının müvekkili şirketin bir uzantısı olduğu izlenimi oluşturabilecek olması, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri tescil ettirdiği markaları ve ticari unvanı ile birlikte belirli bir tanınmışlık seviyesine gelmiş olması hususları incelendiğinde tarafların ticari unvanlarının karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerinin bulunduğu ve bu nedenle de davalının ticari unvanının sicilden terkin edilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davalının kullanımları üzerinde karşı tarafa tebligat yapılmadan deli tespiti yapılarak öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden davalının, kullanımları (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartivizit, İlan, Broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haksız. rekabetin önlenmesine ve davalının unvanındaki “...” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, kararın masrafı davalıdan alınarak en yüksek üç tirajlı gazeteden birinde ilanına ve davalının bağlı bulunduğu sicil müdürlüğüne bildirilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava konusu uyuşmazlık, davacı şirket adına TPMK nezdinde birden fazla tescili olan ... ibareli markalardan kaynaklanan haklara, davalı tarafça gerçekleştirilen kullanımlar nedeni ile haksız rekabetin önlenmesi ve ... ibaresinin Ticaret Sicilinden terkini istemine ilişkindir.
Davalı yan tarafından sunulan cevap dilekçesi ve ekleri incelendiğinde, davalı yanın dava ikame edildikten sonra ticaret unvanındaki ... ibaresini değiştirdiği ve unvan değişikliği yoluna gittiği anlaşılmıştır.
Davacı yanın davası, ... ibaresinin Ticaret Sicilinden terkini ve davalı yanın ticaret unvanında ... ibaresini kullanmasından kaynaklı husule gelen haksız rekabet istemine ilişkin olup, davacının haksız rekabet ve ticaret unvanın terkini istemli davasının dayanağı, davalı yanın ticaret unvanında ... ibaresini kullanmasından mütevellit olup, dava açıldıktan sonra davalının ... ibaresini ticaret unvanında kaldırması ile birlikte dava konusuz kalmıştır.
Konusuz kalan dava yönünden karar verilmesini yer olmadığına dair karar verilmiş olup, davanın açıldığı tarih itibari ile; davacı yanın davasında haklı olduğu, nitekim sunulu deliller incelendiğinde davalı şirketin, 21.07.2023 tarihinde “... Şirketi” unvanı ile kurulduğu ancak, söz konusu unvanın davacı şirketin markaları ve özellikle unvanı ile birebir iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu sabit olup, davalı şirketin, dava tarihi itibari ile davacı şirketin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan doğan haklarına tecavüz ettiğinin sabit olduğu, bu çerçevede, davacı şirketin ticari unvanının davalı şirketten çok daha uzun süre önce tescil edilmesi ve ilk olarak da bu unvanı kullanmış olması karşısında, davalının 2023 yılında iltibas oluşturacak bu ismi tescil ettirmesinin dava tarihi itibari ile davacı şirketin ticari unvanın tecavüz oluşturduğu nitekim davalı yan da tecavüz teşkil eden ... ibaresini kaldırmış olup anılı sebeplerle dava açıldığı tarih itibari ile davacı yan haklı görülmüş, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı üzerine yüklenmek suretiyle hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Konusuz kalan dava yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç ve posta masraflarından oluşan 821,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan (AAÜT 6/1 maddesinde konusuz kalan davalar yönünden vekalet ücretine ilişkin düzenleme nazara alınarak ) 25.500 TL maktu vekalet ücretinin yarısı olan 12.750 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/04/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır