T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/362 Esas
KARAR NO : 2024/141
DAVA : Marka (Maddi ve manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 13/11/2020
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi ve manevi tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ("...")'nın ticari faaliyetine 1946 yılında ...'da başladığı ve kısa sürede ... şirketler grubu olarak tüm kıtalarda ve 27 ülkede şirket kurduğu, yoğun üretim, pazarlama ve tanıtım faaliyetleri ile davacının çikolata ve şekerleme sektöründe tüm dünya ülkelerinde tanınan, dünya çapında 4. büyük çikolata ve şekerleme üreticisi unvanına kavuşturmuş olduğu, davacının ..., ..., ..., ..., ... markalarını taşıyan ürünlerinin ülkemizde de çok iyi tanındığı, Diğer davacı ... . ("...")'nin, ..." grubunun iştiraklerinden biri olduğu,...'nun dünya çapında satışını ve dağıtımını gerçekleştirdiği ... ürünlerine ilişkin kelime ve şekil markalarının da ... adına tescil ettirildiği, Davacı ... markalı çikolatalı pralinleri ve ... markalı beyaz pralinleri ihtiva eden ürünlerinin, ilk kez davacı tarafından uzun yıllar önce ihdas edilip piyasaya sürüldüğü ve dünya çapında birçok ülkede davacının yoğun tanıtım ve pazarlama faaliyetleri sonucunda tanınan ürünler ve markalar haline geldiği, ...'ın, dünya çapında yaklaşık 40 yıldır, Türkiye'de ise yaklaşık 1990 yılından bu yana tüketici ile buluşmakta ve beğenilerek tüketildiği, ...'nun da dünya çapında yaklaşık 30 yıldır, Türkiye'de ise yaklaşık 1995 yılından bu yana tüketici ile buluşmakta ve beğenilerek tüketildiği, Davacı ... ve ... ürün ailesi içerisinde yer alan ürünlerinin; çok çeşitli formlar (örn: tekli, üçlü, yuvarlak kutu, kalp kutu, dikdörtgen kutu) içerisinde piyasaya sunulmakla birlikte, her bir ambalaj tasarımında ... ve ... özgü renk-dokunun yeknesak bir şekilde kullanıldığını, davacının söz konusu ambalaj kompozisyonlarının, ülkemizde aynı zamanda davacı adına tescilli marka olarak da koruma altında bulunduğu, Davalı şirketin "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ve ambalaj kompozisyonları ile, davacının yukarıda anılan tescilli markaları ve ticari kullanımları aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespit edilmiş ve davalı tarafından yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebiyle, davacının tarafından davalıya karşı 13 Mayıs 2013 tarihinde, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. sayılı dava açılmış olup Mahkeme'nin 27.01.2015 tarih, ... E. ve ...K. sayılı kararı ile özetle, davalının, davacının ambalajlarıyla iltibas oluşturacak şekilde ambalaj kullanımının Davacının marka ve ambalajlarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine, belirtilen ambalaj içinde ürünün satışının, piyasaya sürülmesinin önlenmesine karar verildiği ve söz konusu karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 18.09.2019 tarihinde kesinleştiği, davalının dava konusu ürünlerin davacının aleyhine tecavüz ve haksız rekabet yaratmakta olduğuna ilişkin olarak verilen kesinleşmiş yargı kararına rağmen, dava konusu ürünlerin satışına devam etmekte olduğu, Davalının, davacının tescilli ve tanınmış ... ve ... markaları ve ambalaj kompozisyonları aleyhine iltibas ve tecavüz teşkil eden kullanımlarının devam etmesinin bir tesadüf olmadığı ve davalının kötü niyetli olarak, uzun yıllardır kasten Davacının marka ve ürünlerinin ününden ve itibarından haksız kazanç sağlamak amacıyla hareket ettiğini beyanla Davalının "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ile davacı aleyhine yarattığı haksız rekabet ve marka hakkını ihlal kapsamında SMK 151/2-b kapsamında şimdilik 500.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil ve marka tecavüzünün başladığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte ayrı ayrı hesaplanmasını ve davacıya ödenmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmiş olduğunu, davalı olan şirketin liler ve ortak markası olan ... nolu ... markası da aynı zamanda 556 sayılı KHK.nin 7/i (SMK.5 VE 6.) maddesi gereğince Türk Patent Enstitüsü tarafından TANINMIŞ MARKA olarak kabul edildiğini, davalının ... markası aynı zamanda TİCARİ UNVAN OLARAK DA KULLANILDIĞI GİBİ, keza, davalını ihracat yaptığı bugün itibarı ile 65'i aşan ülkede de AYNI ZAMANDA TESCİLLİ ve BİLİNEN BİR MARKA olduğu, ... ve ... markalarının da TPE nezdinde ... nosu ve yine..., ..., ... nosu ile marka olarak ve... nosu ile de tasarım olarak koruma altında olduğu, dolayısı ile ortada tescilli markanın kullanımı söz konusu olup, tescilli markaların kullanımı ile ilgili yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet mümkün olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin artık yerleşmiş içtihatlarına göre; markaların tescilli oldukları süre içerisinde kullanımları marka hakkına tecavüz (554 sayılı khk.48 vd.