T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/398 Esas
KARAR NO : 2024/139
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 14/06/2016
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü, Tazminat İstemli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...’in, tekstil mezunu olup davacı ... Şirketi’nin (“...”) ortaklarının sahip olduğu... Ltd. Şti’de (“...”) işe alınana kadar bilgisayara ilişkin bir tecrübesi bulunmadığını, yetiştirilmek üzere, 2006 yılında işe alındığını, davacı şirket tarafından yazılımı gerçekleştirilmiş olan mobil servislerin yönetiminde (...) görevlendirildiğini, en alt seviyeden işe başlatıldığını, mobil servisleri kullanması ve kullanım sırasında karşılaştığı sorunları rapor etmesi ve bilgisayar alanında kendisini geliştirmesi için destek ve imkanlar verildiğini, Sektörden edindiği tecrübe ile markaların dijital ajans hizmetlerine ihtiyaç duyduğunu tespit eden ..., dijital hizmetler kapsamında markalara, sosyal medyasının yönetilmesi, mobil siteleri ile web sitelerinin yönetilmesi, dijital kampanyalarının yapılması, facebook vb. diğer sosyal medya ile diğer sık ziyaret edilen sitelerde reklamlarının yerleştirilmesi (landing) gibi hizmetler sunulması amacıyla bir dijital ajans şirketi kurmayı kararlaştırdığını, Bunun üzerine ..., 22 Mayıs 2013 tarihinde, ...’da kurulduğunu, Şirketin faaliyet konuları arasında internet siteleri yapmak ve işletmek, internet siteleri ile reklam promosyon maddeleri satmak, her türlü bilgisayar bilişim ve iletişim aletleri ve makineleri ile ilgili danışmanlık, projelendirme işlerini yapmak yer aldığını, şirketin ortaklarının 46.500 pay ile..., 1250 pay ile davalı ..., 1250 pay ile ..., 500 pay ile ...ve 500 pay ile ...’ olduğunu, Şirketin ana hissedarı ... olup, kendisi aynı zamanda şirketin tek yönetim kurulu üyesi olduğunu, ..., ...ve davalının 03.11.2014 tarihinde imzaladığı üçlü protokol ile davalı, işçi olarak ...’e devredildiğini, Davalı ..., bu şekilde ajansın başkanı olarak işlerin yürütülmesinden sorumlu olarak çalıştığını, Bu süreçte ...’e, şirketle personel alımı ve işten çıkarılması dahil pek çok önemli kararları alma konusunda yetki verildiğini, kendisinden şirkete yön vermesinin beklendiğini, ...’ün finans ihtiyacınında genel olarak ... tarafından karşılandığını, Davalının davacının sahip olduğu ve aralarında çok büyük kurumsal şirketlerin olduğu müşteri çevresi ile yaptığı görüşmeler sonrasında; bu şirketlerin şirket içinde ve dışındaki toplantılarda bilgisayar kullanarak yaptıkları sunumları geliştirmek ve etkili kılmak için teknik desteğe ihtiyaç duyduğunu ve bu alanda iş geliştirilmesinin mümkün olduğunu ifade ettiğini, bunun üzerine ... isimli bir proje geliştirildiğini dilekçelerinde bildirdikleri logolar ile bu alanda hizmet verilmeye başlandığını, ... altında müşterilere sunum oluşturma, sunum güncelleme, içerik geliştirme, cihaz tabanlı sunum, multimedya desteği, video tanıtım, uzaktan eğitim, şirket ekinlikleri ve özel grafikler gibi hizmetler verileceğine dair reklamlar yapıldığını, ..., bir çalışanını yalnızca ...’ya tahsis ettiğini, ... ile müşteriye verilen destekten elde edilen kazanç sınırlı olmakla birlikte geliştirilen işbirliği ve oluşturulan müşteri memnuniyeti neticesinde müşterilere diğer hizmetlerinde satılması hedeflendiğini, davalıdan görüşmeler yürüttüğü şirketlerde doğrudan iletişim kurulan kişileri ...’e bildirmesi istendiğini ancak bilgileri paylaşmayı hep geciktirdiğini, istihdam amacı ...’ü geliştirmek olan davalının, bu görevini ikinci plana atarak ... üzerine odaklandığını,...’ün beklendiği şekilde büyümesinin mümkün olmadığını,davalı ..., ... yönetici ve ortaklarını yanlış yönlendirerek ...’nun ticari bir ürüne dönüşmesinin mümkün olmadığına ve ...’ün geleceğinin olmadığına inandırmış ve kendisi ile diğer çalışanların işine, 10.08.2015 tarihinde son verilmesini sağladığını, davalının 15.04.2015 tarihinde, yani halen ...’ün çalışanı olduğu dönemde, Ticaret Sicil Gazetesi’nden görüleceği üzere ...A.Ş. unvanıyla bir şirket kurduğunu, Davalı, işten çıkarılmasından bir gün sonra 11.08.2015 tarihinde ... için dilekçede bildirdikleri logoyu kullanarak, kendi adına marka başvurusunda bulunduğunu, logonun , ...’ün kullandığı logonun birebir aynısı olduğunu, TPE nezdinde başvuru davacı müvekkili tarafından bilinmediği için, başvuruya itiraz edilmelerinin mümkün olmadığını, davalının tescilinin kötüniyetli olduğunu, 35/1, 8/3-a ve 42/1-b maddeleri geerğince davalı ... sicil numarası ile TPE’de tescil edilen “...” markasının kötüniyet nedeniyle ve ayrıca MarKHK m. 42/1-b uyarınca tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine, Davacının uğratılmış olduğu zararların tazmini için, fazlaya ilişkin olmak üzere, davalının şimdilik 10.000 TL tazminat ödemesine ve dava tarihinden itibaren bu tutara ticari faiz uygulanmasına hükmedilmesi istemiyle açılmış bir dava olduğu anlaşılmıştır.
SAVUNMA; Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;... projesinin; içeriği, ismi ve logosu da dahil olmak üzere, tamamının müvekkili tarafından oluşturulmuş olduğunu, dolayısıyla markanın, tüm haklarının davalıya ait olduğunu, davanın reddi gerektiğini bildirmişlerdir.
Taraflarca sunulan deliller incelinmiştir. Taraflar tanık deliline başvurmuşlardır.
Mahkememizin 16.3.2017 tarihli oturumunda dinlenen tanıklardan ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA AYNEN ” ben bir dönem ...'te çalıştım, 2013-2016 Aralık döneminde çalıştım ben şirkette Genel Koordinatördüm, davalı ... ajans başkanımızdı, ben 2011den beri davalı ile çalışıyorum, ... ibareli marka 2014 yılında kendi içinde doğdu, markanın isminin kim tarafından bulunduğunu şuan tam olarak bilemiyorum, ancak şirket içinde 2014 yılından itibaren geliştiğini ve bu yönde bir ihtiyaç olduğunu biliyorum, şirket sunumları müşteriler tarafından beğenildiği için bu yönde sunumların hazırlanması yönünde talep geldiğinden bu şekilde hareket edildi sunum hizmeti verilmiştir, kendi müşterilerimize verdiğimiz gibi müşterilerimizin müşterisi olan firmalara da sunum hizmeti verdik, kendi içimizde bir geliştirme süreci vardı, ihtiyaca yönelik personel aktarımı yapıldı artı ... için de personel ayrımı yapıldı, sadece sunum hizmetlerinde kullanılmak üzere, hem ... hem de ... adına iki ayrı reklam da verildi ... reklam verildi, ayrılırken bana herhangi bir bilgi verilmedi, kendi içimizde kar getirmediği ve gelen işi istihdamla nerdeyse fite fit karşıladığımız yönünde paylaşımlar oldu Sadece ... için değil ...'te çalışan diğer personel de küçülme kapsamında alınan karar nedeniyle işten çıkarıldı, tahmini 3-4 kişi çıkarıldı, ... net bir rakam bildirememekle birlikte 2014 yılından bu yana çok rahat 50.000 TL'nin üzerinde kazandırmıştır, işten ayrıldıktan 1 ay sonra ...'in iş yeri açtığını internetten öğrendik, ... Bey'in idari görevleri vardı, ... Bey'in verdiği kararları ... Bey onaylardı, 2015 yılından bu yana sunum hizmeti ... Bey ayrıldıktan sonra gelen müşteri talepleri üzerine sunum hizmeti verildi, 2014 sürecinde faturalara ... ibaresi ekliyorduk 2015'ten sonra eklememişlerdir ... Bey zaten fiili olarak bizle beraber çalışmaktaydı sadece sunum hizmeti olarak verdik” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
