WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/172 Esas
KARAR NO:2024/39

DAVA:Endüstriyel Tasarım hakkına tecavüz ve hâksiz rekabetin önlenmesi&tazminat
DAVA TARİHİ:20/05/2021
KARAR TARİHİ:06/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım hakkına tecavüz ve hâksiz rekabetin önlenmesi&tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin tescil başvurusunda bulunduğu ... numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Başvuru Formundaki ... numaralı tasarım ile başkaca tescilli ve tescilsiz tasarımlarının taklitlerinin Davalı ... tarafından "..." Markası ile üretim ve satışı yapılmakta olduğunu, Davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İse diğer davalıdan temin ettiği taklit ürünleri kendisine ait iş yerlerinde ve @... ve @... adlı instagram satış sayfalarında satışı gerçekleştirildiğini, Tasarım Hakkına Tecavüz ve haksız rekabet eylemi davalı tüzel kişiliğin ticari faaliyeti çerçevesinde yapıldığından, şirket müdürü ... davalı tüzel kişiliğin müdürü olarak haksız fiili bizzat gerçekleştiren kişi olduğundan davaya taraf yapıldığını, Müvekkiline ait orijinal ürün sunularak ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile davalı ... Konfeksiyonun iş yerinde ve @... ve @.. adlı instagram sayfaları üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, 25.02.2021 tarihinde yapılan keşfe ilişkin zabıtta davalı şirket Müdürü ...'un beyanı alınmış olup; davalı beyanında " 1 adet ürünün numune olarak alınmasına muvafakatimiz vardır. Ürünü biz ... isimli üreticiden satın aldık. Buna ilişkin fatura örneğini dosyaya ibraz ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğunu, bilirkişi raporunun sonuç kısmında "Aleyhine delil tespit istenene ait olduğu belirtilen ... ve ... adlı internet sitelerinde 18.02.2021 ve 19.02.2021 tarihlerinde tüketicilerin beğenisine sunulmak üzere yayınlanmış elbiseler ile ... adlı mağazada tespite konu elbiselerin tasarımların tespit isteyen ...'a ait ... sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan (...) nolu tasarım ile benzer oldukları ve koruma kapsamında yer aldığının tespit edildiğini , davalılar tarafından gerçekleşen tecavüz ve haksız rekabetin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik SMK 151/2-a kapsamına göre 1.000 maddi, 100 TL itibar, 20.000 TL manevi tazminatın 25/02/2021 tarihinden işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili, ihtiyati tedbir ve hükmün ilanı taleplerine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ... vekili 25.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacının iddia, talep ve beyanlarını kabul etmediklerini, davacının maddi tazminat talebini 6769 Sayılı Kanun’un 151/2-a maddesinde yer alan “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” olarak seçtiğini, davacının kendi beyanına göre, 3.000 adet x ürün başına kar talep ettiğini, bu durumda davaya konu ürün için karlılığın ne kadar olduğunun bizzat davacı tarafından bilinir olduğuna göre, asgari dava değerini belirleyerek dava açması gerekirken belirsiz alacak davası ikame ettiğini, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunun yeterli inceleme/araştırma yapılmadan, teknik detaylara yer verilmeden hazırlandığını, Yeni ve ayırt ediciliğe sahip olmayan tasarımların koruma kapsamı atına alınmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, dava konusu ürünün, davacıdan çok daha önce farklı firmalarca satışının ve üretiminin yapılmakta olduğunun yaptıkları araştırma sonucunda tespit edildiğini, Müvekkilinin üretmiş olduğu dava konusu üründen yalnızca diğer davalıya 30 adet sattığını, diğer davalı ... ise ürünü ilk kez 18.02.2021 tarihinde "@..." isimli instagram hesabında satışa sunduğunu, tespit tarihinin ise 25.02.2021 olup, ürünün satışının yalnızca 30 adet ile sınırlı kaldığını, tespit sonrası ürünleri hiçbir şekilde satışa sunmadıklarını, davacının, ortalama olarak bir tasarımdan 3.000 adet üretim yapıldığı iddiasının ve taleplerinin dayanaksız olması nedeniyle kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmadığını, Her şeyden evvel dava konusu ürünün bir abiye elbise olduğunu, abiye elbiselerin, özellikleri açısından