T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/132 Esas
KARAR NO : 2024/27
DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Önlenmesi ve Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/04/2021
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Önlenmesi ve Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....’nin ...’de yerleşik bir firma olup işbu davaya gerekçe markaların sahibi olduğunu, Davacının, sahip olduğu “...” Markaları ile aynı olan ve bu davanın konusunu oluşturan ürünlerin Davalının internet sitesinde, sosyal medya hesaplarında ve ürün kataloglarında birçok ağaç şekilli oda ve araba kokusu olarak kullanıldığını öğrendiklerini, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz sayılan filler kapsamında olduğu gibi haksız rekabet de teşkil ettiğini, davalının, davacının ... markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerine en az 2015 yılının başlarından beri aralıklarla devam ettiğini, davalının 13.02.2017 tarihinde, davacıya gönderdiği cevap mektubunda sitesinden tecavüz teşkil eden ürün görsellerini kaldırdığını, ... internet sitesine ise teknik nedenlerle müdahale edemediklerini bildirerek davacının ... markalarına tecavüz eylemlerine son verdiklerini ve bir daha bu eylemlerde bulunmayacaklarını taahhüt ettiğini, 2020 yılı sonlarında davacının, davalının tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini öğrendiğini, davacının, davalıya ait ... adresli sitesini incelediğinde “...” markalarına tecavüz oluşturan ürün görsellerinin bulunduğunu ve bu ürün görsellerinin bir kısmının 2015 ve 2016 yıllarında ihtara konu edilen ürün görselleri ile aynı olduğunun tespit edildiğini, davalı sitesinde ... adresinde davalının ürün kataloğu bulunduğunu, İlgili Kataloğun ... inci sayfasında “...”, “...” ve “...” ürün kodları adıyla yer alan ürünlerin davacıya ait tescilli ... markalarını aynen içermekte olduğunu, davalı internet sitesindeki tecavüz teşkil eden ürün görsellerinin noter aracılığı ile tespit etmek için, davalının internet sitesi ana sayfasında bulunan görüntülere ilişkin noter tespiti yaptırıldığını, ... markalarının ülkemizde 1991 yılından başlayarak üç ayrı tescille korunduğunu, davalı yanca gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tedbir kararı verilmesi, hükmün ilanına karar verilmesini ayrıca SMK 151/2-c kapsamında şimdilik 100.000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği şekilde ağaç şekillerine dayalı bir kazanç elde etme durumunun olmadığını, Davalı şirket, davacının ihtarnamelerine karşılık verdiği cevaplarda “... görsellerin davacının talebi üzerine kaldırıldığını, sadece aktif kullanımda olmayan ... adresindeki görselin sitenin tasarımcısı olmadığından dolayı kaldırılamadığını, ağaç desenli bıçak, kalıp vs. materyalin kendilerinde bulunmadığını” bildirmek suretiyle müvekkilinin davacı ile çatışmayarak davacının talebine uygun hareket ettiğini, Davalı şirketin ağaç şekilli görsele dayalı üretim yapmadığını, Müvekkili tarafından üretilen oto kokusunda standart bir ağaç görseli olduğunu ve davacının kazancına ortaklık oluşturabilecek bir görsellik olmadığını, Müvekkili olan şirketin üretim yaptığı ürünlerin ajanda, anahtarlık, karton çanta, defter vb. tarzında ürünler olduğunu, müvekkilinin, oto kokusunu sadece davacının (kendisine delil oluşturmak adına kasıtlı olarak) sipariş vermesi üzerine ürettiğini, bu ürünün başkaca bir kişi veya kurum için üretimi ve satışı olmadığını, davacının müvekkili olan şirkete gönderdiği ilk ihtarnamenin 2015 yılında olduğunu,davacının tazminat istemlerinin zamanaşımı nedeni ile reddini de talep ettiklerini, esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacının ...,..., ve ... tescil nolu markalarına davalı yanca gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tedbir kararı verilmesi, hükmün ilanı iddiaları kapsamında ayrıca SMK 151/2-c kapsamında şimdilik 100.000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olarak açılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de bu itirazlar yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; davalı şirketin kullanımlarının davacı yana ait sınai haklarını ihlal eder mahiyette olduğunu, Davalı yanın eylemlerinin davacı yana ait markalara tecavüz ve davalı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...,...,..., ... 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı yanın davaya mesnet markalarının dava tarihi itibari ile tanınmış marka statüsünde olduklarının dosya münderecatından anlaşılamadığını, heyette İhtilaf konusu markaların kullanıldığı sektörün uzmanı olan bir bilirkişi bulunmadığı gibi, ilgili sektör bakımından emsal lisans bedelinin ne olacağı, nasıl hesaplanabileceğine ilişkin herhangi ilgili bir kurumdan alınmış olan yazının da dosya içerisinde var olmaması nedeni ile SMK 151/2-c uyarınca Sınai Mülkiyet Hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın hesaplamasının mümkün olamadığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Sektör bilirkişi ..., ..., ..., ..., ... 07/08/2023 tarihli 2.EK bilirkişi raporlarında; Kök ve ek raporlarında yer verdikleri esas mahiyetteki görüşlerini muhafaza ettiklerini, İTO’ dan alınan emsal lisans bedelinin dikkate alınarak SMK 151/2-c maddesi hükümlerince hesaplanan tazminat tutarının 2019,2020, ve 1.1.2021 ile 30.4.2021 dönemleri dikkate alındığında dönemsel olarak 2019 yılı için : 249.337.97, 2020 yılı için :224.882.61 ve 1.1.2021-30.4.2021 tarihleri arasında 17.340. TL olduğunu toplamda bu miktarın 491.560.58 TL olduğunu, cironun %10 una tekabül eden kısmın ise 49.156,06 TL olabileceğini bildirmişlerdir.
YASAL MEVZUAT:
6769 sayılı SMK m.7/II'ye göre; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahihine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması halinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
SMK m.29/I-c uyarınca markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka hakkına tecavüz sayılır.
6769 sayılı SMK'nın 7. Maddesine göre; Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması 6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... Madde 56'da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
MAHKEMEMİZİN DELİLLERİ TAKDİR VE DEGERLENDİRMESİ
6100 sayılı HMK'nın "USUL EKONOMİSİ İLKESİ" başlıklı Madde 30-"(1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmüne amirdir. Dosyada teknik yönden bir kök iki kezde ek rapor alınmıştır. alınan tüm raporlarda marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rekabete neden olunduğu sabit olup, lisans bedelinin ise sunulu delillere göre net olarak tespit edilemeyeceği hususu anlaşılmış ve lisans bedeli BK hükümlerine göre mahkememizce takdir edilmiştir.
Davacı yan tazminat istemi SMK 151/2-c kapsamında talep etmiştir.
Bilindigi gibi lisans seçeneğine dayalı olarak açılmış tazminat davalarında davacının uğradığı zarar/karşı tarafın elde ettiği kazanç, yada sunulan emsal lisans sözleşmeleri kapsamına göre davacının talep edilebileceği emsal lisans yapılan yargılamada tam olarak tespit edilemiyorsa mahkeme tarafından dosyaya sunulu deliller kapsamına göre Borçlar Kanunu hükümlerine göre mahkemece res’en değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Mahkemece alınan tüm raporlarda net bir ciro belirlemesi yapılamadığı gözetilerek emsal lisans BK hükümlerine göre mahkememizce takdir edilmesi gerekmiştir.
Lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi 1. derecede etken ise de tek başına lisans ücreti belirleme de bir kriter değildir.Lisans seçeneğine göre bir tazminat seçimi salt taraf cirolarından hareket ile hesaplanamaz, Dolayısıyla zararın belirlenmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş olarak yorumlanamayacağı gibi ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte de olmamalıdır. Somut olayda davalının tacir olarak kusuru bulunduğu husus açıktır. Üstelik davacı yan tarafından gönderilen ihtarlara rağmen davalının israrlı şekilde davacının tescilli markasını ihlal ettiği gerek tanıtım gerekse ürün satışında kullandığı hususu sabit olduğundan maddi tazminat hakkaniyete uygun şekilde belirlenmelidir. Öte yandan lisansa dayalı tazminatın belirlenmesinde sektörünün genelindeki parametreler, markanın bilinirlik durumu, markanın zamana göre daralma yada artış göstermesi, markanın kullanıldığı süre ve mecra , ülke ekonomisinin koşulları da taraf ciroları kadar gözetilmelidir. Ancak bilindiği üzere açıklanan etkenlerin bir çoğunun bilirkişilerce saptanması neredeyse imkansızdır. Bilirkişilerin İTO’dan emsal lisans bedeli bildirildiğinde standart ciro bilgelerine göre toplam bedel üzerinden %10 hesabı ile sonuca ulaştıkları bilenen bir gerçekliktir. İTO’nun daha önceden ise %15 şeklinde belirlemede bulunduğu da mahkememizin ihtisas mahkemesi olması nedeniyle bilinmektedir, dolayısıyla dayanağı olmayan belirli bir yüzdelik standardı ile bilirkişilerin da toplam ciro üzerinden sonuca gitmesi çoğu zaman gerek davacı gerekse davalı açısından hakkaniyete uygun olmayan sonuçlar doğurmaktadır. Dolayısıyla talep edilen tazminat sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde takdir edilemeyeceği gibi ihlal edeni de mükafatlandırır nitelikte olmamalıdır. Bu durumlarda hakim Borçlar Kanunu' nun 51. maddesine göre somut olayın özelliklerine, kusurun ağırlığına ve hakkaniyete göre zararı (lisansı) tespit edecektir.
Zira lisans bedeli belirlenir iken davacının dava konusu ürün satış hacmi, piyasa hacmi, geçmiş yıllardaki satış performansı,ürünün niteliği, davacının piyasadaki pazar payı, markanın ekonomik değeri, genel ekonomik koşullar, davalıda ele geçen tespit edilen ürün miktarı, tecavüzün süresi gibi etkenler dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir lisans bedelinin belirlenmesi gereklidir.Ancak tüm sayılan bu etkenlerin bilirkişilerce tespiti mümkün olmadığından İTO’dan gelen emsal lisans bedeline göre ciro üzerinden bir değerlendirme yapıldığı bilinmektedir. Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" , Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiştir.
