WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/648 Esas
KARAR NO : 2024/35

DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2017
KARAR TARİHİ : 31/01/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve devamındaki protokoller kapsamında davalı ...'in fesih beyanının hukuken geçersizliğine ve sözleşmeye aykırılığının tespitine, sözleşmenin 17.maddesinde yer alan 25.000 dolar cezai şartın davalı ...'den tahsiline, 11/04/2023 tarihine kadar yürürlükte olan sözleşme hükümlerine uyulmaması sebebiyle şimdilik 10.000TL'nin davalı ...'den tahsiline, davacı şirketin davalı ...'e avans olarak ödediği net 48.965,32 TL , brüt 58.994,36 TL avans alacağının davalı ...'den tahsiline, Davalı .... tarafından değer davalı ...'e haksız olarak ödenen bedeller sebebiyle şimdilik 1.000 TL nin davalı ... Davalı ... den müştereken ve müteselsilen tahsiline ihtiyati tedbir isteminin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, dava konusu tedbir talebinin, asıl yargılama içinde çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olduğundan davacı şirketin ihtiyati tedbir talebinin reddine, müvekkil meslek birliğinin davacı şirket ve meslek birliği üyesi diğer davalı arasındaki hukuki ihtilaftan sorumlu tutulamayacağını, müvekkil meslek birliğinin 5846 sayılı Yasa, Tüzük ve kendi Yönergesine uygun olarak tasarruflarını gerçekleştirmesi gerektiğini, bu halde tahsil için vekalete uygun olarak, davacı şirket için daha önce verilmiş olan virman talimatının iptaline yönelik yapılan beyana göre davacı şirkete herhangi bir telif ödemesi yapılamayacağını, vekilin alacağın sahibi olmadığı, telif alacağının sahibinin eser sahibi olduğunun tespiti ile davacı tarafından davalı müvekkil meslek birliği aleyhine ikame olunan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişiler 24/07/2019 tarihli bilirkişi raporlarında; Davalının feshinin sözleşmenin 13.3. maddesi gereğince usul yönünden haksız olduğunu, sözleşmenin 17 inci maddesi gereğince davalının feshinin mahkemece haksız fesih olarak değerlendirilmesi halinde davacının uğradığı zararlardan hariç olmak kaydıyla cezai şart talep etme hakkının söz konusu olabileceği kanaatine varıldığını, ancak sözleşmenin davalı adına hem cezai şart hem de cezai şarttan ayrı tazminat ödenmesini öngörmesi dikkate alındığında Borçlar Kanunun 182/son'daki; “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmünün dikkate alınıp cezai şartta indirime gidilip gidilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olacağını, incelenen davacı şirkete ait 2012-2013-20142015-2016-2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdik/beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, davacı yanın incelemeye sunmuş olduğu davalı ile aralarındaki cari hesap, muavin defter dökümüne göre 12.09.2017 dava tarihi itibariyle davalı yandan 48.616,72 TL alacaklı göründüğünü, bununla birlikte “ticari defter incelemeleri” bölümünde detayları izah edildiği şekilde, davacı, davalılardan ... ve dava dışı ...'dan, raporda yer verilen döküm ve belgelerin dosyaya sunulmasın sağlanması halinde, davacı yanın davalı ...'den ticari defterlerinde görülen miktarda talep edebileceği bir alacağın söz konusu olup olmadığının tespit edilebilmesinin mümkün olabileceği, aksi halde davalı ... ticari defter tutmadığından, davacı kayıtlarında yer alan alacak bakiyesine itibar edilmesi gerekeceğini, bu çerçevede davacının cezai şarttan hariç olarak talep ettiği maddi tazminat(zarar ve mahrum kalınan kar) ile ilgili olarak dosyada hesaplamayı gerektirecek net, somut delil bulunmadığını, ... tarafından diğer davalıya ödenen bedellerin tazmini talebi ile ilgili olarak; sözleşmenin tarafı olmayan ...'nin davalının kendisine sözleşmeyi feshetmesini bildirmesinden sonra davacıya ödeme yapmaması nedeniyle takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağını, davacının diğer davalıdan talep edebileceği bu kalemin ne kadar olduğu hususunun ...'den sorulmasından sonra bu tazminatın hesaplanmasının mümkün olabileceğini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler 12/11/2020 tarihli ek raporlarında; davalının feshinin sözleşmenin 13.3. Maddesi gereğince usul yönünden haksız olduğunu, sözleşmenin 17 inci maddesi gereğince davalının feshinin mahkemece haksız fesih olarak değerlendirilmesi halinde davacının uğradığı zararlardan hariç olmak kaydıyla cezai şart talep etme hakkının söz konusu olabileceğini, davacı yanın incelemeye sunmuş olduğu davalı ile aralarındaki cari hesap, muavin defter dökümüne göre 12.09.2017 dava tarihi itibariyle davalı yandan 48.616,72 TL alacaklı göründüğü, talebinin ise stopaj dahil 58.994 36 TL olduğunu, ... ve ... meslek birliğine yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dikkate alınarak yapılan incelemelerde, davacı yanın davalı yana, meslek birlikleri tarafından sunulan verilere göre 43.798,78 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığını, davacı yanın davalı yan adına 9.957,64 TL stopaj vergisi ödediği anlaşılmakla, davacı yan bu bedel için de alacaklı olacağından, davacı yanın stopaj dahil 53.756,42 TL alacaklı olacağını, davacı yanın mahrum kaldığı kar yönünden talebinin kabul edilmesi halinde, mahrum kalınan kar tutarının 164.400,50 x 0,06 - 10.385,07 TL olabileceğini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler 31/01/2022 tarihli raporlarında; Davalının feshinin sözleşmenin 13.3. maddesi gereğince usul yönünden haksız olduğunu, sözleşmenin 17 inci maddesi gereğince davalının feshinin mahkemece haksız fesih olarak değerlendirilmesi halinde davacının uğradığı zararlardan hariç olmak kaydıyla cezai şart talep etme hakkının söz konusu olabileceği kanaatine varıldığını, ancak sözleşmenin davalı adına hem cezai şart hem de cezai şarttan ayrı tazminat ödenmesini öngörmesi dikkate alındığında Borçlar Kanunun 182/son'daki; “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmünün dikkate alınıp cezai şartta indirime gidilip gidilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olacağını, davacı yanın incelemeye sunmuş olduğu davalı ile aralarındaki cari hesap, muavin defter dökümüne göre 12.09.2017 dava tarihi itibariyle davalı yandan 48.616,72 TL alacaklı göründüğünü, davacı yanın mahrum kaldığı kar yönünden talebinin kabul edilmesi halinde, seçimlik hakkının Mahkemenin takdirinde olmak kaydıyla, faaliyet karı yönünden 10.385,07 TL brüt kar yönünden 17.602,69 TL mahrum kalınan kar olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişiler 10/01/2023 tarihli raporlarında; davalının feshinin sözleşmenin 13.3. maddesi gereğince usul yönünden haksız olduğu, sözleşmenin 17 inci maddesi gereğince davalının feshinin Sayın Mahkemece haksız fesih olarak değerlendirilmesi halinde davacının uğradığı zararlardan hariç olmak kaydıyla cezai şart talep etme hakkının söz konusu olabileceği kanaatine varılmıştır. Ancak sözleşmenin davalı adına hem cezai şart hem de cezai şarttan ayrı tazminat ödenmesini öngörmesi dikkate alındığında Borçlar Kanunun 182/son’daki; “Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmünün dikkate alınıp cezai şartta indirime gidilip gidilmeyeceğinin takdirinin Sayın mahkemeye ait olacağı, davacının cezai şart talebinin 25.000 USD olduğu, davacı yanın incelemeye sunmuş olduğu davalı ile aralarındaki cari hesap, muavin defter dökümüne göre 12.09.2017 dava tarihi itibariyle davalı yandan 48.616,72 TL alacaklı olduğu, davacının davalı adına tahsil ettiği hakedişlerinin 341.815,58 TL olduğu, yapılan ödemelerin 390.780,86 TL olduğu , diğer bir ifade ile davacı 390.780,86-341.815,58 TL =48.965,28 davalıya hakedişlerinden fazla ödeme yaptığı, davacının talebi olan 9.957,64 TL davalı yanın adına ödediğini iddia ettiği stopajın talep etme hakkının olmadığı, davacı yanın mahrum kaldığı kâr yönünden talebinin kabul edilmesi halinde, Seçimlik hakkının Sayın Mahkemenin takdirinde olmak kaydıyla, faaliyet kârı yönünden ₺11.024,86 Brüt Kâr yönünden ₺20.121,69 Mahrum kalınan kâr olduğunu kabulünün mahkemenin takdirinde bulunduğu kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve devamındaki protokoller kapsamında davalı ...'in fesih beyanı hukuken geçersizliği ve sözleşmeye aykırılığının tespitini , sözleşmenin 17.maddesinde yer alan 25.000 dolar cezai şartın davalı ...'den tahsiline, 11/04/2023 tarihine kadar yürürlükte olan sözleşme hükümlerine uyulmaması sebebiyle şimdilik 10.000TL'nin davalı ...'den tahsiline, davacı şirketin davalı ...'e avans olarak ödediği net 48.965,32 TL , brüt 58.994,36 TL avans alacağının davalı ...'den tahsiline, Davalı ...tarafından değer davalı ...'e haksız olarak ödenen bedeller sebebiyle şimdilik 1.000 Tl nin davalı ... Davalı ... den müştereken ve müteselsilen tahsilini ihtiyati tedbir isteminin kabulüne ve tedbir istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı meslek birliği husumet itirazında bulunmuş olup, evvela iş bu itiraz yönünden mahkememizce inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasındaki sözleşmede davalı meslek birliği( ... ) taraf değildir. Dolayısıyla sözleşmenin tarafı olmayan ...'nin davalının kendisine sözleşmeyi feshetmesini bildirmesinden sonra ödeme yapmaması hususları nazara alındığında meslek birliğine husumet tevcih edilemeyeceği, alınan bilirkişi raporlarında da meslek birliğine husumet tevcih edilemeyeceği, meslek birliğinin sorumluluğun bulunmayacağı hususunun denetime elverişli olarak tespit edilmiş olup, anılı sebeplerle davalı meslek birliği yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiştir.
Davacının birden fazla talebi olmak ile birlikte meslek birliği yönünden davacının talebi ; davacı şirketin davalı ...'e avans olarak ödediği net 48.965,32 TL , brüt 58.994,36 TL avans alacağının davalı ...'den tahsiline ilişkin talebi yönünden şimdilik 1.000 TL olan kısmından davalı meslek birliğinin diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, davalı Meslek birliği yönünden ikame edilen davanın değeri 1.000 TL olup, haricinde kalan netice-i talepler yönünden ise açılan davada davalı taraf olarak diğer davalı ... gösterilmiştir. Anılı sebeplerle meslek birliği yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesabı 1.000 TL dava değeri nazara alınarak aşağıda belirtildiği gibi yapılmıştır.
Dosya kapsamına sunulu sözleşme incelendiğinde her ne kadar davalı taraf sözleşmeyi davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle feshettiğini belirtmiş ise de sözleşmenin 13.3. maddesindeki usule uygun bir fesih yoluna başvurmamıştır. Yani sözleşmeye aykırı davranışların neler olduğunu belirtmemiş ve bu aykırılıkların 15 gün içerisinde giderilmesini aksi halde sözleşmeyi feshedeceğini belirtmemiştir. Dolayısıyla davalının feshinin sözleşmenin 13.3. maddesi gereğince usul yönünden haksız olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, dosya kapsamına alınan tüm bilirkişi raporlarında da bu husus net bir şekilde tespit edilmiş olduğundan davalı ...'in fesih beyanının hukuken geçersizliğinin ve sözleşmeye aykırılığının tespitine, dair karar verilmiştir.
Sözleşmenin 17.maddesinde yer alan cezai şart düzenlemesi nazara alındığında feshin haksız olması sebebiyle davacının cezai şart alacağına hak kazandığı dosya kapsamına alınan tüm bilirkişi raporlarında da bu husus net bir şekilde tespit edilmiş olduğu ancak sözleşmenin davalı adına hem cezai şart hem de cezai şarttan ayrı tazminat ödenmesini öngörmesi dikkate alındığında sözleşmede yazılı olan cezai şartın fahiş kaldığı ve TBK 182/son maddesi gereğince indirim için gerekin koşulların oluştuğu anlaşılmakla; TBK 182/son maddesi nazara alınarak takdiren %10 indirim uygulanarak hesaplanan 22.500 USD cezai şart alacağının fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru dikkate alınarak TL karşılığının davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, cezai şart alacağı yönünden faiz talebi bulunmadığından faiz yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları incelendiğinde, usul ve yasaya uygun yapılan ticari defter kayıt incelemeleri çerçevesinde, davacı tarafın davalıya fazladan yapmış olduğu ödemenin 48.616,72 TL olduğu, davacının bu miktar üzerinden cari hesap alacağının bulunduğunun tespit edildiği, tespiti yapılan miktarın davacıya ödenmediği anlaşılmakta olup, davacı taraf her ne kadar bu miktara stopajın da dahil edilmesi gerektiğini ifade etmiş ise de; Davacının iddiasına göre fazladan ödenen paranın stopaj kesintisi yapılıp davalı adına ödense idi ödenen stopajın 80.039,45 TL olması gerekir sonuç olarak davalı ... ' e fazla ödenen 48.616,72 iade ettiğinde hesabın kapanacağı, diğer bir ifade ile davacı fazla ödeme yaptığı 48.616,72 TL için gider pusulası düzenleseydi davalın defter ve belgelerinde borçlu olmayacaktı dolayısı ile davacının düzenlenmediği, gider pusulası için stopaj yatırma şansının olmadığı ve bu fazla ödenen para için stopaj ödenmediği, bunun için davacının talep etme hakkının olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş, bu hususun aynı zamanda bilirkişi incelemesi ile de sabit hale gelmesi sebebi ile davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiş, hülasa davacı tarafından davalı ...'ye 48.616,72 TL fazladan ödeme yaptığı anlaşıldığından 48.616,72 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi sebebiyle, davacının sözleşmenin feshine bağlı olarak mahrum kaldığı kar talebinde haklı olduğu, bilirkişilerin ticari defter kayıtları üzerinden yapmış olduğu inceleme ve tespitler ışığında brüt kar yönünden davacının 20.121,69 TL mahrum kalmış olduğu karın bulunduğu, davacının kâr oranına itiraz ettiği, davacının şirketinin farklı iş alanlarında faaliyet gösterdiği, gelir tablosundaki genel kâr oranı üzerinden hesaplamanın hatalı olduğu yönünde itirazda bulunmuş olup, davacıya ait gelir tablosunda ve muhasebe kayıtlarında farklı iş hasılatlarına ait maliyet bedellerini ayrı ayrı takip etmediğinden davalıya ait hasılatın kâr oranının tespitini mümkün olmadığı, BRÜT KÂR MARJI ve FAALİYET KÂRI üzerinden bilirkişilerce hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporlarında da bahsedildiği üzere Yargıtay içtihatlarının "tecavüz fiilini işlerken yaptığı genel ve işletmesel masrafların yanında yapılan reklam masrafları da kazançtan düşürülmeyecektir." şeklinde kararların verildiği, bu durumun da BRÜT KÂR'ı işaret ettiği, buna göre de hesaplama yapıldığı, anılı sebeplerle tespiti yapılan miktarın yerinde olduğu değerlendirilmekle, davacının mahrum kaldığı kar talebinin kabulü ile brüt kar yönünden davacının 20.121,69 TL mahrum kalınan karının bulunduğu anlaşılmakla 20.121,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davanın kabulüne konu miktarlar incelendiğinde, TL olarak hüküm verilen kısımların toplamı, 68.738,41 TL, 22.500 USD'nin dava tarihindeki karşılığı ise dava tarihindeki Merkez Bankası verilerine göre 1USD 3,4977 TL olup, karşılığı değer ise 78.698,25 TL olup, bu durumda davanın kabulüne konu değer 147.436,66 TL'dir.
