T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2025
KARAR TARİHİ : 29/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Ergani Belediyesi iştiraki olduğunu, davalı şirketin ünvanı ...... Limited Şirketi iken sonradan ünvan değişikliği ile .....Limited Şirketi ünvanını aldığını, taraflar arasında yapılan .....tarihli sözleşmeden kaynaklı 157.500,00 TL bedelli borcun tahsili amacıyla borçlu şirketin şirket merkezi olan Ergani icra dairesinde Ergani İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine başlatılan ilamsız icra takibinin durdurulduğunu, itirazın haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olduğunu, iptalinin gerektiğini, davalı borçlu ile müvekkili arasında .....tarihli hizmet sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme gereğince .....-.....tarihleri kapsayacak şekilde muhasebe hizmeti verilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler odasının belirlediği asgari ücret olan KDV dahil 7.500,00 TL bedel üzerinden anlaşıldığını, Ergani Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğünün .....-.....sayılı yazısında ...... Limited Şirketi ile yapılan sözleşmenin fesh edildiği ve şirkete ilişkin muhasebe kayıtlarına ilişkin defter ve belgelerin iade edilmesinin belirtildiğini, davacı tarafından söz konusu muhasebe işlemlerine ilişkin olarak hizmet verdiği bir aya ilişkin söz konusu şirkete fatura düzenlendiğini, davalı borçlunun da banka aracılığıyla ödeme yaptığını, bu hususun sözleşmenin varlığının davalı borçlu tarafından kabul edildiğinin kanıtı olduğunu, tüm bu hususlara ilişkin belgelerin icra dosyasında takibin dayanağı belgeler kapsamında yer aldığını, her ne kadar davalı borçlu bir aylık ücreti müvekkiline ödemiş ise de sözleşmenin 8.1 maddesinde sözleşmenin iş sahibi tarafından haklı sebep olmaksızın feshi halinde kalan süre bedelinin iş sahibine ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin bu açık hükmü gereğince sözleşmede belirtilen sürelere ilişkin olarak tüm ayların muhasebe ücreti muaccel hale geldiğini, bu nedenle davalı borçlu aleyhinde sözleşmeden kaynaklanan muhasebe ücretine ilişkin icra takibi başlatıldığını, borçlunun kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirketin, şirket kayıtları incelemesi neticesinde herhangi bir borcunun olmadığı yönünde itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki kısmi itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir.
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasındaki muhasebe (hizmet) sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığına kanaat edinilmiştir.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı araştırılmış ve Batman Vergi Dairesi'nden gelen .....tarihli yazı cevabı ile davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda davanın her iki tarafının tacir olmadığı, yalnız davalının tacir sıfatını taşıdığı, dolayısı ile eldeki davanın nısbi ticari dava da olmadığı görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlık mahkememizin görevine girmemektedir. İşbu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
HMK'nun 114/1- c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
İzah edilen nedenlerle Mahkememizin görevsiz olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE, görevli Mahkemenin DİYARBAKIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Kaş Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Diyarbakır Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!