gündelik kullanımdaki kıyafetler kadar sık kullanımı bulunmayan, sadece özel davet, gece veya düğünlerde giyilebilen bayan giysileri olduğunu, Müvekkilinin 2020 yılına ait Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile açıkça ortada olduğu üzere Müvekkilinin; Küçük Ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri Ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca "Mikro İşletmeler" arasında olduğunu dava konusu edilen her bir talebin ayrı ayrı reddine, karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... ve ... vekili 25.06.2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle: davanın doğrudan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini yada davacı tarafa asgari değeri belirtmek ve harcı tamamlamak adına kesin süre verilmesini, davalı ... bakımından husumet itirazları gözetilerek davanın reddi gerektiğini, zira müvekkili ...'un davaya konu eylemler nedeniyle bir sorumluluğu bulunmadığını, ... yalnızca şirket ortağı olduğunu, Müvekkili ...’un dava konusu ürünü diğer davalı ...'den yalnızca 30 adet satın aldığını, alıma dair fatura tarihi 03.02.2021 olup tespit raporu ile sabit olduğu üzere ürünü ilk kez 18.02.2021 tarihinde "@..." isimli instagram hesabında satışa sunduğunu,tespit tarihi ise 25.02.2021 olduğunu, Gerçekleştirilen tespit işlemi üzerine Müvekkilinin her ihtimale karşı tedbir amaçlı olarak söz konusu ürüne ilişkin yaptığı tüm satış faaliyetlerini durdurduğunu, Sonuç olarak, dava konusu ürünlerin yalnızca 7 gün boyunca satışa sunulduğunu, her şeyden önce davaya konu ürünün, hukuken koruma altına alınabilecek nitelikte bir tasarım olmadığını , Tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu hiçbir şekilde işbu davada esas alınamayacağını, davacının seçim tarzına göre marka hakkına tecavüzü, fiili zararı, yoksun kalınan kazancı ve zarar miktarını ispat yükünün kural olarak davacı üzerinde olduğunu, Bu yönteme göre yoksun kalınan kazanç hesabında öncelikle tasarım hakkı sahibinin ticari defterleri üzerinde ayrıntılı bir inceleme yapılmalı ve davacının tecavüz öncesi dönemlerdeki kar oranları ile yıllara göre bu oranlardaki artış tespit edilerek hesaplamada bu oranların gözetilmesi gerektiğini, oranlar tespit edildikten sonra geçmiş yıllardaki kar oranları ve bu oranların oluşturduğu grafik gözetilerek davacının tecavüzün gerçekleştiği dönemde eğer tasarıma tecavüz meydana gelmeseydi kar durumunun ne olabileceği belirlenip aradaki fark yoksun kalınan kazanç olarak belirleneceğini, davacının aradaki nedensellik bağını ve bir zarara uğradığını ispatladığı ölçüde, bizzat Müvekkili yüzünden azalan yahut iptal edilen satışları ile sınırlı olarak bir talepte bulunabileceğini, tüm bu hususlar ve ayrıca Müvekkilin işletme hacmi, faaliyet gösterdiği il ve kapasitesinin geniş kitlelere hitap edebilecek nitelikte olmadığı ve pandemi kısıtlamalarının da göz önüne alınması gerektiğini, davalının söz konusu üründen satmış olmasının davacı satışlarına aslında hiç etki etmediğini davacının her bir talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; endüstriyel tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik SMK 151/2-a kapsamına göre 1.000 maddi, 100 TL itibar, 20.000 TL manevi tazminatın 25/02/2021 tarihinden işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili, ihtiyati tedbir kararı verilmesi kapsamında açılan bir davadır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ... ,..., ... 22/07/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı tarafa ait 29.01.2020 başvuru tarihli... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait sosyal medya hesaplarında yer alan ve tespit edilen ürün örnekleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, SMK'nın 6769 sayılı Kanunun 151/2- a maddesi dikkate alınarak yapılan hesaplamada maddi tazminatın 660-TL olabileceğini, Manevi tazminatın tamamen mahkemenin takdirinde bulunduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Erkut Eryayar, Özgen Örek, Birol Çelik 20/03/2023 tarihli EK bilirkişi raporlarında; kök rapordaki görüşlerini muhafaza ettiklerini , görüşlerinde değişikliği gerektirir bir hususun olmadığını bildirmişlerdir.
YASAL MEVZUAT
6769 sayılı SMK'nun 56. maddesi; "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 58. maddesi göre; "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
(4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar.
(5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır" hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
6769 sayılı SMK'nun 81.maddesine göre "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. (6769 sayılı SMK madde 59/3- a, b, c)
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesine göre; "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Delillerin Tartışılması ve Kabul
Türk patent ve marka kurumundan ... nolu tasarım tescil belgesine ait görseller tescil belgesiyle celp edilmiştir. Tasarımın 29.1.2020 tarihinde başvurusunun yapıldığı, bültende 24.3.2020 tarihinde yayınlandığı, tescilinin 29.1.2020 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
Gerek değişik iş dosyasında gerek mahkememizce alınan raporlar kapsamına göre; davalı tarafa ait sosyal medya hesaplarında yer alan ve tespit edilen ürün örnekleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları anlaşıldığından tasarıma tecavüz ve haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Davacının talebine göre maddi tazminat talebi 6769 sayılı kanunun 151/2-a maddesi uyarınca " Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel kapsamda incelenmiştir.
Mahkememizce davalıların ve davacının bağlı bulunduğu verdiği dairesinden mali kayıtlar celp edilmiştir.
Mali bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek rapordaki tespitler gözetildiğinde; Maddi tazminat hesaplamasında 25.02.2021 tarihli delil tespiti dışında davalıların dava konusu tasarımı daha fazla miktarlarda üretip satışa sundukları yönünde bir bilgiye ulaşma imkanı bulunmadığından bu doğrultuda delil tespitinde ele geçirilen 6 renk (30) adet ürün dikkate alınarak bir inceleme yapılmıştır. Davalı firma sahibi ...; dava konusu üründen sadece 30 adet numune üretimi yaparak ... Ltd. Şti’ ne 03.02.2021 tarih ... nolu fatura ile sattığını, bunun dışında dava konusu ürünün satışını yapmadığını beyan etmiştir.
Dava konusu elbise satışı 30 Adet x 100,10= 3.003,- TL'dir.
Davalı ...'in 31.03.2021 tarihli Geçici Vergi Beyannamesi dikkate alındığında,
Karlılık oranını (Brüt Satış Karı/Net Satışlar) %21,94 “tür.
Davalı firmanın net karı bilirkişi tarafından 3.003 % 21,94 = 660 TL olarak belirlenmiştir. ( SMK'nın 6769 saylı Kanunun 151/2 a maddesine Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir kök raporda 660 – TL olarak hesaplanmıştır.)
Davacı yan rapora itiraz etmiş, 3000 kesim yapıldığı faraziyesi üzerinden bir hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Toplanan deliller, tarafların mali kayıtları, tasarımın niteliği, tasarımın tescilli olduğu süre, kullanıldığı süre , tasarımın tescil tarihi ve tespitin yapıldığı yer gözetildiğinde; 25.02.2021 Tarihinde gerçekleştirilen delil tespit işleminde; ... Mahallesi ... Caddesi No.32 Merkez ... adresinde yer alan ... isimli mağazada tescilli tasarımın taklit edildiği iddia edilen elbiseler bilirkişi tarafından incelenmiştir. Bu elbiselerden 6 farklı renkte ürün bulunduğu tespit edilmiş ve mağazadan bilirkişi heyetine teslim edilmek üzere mahkeme kararı ile bir adet mint mavisi renginde elbise alınmıştır. Mağaza çalışanı, fatura ibraz ederek elbiselerin ... Giyim isimli şirketten satın alındığını ifade etmiştir. Faturanın 925 adet “elbise” için ... tarafından kesildiği anlaşılmış olmakla beraber, incelenen elbiselerin tamamının bu tasarıma konu olan elbise olmadığı anlaşılmıştır. Zira fatura da kod, elbiselerin hangi tasarım konusu elbise olduğu yani niteliği gibi bir belirleme bulunmamaktadır.
