WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/56 E.  ,  2025/408 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/56
Karar No : 2025/408

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Defterdarlığı - ... - (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVACI) ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Enerji Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ..., ...ve ... Takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Davacının adli yardım talebini 10/02/2017 tarihli kararıyla kabul eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Olayda, davacı 21/06/2012 tarihli hisse devir sözleşmesiyle asıl amme borçlusu şirketteki hisselerini devretmiş, aynı tarihte şirketteki kanuni temsilcilik sıfatı sona ermiştir. Şirket ortaklar kurulu kararıyla şirkete başka bir kişi müdür olarak atanmıştır.
Dava konusu 23/01/2017 tarih ve ...ve ...takip numaralı ödeme emirlerinin içeriği vergi ve cezalar ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 2012 yılının Haziran dönemi ve bu dönemden sonraki dönemlere ait vergi ve cezalara ilişkin beyannamelerin verilmesi gerektiği tarihte şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının bu vergi ve cezalardan sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu nedenle dava konusu ödeme emirlerinin anılan kısımlarında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
23/01/2017 tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 2012 yılının Haziran döneminden önceki dönemlere ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emri 08/01/2016 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi olan kişinin ikametgah adresinde bu kişinin eşine tebliğ edilmiştir. Bu tebligat alındısında, tebellüğ eden kişinin şirket yetkilisi olduğuna dair herhangi bir ibareye yer verilmemiş, ilgili kişi bu ödeme emrini tebellüğ ederken şirket kaşesini kullanmamıştır. Aynı zamanda, tebligat alındısına, yetkilinin tebligat esnasında, adreste bulunmadığı şerhi de düşülmemiştir. Bu durumda, 2012 yılının Haziran döneminden önceki dönemlere ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği sonucuna varıldığından dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Dava konusu ... tarih ve ...ve ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... tarih ve... takip numaralı ödeme emrinin 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizleri dışındaki kamu alacaklarından kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
İstinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

ii. Dava konusu... tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinin 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Usulüne uygun olarak yapılan takip ve mal varlığı araştırmalarına rağmen asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan dava konusu... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin içeriği 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek Mahkeme kararının ...tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinin 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden kaynaklanan kısmının iptaline dair hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra bu yönden davayı reddetmiş, Mahkeme kararının diğer hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerinin müşterek heyetinin 20/03/2023 tarih ve E:2019/3981, K:2023/1600 sayılı kararı:
Temyiz istemine konu edilen kararın, dava konusu ödeme emirlerinin, 21/06/2012 tarihinden sonraki kıst dönemlere ait kamu alacaklarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun bulunmuştur.
Olayda, davacı 21/06/2012 tarihli hisse devir sözleşmesiyle asıl amme borçlusu şirketteki hisselerini devretmiş, aynı tarihte şirketteki kanuni temsilcilik sıfatı sona ermiştir.
Davacının şirketteki kanuni temsilcilik görevi 21/06/2012 tarihinde sona erdiğinden, anılan tarihten önceki dönemlere ilişkin amme alacakları bakımından sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ödeme emirlerinin 21/06/2012 tarihinden önceki kıst dönemlerden kaynaklanan amme alacaklarına dair kısmını bozmuş, kararın temyiz istemine konu edilen diğer hüküm fıkrasını onamıştır.
... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı tarafından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ısrar kararında vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI: Taraflarca cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Vergi Dava Dairesinin ilk kararının davacı aleyhine olan hüküm fıkrası yargılamanın önceki aşamasında temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Gelinen aşamada ısrar kararının sonucu itibarıyla Mahkeme kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolunda olması nedeniyle ısrar kararının bozulmasında hukuki menfaati bulunmayan davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan 2012 yılına ait özel usulsüzlük cezalarının asıl amme borçlusu şirket tarafından sevk irsaliyelerinin düzenlenmediğinin ve emtianın taşındığı araçta bulunmadığının davalı idarece 13/09/2012 ve 06/10/2012 tarihlerinde tespit edilmesi nedeniyle kesildiği, bu cezaların vadesi içinde ödenmemesi ve şirketten tahsil edilememesi nedeniyle davacı hakkında yürütülen takibata konu edildiği görülmüştür....tarih ve... takip numaralı ödeme emri ise 2012 yılına ait özel usulsüzlük cezası ile aynı yıla ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenmiştir. Bu vergi ve cezalar, şirket tarafından 2012 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin 2013 yılının Nisan ayının son gününe kadar verilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Şirkete ait sevk irsaliyelerinin düzenlenmediğine ve emtianın taşındığı araçta bulunmadığına yönelik tespitlerin yapıldığı tarihler ile 2012 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarih 21/06/2012 tarihinden sonraki dönemlere ilişkindir.
Davacının şirketteki kanuni temsilcilik görevinin 21/06/2012 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında şirketin bu tarihten sonraki dönemlere ait ödevlerin yerine getirilmemesine veya özel usulsüzlük cezası kesilmesine yönelik fiilin tespit edilmesine dayanan vergi ve cezalardan oluşan kamu alacaklarının ısrar hükmüne konu edilen kısımlarından davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, ısrar kararının, ......tarih ve ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerine yönelik hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizleri dışındaki kısımlarının 21/06/2012 tarihinden önceki bölümü hakkında diğer yönlerden hukuka uygunluk denetimi yapılarak karar verilmek üzere ısrar kararının anılan hüküm fıkrasının Danıştay Yedinci Dairesinin Danıştay Üçüncü Dairesi ile yaptığı müşterek heyet sonucunda verilen kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı halleri düzenleyen 31. maddesinde, Kanun'da hüküm bulunmaması durumunda hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı belirtilen haller arasında "adli yardım hallerinde yapılacak işlemler"in de sayıldığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yargılamanın önceki aşamasında istemi kabul edilen davacı adli yardımdan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli yardımın kapsamı" başlıklı 335. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." şeklindeki kural uyarınca uyuşmazlık hakkında verilecek kararın kesinleşmesine kadar yararlanmaya devam edeceğinden davacı tarafından ısrar kararına yöneltilen temyiz istemine yönelik dilekçede talep edilen adli yardım istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İşbu dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile ... Enerji Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına yapılan muhtelif cezalı tarhiyata karşı açılan davalara ilişkin dosyalarda yer alan ve UYAP ortamında incelenen bilgi ve belgeler ve şirket organlarının verdiği kararlara yönelik Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilanlarda yer alan hususların birlikte incelenmesi sonucunda uyuşmazlıkta maddi olayın şu şekilde gerçekleştiği görülmüştür:
i. Davacı, asıl amme borçlusu şirketin kurulduğu 26/10/2011 tarihinde, şirkete kanuni temsilci olarak atanmıştır.
ii. Davacı asıl borçlu şirketteki hisselerini 21/06/2012 tarihli noter hisse devri sözleşmesi ile devretmiştir. 21/06/2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla, anılan hisse devri kabul edilmiş ve davacının kanuni temsilcilik görevinin sona erdirilmesine karar verilmiştir. Ayrıca aynı tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisseleri devralan şahıs şirket müdürü olarak atanmıştır. Ortaklar kurulunun bu kararının 28/06/2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği hususu ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir.
Asıl amme borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir.
a) Dava konusu... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin içeriği kamu alacaklarının mahiyeti şu şekildedir:
i. ... tarih ve ... sıra numaralı ihbarname, 2012 yılına ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasını içermektedir. Bu ceza, 13/09/2012 tarihinde yapılan denetimde, motorin emtiası için düzenlenen sevk irsaliyesinin taşıtta bulunmadığının tespit edildiği (Y) seri ve ... sıra numaralı tutanağa istinaden kesilmiştir.
ii. ...tarih ve... sıra numaralı ihbarname, 2012 yılına ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezasını içermektedir. Bu ceza, 06/10/2012 tarihinde yapılan denetimde, motorin emtiası için sevk irsaliyesi düzenlenmediğinin tespit edildiği (Z) seri ve ... sıra numaralı tutanağa istinaden kesilmiştir.
b) Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin içeriği kamu alacaklarının mahiyeti şu şekildedir:
i. 2012 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile 2012 yılına ait özel usulsüzlük cezası, şirketin 2012 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin, 2013 yılının Nisan ayının son gününe kadar verilmemesi nedeniyle tarh edilen vergi ve kesilen cezalar ile tarh edilen vergi üzerinden hesaplanan gecikme faizine ilişkindir.
c) Dava konusu ... tarih ve ...takip numaralı ödeme emrinin içeriği kamu alacaklarının ısrar hükmüne konu edilen kısımlarının mahiyeti şu şekildedir:
i. Dava konusu ödeme emrinin ısrar hükmüne konu edilen kısımlarının tahsili amacıyla asıl amme borçlusu şirket adına ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri düzenlenmiştir.
ii. 08/01/2016 tarihinden önce asıl amme borçlusu şirketin bilinen adreste bulunmadığına yönelik tespitleri içeren 08/05/2013, 26/07/2013 ve 17/09/2013 tarihli adres tespit tutanakları düzenlenmiş, bu tutanaklar memur ve mahalle muhtarı veya ilgili adreste faaliyette bulunan başka bir firma yetkilisi tarafından imzalanmıştır.
iii. Şirket adına düzenlenen anılan ödeme emri, ilgili tarihte şirket müdürü olan kişinin yerleşim yeri adresinde bu kişinin eşine 08/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun'un 93 ila 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler, memur eliyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
213 sayılı Kanun'un 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un “Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddenin birinci fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; ikinci fıkrasında, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine; tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olacağı, 2365 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen üçüncü fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgâh adresinde bulunanlardan veya iş yerlerinde memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Kanun'un "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır."
213 sayılı Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu ... tarih ve ...ve ...takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 21/06/2012 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin bölümleri, dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri dışındaki diğer kamu alacaklarının 21/06/2012 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin bölümleri ve aynı ödeme emrinin 2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizlerine ilişkin kısmı yargılamanın önceki aşamasında kesinleşmiştir.
i. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Yargılama hukuku kurallarına göre ilgililerin dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yararının olması, diğer bir ifadeyle kanun yoluna başvuranın kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması gerekmektedir.
Vergi Dava Dairesinin ilk kararının davacı aleyhine olan hüküm fıkrası, davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmayarak yargılamanın önceki aşamasında kesinleşmiştir. Gelinen aşamada ısrar kararının, mahkeme kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine yönelik olması nedeniyle temyize konu kararın bozulmasında korunması gereken hukuki menfaati bulunmadığı anlaşılan davacının temyiz isteminin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.

ii. Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
a) Israr kararının dava konusu ... tarih ve ... ve ...takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 21/06/2012 tarihinden önceki dönemlere ilişkin bölümlerine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkında yapılan inceleme:
Mükellefiyete dair bildirimler, defterlerin tasdiki ve tutulması ile kayıtlarının nizamı, bu kayıtların tevsikine dayanak teşkil edecek vesikaların düzenlenmesi, yasal defter ve vesikaların muhafazası ile vergi incelemesine ibrazı, ilgili vergi beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmesi, verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergiler ile tevkif suretiyle kesilmesi üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesi içinde ödenmesi gibi hususlar mükelleflerin vergilendirme ile ilgili ödevleridir.
Tüzel kişilerin vergi ödevleri kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilmektedir. Kanuni temsilciler tarafından tüzel kişilerin bu ödevlerinin yerine getirilmemesi halinde temsilcilerin sorumlulukları gündeme gelebilecektir.
Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesiyle, vergi alacağının, vergisel ödevlerini yerine getirmeyen kanuni temsilcilerden tahsili için öngörülen sorumluluk, kusura dayalı ve tali (ikinci derece) niteliktedir. Kanuni temsilci için kusura dayalı bir sorumluluk öngörüldüğünden, kanuni temsilciden tahsil edilmeye çalışılan amme alacağının kanuni temsilcinin mevzuat ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümü, davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği 21/06/2012 tarihinden sonra gerçekleştirilen sevkiyat nedeniyle sevk irsaliyesinin düzenlenmemesi ve emtianın taşındığı araçta sevk irsaliyesinin bulunmaması yolundaki tespitler nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarından ve 2012 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin 2013 yılının Nisan ayının son gününe kadar verilmemesi nedeniyle tarh edilen vergi ile bu vergi üzerinden hesaplanan gecikme faizi ve bu nedenle kesilen cezalardan davacının sorumlu tutulup tutulamayacağının belirlenmesine bağlıdır.
Olayda, davacı asıl borçlu şirketteki hisselerini 21/06/2012 tarihli noter hisse devir sözleşmesiyle devretmiştir. 21/06/2012 tarihli şirket genel kurul kararıyla anılan hisse devri onaylanmış ve davacının şirketteki kanuni temsilcilik görevinin sona erdirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının asıl borçlu şirketteki hisselerini devrettiği 21/06/2012 tarih itibarıyla, kanuni temsilcilik sıfatı sona ermiştir.
Dava konusu ... tarih ve...ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacakları, davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona erdiği tarihten sonra meydana gelen sevk irsaliyesinin düzenlenmemesi ve sevk irsaliyesinin emtianın taşındığı araçta bulunmaması nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezaları ve 2012 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin yasal süresi içinde verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararı uyarınca tarh edilen kurumlar vergisi, verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ile tarh edilen vergi üzerinden hesaplanan gecikme faizinden ibarettir.
Davacı, şirket tarafından emtianın taşınması esnasında sevk irsaliyesinin taşıtta bulunması ve sevk irsaliyesinin düzenlenmesi gerektiği ile 2012 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinin yasal süresi içinde verilmesi gerektiği tarihlerde, asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi değildir. Dolayısıyla şirkete ait vergi ödevinin yerine getirilmemesi, davacının eyleminden kaynaklanmamaktadır.
Bu durumda, davacının 213 sayılı Kanun'un 10. maddesinden hareketle şirketin üzerine düşen ödevleri yerine getirmediğinden bahsedilemeyeceğinden... tarih ve ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 21/06/2012 tarihinden önceki dönemlere ilişkin bölümünde hukuka uygunluk; anılan ödeme emirlerinin iptali yolunda verilen karara yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararının anılan hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
b) Israr kararının dava konusu ...tarih ve...takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının (2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri dışındaki kısmı) 21/06/2012 tarihinden önceki dönemlere ilişkin bölümüne dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi hakkında yapılan inceleme:
Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için, yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemidir. İdari işlemlerin ilgilisine tebliğ edilmesinde amaç, işlemin muhatabı açısından yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımak; işlemi tesis eden idare açısından da hakkında işlem tesis edilen kişilerin hukuki sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini tespit etmektir.
213 sayılı Kanun'da uyuşmazlığa konu dönem itibarıyla, gerçek ve tüzel kişilerin hangi adreslerinin bilinen adres olarak kabul edileceği sayma suretiyle belirlenmiştir. Bilinen adreslerin arasında tüzel kişilerin yasal temsilcilerinin ikametgâh adresleri sayılmamıştır. Dolayısıyla tüzel kişilerin yasal temsilcilerinin ikametgâh adreslerinin doğrudan tüzel kişiliğin bilinen adresi olarak kabul edilmesine imkan bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, tüzel kişilere 213 sayılı Kanun'da sayılan bilinen adreslerinde ulaşılamaması halinde kanuni temsilcisinin ikametgâh adresinde tebliğin denenmesi yönünde kanuni bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ancak şirketin bilinen adreslerinde bulunamadığı hususunun usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumunda tebligatın yukarıda anılan amaçları dikkate alındığında idarece vergilendirme ile ilgili işlemin kanuni temsilcinin ikametgâh adresinde tebliğ edilmesinde hukuken bir engel bulunmamaktadır.
Olayda, dava konusu ... tarih ve ...takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının (2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri dışındaki) tahsili amacıyla şirket adına... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri düzenlenmiş ve bu ödeme emri şirket yetkilisinin ikametgah adresinde eşine 08/01/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Anılan ödeme emrinin asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisinin ikametgâh adresine tebliğinden önce, adres tespit tutanaklarıyla şirketin bilinen iş yeri adresinde bulunamadığı hususu 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usullere uygun olarak tespit edilmiştir.
Bu durumda, asıl amme borçlusu şirketin iş yeri adresinde bulunamadığı ve yeni adresinin bilinmediği usulüne uygun olarak tespit edildikten sonra şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin şirketin kanuni temsilcisinin ikametgâh adresinde eşine tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu kapsamda, ısrar kararının anılan hüküm fıkrasının Danıştay Yedinci Dairesinin, Danıştay Üçüncü Dairesi ile yaptığı müşterek heyet sonucunda verilen kararda yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulması gerekmektedir.
Öte yandan bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda, dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan yargı harcının doğduğu tarihte ve özel usulsüzlük cezasının kesilmesine dayanak alınan defter ve belge ibraz etmeme eyleminin gerçekleştiği tarihte, davacının şirketteki kanuni temsilcilik görevinin devam edip etmediği dikkate alınarak davacının bu alacaklardan sorumlu tutulup tutulamayacağı, aynı ödeme emri içeriği 2012 yılının Nisan-Haziran dönemine ait geçici verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının, verginin iki katına isabet eden kısmının, şirket adına aynı dönem için aynı tutarda kesilen vergi ziyaı cezasının anılan bölümünün şirket tarafından açılan davada verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılıp kaldırılmadığı ve ödeme emrine karşı açılacak davalarda incelenebilecek diğer hususların değerlendirilmesi suretiyle hüküm kurulacağı tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Davalının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,
3-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının dava konusu... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının (2012 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri dışındaki kısmı) 21/06/2012 tarihinden önceki dönemlere ilişkin bölümüne dair hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4-Israr kararının dava konusu ... tarih ve... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının 21/06/2012 tarihinden önceki dönemlere ilişkin bölümlerine dair hüküm fıkrasına davalı tarafından yöneltilen temyiz isteminin kısmen REDDİNE,
5-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,21/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği 2012 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin 21/06/2012 tarihinden önceki dönemlere ilişkin bölümüne dair hüküm fıkrasının Danıştay Yedinci Dairesinin, Danıştay Üçüncü Dairesi ile yaptığı müşterek heyet sonucunda verilen kararda yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara bu yönden katılmıyoruz.