WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/98 Esas
KARAR NO : 2024/127

DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 25/03/2021
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin telif haklarının ihlal edilmesi nedeniyle; Dava tarihinden itibaren olmak üzere, davaya konu reklamın yeniden yayınlanmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi ve yayından kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref'i ve tecavüzün men'ine,
Davalı şirketin söz konusu tabloyu haber olarak kullanması nedeniyle, tabloyu belgeselde kullanarak ... kanalında yayınlaması nedeniyle, aynı belgeseli twitter hesabında paylaşması nedeniyle keza söz konusu tabloyu yine farklı bir belgeselde kullanması ve ... televizyon kanalında yayınlaması sebebiyle her bir ihlal için ( 4 kez ihlal) 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, davacının sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, manevi haklarının ihlali sebebiyle 5846 s. FSEK m. 70 uyarınca ihlale konu her bir ayrı olay bakımından ihlal edilen manevi hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle toplamda 7.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 27.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ve ekindeki tamamlama harç makbuzu ile maddi tazminat istemini 10.000 TL nın 3 katı 30.000 TL olarak talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabuluculuk kapsamında davacının dava şartını yerine getirmediğini, zira arabuluculuk aşamasında arabuluculuk konusu uyuşmazlık davaya konu edilen taleplerden Yalnızca Portrenin ... Web Sitesinde Kullanımı sonucu oluşan maddi ve manevi zararlar olarak belirtilmiş olduğunu, dava ile talep edilen diğer mezkur hususlar bakımından arabuluculuk şartı yerine getirilmemiş olduğunu davacının, 7 yıl sonra tedbir talep etmesinin samimi olmadığını, sessiz kalma nedeniyle hak kaybı ilkesinin gözetilmesini, davacının bir yandan hem FSEK m.68 gereğince telif tazminatı talep ederken bir yandan da hem tecavüzün ref'i ve men'i talebinde bulunamayacağını, Zira, Yargıtay uygulamasına göre FSEK m. 68'e dayanılarak açılan davalarda seçimlik hak, raiç bedel yönünde kullanılmışsa, taraflar arasında sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum (farazi sözleşme ilişkisi) meydana geleceğinden artık tecavüzün men'i ve ref'inin talep edilemeyeceğini, açıklanan edenlerle ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davaya konu haber ve belgeselin yeniden yayınlanmasının, çoğaltılmasının, yayılmasının önlenmesi ve yayından kaldırılması için İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesine, FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref’i ve muhtemel tecavüzün men’ine, Davalı şirketin söz konusu tabloyu haber olarak kullanması nedeniyle, tabloyu belgeselde kullanarak ... kanalında yayınlaması nedeniyle, aynı belgeseli twitter hesabında paylaşması nedeniyle keza söz konusu tabloyu yine farklı bir belgeselde kullanması ve ... televizyon kanalında yayınlaması sebebiyle her bir ihlal için ( 4 kez ihlal) 5846 s. FSEK m. 68/1 uyarınca, davacının sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere ŞİMDİLİK 1.000,00 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesini ( Davacı vekili 27.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ve ekindeki tamamlama harç makbuzu ile maddi tazminat istemini 10.000 TL nın 3 katı 30.000 TL olarak talep etmiştir. ) , FSEK m. 66 uyarınca devam eden tecavüzün ref’i ve muhtemel tecavüzün men’ini, FSEK m. 70 uyarınca toplamda 7.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar zamanaşımı ve arabuluculuk dava şartı itirazında bulunulmuş ise de bu itirazlar yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 08/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu eserin FSEK md. 4 hükmünce güzel sanat eseri olduğu, davacının FSEK md. 22, 23, 25 yer alan çoğaltma, yayma, işaret,ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim mali haklarının ihlal edildiği, davaya konu eserin , piyasa rayici, ölçüleri, kullanılan mecra dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat bedelinin 7000 TL , FSEK md. 68 hükmü gereğince üç kat bedelin 21.000- TL olabileceğini, Davaya konu eserin kullanımında davacının manevi haklarından umuma arz, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılması salahiyetinin de ihlali nedeniyle manevi tazminat talebinin de yerinde olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişiler..., .., ... tarafından düzenlenen 18/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... internet sitesinde yer alan kullanımın haber kapsamında kaldığı, Eserin satış rayicinin 150.000.-TL ile 200.000.-TL arasında olduğu, Ancak, ressamın tablosuna değer katan diğer önemli husus resminin yapıldığı ünlü kişi olması nedeniyle ,Kullanılan görüntülerde tablo içeriğinin başka materyaller üzerinde görüntülendiğini, Programlar, tablonun konusu olan “Süleyman Seba”nın” manevi değerinin sunulduğu haber amaçlı konuları içerdiğini, tablo içeriğinin kullanım süreleri değerlendirildiğinde, her saniye için tablo rayiç değerinin 1/5 i oranında kullanım bedelinin :
Ekran Görüntüsü 1 açılış: 0:00 - 0:17 aralığında toplam 17 saniye (cd) 8.500.-TL
Resim 1: 06.12.2022 tarihinde alınan ekran görüntüsü 2 saniye (web) 1.000.-TL
Ekran Görüntüsü 3 kapanış: 03:06 - 03:33 saniyeleri toplam 27 saniye (cd) 13.500.-TL
Ekran Gört.1 açılış: 0:00 - 0:04 aralığında toplam 4 saniye (dvd) 2.000.-TL
olmak üzere toplam 25.000 TL olacağını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 26/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sektör Yönüyle Yapılan İncelemeler Kapsamında ; Davacı ... elinden çıkma özgün sanat eserinin kendisinden izin alınmadan davalı tarafından kullanıldığından FSEK m. 66 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu eserin haber amaçlı kullanımın söz konusu olmadığından FSEK m. 37 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, dosyadaki 18/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu eserin güncel satış değeri 150.000 - 200.000 TL. arası olarak ifade edilse de sanatçının kişiliği, ünü, sergileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak kapsamlı bir değerlendirme yapıldığında bu bedelin dava konusu sanat eseri için fahiş nitelikte olduğu, Güzel Sanatlar Birliği Resim Derneğinin rayiç bedel yazısı dikkatlice incelendiğinde “tecavüzün ref'i önlenmesi ve tazminat davası nedeniyle farklı bir kullanım ile dava konusu kullanımlar yönünden” değerlendirildiği, dolayısıyla bu bedelin eserin piyasa değerinin dışında ve işbu davadaki kullanımdan farklı bir kullanıma yönelik olduğu ve farklı taraflara ait raporların işbu dosya nezdinde FSEK m. 68 kapsamında rayiç bedelin tespitinde emsal olamayacağı, dolayısıyla bu bedelin eserin yalın piyasa değerinin dışında ve üzerinde olduğu; 06/04/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda yer alan değerlendirme, görüş ve kanaatin gerçekçi olduğu ve eser kullanımının FSEK m. 66 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve FSEK m. 68 hükmü gereğinin yapılabileceği, 18/01/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda dava konusu eserin ... internet sitesinde kullanımının haber kapsamında değerlendirildiği ifade edildiği, bu kanaatin FSEK m. 37'yi işaret ettiği, dolayısıyla her hangi bir teklif ödenmesi gerektirmediği, eser kullanımının hem haber kapsamında değerlendirilip hem de rayiç hesaplamasının yapılması 150.000-200.000 TL arasında rayiç bedel değerlendirmesinin yersiz ve fahiş bir değerlendirme olduğu , 06/04/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda yer alan değerlendirmede yer alan rayiç bedelin yerinde olduğu ancak ülkemizdeki yüksek enflasyonist ortam, Türk Lirasının alım gücündeki beklenenden fazla düşüş ve anormal ekonomik şartlar nedeni ile bir değişim de söz konusu olduğundan rayiç bedelin 10.000- TL olabileceğini, Dava konusu güzel sanat eserinin (FSEK m.4) tanıtma amacının dışında eserin bazı parçalarının değil tamamının kullanılmasının haber veya bilgilendirme gerekçesiyle iktibas edilmesinin FSEK md. 37 kapsamında koruma göremeyeceği, ayrıca kullanımın hukuka uygun olabilmesi için ticari amaçlı olmaması ve hak sahibinin meşru menfaatlerine zarar vermemesi gerektiği, dava konusu edilen güzel sanat eseri olmakla birlikte bu eserden ticari kazanç elde edileceği açık olduğundan vaki kullanımın hukuka uygunluk sebepleri içerisinde yer almadığı ve izinsiz kullanım sebebiyle eser sahibinin haklarının ihlal edildiği, bu sebeplerle dava konusu kullanımın iktibas serbestisi sınırları içerisinde de yer almadığı kanaatine varıldığını, dolayısıyla dava konusu davacıya ait güzel sanat eserinin (FSEK m. 4) tamamının davacıdan izin almaksızın ve bedelini ödemeksizin davalının kullanmasının FSEK md. 37 kapsamında değerlendirilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
ESER SAHİPLİĞİNİN İNCELENMESİ
FSEK Madde 1/B hükümlerine göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve bu kanunda ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanat eseri ve sinema eseri olarak kabul edilen mahsullerdir. Bir ürünün eser sayılması için onu vücuda getirenin hususiyetini taşıması gerekir. Bu ilk temel şarttır. İkincisi ise kanunda dört başlık altında düzenlenen eser kategorilerinden birine dâhil olmaktır. Kanunun 2. Maddesi ilim ve edebiyat eserlerini, 3. Maddesi musiki eserlerini, 4. Maddesi güzel sanat ve 5. Maddesi de sinema eserlerini düzenlemiştir. Eser sahipliği kavramı, Kanunun hem tanımlar kenar başlıklı 1/B maddesinde hem de 8/1 maddesinde “eseri meydana getiren kişi” olarak tarif edilmiştir. O halde, bir kitabın yazarı, bir bestenin kompozitörü, bir resmin çizeri, bir fotoğrafı çeken, sinema eserlerinde de yönetmen, senaryo yazarı, özgün müzik bestecisi ve animatör eser sahibidir. Eser meydana getirmek, eser olarak nitelendirilebilecek hususiyetini katarak, Kanun’un dört başlık altında düzenlediği kategorilerden birine dâhil edilebilecek bir ürün ortaya koymaktır. Kanun eseri meydana getiren kişiye çeşitli haklar tanımıştır. Bu hakları kullanma ve yararlanma yetkisi de münhasıran eser sahibine aittir (FSEK md. 13/1, md. 18, md. 19, md 20) Eser sahibine tanınan haklar Kanunun “FİKRİ HAKLAR” başlıklı üçüncü bölümünde düzenlenmiş olup, 13, 14, 15, 16 ve 17. maddelerde manevi hakları; 21, 22, 23, 24 ve 25 maddeler de mali haklar yer almaktadır. Buna göre eser sahibi eserinin umuma arzı, adının eseriyle birlikte anılması, eserin bütünlüğüne zarar verilmemesi ve eserin aslına erişim konusunda münhasır nitelikte manevi hakları haizdir. Eser sahibinin mali hakları ise eserin işlenmesi (m.21), çoğaltılması (m.22), yayılması (m.23), umumi mahallerde temsili (m.24) ve umuma iletim (m.25) şeklinde öngörülmüştür. Manevi ve mali haklar eser sahibinin izni olmadan üçüncü kişilerce kullanılamaz. Kanunda belirtilen istisnalar (md. 30-37) saklıdır. Eser üzerindeki 14-17. maddelerde belirtilen hakların eser sahibinin izni olmadan kullanılması manevi haklara; 21-25 maddelerde belirtilen hakların kullanılması mali haklara saldırı teşkil eder. Fikir ve sanat hukukunda hakların devrine veya kullanma yetkisinin verilmesine (ruhsat-lisans) ilişkin sözleşme ve tasarrufi muamelelerin yazılı şekilde yapılması ve kullanma yetkisine veya temlike konu hakların neler olduğunun sözleşmede belirtilmesi şarttır (FSEK 52). Yazılı yapılmayan hukuki muameleler geçerli değildir. Güzel sanat eserlerinin telif kapsamında korunmasının ana koşulu, diğer eser türlerinde olduğu gibi, eser sahibinin hususiyetinin yanında bu eserlerin estetik değere (bedii vasfa) sahip olmasıdır. Yani estetik değer bütün güzel sanat eserlerinde aranan önemli bir koşuldur. Zaten, FSEK’in 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında geçen “estetik değere sahip olan...” ifadesinden, eserlerden ancak bu niteliğe sahip olanların güzel sanat eseri olarak kabul edilebileceği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında
Alınan her iki heyet raporunda da ; Dava konusu uyuşmazlıktaki tablonun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu, Davacının FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi olduğu, yağlıboya eserin farklı alanlardaki kullanımının davacının mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme,FSEK 22'de belirtilen çoğaltma, FSEK 23'te belirtilen yayma hakkının, davacının manevi haklarından ise farklı bir mecrada kullanım konusunda umuma arz yetkisinin davacıda olduğu dikkate alındığında FSEK 14'te belirtilen umuma arz hakkının ihlali sayılacağı anlaşılmıştır.
TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Davacı, FSEK’ten kaynaklanan haklarının ihlali sebebiyle FSEK m.68 kapsamında 3 kat telif tazminatı talep etmiştir.
FSEK m.68/2 hükmüne göre talep edilebilecek telif tazminatının ise, taraflar arasında sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedel veya rayiç bedel esas alınarak belirlenmesi gerekir. Rayiç bedel belirlenirken, sanatçının sanatçı kimliği, eserin niteliği, kullanım amacı, eser üzerinde hangi hakların, hangi süre ile ve ne şekilde (tam ruhsat, devir, izin) tanındığı gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. Davacının Ressam olduğu ve... başkanı ...'nın yağlıboya portresini 1988 yılında resmettiği ve...'ya hediye ettiğini , ancak davacıdan iznini almaksızın söz konusu portrenin farklı mecralarda kullanıldığı ,
Dosyada bulunan bu bilgi ve belgeler kapsamında dava konusu olan ...'nın portresinin olduğu yağlıboya tablonun FSEK m.11 deki karinece rçevesinde eser sahibinin davacı olduğu anlaşıldığından Raiç bedel yönünden kullanımın FSEK 37. Madde kapsamında değilse raiç yönünden incelenmesi gereklidir.
FSEK 37. MADDE KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME:
Davalı tüzel kişiliğin ulusal bir haber kanalı olması nedeniyle kullanımın FSEK m.37 hükmü dikkate alındığında basının fikir ve sanat eserlerinden haber ve bilgi verme maksadıyla yararlanabilmesi açısından da inceleme yapılması gereklidir.
FSEK m.37 hükmü dikkate alındığında basının fikir ve sanat eserlerinden haber ve bilgi verme maksadıyla yararlanabilmesi için eserin alenileşmiş olması, eserin haber ve topluma bilgi vermek maksadıyla kullanılması, eser parçalarının tanıtma amacının dışında kullanılmaması, eserden bazı parçaların alınması ile sınırlı olarak kullanılması (Eserin bütünü veya önemli bir bölümünün haber veya bilgilendirme gerekçesiyle iktibas edilmesi mümkün değildir.), fikir ve sanat eserleri, haber ve bilgi verme kapsamında kullanılırken, mutad olduğu şekilde eser ve eser sahibinin adının belirtilmesi gerekir. Bilirkişi raporunda Davalı, ... sitesinde “...” başlığıyla dava konusu “...” kitap kapağı olarak kullanılarak kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla kitabın tanıtım toplantısı, yazarı ve içeriği ile yayınladığı belirtmişse de, dava konusu güzel sanat eseri (FSEK m.4) tanıtma amacının dışında eserin bazı parçalarının değil tamamının kullanılması haber veya bilgilendirme gerekçesiyle iktibas edilmesi FSEK m. 37 kapsamında korunmamaktadır. Ayrıca, kullanımın hukuka uygun olabilmesi için ticari amaçlı olmaması ve hak sahibinin meşru menfaatlerine zarar vermemesi gerektiği, dava konusu edilen güzel sanat eseri olmakla birlikte bu eserden ticari kazanç elde edileceği açık olduğundan vaki kullanımın hukuka uygunluk sebepleri içerisinde yer almadığı ve izinsiz kullanım sebebiyle eser sahibinin haklarının ihlal edilmesi nedeniyle dava konusu kullanımın iktibas serbestisi sınırları içerisinde de yer almadığı anlaşılmıştır.
TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Dosyada davaya konu tablonun davalı tarafça izin alınarak kullanılması halinde davacıya ödenecek emsal telif bedeline ilişkin emsal sözleşme veya rayiç bedel yazısı bulunmamaktadır.
... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası ile açılan, davalı konumundaki ...Şirketi arasındaki dava dosyasına sunulan deliller huzurdaki dosyaya delil olarak sunulmuş ise ( davalının haksız kullanımı nedeni ile talep edilebilecek rayiç bedel olarak ... tarafından 13/12/2022 tarihinde 50.000 TL. olarak belirlenmiştir. ) oysa ... rayiç bedel yazısı incelendiğinde bedelin “tecavüzün ref'i önlenmesi ve tazminat davası nedeniyle farklı bir kullanım ile dava konusu kullanımlar yönünden” değerlendirildiği, dolayısıyla bu bedelin eserin piyasa değerinin dışında ve işbu davadaki kullanımdan farklı kullanıma yönelik olduğu ve farklı taraflara ait raporların huzurdaki dosya nezdinde FSEK m. 68 kapsamında rayiç bedelin tespitinde emsal olamayacağı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, raiç yönünden dosyadaki deliller ile uyumlu olan ve son bilirkişi raporu mahkememizce hükme dayanak olarak alınmış ve toplanan delillere göre ; davaya konu eserin FSEK madde 4 hükmünce güzel sanat eseri olduğu, davacının eser sahibi olduğu, davacının eser sahibi olmasından kaynaklı olarak yasanın kendisine tanığı 22, 23, 25'te yer alan çoğaltma yayma işaret ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim mali haklarının ihlal edildiği, davaya konu eserin piyasa rayici, ölçüleri, kullanılan mecra dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat bedelinin 10.000 TL olacağının anlaşıldığı, FSEK m. 68 hükmü gereğince üç kat tazminat talep edildiği , bu kapsamda takdir hakkının mahkememize ait olduğu, Davacı vekili 27.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ve ekindeki tamamlama harç makbuzu ile maddi tazminat istemini 10.000 TL nın 3 katı 30.000 TL olarak talep ettiği, sunulu delillere göre davaya konu eserin türü, niteliği, beğeni ölçüsü kullanımın mecrası süresi ve yoğunluğu da dikkate alındığında emsal telif bedelinin yani 10.000 TL nın 3 katı olan 30.000 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı manevi tazminatta talep etmiş olup, Davacının manevi haklarından FSEK 15'te belirtilen eser sahibi olarak belirtilme hakkı ile FSEK 14'te belirtilen umuma arz hakkının ihlal edilmesi nedeniyle davacının manevi tazminat talep hakkının olduğu, gözetilerek ; Tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, sanatçının tanınmışlık ölçüsü , paranın satın alma gücü ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 7000 TL olarak takdir edilmiş ve davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Davacı yan ihlal tarihinden itibaren faiz talep etmişse de bilirkişi raporlarında incelenen kayıtlarda tarih ve saat bilgisi bulunmadığından keza davacının da kendisi dahi dava açarken tarih ve saat bilgisi vermeden genel ifadeler ile ihlal tarihinden itibaren tazminat talep ettiğini beyan etmişse de , ihlal tarihi somutlaştırılmadığından dava tarihi esas alınarak karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine,dava tarihinden sonra davalının kullanımda bulunduğu yönünde delil bulunmadığından tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2- Fsek 68 maddesi uyarınca 10.000 TL nın 3 katı 30.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Takdiren 7000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.07.1987 tarih, 1836/4131, 13.10.2009 tarih 5561/10516, 13.09.2011 tarih 10929/10277 ve HGK'nın 20.03.2002 tarih, 176/214 sayılı kararlarında açıklandığı ve öğretide de benimsendiği üzere, hak sahibinin FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif tazminatı talebinde bulunduğu ve mahkemece de telif tazminatına hükmedildiğinden taraflar arasında farazi sözleşme yapılmış gibi bir hukuki durum meydana geleceğinden ve bu durumda, davalının eyleminin de farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşeceğinden; davacı hak sahibi farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın refini ve menini isteyemeyeceğinden bu yöndeki istemin reddine, dava tarihinden sonra davalının kullanımda bulunduğu yönünde delil bulunmadığından tedbir isteminin reddine,
5- 427,60 TL ilam harcının ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 368,30TL harcın davalıdan tahsiline,
6-2.527,47 TL ilam harcının peşin ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 1.857,16 TL harcın davalıdan tahsiline,
7-Davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 670,31 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59.30 TL başvuru harcı, 16.000 TL bilirkişi ücreti, 676 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 16.735,30 TL'nin taktiren 3/2 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafın yargılama giderlerinden olan 400 TL tebligat ve müzekkere masrafı ve 5000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.400 TL yargılama giderinin taktiren 3/1 inin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 7.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Reddedilen ref' ve men'i talepleri yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı ,gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 07/05/2024

Katip
¸

Hakim
¸