TANIK. ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA AYNEN” ben 8 yıldır davacı şirkette çalışıyorum, finans bölümünde ... adına fatura kesilmektedir, bende finansla ilgili işlere bakmaktayım, dava konusuyla ilgili çok detaylı bilgim yoktur ... markasıyla ilgili olarak müşterilere hizmet veriliyordu, fatura da kesiliyordu, faturada sunum hizmet bedeli, ... hizmet bedeli gibi ibareler yer alıyordu, halen bu hizmet verilmiyor, 2015 yılı içinde bu hizmet veriliyor diye hatırlıyorum ancak tam olarak emin değilim, ... bey şirketten ayrıldığında ...'in alacaklarına karşılık cihazlar vermiştik, bu cihazları teslim ettiğimde ... ile devam edeceğini söylemişti, ben bu bilgiyi yöneticilerle paylaştım ancak hangi tarihte paylaştığımı hatırlamıyorum, ben paylaştığımda bu konuda yöneticilerin bilgisi olmadığını anladım dedi” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
TANIK ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA AYNEN “ ... ilk ortaya çıktığında ben ...'te ürün geliştirme bölümünde çalışıyordum, ilk ortaya çıktığı tarihi tam olarak hatırlamamakla birlikte ben Temmuz 2014 yılında işten çıkarılmıştım, fikri ilk ortaya çıkaran ...'tir, şirket içindeki konuşmalardan projenin tutmayacağına yönelik konuşmalar yapılıyordu, Mehmet Bey şirketten ayrıldığı tarihten ben daha önce ayrıldığım için markayı kullanıp kullanmama hususundaki görüşünü bilemiyorum” şeklinde bayanda bulunmuştur.
TANIK. ... MAHKEMEMİZDEKİ BEYANINDA AYNEN ; ben davalı ... Bey'le Ekim 2014 itibarıyla çalışmaya başladım, ben ...'in yanında ... projesi kapsamında ...'e bağlı olarak çalıştım, ...'ün elemanı değildim, markayı ... Bey'in bulduğunu biliyorum, ... Bey ...'dan ayrıldıktan sonra ben yine ... Bey'in yanında çalışmaya devam ettim, halen de onun yanında çalışıyorum , ben iş başvurusu için ilk ...'ya gitmiştim, ilan ... olarak çıktığı için ...'ya başvuru amacıyla gittim benim ...'da çalışan arkadaşım ... Bey'e gitmem gerektiğini söyledi, iki ay eğitim sürecimiz oldu, ben de ... Bey'in gözetiminde başladım, arkadaşım bana ... Beyin projesi olduğunu bu nedenle direkt onunla görüşmem gerektiğini söyledi, ... Bey işten ayrıldıktan sonra bu markayı kullanacağını ben dahil iş yerinde çalışan birkaç kişi daha biliyordu , ayrıldıktan sonra markayı kullanacağını ... isimli arkadaşımız birlikte çalıştığımız için biliyordu, ... isimli şahıs da biliyordu” şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ..., ...ve ... 23/06/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı firmanın 2013-2014-2015-2016 yılları toplam gelirinin 1.627.771,65 TL olduğu, firmanın satışların maliyeti ve faaliyet giderleri düşüldükten sonra toplam karının 447.853,50 TL olduğu, firmanı ortalama karının 9628 olduğu davacının tazminat talepleri doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için davalının vekili ile iletişime geçilmiş yine davalının ticaret odasından celp edilen bilgiler doğrultusunda ortağı olduğu dava dışı ... A.Ş firmasına ait resmi beyanlar ve evraklar talep edilmiş ancak davalı vekili tarafından ilgili firmanın talep edilen belgeleri geçen süre içinde sunulmamıştır. Davacının talepleri doğrultusunda tazminat hesabı yapılabilmesi için dava dışı firmanın resmi beyanlarının ilgili vergi dairesinden celp edilmesi gerektiği görüş ve kanaatinde bulunmuşlardır.
Bilirkişiler ...,... ve ... 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; Mahkememizin 16.11.2022 tarihli kararı gereği dava dışı ... Tic. A.Ş firması mali verileri üzerinden dava tarihi 14.06.2016 tarihinde geriye dönük olarak SMK 151/2-b kapsamında yapılan tazminat hesaplamasına göre davacı firmanın talep edebileceği toplam tazminat tutarı 225,331,28 TL olarak hesaplandığı görüşüne varmışlardır.
Bilahare mali bilirkişiden alınan 09.01.2024 tarihli ek rapor ile; Davalı Firma İtirazları neticesinde yeniden yapılan hesaplamada dava dışı ...Tic. A.Ş firması mali verileri üzerinden dava tarihi 14.06.2016 tarihinde geriye dönük olarak SMK 151/2-b kapsamında yapılan tazminat hesaplamasına göre davacı firmanın talep edebileceği toplam tazminat tutarı 89.613,28 TL olarak hesaplanmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;
Dava konusu davalı adına TPE’de tescil edilen “... ” markasının davalı tarafından şirkette çalıştığı dönemde davacının sunduğu tüm imkan ve haklar ile yaratıldığı ve marka üzerindeki hakkın davacıya ait olduğu halde, davalının kötüniyetli tescili sonucunda davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ve şimdilik 10.000 TL tazminat istemiyle açılmış bir dava olduğu anlaşılmıştır.
Davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen markaya ait sicil dosyası celp edilmiş ve “...” ibareli markanın... tescil nosu ile şekil markası olarak ...sınıflarda 11.8.2015 tarihlli başvuru ile tescili 6.4.2016 tarihinde sicile kayıt edilen markanın 31.5.2016 tarihli resmi marka gazetesinde ilan edildiği, markanın bir şekil markası olup,iç içe geçen yuvarlak bir şekil içinin mavi ile dolgulandığı sol köşe kısmında kesik bir beyaz geometrik şeklin bulunduğu ve bu şeklin beyaz ile kombin edilmiş yanında ... ibaresinin büyük harflerle altında butik sunum atölyesinin küçük puntolarla mavi olarak yazıldığı bir şekil markası olduğu anlaşılmıştır.
Davalının hükümsüzlüğü talep edilen... numaralı ... sunum atölyesi kelime + şekil makasnın ... Hizmet sınıflarında 11.08.2015 tarihinde başvurusu gerçekleştirildiği, markanın 06.04.2016 tarihinde tescil edildiği, markanın güncel koruma süresi içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına alınan 27/07/2021 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere; Davacı tarafından delil olarak sunulan 30/11/2014 tarihli protokol başlıklı belgenin incelenmesinde, davacı ile davalı ve ... AŞ arasında düzenlendiği, davalının ... şirketindeki çalışmasına dair iş Kanunundan doğan haklarının ve çalışma süresinin davacı şirkete devredildiği görülmüştür. Davacı tarafından sunulan ... kaydında, davalının, davacı şirkette 04/11/2014 tarihinde işe girdiği görülmüştür. Davacı tarafından sunulan fotoğraflarda; ... tanıtım materyali ile faturalar sunulduğu, faturalarda sunum bedeli, web sitesi hizmet bedeli, ... hizmet bedeli gibi açıklamalar bulunduğu, faturaların 2014 ve 2015 tarihli oldukları görülmüştür. Davacı "..." ismini ... domain'ini 17.12.2013 tarihinde satın aldığından beri dosyada sunulan belgelerde görüldüğü şekilde çeşitli yerlerde ve şekillerde (faturalar, gazete / dergi haberleri, rollup'lar, şirket sunumlar, sözleşmeler, 09.04.2014 tarihi itibariyle yayına giren ... web sitesinde vs.) kullanıldığı tespit edilmiştir, bu kapsamda, taraflar arasındaki iş ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda; davalının ... numaralı ..." kelime + şekil markasının başvuru tarihinde, davacıya ait markayı bilerek tescil ettirdiği ve bu durumun 6769 Sayılı SMK' nn 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetli bir tescil olarak adlandırılabileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalının davacının markanın gerçek hak sahibi olmadığı; söz konusu projeyi ve markayı kendisi geliştirdiği ve iş akdinden bağımsız olduğu iddiaları, 5846 Sayılı FSEK ve 6769 Sayılı SMK' nın eser, tasarım ve patentten doğan haklara ilişkin çalışan - hizmet buluşları düzenlemeleri incelendiğinde yerinde görülmemiştir. Buna karşılık davacı tarafından sunulan fotoğraflarda: ... tanıtım materyali ile faturalar sunulduğu, faturalarda sunum bedeli, web sitesi hizmet bedeli, ... hizmet bedeli gibi açıklamalar bulunduğu, faturaların 2014 ve 2015 tarihli olduları görülerek, bu doğrultuda işveren davacının 6769 sayılı SMK’ nın 6/3 maddesi “...” ibaresinin gerçek hak sahibi olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin : 2017/6860 Esas, 2020/2094 Karar sayalı ilamında " Dava, kötüniyetli tescil nedeniyle markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve maddi tazminat talebine ilişkindir. Dava konusu davalıya ait marka 11/08/2015'den itibaren 10 yıl süreyle ...sınıflarda tescil edilmiştir. Davacı tarafça dosyaya sunulan deliler incelendiğinde, ... ibaresinin davacı tarafça söz konusu markanın tescilinden daha önceki tarihlerde faturalarda, sözleşmelerde kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalı bir dönem davacının işçisi olarak çalışmıştır. Davacının daha önce de davacı şirketin kurucuları arasında olan ... şirketinde çalıştığı dosya içeriğiyle sabittir. Yine dosya içeriğinden ve tanık beyanlarından davacının sunum hizmetleriyle ilgili projeler bakımından davalıyı tam olarak yetkilendirdiği, üçüncü kişilerle ve müşterilerle davalının görüşmeler ve bağlantılar yaptığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar taraflar arasında yazılı iş akdi ve özellikle rekabet yasağı içeren düzenlemeler dosyaya sunulmamış ise de, dosya içeriğinden davalının henüz iş akdi son bulmadan önce ...A.Ş ünvanlı bir şirketi kurduğu ve iş akdinin sona erdiği gün marka tescil başvurusunda bulunduğu anlaşılmış olup davalının bu bakımdan davacıya ait markayı bilerek ve kötüniyetli olarak tescil ettirdiği kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi yerinde değildir. Öte yandan davacı taraf, davasında maddi tazminat talebinde de bulunduğundan ilk derece mahkemesince davacı tarafa maddi tazminatın neye göre talep edildiği hususu açıklattırılıp gerektiğinde bu konuya ilişkin delilleri toplandıktan ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " belirtildiği üzere dosya içeriğinden ve tanık beyanlarından davacının sunum hizmetleriyle ilgili projeler bakımından davalıyı tam olarak yetkilendirdiği, üçüncü kişilerle ve müşterilerle davalının görüşmeler ve bağlantılar yaptığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar taraflar arasında yazılı iş akdi ve özellikle rekabet yasağı içeren düzenlemeler dosyaya sunulmamış ise de, dosya içeriğinden davalının henüz iş akdi son bulmadan önce ... A.Ş ünvanlı bir şirketi kurduğu ve iş akdinin sona erdiği gün marka tescil başvurusunda bulunduğu anlaşılmış olup davalının bu bakımdan davacıya ait markayı bilerek ve kötüniyetli olarak tescil ettirdiği anlaşılmış, alınan bilirkişi raporları ve Bam ilamı nazara alınarak, ... sicil numarası ile TPE’de tescil edilen “...” markasının tescilinin kötüniyetli olması sebebiyle tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Bam ilamında açıkça belirtildiği üzere davalı markanın tescilinin kötüniyetli olduğu, marka hükümsüzlüğü için koşulların oluştuğu sabit olup, uyuşmazlık bu aşamada maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin olup, bam ilamı gereği davacının maddi tazminat isteminin dayanağı açıklatılmış, davacı vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davacı şirketin ... için yaptığı harcamalar ile davalını ortağı bulunduğu...A.Ş.’nin ... işleri kapsamında günümüze kadar elde etttiği gelirler ve elde etmesi muhtemel gelirlerin toplamının davacı müvekkiline ödetilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı yanın elde ettiği SMK 151/2-b kapsamında elde ettiği net kazancın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmış, 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda husule gelen maddi hatalar sebebiyle davalı yanın itirazlarının değerlendirilmesi amacı ile 09.01.2024 tarihli heyette yer alan mali bilirkişiden rapor alınmış, mali bilirkişi tarafından usul ve yasaya uygun tespitler yapılarak; davalının yetkilisi olduğu... A.Ş.’nin 2015 – 2016 yıllarında toplam 709.926,11 TL net ciro elde ettiği ve faaliyet karının 95.867,82 TL olduğu kar oranın %14 olduğu görülmüştür.
Tazminat hesaplaması kapsamında tazminat hesaplamasına ilişkin ilgili SMK hükümleri aşağıda sıralanmıştır,
SMK (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
Davacının 30.04.2021 tarihli tazminat talebinin açıklanması “...A.Ş firmasının ... işleri kapsamında günümüze kadar elde ettiği gelirler ve elde etmesi muhtemel gelirlerin toplamının davacı vekiline ödetilmesini talep etmiştir.”
Davacının talepleri doğrultusunda ve davalı Dava dışı firma tarafından sunulan kısmi veriler neticesinde; yapılan hesaplamada,
Davalının yapılan hesaplamalarda dava tarihi olan 14.06.2016 geriye dönük olarak elde ettiği net gelir 89.613,28 TL olarak hesaplanmıştır.
Davalı vekilinin kanunen kabul edilmeyen giderlerin hesaba eklenmesini ya da net kar üzerinden hesaplama yapılması konusundaki itirazlarında ise haksız olup SMK 151/2-b kapsamında firmanın olağan faaliyetlerinden olan kazancı irdelenmektedir. Firmanın net karının hesaplamasına olağan dışı kar ve zararlar hesabı ve kredi faizleri etken olup faaliyet dışı bu konular hesaplamaya dahil edilmesi mümkün değildir. Ayrıca hesaplama tekniğinde de firmaların tazminata kanu kar ve zarar hesaplaması faaliyet kar zarar hesabından yapılmaktadır.
Davalı vekili her ne kadar dava dışı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesine muvafakat etmediğini beyan etmiş ise de, Bam ilamında da bahsi geçtiği üzere dosya içeriğinden davalının henüz iş akdi son bulmadan önce ... Ticaret A.Ş ünvanlı bir şirketi kurduğu ve iş akdinin sona erdiği gün marka tescil başvurusunda bulunduğu anlaşılmış olup, şirketin yetkilisinin davalı olması ve kuruluşunun da bahsi geçen ... işleri kapsamında kurulması , nitekim unvan isminin de bu şekilde olması hasebiyle şirketin kurulduğu tarihten dava tarihine kadar olan sürece ilişkin tespit edilen net kazancın ... işleri kapsamında olduğu, davalı yanın, başka yeni iş ve hizmetlerin de bulunduğunu beyan etmiş ise de, bunun tespitine imkan sağlayacak delil sunmadığı gibi ticari defter kayıtlarının incelenmesinden de imtina etmiştir. Hülasa; 09.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen 89.613,28 TL tazminat miktarı yerinde bulunmuş, davacı vekili de bu miktar üzerinden davasını ıslah ettiğinden davacının uğratılmış olduğu zararların tazmini için, 89.613,28 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi( bahsi konu marka üzerinden elde edilen net gelir şirket üzerinden gerçekleşen ticari faaliyet kapsamında gerçekleşmesi sebebiyle) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın KABULÜ ile;
-... sicil numarası ile TPE’de tescil edilen “...” markasının tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine,
-Davacının uğratılmış olduğu zararların tazmini için, 89.613,28 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 6.121,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL peşin harç ile 1.370,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.540,78 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.580,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma, peşin, ıslah harcı, posta, müzekkere, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan 4.951,38 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Marka hükümsüzlüğü davası yönünden 25.500,00 TL, maddi tazminat istemli dava yönünden 25.500,00 TL olmak üzere toplam 51.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!