DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/547 E. , 2025/8 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/547
Karar No : 2025/8
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Hafriyat Nakliyat Taahhüt Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının ait olduğu dönemler ile vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacı tarafından amme alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüştür. Ancak söz konusu alacakların 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenmesi istemiyle şirketi temsilen bizzat davacı tarafından yapılan başvuru üzerine tahsil zamanaşımının kesildiği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, değinilen amme alacaklarıyla ilgili olarak davacının imzasıyla verilen dilekçe üzerine oluşturulan tecil dosyası kapsamındaki taksitlerden hiçbirinin ödenmemesi ve asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda amme alacaklarının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine söz konusu alacakların davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edilmiştir. 22/06/2018 tarihli dilekçe ile şirketin davalı idareye olan tüm borçları 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmıştır. Dolayısıyla borcun hukuki niteliği değişmiştir.
Yapılandırılan borcun taksitlerinin süresinde ödenmemesi sonucu değinilen Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılandırmanın kaldırılması halinde öncelikle asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, anılan hususa riayet edilmeksizin düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 07/12/2023 tarih ve E:2023/3451, K:2023/5302 sayılı kararı:
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, asıl borçlu şirket nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun şekilde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını, başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez.
Bu durumda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, amme alacaklarının şirketten tahsil imkanının bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Asıl borçlu şirket tarafından yapılandırmanın hangi surette ve ne zaman ihlal edildiği araştırılarak varılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacakları, asıl borçlu şirket tarafından 22/06/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmıştır.
Söz konusu yapılandırma üzerine hazırlanan ödeme tablosuna göre vade tarihleri 15/10/2018 ila 31/07/2021 tarihlerine isabet etmektedir.
Dava konusu ödeme emirlerinin 05/12/2018 tarihinde tebliği üzerine 12/12/2018 tarihinde dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinin ilk üç fıkrasında şu kurallara yer verilmiştir:
"Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.
Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.
Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler."
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 9. maddesinin (6) numaralı fıkrası şu şekildedir:
"Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm her bir madde ve alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır."
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için öncelikle vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh ve tebliğ edilerek tahakkuk ettirilmesi, akabinde tahakkuk ettiği halde vadesinde ödenmeyen vergi borcu için tüzel kişi hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile belirlenen takip ve cebren tahsil yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tüzel kişinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil olanağının bulunmadığının somut bir biçimde ortaya konulması gerekmektedir.
Bu bağlamda asıl borçlu tarafından, amme alacağının özel kanunlar uyarınca yapılandırılması üzerine hazırlanan ödeme planı kapsamında taksit ödemelerine devam edildiği, başka bir ifadeyle henüz yapılandırmanın ihlal edilmediği bir aşamada kanuni temsilcinin takip edilemeyeceği açıktır.
7143 sayılı Kanun'un değinilen hükmüne göre bu Kanun'dan yararlanma hakkı farklı şekillerde kaybedilebilmektedir. Buna göre asıl borçlu şirket tarafından yapılandırmanın ihlali, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edildiği 05/12/2018 tarihinden önceki vade tarihlerinde (15/10/2018 ve 30/11/2018) ödenmesi gereken taksitlerin ödenmemesi suretiyle gerçekleştirilebileceği gibi bu tarihten sonraki vade tarihlerinde ödenmesi gereken taksitlerin ödenmemesi suretiyle de gerçekleştirilebilir.
Vergi Dava Dairesince, yapılandırılan borcun taksitlerinin süresinde ödenmemesi sonucu ilgili Kanun hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılandırmanın kaldırılması halinin gerçekleştiğinden bahisle bir karar verilmiştir. Ancak asıl borçlu şirket tarafından yapılandırmanın, davacıya ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihten önce mi yoksa sonra mı ihlal edildiği hususu mevcut dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, asıl borçlu şirket tarafından yapılandırmanın hangi surette ve ne zaman ihlal edildiği araştırılarak varılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!