T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/206 Esas
KARAR NO : 2024/179
DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/07/2020
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı meslek birliği ... ile davalı ..., 5846 saylı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde kurulmuş müzik eseri sahipleri meslek birlikleri olup, üyelerine ait eserlerinin kullanım izni lisansım vermekte, yurt içi ve yurt dışında üyeleri adına toplu hak takibi yapmaktadır. Yurt dışında kurulu meslek birlikleri ile yapılan temsilcilik sözleşmeleri gereği, Davacı meslek birliğinin takip ve tahsile yetkili olduğu repertuvarın yurt dışında kullanımından doğan teliflerin ödenmesi için yurt dışı meslek birlikleri yetkili Kılınmıştır. Bu anlaşmalı olunan meslek birliklerince takip edilen haklar içerisinde ülkelerde "yeniden iletim” adı altında yayın yapan tv ve radyo kanallarının lisanslanmasından doğan telif bedelleri de vardır. Davacı ve davalı meslek birliğinin de üyesi olduğu ... (...) tarafından, yurt dışında yeniden iletim yapan radyo ve televizyon kanalların telif bedelkerinin dağıtımı ile ilgili bir örnek uygulama hazırlanmış ve meslek birliklerine gönderilmiştir. Bu uygulamaya göre, dağıtımın daha hızlı daha az maliyetli olması amacı ile yurt dışı yeniden iletim bedellerinin ülke bazmda tek bir meslek birliğine gönderilmesi ve ödeme yapılan meslek birliği tarafından yurt içinde hak sahiplerine dağıtılması gerektiği tavsiye edilmiştir. İzah edilen sebEple, ... (Bundan sonra ... alarak anılacaktır.) ... tarafından toplanmış olan yeniden iletim yapan kanalların telif bedeli, Türkiye' deki tüm hak sahiplerine dağıtılmak üzere davalı ...' a ödenmişlir. ... tarafından davalıya ödeme yapıldığı öğrenildikten sonra, davalı ...' a gönderilen ... 18, Noterliği' nin ... tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile yeniden iletim telif bedellerinin, hangi ülke meslek birliği ve kanallardan tahsil edildiği, tahsil edilen bedellerin dağıtılıp dağıtılmadığı, tahsil edilen tutarlar içindeki Davacı meslek birliği payının Davacıya 7 gün içerisinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Davalı vekili tarafından ... 16, Noterliği' nin ...tarih, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile ihtarnameye cevap verilmiştir, Anılan ihtarname ile; Davacı meslek birliğinin talepleri ile ilgili olarak, taraflar arasında hukuki ve idari süreçlerin devam etmesi sebebi ile telif gelirleri üzerindeki koruma oranları için bağlayıcı karar alınmasınm Davacıya ödeme yapılması konusunda ön koşul olduğu bildirilmiştir. Davalı işbu ihtarname ile yurt dışında yeniden iletim yapan kanallardan toplanan telif bedellerinin kendi uhdesinde olduğunu kabul ve ikrar etmiştir. İhtarname içeriğinde talep edilen telif bedellerinin Davacıya ödenmesi ile ilgili olarak ön koşul getirmiştir. Öncelikle belirtmek isteriz ki: davalı larafindan ileri sürülen ödeme ön koşulu hukuka aykırıdır. Zira davalının da ikrar etliği üzere, Davacı meslek birliğine, üyelerine dağıtılmak üzere ödenmesi gereken telif bedellerinin derhal Davacıya ödenmesi gerekmektedir Davalının ihtarnameye verdiği cevapta telif bedellerinin kendi uhdesinde olduğunu kabul etmiş yanı sıra: davalı meslek birliğinin 2018 yılında yapılan genel kurulda üyelerine dağıtmış olduğu "Yıllara Göre Yurtdışından Gelen Telif Dağıtımı" tablolarında ve kendi internet sitesinde ulaşılabilir halde ...' dan tahsil edilmiş olan telif bedelleri belirtilmiştir. Buna göre 2014 yılında 285.739.68-TL. 2015 yılında 853.253 45-TL 2016 yılında 390.896,55-TL, 2017 yılında 63.843 56-TL yurt dışından gelen telif bedelleri ... tarafından Davacı ... payı ödenmeksizin üyelerine dağıtılmıştır. Davalının ihtara cevabında gerekli ödeme ve mahsuplaşma işlemleri için tüm tedbirlerin alındığı, payların bekletildiği beyan edilmiş ise de; bizzat davalı tarafından genel kurulda dağıtılan yazılı beyanda bedellerin dağıtıldığı açıkça belirtilmiştir. Davalı. ihtarnameye verdiği cevapta yazılı iddialarının aksine. Gerçeğe aykırı beyanda bulunarak. tahsil ettiği davaya konu bedelleri dağıtmış olmakla hukuka, mevzuata ve uluslararası kurallara aykırı hareket etmektedir. ... yetkilileri yazılı beyanlarında- Türk kanallarının yeniden iletim bedellerini ...' a gönderme kararı aldıklarını ve ... tarafından dağıtımların tamamen kullanım listelerine göre yapılacağına dair söz vermesi sebebi ile böyle bir seçim yaptıllarını belirtmiştir. Aynı beyana göre 2012 yılından beri tüm telif bedelleri ... tarafından davalıya ödenmiştir. 2012 yılından önceki dönemle ilgili olarak davalı ...' ın banka hesaplarının araştırılması ve son 10 yıl içerisindeki gelirlerinin de tespit edilmesi gerekmektedir. ... yetkilisi tarafından açıkça beyan edildiği üzere, davaya konu telif bedelleri davalıya hak sahiplerine dağıtılmak üzere ödenmiştir. Davalının bu bedelleri elinde tutması için hiçbir haklı sebebi bulunmadığı gibi, Davacıyı zarara sokma kastı ile hareket etmektedir. Zira davalı; ödeme için tek taraflı ve hukuka aykırı bir ön koşul beyan etmektedir. DAVALININ DAVAYA KONU TELİF BEDELLERİNİ ELİNDE BULUNDURMASI HUKUKA AYKIRIDIR. Taraflar arasında diğer mecralara ait telif bedellerinin paylarınm belirlenmesi için açılan davalar henüz sonuçlanmamışken, ortada kesin bir yargı kararı olmadan Davacıya ait bir alacağın tahsili için davalı tarafından bu durumun ön koşul yapılması Davacıyı tehdit ve zorlamadan öteye geçmemektedir. Taraflar arasındaki yargıya konu paylaşım oranları ile işbu dava ile talep edilen telif bedelleri arasında hukuki bir bağ bulunmamaktadır. ... tarafından yapılan ödemenin kullanım oranları tespit edilebilir durumdadır. Zira yapılan ödeme ile birlikte kullanım listeleri de davalıya gönderilmiş bulunmaktadır. Bu sebeple bilirkişi marifeti ile yapılacak tespitte hem davalıya ödenmiş olan ve davaya konu telif bedelleri, hem de Davacı meslek birliğinin payı sabit hale gelecektir. Bu sebeplerle İsviçre ... tarafından son on yıl içerisinde davalıya ödenen yeniden iletim yapan kanallardan toplanan telif bedellerinin tespitine; Davalıya ödenen telif bedellerinde Davacı meslek birliği payının tespitine; Tespit edilecek tutar ve fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000-CHF(İsviçre Frangı) tarihi itibarıyla 7,2629 x 1000x 7.262,00 yedibinikiyüzaltmışikiTürkLirasıl bedelin ... rarafindan davalıya ödeme yapıldığı tarihten itibaren tamamının davalıdan tahsiline kadar geçecek sürede işlemiş ve işleyecek devlet bankalarının ... Frangı ile açılmış bir yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte, fili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden Türk lirası alarak karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yabancı bir tarafından bir Türk kanalı sans geliri temin edildiğinde, ilgili Türk kanalının yayın herhangi bir veri söz konusu olmadığı için arzu edilen hali ile gerçekleşen yayın ve bu yayında kullanılan müzik eserleri verisine dayalı bir telif dağıtımı yapılması mümkün olmamaktadır. ... olan ..., bu gibi durumlar için bir tavsiye kararı yayınlamış olup; buna göre ...'nın, ilgili Türk kanalı için tahsil ettiği geliri ilgili kesintileri uyguladıktan sonra Türkiye'de ter Meslek Birliğine iletmesi, tüm yayın ve kullanım verisine sahip bu Meslek Birliği eliyle listeli dağıtım yapılmasını sağlaması gerekmektedir. Somut olayda da, Davalı ... ile karşılıklı temsilcilik anlaşması akdeden ... ... tarafından “yeniden iletim'den kaynaklı telif ödemelerinin muhatabı olarak Davalı ... tercih edilmiştir. Davacı tarafça, ... tarafından, son on yıl içerisinde yeniden iletim yapan kanalların telif bedeli olarak Davalıya ödenen bedellerin ve bu bedellerdeki Davacı payının tespit edilerek, tespit edilecek tutar üzerindeki haklarının ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000-CHF (İsviçre Frangı) telif bedelinin Davalıya ödeme yapıldığı tarihten itibaren tamamının tahsiline karar verilmesi talebi ile dava açılmış ise de, öncelikle Davacının aktif dava ehliyetinin mevcut olup olmadığı, aktif dava ehliyı ın kabulü halinde ise hangi yıllar için talepte bulunabileceği tespit edilmelidir. Şöyle ki, Davacı tarafça ... ile akdetmiş olduğu “Temsilcilik Sözleşmesi'ne yer verilmemiş olup, ...'nın Davacının repertuarına ilişkin hakları re'sen takip etmesi mümkün olmadığından, Davacının, ... tarafından Davalı ...'a gönderilen “yeniden iletim'den kaynaklı telif bedeline ilişin hak talebinde bulunabilmesi için, ... ile “temsilcilik sözleşmesi” imzalamış olması ve ... repertuarının İsviçre bölgesinde ... tarafından temsil edilmesine dair yetkisi vermiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, Davacı ile ... arasında “Temsilcilik Sözleşmesi” akdedilmemiş olması halinde, Davacının herhangi bir talepte bulunamayacağının dikkate alınarak Davacının aktif dava ehliyetinin mevcut olup olmadığının tespitine, Davacının aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü halinde ise Davacı ile ... arasında akdedilen Sözleşme tarihi dikkate alınarak hangi yıllar için talepte bulunabileceğinin belirlenmesine karar verilmesini talep ederiz. Davacının aktif dava ehli olduğunun kabul halinde, uyuşmazlığın çözümü için, koruma oranlarının tespit edilmesi gerekmekte olup; tüm dünya repertuarını içeren veritabanı ile bu amaca uygun dağıtım yapabilecek Meslek Birliklerinin başında gelen Davalı ..., uzun süredir ken iş olan bedeller içerisinde diğer Meslek ...'ye ait payları da beli samimi bir çaba içerisinde olmuşsa da, Davalının koruma oranlarının belirlenmesi ve bu sayede hakkaniyetli bir dağıtım yapılabilmesi yönündeki çabası Davacı ... tarafından desteklenmemiş; ..., bugüne kadar ...'ın tarafların ilgili yayın kuruluşlarında ve diğer mecralardaki paylarının belirlenmesi hususundaki girişimlerini sonuçsuz bırakmıştır. Bu girişimlere kısaca değinmek gerekirse; ... ve ... arasında 03.08.2012 tarihinde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da dahil olduğu bir süreç sonunda lisanslama, dağıtım ve dokümantasyon faaliyetlerinin birleştirilmesine dair bir protokol imzalanmıştır. Bu protokolde öngörülen uygulamalardan biri de yayın kuruluşlarının birlikte lisanslanması, tek bir bedel tahsil edilerek bu bedelin, ortak bir dağıtım çalışması sonunda ilgili yayın içerisindeki koruma oranı nispetinde taraflarca paylaşılması olup; kullanıcılardan ilgili lisans bedellerinin geçici olarak *6 50 - 94 50 oranında tahsil edilmesi ve taraflarının payları belirlendikten sonra fazlaya dair haklar için mahsuplaşma yapılması hükme bağlanmıştır. Ancak Davalı ...'ın tüm çabalarına ve ihtarlarına rağmen, lisans gelirleri içerisinde repertuar ve kullanım bakımından küçük kısmı temsil eden Davacı ..., geçici olarak uhdesinde tuttuğu 96 50'li bedele ilişkin mahsuplaşma yoluna gitmemek adına yayın kuruluşlarının da dahil olduğu lisanslama mecralarında tarafların koruma oranlarının ne olduğuna dair çalışmalara katılmamış ve protokolün uygulanmasını engellemiştir. Bu engelleme sebebiyle tarafların kullanım listeleri üzerinde tek bir dağıtım çalışması yapılarak (söz konusu yayın kuruluşları da dahil olmak üzere) her bir mecrada tarafların payının ne olduğunun belirlenmesi mümkün olmamıştır. Akabinde, 2013-2017 yılları arasındaki dönemde gerçekleşen kullanımlarda tarafların paylarının belirlenmesi için dava ikame edilmiş olmakla, ilgili davanın yargılaması ... 2. FSHHM'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden devam etmektedir. Aynı şekilde, 2018-2019 yılları için tarafların paylarının belirlenmesi için yasadan kaynaklanan haklar kullanılmak sureti ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na yapılan başvuru neticesinde, bu hususta Komisyon kurulmuştur. Son komisyon toplantısında ...'nin razları geçersiz bulunmuş, temsil ve kullanım oranlarının belirlenmesi için çalışmaya devam edilmesine karar verilmiş olup, bu dönem için ayrıca ... tarafından *işbirliğinin acilen sağlanması gerekliliği" nedeni ile Davalıya ve Davacıya gönderilen yazı neticesinde, işbirliğinin tesisi ve geçmiş ihtilafların çözümü ile görüşmelere başlanmış ve koruma oranlarının” tespiti hususunda meslek yanı sıra gözlemcinin de yer aldığı bir Komisyon oluşturulmuştur. Davacı tarafça EK-5 olarak sunulan 27.02.2019 tarihli yazışma ile de görüleceği “yeniden iletim'den kaynaklı" - varsa ...'ye ait telif ödemelerinin mahkeme dosyasının karara bağlanmasını müteakip Davacıya ödeneceği ...'ya da bildirilmiş olup, izah edilen hususlar dikkate alındığında, halen ihtilafa konu olan farklı lisans kategorileri ve tekil kullanıcılar (şikayete konu yayın kuruluşları dahil) açısından tarafların payının ne olduğunu belirlemeye çalışan, bunun için her yolu deneyen, başarılı olamayınca bu payların beyan ve talep etmiştir. belirlenmesini mahkemeden talep eden, aynı taleple kanundan kaynaklanan haklarını kullanarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na başvuran tarafın ..., tüm bu süreçler boyunca ilgili yayın kuruluşları da dahil olmak üzere her bir mecrada tarafların payının ne olduğunun belirlenmesi çalışmalarına istikrarlı bir şekilde yıllar boyunca engel olan tarafın ise ... olduğu görülecektir. Bu minvalde, ...'nin talepte bulunabileceği varsayılsa dahi, öncelikle koruma oranlarının tespit edilmesi gerektiğinden; ihtilafın çözüme kavuşturulması için ... 2. FSHHM'nin ... E. sayılı dosyasının ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na yapılan başvuru uyarınca kurulan Komisyonun görüşmelerinin bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar arabulucuk dava şartı itirazında bulunulmuş ise de dava tecavüzün önlenmesi talepli olarak yani dava yığılması ile birlikte açıldığından itiraz yerinde görülmemiş keza davalının husumet itirazı da yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; ... tarafından son 10 yılda yeniden iletim yapan kanalların telif bedeli olarak ... a ödenen bedellerin ve bu bedellerdeki ... payının tespiti , şimdilik 1.000 CHF (İsviçre Frangı) telif bedelinin davalıya yapılan ödeme gününden itibaren tahsiline kadar devlet bankalarının isviçre frangı ile açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsili , yargılama boyunca davaya konu telif bedellerinin dağıtılmaması hususunda hesaba bloke konulması yönünde tedbir kararı verilmesi istemi ile açıldığı görülmüştür.
Taraflar arasında görülmekte olan davanın konusu İsviçre Meslek Birliği ... tarafından Türkiye’den yayın yapan ..., ...vb. televizyon kanalları ile radyo kanallarının İsviçre’de 2010-2020 yılları arasında gerçekleşen yayınlarındaki müzik eserlerinin telif ücretlerinin ... tarafından tahsil edilen İsviçre’deki yeniden iletim bedellerine ilişkindir.
... Meslek Birliği, Türk kanallarının İsviçre’deki yayınlarından doğan (yeniden iletim mecralarının) telif ücretlerini tahsil etmiş olup dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarından da açıkça tespit edildiği üzere toplam 795.113,76 CHF bedelinin tamamını -... payı ödenmek üzere- Türkiye’de davalı ...’a ödemiştir.
Dosya kapsamına alınan 12/05/2022 tarihli kök bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği ve taraflarca itiraz edilmeyen tespitlere göre; ... Meslek Birliğinden, davacı ... meslek birliği payı da dahil olarak, yeniden iletim telif bedellerinin davalı ... hesabına yatırıldığı hususunda tartışma bulunmamaktadır.
Davalı ...'ın, hesabına yatan bedel üzerinden ... payını davacı ...'ye ödemesi gerektiği hususunda tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın esas noktasını oluşturan husus, davacı payının nasıl belirleneceği ve davacı payının ne olacağı olup, dosya kapsamına alınan 12/05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile "Davalı Meslek Birliği ...’a 2010-2020 yılları arası dönemde dava dışı ... tarafından Kablolu Telif Bedeli olarak gönderilen Toplam tutarın CHF 795.113,76 olarak tespit edildiğini, Davalı Meslek Birliği ...’a 2010-2020 yılları arası dönemde dava dışı ... tarafından Kablolu Telif Bedeli olarak gönderilen Toplam CHF 795.113,76 tutarın ne kadarının davacı meslek birliği ...’ye ve ne kadarının davalı meslek birliği ...’ a ait olduğunu tespit edebilmek için tarafların birbirlerine üye eser listelerini sunmaları gerektiği ve tarafların sunulan işbu üye eser listeleri üzerinde teknik çalışma yaparak tarafların koruma oranlarının belirlenmesi gerektiği kanaatine vardığımızı, " şeklinde tespit yapılmış olup, yapılan tespitin yerinde olduğu, hesaplamanın ancak üye eser listeleri üzerinde teknik analiz ile mümkün olabileceği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı yanın hak ettiği payın yukarıda belirlenen minvalde belirlenebilmesi amacıyla 05/10/2022 tarihinde icra edilen duruşma ile taraflara bu doğrultuda delil ibraz etmeleri, birbirlerine ait üye, eser listelerini sunmaları için kesin ve ihtarat ihtiva eden kesin süre verildiği, verilen kesin sürede ibrazın sağlanmaması halinde dosyanın mevcut verilere göre değerlendirileceğinin açıkça yazılı olduğu ancak iş bu ara karara istinaden sadece davacı tarafça 17.10.2022 tarihli beyan dilekçesi ile mahkememizce istenilen ve hesaplamaya ilişkin gerekli görülen kayıtların sunulduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların belgeleri ibraz zorunluluğu" kenar başlıklı 219. maddesinin 1. fıkrasına göre, "Taraflar, kendilerinin ve karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.".
HMK "Tarafın belgeyi ibraz etmemesi" başlıklı m. 220 uyarınca "İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükût ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir...Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir."
Somut olay yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemeler muvacehesinde değerlendirildiğinde; 05.10.2022 tarihli ara kararda verilen kesin süreye rağmen ...’ın üye eser listelerini sunmadığı ve artık HMK m. 220/son gereği davalı yanın savunmalarında dayanmış olduğu hesaplama yöntemine usulen de dayanılamayacağı dikkate alınarak; davacının, verilen kesin süre içerisinde sunmuş olduğu 17.10.2022 tarihli tablolar nazara alınarak, somut olaydaki yayın mecralarına ilişkin sözleşmelerdeki paylaşım oranları kapsamında hesaplama yapılması amacıyla 11.10.2023 tarihli ara kararı ile Davacı tarafça sunulan belgeler esas alınarak hesaplanma yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından yayın kuruluşları ile imzalanan sözleşmeler ticari defter ve kayıtlar üzerinden incelenmiş ve 26.02.2024 tarihli ek rapor ile ... oranı tespit edilmiş ve yapılan usul ve yasaya uygun değerlendirmeler ışığında tarafların dönemler içerisinde anlaşmış oldukları Radyo -TV Sözleşmeleri üzerinden hesaplanan taraflar arasındaki dağılım oranları ve paylaşım bedellerine göre, dava dışı ... MESLEK BİRLİĞİ tarafından 2010-2020 yılları arasında Kablolu Telif Bedeli olarak davalı Meslek Birliği ...’a ödenen Toplam CHF 795.113,76 tutarın; davalı ... payı CHF 446.399,30 ve davacı ... payı CHF 348.714,46 olarak hesap edilmiştir.
Davalı yan her ne kadar rapora itiraz dilekçesi ve bilahare sunulan beyan dilekçesi ile hesaplama yapılması maksadı ile bir takım raporlar sunmuş ise de, sunulan delillerin süresinde olmadığı, davacı yanın da açık muvafakatinin bulunmadığı, yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere davalı yanın tarafına verilen kesin sürede delil ibraz etmediği, ara kararda açıkça delil ibraz edilmemesi halinde dosyanın mevcut hali ile değerlendirileceğinin de yazılı olduğu, davacının verilen kesin sürede ara kararın gereğinin yerine getirdiği ve sunulu deliller muvacehesinde dosyanın mevcut hali ile değerlendirilmesine ilişkin ara karar kapsamında usul ve yasaya uygun yapılan inceleme neticesinde davacı yanın alacağının 348.714,46 CHF olduğu belirlenmiştir.
Davalı yan her ne kadar ... 2. FSHHM ...E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiş ise de; ilgili dosyada iş bu dava dosyasına konu paylaşım oranlarının belirlenmesine ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...E. ...K. Sayılı dosyasında dava konu uyuşmazlığın ilgili mahkemenin 30/03/2021 Tarihli Gerekçeli Kararında belirtilen ifadelerde; "Asıl dava; davacı/ birleşen davalı ... ile davalı birleşen davacı ... arasında akdedilen protokolün tahsil edilen lisans bedelinin mahsuplaşılmasma ilişkin hükümlerin davalı tarafından dikkate almaksızın, hesaba yatan lisans bedelinin tamamım üyelerine dağıtılmış olduğu, bu nedenle fazla tahsil edilen tutarın tahsilinin gerektiği ve ...’nin feshinin haksız ve hukuka aykırı olduğuduna, birleşen dava ise davalı/ birleşen dosya davacısı ...'nin ...’ın davranışları nedeniyle protokolün uygulanamadığım, koruma oranlarının da çıkarılmadığını, bu nedenle mahsuplaşma yapılamadığım, zira bütün bunlar için ortak hesap ve ortak veri tabanlarının oluşturulması gerektiğini, bunun sonucunda da zarara uğradığı iddiasına dayalı haklı nedenle fesih kaynaklı zararının talebine ilişkindir." şeklinde belirtilmiş olup, bu dosya ve kararın da iş davaya bir etkisi olmadığı açık olup, davalı yanın bu yöndeki talebi mahkememizce uygun bulunmamıştır.
Hülasa, yukarıda tespiti yapılan hususlar ve açıklamalar ışığında davacının 348.714,46 CHF alacağının mevcut olduğu, davacı yanın ıslah dilekçesi ile dava değerini 348.714,46 CHF olarak belirlediği anlaşılmakla dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda 348.714,46 CHF olarak davanın kabulü yönünde karar verilmiş, açılan davanın belirsiz olarak açıldığına ilişkin dava dilekçesinde ibare olmaması, dava değerinin artırılması işleminin de ıslah yolu ile yapılması hasebiyle açılan davanın kısmi dava olma özelliğini taşıdığı anlaşılmakla, başlangıçta dava değeri olarak gösterilen 1.000 CHF yönünden, ilk ödeme tarihi olarak gösterilen 29.07.2010 ( kablolu telif bedeli olarak 27.796, 73 CHF gönderilmiş olması hasebiyle taleple bağlılık esas alınarak 1.000 CHF esas alınmış), bakiye kalan 347.714,46 CHF olan kısmına ise ıslah tarihi olan 30.04.2024 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının İsviçre Frangı için açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı yan her ne kadar ıslah dilekçesi ile 348.714,46 CHF üzerinden dava değerini belirlemiş ve bahsi geçen alacağın TL karşılığını da yazmış ise de; yabancı para cinsi üzerinden ikame edilen davalarda, TL karşılığı belirtilmeksizin hüküm kurulacak olması sebebiyle mahkememizce hüküm kurularken dava konusu alacağın TL karşılığı yazılmamıştır.
Yabancı para cinsi üzerinden açılan davalarda vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin hesabında hüküm altına alınan alacağın dava tarihindeki TL karşılığının mı yoksa hüküm tarihindeki TL karşılığının mı nazara alınacağı noktasında uygulamada görüş birliği bulunmasa da; her davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerekliliği sebebiyle davanın açıldığı tarihteki TL karşılığının nazara alınması gerekeceği, nitekim benzer mahiyette olan Yargıtay 11. H.D 2023/2463 Esas, 2024/4957 Karar sayılı ilamına esas teşkil eden BAM ilamı gerekçesinde" Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin 14.01.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar gereğince virman talimatı veren ...'un 14.01.2017 tarihine kadar müdür olarak atanan ... Ltd. Şti adına davacı şirketi temsil etmek üzere temsilci olarak atandığı, her ne kadar ... davacı şirketin ortağı ve müdürü olan dava dışı ... Ltd. Şti'ndeki hissesini talimat tarihi itibarıyla dava dışı ...'a devretmiş ve.... Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olarak da ...seçilmiş ise de,...'un davacı şirketteki temsil yetkisinin ... Tic. Ltd. Şti'nin 11.01.2016 tarih ve ... sayılı kararına dayandığı ve bu kararın kaldırıldığı /değiştirildiğinin iddia ve ispat edilmediği, dolayısıyla virman talimat tarihinde ... Ltd. Şti'nin temsilcisinin ...olmasının ...'un davacı şirketteki temsil yetkisini sona erdirmediği, 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesi uyarınca şirketin yetkili müdürü olabilmek için şirketin ortağı olmak gerekmediği gibi aynı maddenin ikinci fıkrasında da şirketin müdürlerinden birinin bir tüzel kişi olması halinde tüzel kişinin görevini adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirleyeceğinin düzenlendiği de dikkate alındığında, ...'un virman talimat tarihinde davacı şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, açık imza inkarı olmadığından ...'un talimat tarihinde yurt içinde bulunup bulunmamasının da sonuca etkili olmayacağı, öte yandan yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması; yine hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, dava tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece anılan şekilde davacı lehine icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti hesaplanarak hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir." ifade edilmiş verilen karar onanarak kesinleşmiştir.
Davacı yan her ne kadar ıslah harcını 348.714,46 CHF'nin ıslah tarihindeki TL karşılığına göre yatırmış ise de; yukarıda belirtildiği üzere hüküm altına alınan alacağın harç, yargılama gideri hesabının dava tarihindeki TL karşılığına göre yapılması gerektiği, bu durumda davacı yanca fazla harç yatırıldığı, ancak bu hatanın davanın esasına etki etmediği anlaşılmakla fazla yatan harca ilişkin husus yargılama gideri ve harç hesabı kısmında değerlendirilmiştir.
Hüküm altına alınan alacak 348.714,46 CHF olup, alacağın dava tarihindeki TL karşılığı 2.532.678,25 TL( dava tarihideki CHF'nin TL karşılığı 7,2629X348.714,46=2.532.678,25 TL) olması hasebiyle harç ve vekalet ücreti hesabı bu miktar üzerinden esas alınmış, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın KABULÜ ile;
348.714,46-CHF (İSVİÇRE FRANGI) alacağın 1.000- CHF olan kısmına 29.07.2010 bakiye kalan 347.714,46 -CHF olan kısmına ıslah tarihi olan 30.04.2024 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının ... için açılmış 1 yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
2-Davanın kabulüne konu alacağın dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan ve davalı yandan alınması gerekli 173.007,25 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 124,02 TL peşin harç ile 211.770,00 TL ıslah harcının toplamı olan 211.894,02 TL'den mahsubu ile fazla yatan 38.886,77 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, davalı yandan alınması gerekip davacının yatırdığı peşin ve ıslah harcı toplamına mahsup edilen, karar ve ilam harcı tutarı olan 173.007,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.786,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabulüne konu alacağın dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 264.633,91 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!