Kök rapordaki maddi tazminat hesaplaması; 25.02.2021 tarihli delil tespitinde ele geçirilen 6 adet (renk) ve daha sonra karşı cevap dilekçesinde 30 adet olduğu belirtilen beyanlar esas alınarak yani sunulu delillere göre hazırlanmıştır. Kaldı ki, faturada yazan 925 adet elbise 6 (renk) adet ürüne bölünse (154,2) 30 adet ürüne bölünse (30,8) sonucuna varılır. Sonuçların adet olarak tam çıkmadığı hususu dahi gözetildiğinde 925 adet elbisenin tamamının dava konusu tasarıma ait olmadığı hususu açıktır. 3000 ve katları ile bir üretim 6 pastal hesabına göre; bir hesaplama yapılması sunulu delillere göre hakkaniyete aykırıdır zira delil tespit raporunun 5.sayfasında işyerinin ön camdan görülen bölümünde işyerinin geniş bir alanda farklı tasarıma konu birden çok değişik elbise satışı yapıldığı, farklı tasarım elbiselerin vitrinde bulunduğu, dolayısıyla davalıların salt bu ürün için imal yapan/ satan firma olmadığı gibi ürünü fatura ile alanında salt bu tasarım ile satış yapmadığı da çok net şekilde sunulu deliller kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı vekili ise davalının üretim ve satış miktarı dikkate alınarak, müvekkilinin ürün başına satış fiyatı, müvekkilinin ürün başı maaliyeti dikkate alınarak müvekkilinin ürün başına karının bulunmasını istemiş sonrasında ise, davalıların üretim ve satış miktarları, minimum ve maksimum pastal masasında kaç kat kumaşla pastal atılabileceği ve en az üretim miktarı üzerinden müvekkilinin karlılık oranı baz alınarak maddi tazminat hesaplaması gerektiğini iddia etmiştir.
Ancak mali bilirkişinin raporunda bildirdiği üzere dava konusu ürüne ait üretim ve satış miktarı bilgileri yönünde davacı tarafından denetime uygun delil sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla davacının dava konusu tasarımdan kaç adet ürettiği ve sattığı, davalıların ise ele geçen adet dışında tecavüze konu ürünlerden kaç adet üretip sattığının ve bu ürünlerin satışından ne miktarda kar elde ettiğinin net olarak tespit edilemediği, davacının da dayanak tasarımdan ne kadar satış yaptığına dair hiçbir delil sunmadığı, bu durumda tasarımın kullanıldığı süre, tasarımın niteliği, ihlalin boyutu gözetilerek TBK'nın 50. maddesi uyarınca, bir tazminata hükmedilmesi gereklidir.
Her ne kadar davacı ürün başına kar ile 3000 üretim adedinin çarpılması halinde de mahrum kalınan karın hesaplanmasını talep etmiş ise de; Davacının bu talebinin kabul görmesi için muhtemel kazanç kaybının oluşması için davacı şirketin büyüklüğü, çalışan sayısı, ödenmiş sermayesi, cirosu, karı, yurt çapında ve yurt dışında sahip olduğu dağıtım kanalları, şubeleri, bayilikleri, servis ağı, ödediği vergi, ihraç miktarları, piyasasına hakimiyeti , ticari defter ve belgelerinde bu tasarım ile yaptığı siparişler, sattığı ürünleri ispat etmesi gerekirken bu yönde hiçbir delil sunmadığı ancak buna rağmen bilirkişilerden farazi ihtimale dayalı olarak hesaplama yapılmasını talep ettiği anlaşıldığından alınan kök ve ek rapor kapsamı gözetilerek usul ekonomisi gözetilerek tahkikat sonlandırılmıştır.
Bilindiği üzere tazminat hukukuna egemen olan görüş sebebsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde bir tazminat belirlenmesidir. Farazi ihtimallere göre üretim adedi belirlenemez ,bu şekilde bir belirleme genel hukuk ilkelerine de aykırıdır. Mahkememizin ihtisas mahkemesi olması dolayısıyla her yıl /dönem tekstil sektörünün yani sezon itibarıyla rağbet gören ve satışı yapılan ürün modellerinin farklılık gösterdiği, hatta iklimin dahi ürünler üzerinde satışa doğrudan etkisinin bulunduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bir önceki dönem daha çok satılabilen tescilli yada tescilsiz bir tasarım ürününün diğer dönem de aynı hızla ve sayıda satılması her sezonun (yılın) modası, rengi ve trendi farklılık gösterdiğinden, tüketicinin içinde bulunduğu ekonomik ortam dahi satış rakamlarını etkilemektedir.
Somut dosyada gerek davacı gerek davalı satışlarında ürünlerin bizatihi satış kodu vb hiçbir kayıt içermediği anlaşılmaktadır. Davacının farazi kesim ve dikim üretimleri ancak sektörde bir çok kişinin peşin ve iş garantisi olarak çalıştığı yurtdışında dahi şubeleri olan tanınmış firmalarda dahi söz konusu değilken gerek davacı gerekse davalının küçük çaplı işletmeler niteliğinde oldukları, gelen mali kayıtlarından anlaşıldığı , davacının farazi ihtimale göre bir tazminat hesabının yapılmasını talep etmesinin tazminat hukuku ilkelerine aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı anlaşılmıştır. Öte yandan davacının tasarımının davalı yanca uzun süredir piyasada var olduğu iddia edilmiş ancak hükümsüzlük davası açılmamıştır. Bilindiği üzere abiye/hazır giyim/tesettür firmalarında imal edilen yada satılan ürün çeşidinin piyasada birden çok firma tarafından yapıldığı, tüketici nezdinde alternatif ürünlerin çok çeşitli olması, davalı firmanın olası üretim ve satış kapasiteleri, pazardan aldıkları pay, pazardaki diğer aktörlerin davranışları gibi bir çok farazi etkenin bulunduğu bilinmektedir. Davacının ise zarar gördüğünü ispat etmesi ve bir kar mahrumiyeti varsa bunu deliller ile ispat etmesi gerektiği açıktır. Zira dava konusu tescilli modelin/tasarımın trend olan, tüketicinin çok tercih ettiği, ödül almış bir model olmadığı ,dolayısıyla tüketicinin bu tasarımının benzerini tercih için piyasada bir çok alternatif bulunduğu , dolayısıyla 3000 gibi kesimlerin ancak ve ancak çok tutulan trend olmuş tasarımlar için söz konusu olabileceği gözetildiğinde davacının farazi ihtimale dayalı taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının ilk istem dilekçesinde talep ettiği 1000 TL maddi tazminat somut olaya uygun bir tazminat olarak tespit edilmiştir. Davacı vekilinin 7.11.2023 tarihli dilekçesinde 1000 TL lık maddi tazminatın 750 TL sının ...den, 250-TL sının ise ... ..ve ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise 20.000 TL manevi tazminatın 15.000 lık kısmının ...den, 5000 -TL sının ise ... ..ve ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Maddi tazminat yönünden tazminatın kapsamı ve ödenme biçimini, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önüne alınarak belirleneceğinden (TBK m.51/I); özellikle zarar miktarının tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi (TBK m.50/II) gerekmektedir. Davalıların eyleminin devam ettiği süre, elde ettiği gelir, tasarımın bilinirliği, gücü, ihlalin boyutu ve niteliği, tarafların dosyaya yansıyan mali durumu, ihlal eyleminin gerçekleşme şekli ile kusurun ağırlığı, tasarımın ekonomik önemi, tasarım hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi, davacının dahi mali kayıtlarında ne miktarda ürün alıp sattığını ispat edememiş olması, Vergi Dairesinden gelen cevaplar da göz önünde bulundurularak, zararın tam tespitinin dosyadaki mevcut delillerle ispatı sağlanamadığından, TBK.'nın 50. maddesi kapsamında maddi tazminat hesaplanması yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre tarafların hazır giyim alanında faaliyet gösteriyor olmaları, tekstil işletmelerinde imal edilen ürün çeşidinin çok ve bu sektörde rekabetin yoğun olması, tüketici nezdinde alternatif ürünlerin çok çeşitli olması, davalı firmanın olası üretim ve satış kapasiteleri, pazardan aldıkları pay, pazardaki diğer aktörlerin davranışları, ürünün abiye tarzda olup günlük hayatta tercih edilen bir model olmadığı , tasarımın belirli bir yaş aralığındaki hanımlara hitap etmesi