T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/54 Esas
KARAR NO : 2024/126
DAVA : Endüstriyel Tasarım hakkına Tecavüzün Tespiti &tazminat
DAVA TARİHİ : 20/02/2018
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım hakkına Tecavüzün Tespiti &tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye'nin ilk ofis koltuğu üreticisi olduğunu, ... ve Parçalarını ... no ile, ... isimli koltuk için ... no ile, ... isimli koltuk için ... no ile tescil ettirdiğini, müvekkiline ait "..." ve "..." , "... ", "..." isimli ürünlerin isimlerinin değiştirilerek davalıya ait internet sitesinde ve fiziki mağazalarında izinsiz olarak satışa sunulduğunu, haksız kazanç elde edildiğini iddia ederek davalı tarafından ürünlerin üretiminin durdurulmasını, üretilip satışa sunulan ürünlere el konularak kaldırılmasını, tasarımlara tecavüz nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tecavüzün işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi zararın tazminini, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16.3.2021 tarihli ıslah dilekçesi ve ekindeki harç makbuzu ile maddi tazminat istemini 79.264.16 TL olarak talep etmiştir.
Davacı vekili 7.2.2024 tarihli dilekçesiyle bu kez 79.264.16 TL olan maddi tazminat taleplerini bu kez HMK 107. Madde kapsamında talep artırım dilekçesi kapsamında 90.594.82 TL maddi tazminat olarak talep ettiklerini bildirmişlerdir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, Sivas Asliye ticaret mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu,ayrıca kendi geliştirdikleri, ürettiği, patent ve tasarım belgelerine sahip olduklarını ,esas yönünden de davanın reddi gerektiğini beyan etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; davacıya ait tasarımların davalı tarafından kullanıldığı iddiasıyla tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi manevi tazminat ile tedbir istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de SMK 156. Maddesi gözetildiğinde davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı yerinde görülmemiş, dava tasarıma dayalı açıldığından mahkememiz görevli olduğundan görev itirazı yerinde görülmemiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.3.2018 tarihli raporda; Davacı tarafa ait ... numaralı çoklu tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde kısmi farklılığa rağmen ürünlerin benzer olduğunu, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde kısmi farklılığa rağmen ürünlerin benzer olduğunu, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde bütünsel bakış ile kol dayama formu kısmi ve ayak tekerlek profili farklılığına rağmen bütensel bakış ile aynı ürün ailesinin bir parçası olarak algılanacağını, dolayısıyla davacı tasarımı ile benzer olduğu beyan edilmiştir.
Bilirkişiler ..., ..., ... 06/11/2019 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacı tarafa ait ...-1 numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ... Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu neden ile farklı olarak algılandıkları bildirilmiştir.
Bilirkişiler..., ...r, ..., ... 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalıya ait olduğu belirtilen internet web sitesinin ...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ilgili internet sitesi detaylıca incelendiğinde web sitesi içerisinde davaya konu davacı tarafından CD içeriğinde sunulmuş olan bahse konu internet sitesine bağlı linkler/sayfalar güncel olarak yayında olmadığı, Davaya konu bahsi geçen “...” internet web sitesine bağlı sayfaların/linklerinin ne zamandan itibaren yayında olduğunu tespit etmek için web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde davaya konu ilgili linklerin geçmişte hiç arşivlenmediği tespit edilmiş olup, ilgili ürünlere ait linklerin/sayfaların ne zamana kadar yayında kaldığı, hangi tarihte internet üzerinden satışının durdurulduğunu hususunda sağlıklı bir sonuca erişilemediği bildirilmiştir.
Talimat Mahkemesince mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.2.2020 tarihli raporda; davalının net karının 79.264.16 TL olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişiler..., ..., ...tarafından düzenlenen 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacıya ait ... no’lu tasarımın, “yenilik” ve “ayırt edici özelliklerini” taşıdığı, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Dava dosyasında yer alan davacı şirket ve davalı beyannamelerinden davalı şirketin davaya konu ürünlere ilişkin ne kadar satış yaptığının ve işbu ürünlerden ne kadar kâr elde ettiğinin hesaplaması mümkün olmadığı, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Talimat Mahkemesince mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27.6.2022 tarihli raporda; davalının davaya konu tasarım üründen toplam satışının 185.185. TL olduğunu, davalının 53.872.54 TL kar elde ettiğini bildirmiştir.
Bilirkişiler ..., ..., ... 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporlarında; SMK 151/2-b kapsamında ; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre “...” hariç TÜM TASARIMLAR için 786 adet satış ve 90.594,82 TL (... 58.016,63 TL, ... 32.578,19 TL) tazminat hesap edilebileceği, ürün bazında ayrıntının ise tazminat hesaplama bölümüne raporlarına eklendiğini, Davacının ise 79.264,16 TL ıslah dilekçesi sunduğu, Davacı tarafa ait ... (1)numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “...” isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, TPMK nezdinde yapılan incelemede davacı tarafa ait ... numaralı tasarımın içeriğinin sadece 4 numaralı tasarımdan oluştuğu ve bu tasarımın dava konusu ile ilgisi olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler ..., ..., ... 13/10/2023 tarihli EK bilirkişi raporlarında; Davacı tarafa ait ... (1)numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “...” isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, TPMK nezdinde yapılan incelemede davacı tarafa ait ... numaralı tasarımın içeriğinin sadece 4 numaralı tasarımdan oluştuğu ve bu tasarımın dava konusu ile ilgisi olmadığı, SMK 151/2-b kapsamında tazminata hükmedilmesi halinde dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre “...” hariç TÜM TASARIMLAR için 786 adet satış ve 90.594,82 TL (... 58.016,63 TL, ... 32.578,19 TL) tazminat hesap edilebileceği, ürün bazında ayrıntının ise tazminat hesaplama bölümüne eklendiğini, davalının çelişkiler üzerinden soyut itirazının da aslında kök rapor sayfa 16. Bölümde cevaplanmış olduğunu, Kök raporlarındaki kanaatlerini muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir.
Mahkememizde görülmekte bulunan tasarıma tecavüzün tespiti, &maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, mali inceleme kapsamında sunulan ticari defter ve kayıtlar, tasarım tescil belgesi, davalının internet üzerindeki kullanımlarına esas görseller, Vergi Dairesince gönderilen mali kayıtlar, HMK 266 madde kapsamında dosyada sunulu deliller ile uyumlu, teknik denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerin kök ve ek raporları incelendiğinde; Davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine( Davacı tarafa ait ...-1 numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ... Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları gözetilerek) bu tasarımlara yönelik olarak tecavüz eylemi sabit görülmüş, ve tazminat incelemesi de bu tasarımlar dikkate alınarak hesaplanmıştır.
Ancak Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu neden ile farklı olarak algılandıkları alınan tüm raporlar ile sabit olduğundan bu model tasarım için tecavüz talebi yerinde olmadığından tazminat incelemesine bu model dahil edilmemiştir.
Uyuşmazlığa Uygulanacak Hükümler
6769 sayılı SMK'nun 56. maddesi; "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
(3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 58. maddesi göre; "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
(4) Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri.
ç) Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren tasarımlar.
(5) 56 ncı maddedeki şartları karşılamak kaydıyla farklı veya eş birimlerden oluşan modüler bir sistemde bu birimlerin birbirleriyle sonlu veya sonsuz olarak çeşitli biçimlerde bağlantı kurmasını sağlayan tasarımlar korumadan yararlanır" hükmü amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
6769 sayılı SMK'nun 81.maddesine göre "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. (6769 sayılı SMK madde 59/3- a, b, c)
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesine göre; "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.
(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir.
Delillerin Tartışılması ve mahkememizin Kabulü
Türk patent ve marka kurumundan tasarım dosyası celp edilmiştir.
... no ile tescilli koltuk ve parçası tasarımların 14.7.2004 tarihinde tescil edildiği, koruma süresinde yenilendiği, ... no ile tescilli koltuk tasarımların 10.4.2009 tarihinde tescil edildiği, koruma süresinde yenilendiği, ... no ile tescilli koltuk tasarımların 15.1.2013 tarihinde tescil edildiği, koruma süresinde yenilendiği, davacı ... AŞ adına kayıtlı olduğu,bir başkası adına lisans verilmediği anlaşılmıştır.
Alınan teknik raporlar incelendiğinde; tek imzalı rapor sunan Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.3.2018 tarihli raporda;tüm ürünler davacı ürünü ile benzer görülmüş, itiraz üzerine heyet olarak içinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu heyetten rapor alınmış, Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 06/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ... Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu neden ile farklı olarak algılandıkları bildirilmiş, itiraz üzerine bu kez yeniden heyet oluşturulmuş sadece Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında incele yapılması talep edilmiş, Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 11/10/2021 tarihli bilirkişi raporlarında; Davacıya ait ... no’lu tasarımın, “yenilik” ve “ayırt edici özelliklerini” taşıdığı, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları bildirilmiştir. Yeniden itiraz üzerine inceleme yaptırılmış ve Bilirkişiler ..., ..., ... kök ve 13/10/2023 tarihli EK bilirkişi raporlarında; Davacı tarafa ait ... (1)numaralı tasarım ile davalı tarafa ait “...” isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, TPMK nezdinde yapılan incelemede davacı tarafa ait ... numaralı tasarımın içeriğinin sadece 4 numaralı tasarımdan oluştuğu ve bu tasarımın dava konusu ile ilgisi olmadığı bildirilmiştir.
Dolayısıyla alınan teknik raporların tümünde ittifak ile ; Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ... Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları hususu net bir şekilde tespit edilmiş olup, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim yönünden alınan ilk rapor haricinde tüm raporlarda belirgin farklılıklar bulunduğu, bu neden ile farklı olarak algılandıkları dolayısıyla ... nolu tasarıma tecavüz koşularının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkememizce Davacı tarafa ait ... nu maralı tasarım tescili ile , ... numaralı tasarım tesciline Davalı tarafından tecavüz edildiğinden bu tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti durdurulması önlenmesi istemleri yerinde görülmüş ancak ... nolu tasarıma tecavüz koşularının oluşmadığı anlaşıldığından bu tasarım yönünden taleplerin reddine keza tazminat incelemesinin de ihlal teşkil eden tasarımlar yönünden incelenmesi gerekmiştir. HMK 266 madde kapsamında tasarım hukuku ilkelerine göre hazırlanan teknik yönden görsellerin karşılaştırılmasının yapıldığı Bilirkişiler ...,..., ... tarafından düzenlenen 06/11/2019 tarihli bilirkişi raporu teknik olarak hükme dayanak olarak alınmış, bu rapor kapsamına göre; Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait ... Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu nedenle benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait “...” Model ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu neden ile farklı olarak algılandıkları anlaşılmış, son rapor dosyadaki deliller ile uyumlu olmadığından hükme dayanak olarak alınmamıştır.
TAZMİNAT TALEBİNİN İNCELENMESİ
Davacı tazminat seçim yöntemini 6769 sayılı SMK 151/2-b kapsamında talep etmiştir .
Davalının ticari defter ve belgeleri ... ilinde bulunduğundan 2 kez ticari defter ve belgeler üzerinde mali yönden inceleme yapılmıştır. Taraflara ait mali kayıtlar celp edilmiştir.
Talimat Mahkemesince mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.2.2020 tarihli raporu mali yönden denetim ve hüküm kurmaya elverişli olması keza rapor ekinde denetime uygun şekilde ihlal teşkil eden ... ve ... modellerine ilişkin koltuk satış adedi, stok adedi, toplam satış miktarı, birim fiatı, toplam maliyetlerin dava tarihine kadar olan 2017-2017-2018 yıllarını kapsayan şekilde ve mali yönden denetime uygun şekilde incelendiğinden ve mali kayıtlara göre dava tarihinden geriye davalının net karının 79.264.16 TL olduğu bildirildiğinden mahkememizce bu rapor hükme dayanak olarak alınmıştır.
6100 sayılı Kanun'un 176 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilirler” şeklindeki düzenleme karşısında, davacı tarafın aynı davada aynı alacak talebi yönünen ikinci kez ıslah talebinde bulunabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla 6.2.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi adı altında yapılan işlem esasen nitelik olarak 2. Kez ıslah niteliğinde olup, nitekim 7.2.2024 tarihli harç makbuzu da ıslah harcı olarak ikmal edilmiştir. Toplanan deliller kapsamına göre de somut olayda davacının hak ettiği tazminat ilk ıslah dilekçesindeki gibi 79.264.16 TL olarak tespit edildiğinden mahkememizce bu bedel dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar mali yönden talimat mahkemesince alınan 2.mali raporda bilirkişi 27.6.2022 tarihli raporda net 53.872.54 TL kar elde edildiğini beyan etmişse de; Kurumlar vergisi hesaplanıp kazançtan düşüldüğü ve ilk rapordaki gibi rapor ekinde ... ve ... modellerine ilişkin koltuk satış adedi, stok adedi, toplam satış miktarı, birim fiatı, toplam maliyetlerin dava tarihine kadar olan 2017-2017-2018 yıllarını kapsayan şekilde incelenmediği anlaşıldığından talimat yoluyla alınan 2 . rapor hükme esas alınmamıştır.
Aynı şekilde son raporu düzenleyen mali bilirkişinin davalıya ait ticari defter ve belgeleri incelemeden talimat mahkemesinde görev alan mali bilirkişileri eleştirme dışında dosyaya bir yenilik katmadığı, son raporda mali bilirkişi ... ‘in ... ve ... modellerine ilişkin koltuk satış adedi, stok adedi, toplam satış miktarı, birim fiatı, toplam maliyetlerin dava tarihine kadar olan 2017-2017-2018 yıllarını kapsayan şekilde ve mali yönden denetime uygun şekilde incelemediği, zira talimat mahkemesince düzenlenen ilk raporun ve ekindeki listenin , mali incelemenin ayrıntılı olup, , envanter defter kapanışlarına kadar mali yönden titiz bir şekilde incelenerek oluşturulduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan son raporda mali bilirkişinin İkinci talimat raporunda bilirkişinin 185.185 TL satıştan da 9636 kar marjı ve 9620 kurumlar vergisi düşünce 53.872,54 TL net kar'a ulaştığını, ancak maliyetler zaten belli iken oransal hesaplamaya gerek olmadığını, vergi karşılığının da ayrılmaması gerektiğini ileri sürdüğü, oysa bu hususun dahi takdir yetkisinin mali bilirkişinin değil, tamamen mahkemenin takdirinde olduğu hususu da izahtan varestedir. Zira ilk raporda olduğu gibi mali bilirkişi ancak satışı, maliyeti, brüt karı bulur, vergi ödenmiş ise bunun tazminattan indirim yada artırım sebebi yapılıp yapılmayacağı hususunu mahkemenin takdirine bırakmak zorundadır.
Zira gerek kanun ve gerekse yerleşik Yargıtay uygulamasında, yoksun kalınan kazancın hesaplama yöntemlerinden birisi de “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin, tasarımı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre” tespit edilmesidir. Burada amaç somut olarak ortaya çıkan zararın tazmini değil, sınai mülkiyet hakkı sahibinin maruz kaldığı zararın adil bir biçimde denkleştirilmesi olduğundan zarar miktarı dolaylı bir yoldan belirlenmektedir. Bu yöntemde tasarım sahibinin değil, mütecavizin malvarlığında tasarımın haksız kullanımı sonucunda artış hesaba katılmaktadır. Başka bir deyişle mütecavizin tasarımı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca ulaşabilmek için kazancın oluşumunda rol oynayan tecavüz konusu tasarım dışındaki bütün faktörlerin ayıklanması gerekmektedir. Buna göre yapılan hesaplamada, doğmuş olan veya elde edilmiş bulunan bir kazancın hesabı yapılmaktadır. Ancak tazminat hukukunun genel ilkelerine göre; bu hesaplama yönteminde de öncelikle mütecavizin ticari faaliyetinin boyutu belirlenmeli, ihlal teşkil eden ürünlerden ne kadar sipariş alındığı, ne kadar üretim yapıldığı, ne kadar stok bulunduğu, ne kadar satış yapıldığı, satış fiyatının ve kâr marjının ne olduğu gibi hususlar da dikkate alınarak mütecavizin tasarımı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanç belirlenmelidir. Tasarımı kullanmak yoluyla elde edilen kazanç, mütecavizin tecavüz fiiliyle ortaya çıkan brüt kazancını değil, maliyetlerin elde edilen gelirden düşürülmesiyle kalan net kazancını ifade etmektedir. Ancak çoğu zaman gerek hammadde ve gerekse satış maliyetleri gibi işin doğası gereği oluşan giderlerin tecavüz yoluyla elde edilen gelirden mahsup edilip edilmeyeceği hususu dahi somut olayın özelliğine göre net olarak tespit edilemediği takdirde mahkemece hakkaniyete uygun olarak takdir edilmesi zorunludur.
Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" , Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiştir.
Yüksek yargı uygulamalarında içtihat edildiği üzere”…Davalının ticari faaliyetleri nedeniyle elde ettiği kârın tamamına tazminat olarak hükmedilmesi, şayet davalı, haksız rekabeti olmasaydı, hiçbir ticari iş yapamazdı, anlamına gelir ki, bu da ticari hayatın olağan akışına aykırı olup, bu durum karşısında davalı kârının tamamının haksız rekabet nedeniyle elde edildiğini söylemek mümkün değildir.” şeklindeki ilamı da dikkate alınmalıdır.
Öte yandan 11.10.2021 tarihli raporda davalını elde ettiği karın ne kadar olduğunun davacı ve davalı beyannameleri incelendiğinde tespitinin yapılamadığı da bildirilmiş olmakla, somut davalının kurduğu düzen, üretim hattı,, işletme sermayesi, personel politikası, istihdam edilen personelin niteliği(tasarım konusu ürünün orjinalinden daha iyi üretilip üretilmediği/ üzerinde kullanılan malzeme) keza reklam-tanıtım politikaları, pazarlama, tedarik zinciri, mal/hizmet satış ağı gibi çok sayıda faktör tüketicinin tasarımı seçmesinde etken olması nedeniyle her somut dosyada değişkenlik gösterdiğinden tüm bu hususların da dikkate alınmasını gerektirdiği, ancak tasarım hakkına dayalı uyuşmazlıklarda tazminat belirlenmesinin ancak ürün satış bazında incelenebildiği, dolayısıyla bir ihlal varsa belirlenecek tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde olmasının tazminat hukukunun genel ilkeleri gereği olduğu, öte yandan belirlenecek tazminatın ihlal edeni de mükafatlandırmaması gerçeğinin mahkemece res’en gözetilmesi gerektiği bilinmektedir.
Hakkaniyet gereği tecavüz eden prensip olarak tüm kazancını iade etmemeli, sadece tecavüz nedeniyle elde edilen kazanç payını iade etmelidir. Buna karşılık tecavüz edenin faaliyetinin türü, malının kalitesi veya reklam faaliyetlerinin yoğunluğundan kaynaklanan kısım tecavüz edende kalmalıdır. İlgili kazanç payını , bir indirim yapılacaksa yani kurumlar vergisi indirimi yapılıp yapılmayacağını hakim yine 6098 sayılı BK’nın 50. Maddesinin II. fıkrasına kıyasen takdir etmelidir.”
Keza tasarım konusu ürünlerde tüketici genellikle tasarımın üzerindeki şemsiyeyi yani markayı baz olarak da ürün tercih ettiğinden , dolayısıyla Davacı ve davalının faaliyet gösterdiği alan yönünden ürünü talep eden Pazar dağıtım ağı , ürünün satın alma sürecinde etkili olanlar içine referans grupları , ürünün niteliği, tedarik zinciri, tüccarın iş ahlakı dahi çoğu zaman tasarımdan önce gelebilmektedir. Örneğin ev yada iş kuran bir tüketici işyerini /yada kuracağı yuvayı belirli bir tarihte açmak yada düğün tarihi için erken bir almış ise tasarımını beğendiği bir markanın ürünü geç teslim edileceğinden başka bir marka ve tasarıma yönelebilmektedir. Dolayısıyla bu durumda tüketicinin artık bir ürün tercihinde tasarımdan daha çok fiyat, teslim ve ürün garantisi, pazarlama stratejileri gibi hususları ön planda tuttuğu bilinmektedir. Dolayısıyla da davalının elde ettiği karın tamamının davacının net karı olarak incelenmesi hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olacağından , dosyadaki deliller ile uyumlu, tasarım tescil tarihleri de dikkate alındığında piyasada farklı emsallerinin bulunması, davalının eyleminin niteliği , ihlalin işleniş tarzı gözetildiğinde; Talimat Mahkemesince mali bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24.2.2020 tarihli raporu mali yönden denetim ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle HMK 266 madde kapsamında hükme dayanak olarak alınmış, keza rapor ekinde denetime uygun şekilde ihlal teşkil eden ... ve ... modellerine ilişkin koltuk satış adedi, stok adedi, toplam satış miktarı, birim fiatı, toplam maliyetlerin dava tarihine kadar olan 2017-2017-2018 yıllarını kapsayan şekilde ve mali yönden denetime uygun şekilde incelendiğinden ve mali kayıtlara göre dava tarihinden geriye davalının net karının 79.264.16 TL olduğu bildirildiğinden bu miktar hakkaniyete göre de mahkememizce somut olaya uygun bir maddi tazminat bedeli olarak benimsenmiştir.
Bir tür haksız eylem niteliği taşıyan davalının tasarıma tecavüzü sonucu, davacı tasarım sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp ve zararlar ile uzun süren çabalarla yaratılan imajının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat isteminin yerinde olduğu, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak, gerekli izni almaksızın davacı tasarımını kullanması davacı adına tescilli tasarımı ticari faaliyetlerinde kullanmış olması kusurlu bir davranış olup, izinsiz olarak davacıya ait iki farklı tasarıma yönelik tecavüzde bulunulduğu da gözetilerek gerçekleşen haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği sonucuna ulaşılmış ,tarafların mali kayıtları incelenmiş, ekonomik durumları ve paranın satın alma gücüne göre 10.000 TL manevi tazminatın olay bakımından uygun kabul edilebileceği kanaatine varılmış, manevi tazminat sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek keza hükmün ilanında davacının hukuki yararı gözetilerek ilan isteminin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-Davalının davacıya ait tescilli tasarım hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
3-Tasarım hakkını ihlal nedeniyle 79.264.16 - TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiz ile davalıdan tahsiline, bedel artırımına ilişkin 06/02/2024 tarihli talebe ilişkin fazla kısmın reddine,
4-Manevi tazminat isteminin kısmen 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
5- HMK 389 vd maddeleri kapsamında hükmün etkinliğinin sağlanması yönünden dava konusu tasarımların davalı yanca üretim, satış , pazarlamasının , ülke sınırları içinde keza gümrük ve serbest liman bölgelerinde ticaret mevkiine konulmasının önlenmesine, halen davalı tarafından piyasaya sunulan ürün varsa el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, tasarımların üretiminde kullanılan vasıtaların münhasıran bu tasarımlar için üretildiği yönünde delil sunulmadığından üretimdeki vasıtalara el konulması isteminin reddine,
6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
7-6.097,63 TL ilam harcının peşin ve ıslah harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.608,36 TL harcın davalıdan tahsiline,
8-Davacı tarafından yatırılan (peşin , ıslah harcı) ve karar ve ilam harcından tahsil edilen 2.489,27 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL başvuru harcı, 1.342 TL tebligat ve müzekkere masrafı , 13.200 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.601,30 TL'nin taktiren 4/3 üçünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10- Davalı tarafın yargılama giderlerinden olan 2.000 TL bilirkişi ücretinin taktiren 4/1 inin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-kabul edilen asarım hakkına tecavüzün tespitinin kabulü yönünden (Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile , ... numaralı tasarım tesciline tecavüzün tespiti isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle) Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
14-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
15-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 11.330,6 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
16-... numaralı tasarım tesciline dayalı talep red edildiğinden kısmen red edilen talep yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
17-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 07/05/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!