-556 sayılı khk.9.61 vd. smk.4-9-29-55-59) ile haksız rekabet (ttk.56 ve 57 vd) (tbk.63) oluşturmayacaklarını, terkin edilmedikleri sürece bu tür davaların olayımızda da, yukarıda numaralarını verdiğimiz ve dahi davacının da bildiği gibi davalı markası tescilli ve koruma altında olduğundan, korumaları ortadan kaldıracak şu ana kadar herhangi bir idari veya adli merci kararı bulunmadığından, davalının bu markalarına dayalı olarak ambalaj/dizayn kullanması hiçbir şekilde haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, davalı olan şirketin markalarının pek çoğu ve lider ... markası başta Topluluk Markası olarak ve ferdi olarak Avrupa ülkelerinde olduğu gibi dünyanın pek çok dünyanın ülkesinde tescilli bulunmaktadır. Davalı şirket bu tesciller için ve markalarının tanıtımı için de büyük yatırımlar yaptığını ve halen de bu yatırımlarına devam etmekte olduğunu, davalının bu ürünlerinin tamamının markaları tescilli olduğunu, tüm bu markaları ve ambalajları tamamen kendine özgü olup, herhangi bir başkaca firmanın marka ve ambalajlarına da benzemediğini, Bilindiği gibi gerek Türk mevzuatında ve gerekse de uluslararası mevzuatta renklerin tescil edilemeyeceği, renklerin herkesin kullanımına ait olduğu ve renklerin iltibasa mahal veremeyeceği çok açık olarak vurgulandığı ve bunların yargı kararları ile kesinlik kazandığını, ..., ... markaları ile ... ve ... markaları hiçbir şekilde birbirlerine benzemediğini, aralarında en küçük bir çağrışım dahi bulunmadığını, ... ve ... markalarının davalının özgün markaları olup, aynı markaların davalının çeşitli diğer ürünlerinde de kullanılan tanınmış markalar olduğunu, ... ve ... ile ... ve ... Markalarının renklerinin birbirlerine benzemediğini, keza aralarında herhangibir renk kombinasyonu da olmadığını, aralarında ... ve ..., ... ve ... farkları çok açık şekilde görülmekte olduğunu, ...'in ambalajı kurdele şeklinde ve yuvarlak dizayn içinde olup, ... yazısı tanınmış ve her yerde kullanılan kırmızı renkli, beyaz konturlu, altında dağ ve ova resmi, ... yazısı kırmızı renkte iki sıra halinde yazılmış altında fındıklar resmedildiğini, etrafı çepe çevre kırmızı ve altın renkli şekillerle çevrelendirildiği, Davacı tasarımlarında ise resimler, renkler ve şekiller kullanıldığı alanlar da tamamen birbirinden farklı olduğunu, davalının tasarımında bulunan renkler ve şekiller, davacı tasarımında olmadığını, ... tür ürünlerde iç ambalajlarından çok iç ve dış ambalajları ve etiketleri bir bütün olarak tüketici nezdinde görüldüğü, iç ambalajların sarım ve paketlemesi ise BU TÜR ÜRÜNLERİNİN GENEL KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ ve YAPILABİLDİKLERİ MAKİNENİN BİR GEREĞİ olduğunu beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler...., ...ve ...31/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirketin incelenen resmi ticari defterlerinde ürün cinsi bazında ayrıma ilişkin kayıt tespit edilmediğini, Davalı şirkette yapılan incelemede ürün cinsi bazlı tespit yapabilmek için davalı şirketin davaya konu döneme ilişkin Stok Takip Programlarının da tarafımızca incelenmek istendiğini, davalı şirket yetkililerince 2019 yılı Stok Takip Programının incelemeye sunulduğunu, diğer yıllara ilişkin Stok Takip Programları ise, şifrelerinin yönetim kurulunda bulunduğu söylenerek yapılan incelemede incelemeye sunulmadığını, Davalı Şirketin sunmuş olduğu davaya konu döneme ilişkin davaya konu ürün satış ve ürün iade listeleri alınarak dava dosyasına konulduğunu, ancak işbu ürün satış ve ürün iade listelerinin 2019 yılı dışında teyidinin yapılamadığını, Davalı şirketin, davaya konu ürün satışlarına ilişkin sunmuş olduğu ürün satış fatura fotokopilerinin alınarak dava dosyasına konulduğunu, davalı şirketin davaya konu işbu satış faturalarından; davalı şirketçe, davaya konu dönemde davaya konu ... ve ... ibareli ürünlerin satılmış olduğunun tespit edildiğini, Davalı şirketin sunmuş olduğu davaya konu ürün satış ve ürün iade listelerinden; davalı şirketin, dava tarihinden geriye doğru son 10 yıllık sürede davaya konu ürünlerden toplam 2.764.601,07 TL tutarında net satış yaptığının ve işbu satışlardan SMK 151/2-b kapsamında 654.193,96 TL Brüt Satış Kârı ve 18.521,08 TL Net Kâr elde ettiğinin hesap edildiği kanaatlerine varmışlardır.
Bilirkişiler ..., ... ve ...01/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile BA-BS Formları düzenlenmesinde marka ismine, marka şekillerine, ürün sınıflarına veya ürün adlarına ilişkin bir bildirimde bulunulmadığından, davaya ilişkin vergi dairesinden gelen Kurumlar Vergi Beyannameleri ile BA-BS Formlarında marka ismi, şekli, ürün sınıfları ve ürün adları yer almadığından kök raporda yer alan tazminat hesaplaması dışında yeni bir tazminat hesabı yapılamadığı kanaatlerine varılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davalının "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ile davacı aleyhine yarattığı haksız rekabet ve marka hakkını ihlal kapsamında SMK 151/2-b kapsamında şimdilik 500.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil ve marka tecavüzünün başladığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte ayrı ayrı hesaplanmasını ve davacıya ödenmesi talepli açıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. sayılı dava açılmış olup Mahkememizin 27.01.2015 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararı ile özetle, Davalının ... nolu markasını tescile uygun kullanım hakkı saklı tutularak bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davalının, davacının ambalajlarıyla iltibas oluşturacak şekilde ambalaj kullanımının Davacının marka ve ambalajlarına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine, belirtilen ambalaj içinde ürünün satışının, piyasaya sürülmesinin önlenmesine karar verildiği ve söz konusu karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek 18.09.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı yanın ikame ettiği davasının kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen tecavüze devam edilen kullanımlara ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Somut dava kesinleşmiş mahkeme kararındaki tecavüz teşkil eden kullanımlara ilişkin tazminat istemine ilişkin olup, mahkememizce tecavüz konusu olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan kullanımlar yönünden tazminatın belirlenmesinin gerekeceği, davalı yan her ne kadar ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen ... esas sayılı dosyası üzerinden verilen kararın somut dava bakımından belirleyeceği olacağını beyan etmiş ise de; yukarıda belirtildiği gibi tazminat isteminin dayanağının kesinleşmiş mahkeme kararı olması hasebiyle, ilgili davanın iş bu dava yönünden etkisinin bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları ve yapılan incelemede; Davalının "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ile davacı aleyhine yarattığı haksız rekabet ve marka hakkını ihlalinin yukarıda belirtilen kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen devam ettiği bu hususta niza bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına alınan 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirketçe, davaya konu dönemde davaya konu ... ve ... ibareli ürünlerin satılmış olduğunun tespit edildiği, , davalı şirketin sunmuş olduğu davaya konu ürün satış ve ürün iade listelerinden; davalı şirketin, dava tarihinden geriye doğru son 10 yıllık sürede davaya konu ürünlerden toplam 2.764.601,07 TL tutarında net satış yaptığının ve işbu satışlardan SMK 151/2-b kapsamında 18.521,08 TL Net Kâr elde ettiğinin hesap edildiği, yapılan hesaplamanın ek rapor ile de tevsik edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili her ne kadar aşamalarda sunmuş olduğu beyan dilekçeleri duruşmalara geçen beyanlarında stok takip programlarının, bunun yanı sıra KDV iade beyannamelerinin ihracat faturalarının gelir idare başkanlığı gibi resmi kurum ve kuruluşlarla ve mali müşavir ve bağımsız denetçiler gibi ilgili yerlerden celp edecek belgelerin temini sonrasında tazminat hesabının gerçekleştirilmesini talep ve dava etmiş ise de; davalının TTK kapsamında tutması gerekli belgeleri bilirkişi incelemesine sundukları ayrıca bilirkişi heyetinin İstanbul listesinden oluşturularak ...'da inceleme yapmış olmaları gözetildiğinde yerinde başka bir inceleme yapılmasına ve yeni bir heyet oluşturulmasına yer olmadığı TTK kapsamında tutulması gereken belgelerin incelendiği, stok takip programlarının zorunlu tutulması gereken kayıtlardan olmadığı gibi davacı yanın dilekçeler teatisi aşaması ile süresi içerisinde sunulan delil listesinde de bu yönde delil bildirmediği, kaldı ki stok takip programının ürün bazlı bir inceleme yapılması imkanı sağladığı, stok takip programının incelenmesinin bilirkişilerin usul ve yasaya uygun olarak tespit ettiği rakamı değiştirmeyeceği, stok takip programının sunulmamasının davalı aleyhinde bir durum olduğu, zira mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasında verilen karar ile davalı yanın ... nolu