Somut olayda davalının tacir olarak kusuru bulunduğu anlaşılmıştır .Zira ....’nin “...” tescilli markalarının bulunduğu, tanınmış marka olmamakla birlikte sundukları deliller kapsamına göre belirli bir bilinirliğe sahip oldukları, sunulu ihtar içeriklerine göre Davalının, Davacının ... Markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerine 2015 yılında başladığı, Davalının 13.02.2017 tarihinde, Davacıya gönderdiği cevap mektubunda sitesinden tecavüz teşkil eden ürün görsellerini kaldırdığını, ... internet sitesine ise teknik nedenlerle müdahale edemediklerini bildirdiği, keza davacının ... Markalarına tecavüz eylemlerine son verdiklerini ve bir daha bu eylemlerde bulunmayacaklarını taahhüt ettiği halde 2020 yılında Davalıya ait https://www.mercanpromosyon.com/ adresli sitesinde“...” Markalarına tecavüz oluşturan ürün görsellerinin bulunduğunun davacı yanca tespit edildiği(... 37. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile davalının ihlal teşkil eden eylemlerinin tespit altına alındığı) ürün görsellerinin bir kısmının 2015 ve 2016 yıllarında ihtara konu edilen ürün görselleri ile aynı olduğunun tespit edildiği, Davalı sitesinde ... adresinde davalının ürün kataloğu bulunduğu, Kataloğun 15 inci sayfasında “...”, “...” ve “...” ürün kodları adıyla yer alan ürünlerin davacıya ait tescilli ... Markalarını aynen içermekte olduğunun sunulu deliller kapsamı ile anlaşıldığı keza , Davalı internet sitesindeki tecavüz teşkil eden ürün görsellerinin noter aracılığı ile tespitinin yaptırıldığı, davacının ise ağaç Şekli Markasının ülkemizde 1991 yılından başlayarak üç ayrı tescille korunduğu dolayısıyla davalının uzun zaman diliminde birçok promosyon, hediyelik ürün içinde geniş bir seçenek yelpazesi olduğu halde davacının bilinir ağaç şekil markasını da ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullandığından , davacı yanca dosyaya 17.02.2023 tarihli dilekçeleri ekinde Davacının Türkiye'deki distribütörfirması ... Ltd. Şti.' ("...') firması yetkilisi tarafından hazırlanan ve davaya konu ürünlerin bedeline ilişkin bilgilerin yer aldığı ıslak imzalı beyanname içeriği, davalının satışlarının sadece İstanbul ile sınırlı olmadığı hususları gözetildiğinde, Davalının eyleminin izinsiz olarak ve yıllara yayılan bir süreç ile gerçekleştirildiğinden eylemin hem marka hakkına tecavüz hemde haksız rekabete neden olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu ile bağlı kalınmayarak takdiren İhlal nedeniyle somut olayın özellikleri, BK 51. hükümlerine göre hükmedilecek tazminatın adil ve dengeli olması keza İktisadi. mali ve idari ilkelere de uyması, davalının mali kayıtları kapsamına göre mahfına neden olmayacak nitelikte olması gerekliliği de gözetilmek suretiyle Mahkememizce takdiren 49.560.58 - TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Tarafların dosyaya yansıyan mali verileri, davalının kullanım şekli ve süresi, marka hakkına tecavüz edenin iyiniyetli bir lisans alandan daha kötü duruma getirilmemesi yani ihlalin özendirilmemesi kuralları gözetildiğinde mahkememizce 49.560.58 - TL lik maddi tazminat somut olaya , günün ekonomik şartlarına, tarafların mali kapasitesine göre BK. 51. hükümlerine uygun bir maddi tazminat olarak belirlenmiştir.
Davacı manevi tazminat da talep etmiştir. Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine takdiren takdiren 10.000 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekmiş, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin koşulları oluşmadığından fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı tarafça davacı markası ticari etki yaratacak şekilde kullandığından, bu şekildeki kullanımın hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olmayıp, marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve eylemin aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri de yerinde görülmüştür.
Davalının eylemi davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet olarak kabul edildiğinden hükmün ilanı talebi de yerinde görüldüğünden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz eyleminin ve haksız rekabet eyleminin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-İhlal nedeniyle somut olayın özellikleri, BK hükümlerine göre takdiren 49.560.58 - TL maddi , 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
3- Mahkememizce verilen 13.4.2022 tarihli tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
5-4.064,48 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.844,40 TL harcın davalıdan tahsiline,
6-Davacı tarafından yatırılan 2.220 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kabul edilen Marka hakkına tecavüz eyleminin ve haksız rekabet eyleminin tespitin talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL başvuru harcı 1.368,75 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 7.500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.928,05 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13--Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 25/01/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!