TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/10/2024
KARAR TARİHİ : 11/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü .....sevk ve idaresinde ki .....ve .....sigorta poliçe numaralı aracı ile .....tarihinde .....sıralarında Bitlis ili istikametinden .....ilçesi istikametine seyir halinde iken orta ayraçtan sola dönmek istediği esnada yine aynı istikamette arkasında seyreden .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otobüsün ön sol kısımları ile kamyonun arka kısımlarına çarpması ve devamında aracın sağ yan kısımları ile banket dışında bulunan istinat duvarına çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin maruz kaldığı kazaya ilişkin mağduriyetinin giderilmesi için fazlaya ilişkin dava haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik kalıcı iş göremezlik için 10TL, geçici iş göremezlik için 10TL ve tedavi giderleri için 10,00TL Olmak üzere toplam 30,00TL maddi tazminatın Sigorta şirketinden, malen sromludan ve Sürücüden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Taşımacılık sözleşmesi, bir mal veya bir yolcunun ücreti mukabilinde belirli bir noktadan başka bir noktaya taşınması için akdedilen sözleşmedir. Tanımından da anlaşılacağı üzere taşımacılık sözleşmesi, yolcu taşımacılığı ve eşya taşımacılığı olarak ikiye ayrılmaktadır. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 850. maddesinde de bu ayrım yapılmıştır.
Müteveffanın Bitlis ili Baykan İlçesine gitmek amacıyla davalıdan otobüs bileti aldığı ve taşımayı gerçekleştiren yolcu otobüsünün seyri esnasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği sabit olup, bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK.'nun 855. ve devamı maddelerinde düzenlenen taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Taşımacılık sözleşmesi, Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1-a maddesi gereğince tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliğindedir.
Her ne kadar taşıma sözleşmesi Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmişse de, .....tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 3/ı bendinde ise; "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Yine aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki yolcu taşımacılığına ilişkin sözleşmesinin aynı zamanda tüketici işlemi niteliğinde olup olmadığının da tartışılması gerekir.
Davacının davalı .....Ltd. Şti. Nin işleteni olduğu araçta biletli yolcu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. .....tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler arasında veya tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, tüketici işlemine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının, HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re' sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm fıkrası tesis kılınmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!