markasını tescile uygun kullanım hakkının saklı tutulduğu, tespiti yapılan 18.521,08 TL olan tazminat kapsamına, davalı yana kesinleşmiş mahkeme kararı ile tanınan kullanımların da yer alabileceği ancak davalı yanın ürün bazlı inceleme yapılmasına imkan tanıyacak bilgi ve belgeleri sunmaktan imtina etiği, bilirkişiler tarafından gerek gelir beyannameleri gerekse de ba/bs formları üzerinden inceleme yapıldığı gibi TTK kapsamında tutulması gereken ticari defter kayıtlarının da incelendiği başkaca incelenmesini gerektirir bir kayıt ve delil bulunmadığı nazara alınarak, davacı yanın bahsi geçen talebinin reddine karar verilmiş, usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu ile davalının SMK 151/2-b kapsamında elde ettiği net kazanç 18.521,08 TL olarak tespit edilmiş, ancak Davalının... nolu markasını tescile uygun kullanım hakkı mevcut ise de; tespiti yapılan bu miktarın içinde ... numaralı markaya ilişkin kullanımlar olduğunu davalı yanın ispatlayamadığı, buna ilişkin veri sunmaması sebebiyle davalı aleyhinde değerlendirme yapılarak maddi tazminat isteminin 18.521,08 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, dava konusu tecavüzün ilk olarak mahkememizin kesinleşen ... esas sayılı dava dosyası ile tespit edildiği, kesinleşen dava dosyasının dava tarihinin 13/05/2013 tarihi olması sebebiyle faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmış, somut olay, husule gelen ihlallerin kapsamı, niteliği, gerçekleşme şekli, süregeldiği zaman, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ve zarara konu yukarıda tespit edilen miktar da nazara alınarak 15.000,00 TL manevi tazminat somut olaya ve dosya kapsamına uygun bulunmuş, dava konusu kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan ihlal eylemlerinin dava tarihine kadar süregelmesi hasebiyle zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazı yerinde bulunmamış, süresinde ikame edilen dava yönünden aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
-Davalının "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ile davacı aleyhine yarattığı haksız rekabet ve marka hakkını ihlal kapsamında SMK 151/2-b kapsamında 18.521,08 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, her bir tazminat kalemine 13/05/2013 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin REDDİNE,
-Davalı yanın zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazının REDDİNE,
2-Davanın kabulüne konu miktar üzerinden hesaplanan ve davalı yandan alınması gereken 2.289,82 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 10.246,50 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 7.956, 68 TL harcın talebi halinde davacılara iadesine, davalı yandan alınması gerekip davacının yatırdığı peşin harca mahsup edilen 2.289,82 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, müzekkere, tebligat, bilirkişi ücretlerinden oluşan 36.027,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak, 2.012,80 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Maddi tazminat istemli dava yönünden 18.521,08 TL vekalet ücreti ile manevi tazminat istemli dava yönünden 15.000 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 33.521,08 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Maddi tazminat istemli dava yönünden tarifenin 13/3. Maddesi gereği 18.521,08 TL vekalet ücreti ile manevi tazminat istemli dava yönünden tarifenin 10/2. Maddesi gereğince 15.000 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 33.521,08 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arta kalan gider ve delil avansının hükmün kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar Mahkememizin 15/05/2024 tarihli duruşmasında verilen kısa kararda "Davalının "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ile davacı aleyhine yarattığı haksız rekabet ve marka hakkını ihlal kapsamında SMK 151/2-b kapsamında 18.521,08 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, her bir tazminat kalemine 13/05/2013 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin REDDİNE," iki ayrı davacı olmasına rağmen tek bir davacı var gibi anlaşılacak şekilde yukarıda koyu olarak gösterilen ibare yazılmış ise iki davacının olması sebebiyle söz konusu ibarenin davacılara olacak şekilde aşağıdaki gibi düzeltilmesine dair karar verilmiştir.
-Davalının "..." ve "..." ibareli ürün ambalajları ile davacı aleyhine yarattığı haksız rekabet ve marka hakkını ihlal kapsamında SMK 151/2-b kapsamında 18.521,08 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın, her bir tazminat kalemine 13/05/2013 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin REDDİNE,
Dair, tarafların yokluğunda verilen tashih kararına ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!