WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

DIYARBAKIR ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2024
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ ....., .....tarihinde saat .....sıralarında .....adına tescilli ve olay günü .....sevk ve idaresinde bulunan .....Anonim Şirketi .....numaralı Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile teminat altına alınmış olan .....ticari minibüse binmiş olup minibüse bindiği sırada minibüsün kapısı açık olduğu halde hareket etmiş olduğu ve bu sırada müvekkil ....., aracın çok hızlı dönüş alması sonucu müvekkilin oturduğu yerden minibüsün açık olan kapısından dışarı fırladığı, yüzünün sol tarafını ve burnunu yere çarpıp yaralandığını, trafik kazasında yolcunun bedensel zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak), işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretleriyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini, Ayrıca .....TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigorta sözleşmesinden doğan her türlü tazminat davası, hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlülerini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde zarara neden olay tarihinden itibaren on yıl sonra zaman aşımına gireceğini, bu yönü ile davanın reddini, müvekkili sigorta şirketi , manevi tazmibat taleplerinden, geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini, kusur oranlarının ve maluliyet tespiti için dosyanın adli tıp kurumu ihtisas dairesine bilirkişi incelemesine gönderilmesini, davacı taraf delillerinin tebliği ile delilerinin tebliğine dek esasa cevap verme hakkımızın saklı tutulmasını, müvekkili şirket sorumluluğunun tespiti açısından davacının gerçekten de zararının olup olamadığının davacı tarafça ispatını, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine,faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderinin,faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar dava dilekçesinde diğer davalı .....adına kayıtlı .....plaka sayılı aracın müvekkili .....sevk ve idaresinde olduğu belirtilmiş ise de bu husus gerçeği yansıtmadığını, Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....esas sayılı dosyası ile müvekkil .....aleyhine açılan ceza davasında mahkumiyetine karar verdiğini, müvekkilinin sehven mahkumiyetine karar verilmesi araç sürücüsünün de müvekkili olduğu gibi hatalı bir algı oluşmasına neden olduğunu, olay yerine ilişkin görüntülerin incelenmesinde aracın sürücüsünün müvekkili olmadığı açık ve net bir biçimde anlaşılacağını, müvekkili hakkındaki davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Taşımacılık sözleşmesi, bir mal veya bir yolcunun ücreti mukabilinde belirli bir noktadan başka bir noktaya taşınması için akdedilen sözleşmedir. Tanımından da anlaşılacağı üzere taşımacılık sözleşmesi, yolcu taşımacılığı ve eşya taşımacılığı olarak ikiye ayrılmaktadır. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 850. maddesinde de bu ayrım yapılmıştır.
Davacının taşınma amacıyla davalı ile sözleştiği ve taşımayı gerçekleştiren yolcu minibüsünün seyri esnasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği sabit olup, bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.'nun 855. ve devamı maddelerinde düzenlenen taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Taşımacılık sözleşmesi, Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi gereğince tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliğindedir.
Her ne kadar taşıma sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmişse de, .....tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 3/ı bendinde ise; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Yine aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki yolcu taşımacılığına ilişkin sözleşmesinin aynı zamanda tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığının da tartışılması gerekir.
Davacının davalı .....işleteni olduğu, .....ise sürücüsü olduğu araçta biletli minibüs yolcusu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler arasında veya tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, tüketici işlemine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re' sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır. .
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim