T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/397 Esas
KARAR NO : 2024/31
DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2021
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 08/10/2007 tarihli Müzik Eserleri Yayını İzni Sözleşmesi ile başlayan ilişkinin davalının borcunu ödememesi ile davacı tarafından ... 35. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası 11/03/2019 tarihinde ilamsız takip başlatılmış olduğu, borçlunun bila tarihli itiraz dilekçesi takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, borçlunun itirazı üzerine arabuluculuk kurumuna 12.08.2021 tarihinde başvurulmuş tutanakta görüldüğü üzere taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, bunun üzerine huzurdaki davayı ikame ettikleri, davacının itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı ile imzaladığı geçerli bir sözleşme ve taraflarına gönderilen bir fatura olmadığında borçlarının bulunmadığı, davanın taraflarını bağlamadığını ve Tarafı olmadıklarını, Sözleşme şartlarını, yine taraflarına tebliğ edilmeyen faturayı kabul etmediklerini, Davacıdan hizmet almadıklarını, huzurda görülen davaya bu yönüyle itiraz ettiklerini, davaya konu olan borcun zaman aşımına uğradığını bu sebeplerden dolayı davanın esas bakımından reddine karar verilmesini, haksız takip sebebiyle davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; ... 35. icra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olduğu, anlaşılmıştır.
Bilirkişiler 30/11/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; Yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda; Davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile başlatılan ilamsız takibin, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki süresinde yapıldığı ve sahibi lehine delil taşıdığı, Davacı Meslek birliği ...'nin, ticari defter kayıtlarında icra takip tarihinde davalıdan 7.774,49 TL alacaklı gözüktüğü, davaya konu olan borcun zaman aşımına uğrayıp uğramadığının Mahkememizin takdirine bırakıldığı, Davacı ...' nin ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip tarihi itibari ile 7.774,49 TL Asıl alacak ve 46.929,84 TL gecikme faizi ile birlikte toplam 54.704,33 TL alacak Hesap edildiği, takipte 441,71 TL eksik talepte bulunduğu, Taleple bağlılık ilkesi gereği toplamda 54.262,62 TL alacaklı olduğu, Talep edilen İcra inkar Tazminatının Mahkememizin takdirine bırakıldı, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar aylık %8 yıllık %96 oranlarda faiz talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davalı itiraz olarak alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmektedir. Zamanaşımı ile ilgili genel hükümler Türk Borçlar Kanunu 146. maddesinde düzenlenmiş olup, alacaklar aksine hüküm bulunmadıkça 10 yıllık zamanaşımına tabiidir ve zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Davaya konu icra takibi 2019 yılında başlatılmış olup zamanaşımı bu tarihte kesilmiştir. Bu sebeple borçlu-davalının zamanaşımı itirazı yerinde değildir.
Davalı, davacı meslek birliği ile aralarında sözleşme olmadığını ve borcu olmadığını iddia etmektedir. Davalı, davacı ...’ne herhangi bir borcu bulunmadığını iddia etse de konusu, ödenecek mali hak bedeli karşılığında sözleşmenin tarafı olan Meslek Birlikleri repertuarlarına ilişkin kullanım iznine sahip olmak olan 08/10/2007 tarihli Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi taraflar arasında imzalanmış olup tarafların kaşeleri ve imzaları sözleşmede bulunmaktadır. Sözleşmenin MALİ ŞARTLAR başlıklı 4.maddesi uyarınca; Meslek Birliklerinden almış olduğu yayın izni karşılığında 01.12.2006-31.12.2007 takvim yılına ilişkin Meslek Birlikleri'ne ödeyeceği bedel KDV hariç 8.875,00-TL olarak belirlenmiş ödeme tarihleri ve şekli Sözleşme'nin 4.maddesi a ve diğer bentlerinde tespit edilmiştir. ve SÖZLEŞMENİN SÜRESİ başlıklı 11. maddenin 1.bendinde; “Taraflardan herhangi biri, sözleşmenin bitiminden en geç bir ay evvel sözleşmeyi feshettiğini bildirmemesi halinde sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder. " şeklindeki düzenleme nedeniyle sözleşme uzayarak devam etmiş ve "MSG uygulanacak müzik eseri lisanslama bedellerinde yıllık artışın her halukarda bir önceki yılın TEFE ve ÜFE artışı ortalamasını(TEFE+ÜFE/2) aşmayacağını taahhüt etmektedir ".denilmek suretiyle artış oranları tespit edilmiştir. dolayısıyla, her yıl ödenmesi gereken mali hak bedeli taraflarca kararlaştırılmıştır. Nitekim Lisans Sözleşmesi’nin İMZA başlıklı 14.maddesinde “5 sayfa ve 14 madde bir ekten oluşan işbu sözleşme 08/10/2007 tarihinde taraflarca okunmuş, anlaşılmış ve yetkili imzaları eliyle, iki (2) nüsha olarak düzenlenmiş ve imzalanmıştır” denilmektedir.
Borçlu-davalı, basiretli tacir olarak sözleşmenin doğuracağı hak ve yükümlülüklerin farkında olarak bu sözleşmeyi okumuş, imzalamış, kabul etmiş ve sözleşmeye taraf olma iradesi göstermiştir. Dolayısıyla belirtilen sözleşme hükümlerinin ne anlama geldiğini ve sonuçlarının kabul etmiştir. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi’nin 2018/17 E. 2018/1642 K. Sayılı kararı uyarınca, “Aynı kanunun 20/II. maddesi (6102 Sayılı TTK'nın 18/II) maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait faaliyetlerinde basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gerekir. Basiretli bir işadamı gibi davranma yükümü aslında objektif bir özen ölçüsü getirmekte ve tacirin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde, kendi yetenek ve imkânlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli ve öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğunu vurgulamaktadır (Ticari İşletme Hukuku, Prof. dr. Sabih Arıkan 7. Baskı 2004 sayfa 132 vd.). Tacir özellikle ticari işletmesiyle ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken basiretli bir işadamı gibi davranmak zorundadır. Tacir, ister icapta bulunan, isterse kabul eden durumunda olsun akdin kurulmasından önce ve kurulması sırasında ticaretinin özelliğini gözönünde tutan tedbirli ve ileriyi makul ve mutad bir oranda gören bir tacir gibi davranmak zorundadır.” Sözleşmeye ve ilgili hükümlere rağmen borçlunun borcu olmadığını iddia etmesi mahkememizce yerinde bulunmamıştır.
Davalının davacı meslek birliğinden hizmet almadığına ilişkin olarak ise; taraflar arasındaki sözleşmenin SÖZLEŞMENİN KONUSU VE VERİLEN YAYIN İZNİNİN KAPSAMI başlıklı 2. Maddesi uyarınca " Sözleşmenin konusu, T.C sınırları içerisinde, ...'nın YAYIN KURULUŞU tarafından aşağıdaki koşullarda kullanılması için, tarafların hak ve yükümlülüklerinin saptanması..." şeklinde belirtilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere zaten sözleşmenin konusu herhangi bir hizmete verilmesi veya verilmemesi değil davacı meslek birliği ...'nin repertuvarındaki müzik eserlerinin kullanım iznine ilişkin davalı yayın kuruluşuna lisans verilmesidir. Dolayısıyla davalı bu iddiasının bir dayanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki, söz konusu iddiaların hukuki temeli olduğu varsayılsa dahi, davalı basiretli bir tacir olarak Yayın Lisans Sözleşmesi’ni okumuş anlamış ve kabul edip imzalamıştır. Ortada lisans alınmasını ve bunun karşılığında lisans bedeli ödeneceğine dair bir sözleşme mevcuttur. Davaya konu icra takibi de işbu sözleşmede kararlaştırılan mali hak bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Dolayısıyla söz konusu iddialara dayanması da bu açıdan mümkün değildir.
Davalı taraf bilahare sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile sözleşmeyi miktar ve yetki itibari ile farklı yetki grubundan kişilerin imza attığını iddia etmiş ise de; ilgili kişilerin yetkili olduğu sabit olup, davalı yanın bu konuda inkarı bulunmamaktadır. Davalı tarafın itirazı, sözleme konusu miktar itibari ile imzayı, imza atan şirket yetkililerin değil B grubundan yetkili olan iki kişinin atması gerektiğini iddia etmektedir. Şirketin yapacağı sözleşmelerdeki miktar ve yetkiye göre yapılacak ayrımın davacı tarafça bilinmesi mümkün olmayıp, şirket iç ilişkisini ilgilendiren bir konudur. Sözleşme şirketi temsile yetkili olmayan kişilerce imzalanması halinde bu itirazın geçerli olabileceği ancak mevcut durumda davalı şirketin yapmış olduğu ayrıma göre farklı gruptan olan yetkililerce imza atılmış ise de; şirketi temsilen yetkili kişilerce imza atıldığı izihtan varestedir. Kaldı ki bir an için imza tarihi itibari ile sözleşmenin geçerli olmadığı kabul edilse dahi yukarıda da ifade edildiği üzere sözleşmenin imza edildiği tarihten bu yana 17 yıl geçtiği, sözleşmenin 11. maddenin 1.bendinde; “Taraflardan herhangi biri, sözleşmenin bitiminden en geç bir ay evvel sözleşmeyi feshettiğini bildirmemesi halinde sözleşme aynı şartlarla yıldan yıla yenilenerek devam eder. " şeklindeki düzenlemenin mevcut olduğu, söz konusu maddeye rağmen davalı şirketin sözleşmeyi feshetmeyerek iş bu dava ile sözleşmenin geçerli olmadığını iddia etmesi hakkın kötüye kullanılması kapsamında olup, mahkememizce bu itirazın kabulü mümkün görülmemiştir.
Bir diğer önem ile bahsedilmesi gereken konu ise dosya kapsamına alınan 30/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Yapılan inceleme ve hesaplama sonucunda; Davada uyuşmazlık konusunun, davalı hakkında ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya ile başlatılan ilamsız takibin, davalının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiki süresinde yapıldığı ve sahibi lehine delil taşıdığı, Davacı Meslek birliği ...'nin, ticari defter kayıtlarında icra takip tarihinde davalıdan 7.774,49 TL alacaklı gözüktüğü, davaya konu olan borcun zaman aşımına uğrayıp uğramadığının Mahkememizin takdirine bırakıldığı, Davacı ...' nin ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip tarihi itibari ile 7.774,49 TL Asıl alacak ve 46.929,84 TL gecikme faizi ile birlikte toplam 54.704,33 TL alacak Hesap edildiği, takipte 441,71 TL eksik talepte bulunduğu, Taleple bağlılık ilkesi gereği toplamda 54.262,62 TL alacaklı olduğu, Takip tarihinden tahsil tarihine kadar aylık %8 yıllık %96 oranlarda faiz talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı, alınan raporda icra takibindeki miktarlara göre daha yüksek miktar hesaplandığı, icra takibinde belirtilen davacının talep ettiği faiz oranlarında da isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmiş ve alınan bilirkişi raporunda açıkça icra takibine konu alacaktan davalının sorumlu olacağı net bir şekilde tespit edilmiş, yapılan hesaplama içeriği mahkememizce yerinde bulunmuş olup davalı taraf da bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmemiştir.
Davalının icra takibine ilişkin borçlu olduğu ve icra takibinden sorumlu olması gerektiğine dair açık ve net tespitler içeren bilirkişi raporuna davalı taraf süresinde itiraz etmemiş, bu meyanda davacı taraf lehine icra takibine konu alacak yönünden hak sahipliği anlamında kazanılmış hak durumu da oluşmuştur.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ile alınan bilirkişi raporu ışığında; açılan davanın kabulü ile ... 35. İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, alacağın likit ve belirli olması, davalı tarafın itirazının haksız olması sebebiyle takibe konu asıl alacak miktarı olan 7.774,49 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafın zamanaşımı ve sözleşmenin yetkili kişiler tarafından imzalanmaması iddiasına dayalı sair itirazların reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kabulü ile ... 35. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,
2-Takibe konu asıl alacak miktarı olan 7.774,49 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davalı tarafın zamanaşımı ve sözleşmenin yetkili kişiler tarafından imzalanmaması iddiasına dayalı sair itirazların reddine,
4-Davanın kabulüne konu kısım üzerinden davalı yandan alınması gereken 3.706,67 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 655,36 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.051,31 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 1.818,16 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 31/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!