gözetilerek tazminat belirlenmiş olup, davacının 1000 TL lik maddi tazminat isteminin 750 TL sını ... den ve 250-TL sını ... ... san ve tic ltd şti den talep ettiğini bildirmesi, keza Davalılar dan ... ve ... … firmasasının tescilli tasarımı izinsiz olarak kullanıp ticari amaçla satışa sundukları , dolayısıyla davalıların eylemlerinde kusurlu olduğu gözetilerek bu davalıların eylemlerinin davacı yanın tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, her ne kadar Davalı ... hakkında dava açılmış ise de davalının gerçek kişi olması, şirketi temsil yetkisinin ve ortak olmasının mali yönden tek başına tazminattan kişisel malvarlığı ile sorumlu olmasını gerektirmediği, gözetilerek bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu gözetilerek REDDİNE, Bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalı tüzel kişilerin tasarıma tecavüzü sonucu, izinsiz olarak davacıya ait tasarımın kullanılması suretiyle oluşan haksız eylem manevi tazminatı da gerektirdiği sonucuna ulaşılmış bu nedenle tarafların sosyo ekonomik durumları ve manevi tazminat ile elde edilebilecek manevi tatmin, gözetilerek diğer davalılar hakkında manevi tazminata da hükmedilmiştir.
Bu durumda yukarda açıklanan gerekçeye ve toplanan delillere göre; Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 750- TL maddi tazminatın ve somut olaya uygun görülen takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ...’den tahsiline, keza BK hükümlerine göre 250- TL maddi tazminatın ve somut olaya uygun görülen takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ... ... san ve tic ltd şti ’den tahsiline, İtibar tazminatı istemlerinin şartları oluşmadığından bu taleplerin ayrı ayrı reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... ... san ve tic ltd şti ve ...’den eşit olarak tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre;
1-Davalılar dan ... ve ... ... ... san ve tic ltd şti ‘nin eylemlerinin davacı yanın tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu gözetilerek REDDİNE,
3-A-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 750- TL maddi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ...’den tahsiline,
B-10.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-A-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri ve BK hükümlerine göre 250- TL maddi tazminatın 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile davalılardan ... ... san ve tic ltd şti ’den tahsiline,
B- 5.000 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 25.2.2021 tarihinden itibaren değişir oranlı ticari faiz ile bu davalıdan tahsiline,
5- İtibar tazminatı istemlerinin ayrı ayrı reddine,
6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılar ... ... ... san ve tic ltd şti ve ...’den müteselsilen tahsiline,
7- 1.092,96 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 732,62 TL harcın davalılar ... ve ... ... San ve Tic Ltd Şti'den tahsiline,
8-kabul edilen Tecavüzün tespiti talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... San ve Tic Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Kabul edilen maddi tazminat talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 750- TL vekalet ücretinin davalı ... Tekinerdan, 250- TL vekalet ücretinin ... ... San ve Tic Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
10-Kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000- TL vekalet ücretinin davalı ...’den ,5000- TL vekalet ücretinin ... ... San ve Tic Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
12-Reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’e verilmesine ,
13-Reddedilen itibar tazminat talepleri yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 100- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
14-Davacı tarafından yatırılan 360,34 TL peşin harcın davalılar ... ve ... ... San ve Tic Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
15-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL başvuru harcı 5.690 TL tebligat ve 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.749,30 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davalılar ... ve ... ... San ve Tic Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
16-Davalı ...'ın yapmış olduğu 18,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
17-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 06/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır