DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/216 E. , 2025/99 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/216
Karar No : 2025/99
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından ticari kazanç elde ettiği ve bu kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2014 yılının Ocak-Mart dönemi için re'sen tarh edilen geçici vergi ile verginin bir katı tutarında kesilen ve tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu geçici vergi yönünden yapılan inceleme:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, mahsup dönemi geçen geçici vergide hukuka uygunluk görülmemiştir.
Dava konusu geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olup olmadığının tespiti açısından öncelikle davacının alım-satım faaliyetinin mahiyetinin irdelenmesi gerekmekte olup davacı adına aynı nedene istinaden tarh edilen muhtelif vergilerin kaldırılması istemleriyle ... Vergi Mahkemesinin .../..., ..., ..., ..., ..., ... esas sayılı dosyalarında açılan davalarda taraflarca sunulan bilgi belgeler de bu irdelemede göz önünde bulundurulmuştur.
Davacı tarafından, 04/05/2006 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Pursaklar) kain bağımsız bölüm 04/12/2012 tarihinde, 04/05/2009 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Çorum) kain bina 26/07/2012 tarihinde, 06/04/2006 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Keçiören) kain gayrimenkul 29/05/2012 tarihinde, 04/05/2006 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Pursaklar) kain dokuz adet bağımsız bölüm 2013 takvim yılı içerisinde muhtelif tarihlerde, 23/06/2011 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Ballıkpınar-Gölbaşı) kain taşınmaz 02/07/2014 tarihinde, 29/05/2012 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Keçiören) kain taşınmaz 27/05/2014 tarihinde, 12/01/2012 tarihinde satın alınan ... Ada ... Parsel'de (Pursaklar) kain arsa 20/03/2014 tarihinde, 20/10/2011 ve 23/11/2010 tarihlerinde satın alınan ... Ada ...Parsel'de kain bina ise 01/10/2014 tarihinde satılmıştır.
Davacı tarafından, gerçekleştirilen satışların bir kısmının Ankara ili, Keçiören ilçesi, Pursaklar Mahallesi, ... Ada ... Parsel'de kain arsanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhide verilmesi sonrasında inşa edilen bağımsız bölümlere ilişkin olduğu ileri sürülmüştür.
06/03/2018 tarihli ara kararı üzerine davalı tarafından dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, anılan ada ve parselde kayıtlı herhangi bir taşınmaza rastlanmamıştır. Bunun üzerine 23/03/2018 tarihli ara kararı ile davacıdan durumun izah edilmesi istenmiştir. Davacı tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, söz konusu ada ve parselin ... tarih ve ... yevmiye numaralı imar planı sonrasında ... Ada ... Parsel olarak değiştiği anlaşılmıştır. Bu haliyle ... Ada ... Parsel'de (Pursaklar) yer alan on adet bağımsız bölümün 2012 ve 2013 yıllarında satılması sonucunda elde edilen gelirin ticari kazanç olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, davacı tarafından, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edinilen bağımsız bölümlerin dışında farklı tarihlerde satın alma suretiyle edinilen yedi adet taşınmazın da 2012 ve 2014 yıllarında satış işlemleri gerçekleştirilmiştir. Söz konusu alım satımların ticari saikle yapılmadığı davacı tarafından ispatlanamadığından, satışların çokluğu ve devamlılığı dikkate alındığında elde edilen kazancın ticari kazanç niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının 2014 takvim yılında gerçekleştirdiği gayrimenkul satışlarından ticari kazanç elde ettiği kabul edilmekle birlikte tarhiyata esas alınan matrahın hukuka uygunluğunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu vergi ziyaı cezasının dayanağı takdir komisyonu kararının incelenmesinden, 2014 yılında satılan gayrimenkullerden üç tanesinin satış tutarının %80'i diğer iki gayrimenkulün ise satın alma bedelleri maliyet olarak esas alınmak suretiyle dönem matrahının belirlendiği görülmüştür.
Takdir komisyonunca matrah takdir edilebilmesi için gerçek ya da gerçeğe en yakın kazancın tespit edilmesi, bunun için de birtakım araştırma, inceleme ve somut tespitlerin yapılmış olması gerekmektedir.
Bu durumda, bazı taşınmazlar için sadece satış tutarlarının %20'si kâr kabul edilerek ve kalan taşınmazlar için de satın alma bedelleri esas alınarak takdir edilen matrahın eksik inceleme ve varsayıma dayalı olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Karar sonucu:
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu vergi ve cezayı kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/10/2022 tarih ve E:2019/4608, K:2022/6047 sayılı kararı:
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, bölge idare mahkemesi kararının, vergi mahkemesi kararının, dava konusu cezalı tarhiyatın, ... Ada ... Parsel'de (Ballıkpınar-Gölbaşı), ... Ada ... Parsel'de (Keçiören) ve ... Ada ... Parsel'de (Pursaklar) kain üç adet gayrimenkulün satışından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, takdir komisyonunca ... Ada ... Parsel'de kain iki adet gayrimenkul yönünden satın alma bedelleri esas alınmak suretiyle dönem matrahı belirlenmiştir.
Söz konusu gayrimenkullere ilişkin tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde 20/10/2011 tarihinde 30.000,00 TL'ye alınan taşınmazın 01/10/2014 tarihinde 33.000,00 TL'ye satıldığı, 23/11/2010 tarihinde 18.000,00 TL'ye alınan diğer taşınmazın ise 01/10/2014 tarihinde 23.000,00 TL'ye satıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, alış ve satış bedellerinin birbirine yakın olması ve matrah hesabında davacının yararına olarak alış bedellerinin esas alınması karşısında vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen verginin, söz konusu taşınmazlardan kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık, aksi yöndeki gerekçeyle verilen vergi mahkemesi kararının hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair bölge idare mahkemesi kararı hüküm fıkrasında ise hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Daire bu gerekçeyle bölge idare mahkemesi kararının, vergi mahkemesi kararının, cezalı tarhiyatın, ... Ada ... Parsel'de kain iki adet taşınmazın satışından kaynaklanan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasını bozmuş; diğer yönlerden kararı onamıştır.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Davacı tarafından dava dilekçesinde, ihbarnamenin tarih ve sayısı açıkça belirtilmek suretiyle 2014 yılının Ocak-Mart dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergi dava konusu edilmiştir.
Dava konusu vergi ve ceza ise Ankara ili, Pursaklar ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada ve ... Parsel'de kain, 12/01/2012 tarihinde satın alma yoluyla edinilip 20/03/2014 tarihinde satılan taşınmazın satışından kaynaklanmaktadır.
Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/10/2022 tarih ve E:2019/4608, K:2022/6047 sayılı kararı ile ... Ada ... Parsel'de kain taşınmazın satışından kaynaklanan vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatının kaldırılmasının yerinde olduğuna hükmedilmiştir.
Diğer taraftan, davacı adına aynı nedene istinaden 2014 yılı için vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen gelir vergisinin kaldırılması yolundaki vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair bölge idare mahkemesi kararı, cezalı tarhiyatın ... Ada ve .. Parsel'de bulunan taşınmazın satışından kaynaklanan kısmı yönünden Danıştay Dördüncü Dairesinin 31/10/2022 tarih ve E:2019/4598, K:2022/6046 sayılı kararıyla onanmıştır.
Bu durumda, gelinen aşamada hakkında karar verilmesi gereken bir uyuşmazlık kalmadığı anlaşıldığından, istinaf isteminin reddi yolunda ısrar edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
26/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!