DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/17 E. , 2025/17 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/17
Karar No : 2025/17
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN
GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü:
I. AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN : Bursa Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu
II. İSTEMİN ÖZETİ:Engellilik oranı %90'ın altında olan ve bizzat araç kullanamayacak olan malul ve engellilerin 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrası kapsamında istisnadan faydalanmak amacıyla idareye yapmış olduğu başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davalarda verilen Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 28/03/2025 tarih ve E:2024/1319, K:2025/276 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/02/2024 tarih ve E:2023/610, K:2024/226 sayılı kararı arasındaki aykırılığın, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının "c" işaretli bendi uyarınca, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin kararı doğrultusunda giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 30/04/2025 tarih ve E:2025/32, K:2025/32 sayılı kararıyla istenmiştir.
III. AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:
A. Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin E:2024/1319 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacının engellilik durumuna binaen araç alımında özel tüketim vergisi istisnasından yararlanmak amacıyla Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapmış olduğu başvurunun reddine dair 04/03/2024 tarihli işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Sakarya Vergi Mahkemesinin 24/09/2024 tarih ve E:2024/55, K:2024/265 sayılı kararının özeti:
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, %62 oran üzerinden düzenlenen "mevcut hali ile sürücü olamaz" ibareli 05/08/2022 tarihli raporla birlikte davalı idareye müracaat edilerek özel tüketim vergisi istisnasından faydalanmak için başvurulduğu, söz konusu başvurunun reddi üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının engellilik oranının %62 olduğu, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi, 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan kurallara göre bu oranın %90 ve üzerinde olması gerektiği veya engellilik oranının %90'ın altında olması hâlinde, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun olarak aracın hareket ettirici aksamında (debriyaj pedalı, fren pedalı, gaz pedalı ve/veya vites kolunda) tadilat yaptırılmış olması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak davacı adına düzenlenen raporda "mevcut hali ile sürücü olamaz" ibaresinin yer aldığı, bu durumda bizzat kullanma hâlinin davacı için söz konusu olamayacağı görülmüştür.
Öte yandan istisna hükümlerinin uygulanmasında kıyas ve yorum yapılamasının da mümkün olmadığı hususları karşısında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkeme, bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen Bursa Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 28/03/2025 tarih ve E:2024/1319, K:2025/276 sayılı kararının özeti:
Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir.
B. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2023/610 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacı tarafından engellilik durumuna binaen araç alımında özel tüketim vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi istisnasından yararlanmak amacıyla Vergi Dairesi Başkanlığına yapmış olduğu başvurusunu takiben özelge talep formu (sadece özel tüketim vergisine ilişkin istisnadan faydalanma talebini içeren) ile idareye başvurulması üzerine, idare tarafından tesis edilen talebin reddine dair 22/11/2019 tarihli işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Kayseri Vergi Mahkemesinin 18/11/2022 tarih ve E:2022/939, K:2022/1042 sayılı kararının özeti:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi, 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 18/04/2015 tarih ve 29330 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'nin "II-İSTİSNALAR VERGİ İNDİRİMİ VE VERGİNİN İADESİ/ C-DİĞER İSTİSNALAR/ 1. Malul veya Engellilerin Taşıt Alımlarında İstisna/ 1.3. Engellilik Derecesi %90'ın Altında Olanların Taşıt Alımlarında İstisna" başlığı altında yer alan açıklamalar uyarınca, engelliler ve malullerin bizzat kullanım amacına uygun ve özel tertibatlandırılmış araçların özel tüketim vergisinden istisna tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Yasal düzenlemede engellilik oranı esas alınmıştır. Engellilik oranı %90 ve üzeri olan kişilerin ilk iktisap edeceği araçlarda bizzat kullanma ve özel tertibat şartı aranmazken, engellilik oranı %90 ve altında olan kişilerin istisnadan yararlanabilmeleri için engellerinin, taşıtın hareket ettirici aksamında (debriyaj pedalı, fren pedalı, gaz pedalı ve/veya vites kolunda) tadilat yaptırılmasını zorunlu kılacak nitelikte olması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, %81 oranında engelli olan davacının 16/10/2019 tarihli özelge talep formu ile idareye 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan istisnadan faydalanmak için başvurduğu, söz konusu başvurunun reddi üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, engel oranı %81 olan davacının, engel oranına göre özel tüketim vergisi istisnasından yararlanabilmesi için aracı özel tertibatlı şekilde kullanması gerektiği, ancak davacı adına düzenlenen 11/10/2019 tarihli Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda yer verilen teşhislere bağlı olarak %81 engellilik derecesi tespitine rağmen davacının özel tertibatlı da olsa araç kullanamadığı ve sürücü belgesi alamadığı görülmektedir.
Davacının engellilik durumuna ilişkin ihtilaf bulunmadığı, bununla birlikte 4760 sayılı Kanun'un "Diğer İstisnalar" başlıklı 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendinde engellilik oranına ilişkin bir alt sınırın yer almadığı, engel oranı ne olursa olsun tüm engellilerin istisna hükümlerinden faydalanmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan anılan Kanun'da engellilik oranı %90'nın altında olanların araçlarında engelliliğine uygun özel tertibatın bulunmasının şart koşulduğu görülmektedir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 61. maddesinde devletin, engellilerin korunmasını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alacağı hükmü yer almış, yapılan yasal düzenlemelerle engellilerin satın alacakları araçlar, özel tüketim vergisinden istisna tutularak vergisel avantajlar getirmek suretiyle engellilerin ekonomik olarak desteklenmesi, sosyal ve ekonomik hayata katılımlarının sağlanması amaçlanmıştır.
Bu nedenle davacının engellilik oranı her ne kadar %81 ise de sağlık durumu nedeniyle bizzat araç kullanamayacak olan davacı hakkında 4760 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hakkaniyete ve Kanun'un amacına uygun düşeceği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkeme, bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 06/02/2024 tarih ve E:2023/610, K:2024/226 sayılı kararının özeti:
Vergi Dava Dairesi, istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların isteme konu vergi mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle istemi kesin olarak reddetmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE:
A. İLGİLİ MEVZUAT:
1- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin (1) numaralı fıkrası şu şekildedir:
"1. Bu Kanuna ekli;
...
b) (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların ilk iktisabı,
...
bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbidir."
2- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hali şu şekildedir:
"Bu Kanuna ekli;
2. (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;
a) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,
...
c) 87.03 (hesaplanması gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.Tİ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla engelliliğine uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,(Anayasa Mahkemesinin 22/4/2025 tarih ve E:2024/240; K:2025/100 sayılı kararı ile bu alt bent iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete'de (RG: 26/06/2025 - 32938) yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (26/3/2026 tarihinde) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.)
...
beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,
...
vergiden müstesnadır."
3- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası şu şekildedir:
"1.Özel tüketim vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır."
4- 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu" başlıklı 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi:
"4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır:
...
c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek."
B. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince, benzer olaylarda verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesine ilişkin başvuru yolu, Danıştayın temyiz mercii olarak bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkları, temyiz istemine konu kararın taraflarının hukukuna etki edecek şekilde denetleme görevinden farklı olarak, anılan kararlar arasındaki aykırılık nedeniyle ortaya çıkan hukuki belirsizliğin, uygulamada hukuki belirliliği sağlayacak şekilde giderilmesine yöneliktir. Bu başvuru yolu kapsamında yapılan inceleme sonucunda verilen kararın, istinaf incelemesi sonucunda verilen kesin nitelikteki kararların nihai etkisini ortadan kaldırarak tarafların hak ve menfaatlerini etkileyebileceği Kanun'da öngörülmemiştir.
Bu bağlamda, anılan başvuru yolunun işletilmesi neticesinde aykırılığın giderilmesi yönünde verilecek kararın, uygulamada hukuki belirliliği sağlayacak nitelikte olması gerekmektedir. Bunun için de aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlar arasında aykırılığa sebep olan hususun, söz konusu kararların tarafları dışında kalan kişiler yönünden de ortaya çıkmasının ve yargı mercii önünde uyuşmazlık haline getirilmesinin söz konusu olabilmesi gerekmektedir.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlardaki uyuşmazlıklarda, taşıtların ilk iktisabı sırasında, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrası kapsamında, engellilik oranı %90'ın altında olan ve bizzat araç kullanamayacak olan malul ve engellilerin istisnadan yararlanmasının mümkün olup olmadığı belirlenirken, anılan Kanun'da yer alan kuralların dava konusu olaylara uygulanarak birbirine aykırı kararlar verildiği anlaşılmaktadır.
4760 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan kural, aykırılığa konu kararlar verildikten sonra Anayasa Mahkemesinin 22/04/2025 tarih ve E:2024/240; K:2025/100 sayılı kararı ile iptal edilmiş; iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Karar 26/06/2025 tarih ve 32938 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup kararda yer alan belirlemeye göre iptal hükmü 26/03/2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Kararda, taşıtların ilk iktisabı sırasında uygulanacak özel tüketim vergisi istisnasından yararlanma açısından engellilik oranı %90’ın altında olan malul ve engellilerden, satın alınan taşıtı engelliliğine uygun şekilde hareket ettirici özel tertibat yaptırmak suretiyle kullanabileceğini sağlık kurulu raporuyla belgelendirenler ile engellilik oranı veya engel durumu nedeniyle hakkında sürücü belgesi alamayacağına, dolayısıyla herhangi bir taşıtı kullanamayacağına yönelik olarak karar alınan malul ve engelliler arasında öngörülen farklı muamelenin eşitlik ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden, kanun koyucunun anılan farklı muameleyi ne şekilde bir yasal düzenleme ile gidereceği, %90 engellilik oranı yerine farklı bir oran belirleyip belirlemeyeceği, iptal edilen bentte yer alan şartları ne şekilde düzenleyeceği ya da herhangi bir yasal düzenleme yapmaksızın anılan kuralın erteleme süresi sonunda yürürlükten kalkması ile sürecin neticelenip neticelenmeyeceği hususlarında işbu aykırılığın giderilmesi istemi hakkındaki kararın verildiği tarih itibarıyla herhangi bir belirlemede bulunmak mümkün değildir.
Öte yandan, iptal edilen kuralın 26/03/2026 tarihine kadar yürürlükte olduğu kabul edilse de aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmünün yorumlandığı ve uygulandığı görülmektedir. Kuralın iptaline ilişkin karar, aykırı kararların hükme bağlandığı tarihlerden sonraki bir tarihte verildiğinden aykırı kararlarda Anayasa Mahkemesi kararının değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, iptal kararının verilmesinden sonra devam eden uyuşmazlıklarda kuralın iptaline ilişkin kararın değerlendirilebileceği tabiidir. Ancak iptal kararı sonrası benzer olaylarda uygulanamayacak olması nedeniyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki döneme ait aykırılığa konu uyuşmazlıklara ilişkin olarak aykırılığın giderilmesi yönünde verilecek kararın, yukarıda ifade edilen hukuki belirliliği sağlayacak nitelikte olmayacağı açıktır.
Bu nedenle, isteme konu kararların arasında mevcut olduğu belirtilen aykırılığın 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendi kapsamında giderilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
V- SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 08/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Anayasa Mahkemesinin 22/04/2025 tarih ve E:2024/240; K:2025/100 sayılı kararıyla 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendi iptal edilmiştir.
Kurul Üyelerinin çoğunluğu, aykırı kararların verildiği uyuşmazlıklarda, engellilik oranı %90'ının altında kalmakla birlikte sağlık durumu nedeniyle sürücü olamayanların özel tüketim vergisi istisnasından yararlanma başvurularının reddine ilişkin işlemlerin dayanağını oluşturan söz konusu kanun hükmünün iptal edildiği, hâliyle aykırı kararların Anayasa Mahkemesinin bahse konu kararını dikkate alan bir gerekçe içermesine olanak bulunmadığı, kanun koyucunun iptal kararı sonrasında kararda tespit edilen farklı muameleyi gidermek adına bir düzenleme yapıp yapmayacağının ve yaptığı takdirde bu yeni düzenlemede istisnadan yararlanmak için hangi şartlara yer vereceğinin belirli olmadığı, bu nedenle iptal kararının yürürlüğe girmesinin ertelendiği bu aşamada kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesine olanak bulunmadığı görüşüyle istemin reddine karar vermiştir.
Aykırılığın giderilmesine ilişkin başvuru yolu, bölge idare mahkemesince verilen kararlar arasındaki aykırılık nedeniyle ortaya çıkan hukuki belirsizliğin, uygulamada hukuki belirliliği sağlayacak şekilde giderilmesine yöneliktir.
Olayda başvuruya konu kararlardan birinde Kanun'da engellilik oranı %90'ın altında kalmakla birlikte sağlık durumu nedeniyle bizzat araç kullanamayanların istisnadan yararlanmasına yönelik açık bir düzenlemenin bulunmadığı gerekçesiyle işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer kararda ise Kanun'da açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte Anayasa'nın 61. maddesinde yer alan ve engellilerin sosyal hayata katılımının teşvik etme hususunda Devlete pozitif bir yükümlülük yükleyen kural dikkate alınarak bu kişilerin anılan Kanun'da öngörülen istisnadan yararlandırılması gerektiği, dolayısıyla işlemde hukuken uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Benzer olaylarda verilen ve engellilik oranı %90'ının altında kalan ancak sağlık durumu nedeniyle bizzat araç kullanamayacak durumda olan kişilerin özel tüketim vergisi istisnasından yararlanıp yararlanamayacağı hususundaki bu hukuki uyuşmazlıkla ilgili farklı yönde verilmiş başvuruya konu bölge idare mahkemesi kararları arasında bir aykırılık bulunduğu ve bunun 2576 sayılı Kanun 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası uyarınca giderilmesi gerektiği ihtilafsızdır.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararının söz konusu ihtilafı ortadan kaldırdığı düşünülemez.
Ayrıca aykırı kararların verildiği tarihte Anayasa Mahkemesi kararı henüz yayımlanmadığından kararların iptal kararı sonrasında ortaya çıkan hukuki durumun değerlendirilmesine yönelik bir gerekçe içermesi de hâliyle beklenemez.
Ancak iptal edilen kuralın, normun iptal edildiği tarihten önce ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelendiği bu dönemde hâlen istisnadan yararlanmak amacıyla yapılan başvuruların idare tarafından değerlendirilmesinde ve ilgililerin hukuki menfaatlerini ihlal eden işlemlerin tesis edilmesinde dayanak alındığı açık olduğundan, aykırı kararlara konu hukuki uyuşmazlığın, anılan normun iptal edilmiş olmasının ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olmasının hukuki etki ve sonucu da esas alınarak hukuki belirliliği ve uygulama birliğini sağlayacak şekilde çözüme kavuşturulmasında hukuki bir yararın bulunduğu yadsınamaz. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun aykırılığın giderilmesi kararıyla ilgili süregelen uygulamasında, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/1979 tarih ve E:1971/9, K:1979/5 kararı doğrultusunda, karar aykırılıklarının, aykırı kararların dayandığı gerekçelerden farklı bir gerekçeyle giderilebileceği kabul edildiğinden, incelenen başvurunun da istisnadan yararlanma başvurularının reddine ilişkin kuralın iptal edilmiş olduğu gözetilerek sonuçlandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bu gerekçeyle usul yönünden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!