Davanın reddine konu miktar davalı ... yönünden yukarıda da ifade edildiği üzere 1.000 TL olup, davalı ... yönünden ise TL karşılığı taleplerden redde konu kısım 10.377,64 TL( fazladan ödeme yapılan kısma ilişkin talep olan 58.994,36 TL'nin bu talebe ilişkin kabule konu olan 48.616,72 TL'nin mahsubu ile elde edilen miktar 10.377,64 TL) olup, USD yönünden redde konu kısım 2.500 USD olmakla birlikte ret sebebi mahkememizce yapılan takdiri indirim ile olması sebebiyle bu miktar davanın reddine konu kısma dahil edilmemiş, bu durumda davalı ... yönünden davanın reddine konu kısım 10.377,64 TL olarak kabul edilmiş, tespiti yapılan kabul ve ret oranları ışığında aşağıda belirtildiği gibi yargılama gideri ve vekalet ücreti hesabı yapılarak hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Diğer davalı yönünden ikame edilen davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
-Davalı ...'in fesih beyanının hukuken geçersizliğinin ve sözleşmeye aykırılığının tespitine,
-Sözleşmenin 17.maddesinde yer alan cezai şart düzenlemesi nazara alındığında davacının cezai şart alacağına hak kazandığı ancak TBK 182/son maddesi nazara alınarak takdiren %10 indirim uygulanarak hesaplanan 22.500 USD cezai şart alacağının fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru dikkate alınarak TL karşılığının davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, cezai şart alacağı yönünden faiz talebi bulunmadığından faiz yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
-Davacı tarafından davalı ...'ye 48.616,72 TL fazladan ödeme yaptığı anlaşıldığından 48.616,72 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
-Davacının mahrum kaldığı kar talebinin kabulü ile brüt kar yönünden davacının 20.121,69 TL mahrum kalınan karının bulunduğu anlaşılmakla 20.121,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
2-Davanın kabulüne konu kısım üzerinden davalı ...'den alınması gereken 10.071,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.689,63 TL peşin harç ile 1.500 TL ıslah harcının toplamı olan 4.189,63 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 5.881,76 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan, peşin alınan 2.689,63 TL peşin harç ile 1.500 TL ıslah harcının toplamı olan 4.189,63 TL'nin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, müzekkere masrafları ve bilirkişi ücretinden oluşan 7.582,20 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak 7.084,20 TL olan kısmının davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 50 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak 4 TL olan kısmının davacıdan tahsili ile bahsi geçen davalıya verilmesine, bakiye kısmın bahsi geçen davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davanın kabulüne konu miktar üzerinden hesaplanan 25.500 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Davanın ... yönünden davanın reddine konu kısım olan 10.377,64 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye ödenmesine,
7-Davalı meslek birliği(...)kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, iş bu davalı yönünden davanın reddine konu kısım üzerinden tarifenin 7/2 ve 13/1 Maddeleri nazara alınarak hesaplanan 160,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı meslek birliğine ödenmesine,
8-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,
Dair karar davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 31/01/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır