WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2 E.  ,  2025/78 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2
Karar No : 2025/78

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Nakliye İnşaat Temizlik Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2015 yılının Ekim dönemine ilişkin re'sen salınan özel tüketim vergisi ve bu verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ile aynı dönem için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, anılan hususların gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı belirtilmiştir.
Anılan madde hükmünün değerlendirilmesinden, vergilendirme işlemi yapılırken, kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Aynı Kanun'un 30. maddesinin birinci fıkrasında re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması nedeniyle ihticaca salih bulunmaması hali, (6) numaralı bendinde de tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hali re'sen tarh nedeni olarak kabul edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden davacı ... Petrol Ürünleri Nakliye İnşaat Temizlik Gıda Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2015 yılı hesap ve işlemlerinin belgesiz alış satış yönünden tam olarak incelenmesinin talep edildiği ve yapılan inceleme sonucunda davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile ...arih ve... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı Vergi İnceleme Raporu kapsamında, davacının 2015 yılında ... Vergi Dairesi mükellefi ...'e 72.250,00 TL tutarında yapmış olduğu EFT/havalenin kaçak motorin alışlarına ilişkin olduğu ve satın aldığı dönemlerde aynı zamanda motorini belgesiz olarak sattığı, kaçak motorin alım-satımından elde ettiği gelirleri kayıt dışı bırakarak beyan etmediğinden bahisle 2015 yılının Ekim dönemi için re'sen salınan özel tüketim vergisi ve bu verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ile aynı dönem için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Re'sen vergi tarhının amacı yükümlülerin varsa beyan dışı bıraktıkları gelirlerini, gerçeğe en yakın biçimde saptayabilmektir. Bu nedenle, re'sen vergi tarh edilirken, beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen kazanca ilişkin gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve matraha ait verilerin varsayım ya da kanaat yoluyla değil, somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, davacının, banka hesabını belgesiz akaryakıt alım-satımına aracılık etmek amacıyla kullandırdığı gerekçesiyle hakkında vergi tekniği raporu bulunan ...in banka hesabına 2015 takvim yılı içerisinde para transfer ederek belgesiz akaryakıt alım-satım faaliyetinde bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı hakkında yapılan inceleme üzerine de dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve ceza kesildiği anlaşıldığından öncelikle belgesiz akaryakıt faaliyetine banka hesabını kullandırarak aracılık ettiği tespit edilen ...hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun irdelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
... hakkında banka hesaplarının komisyon karşılığı kullandırılması kapsamında 2015 takvim yılına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir:
i.Potansiyel mükellef olması nedeniyle defter ve belgesi bulumadığından banka hesaplarına yönelik sınırlı inceleme yapıldığı, mükellefin hesabı üzerinden tespit edilen kişilerin ağırlıklı olarak motorlu kara taşıtı ve motosiklet yakıtının perakende ticareti, gazlı yakıtlar ve bunların toptan ticareti, sıvı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti ve kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyetleri ile ilgilendiği saptanmıştır.
ii. Mükellefin hesabına giren paraların genelde aynı gün ve aynı tutarda hesaptan çıktığı, bazı tarihlerde ise birkaç gün sonra yaklaşık tutarda hesaptan çıktığı tespit edilmiştir.
iii. Para giriş çıkışlarının açıklama kısmında "... teslimat", "yakıt ödemesi", "yakıt bedeli", "akaryakıt bedeli", "araçta gelen", "arabalardan gelen", "internetten yatan", "borç iade" gibi ifadeler ile yakıt ticaretiyle uğraşan firmaların isimlerinin yer aldığı, yapılan incelemeler neticesinde yüksek tutarlı işlemlerin yakıt faaliyeti ile uğraşan firma ve şahıslardan kaynaklanmasının tesadüf olamayacağı sonucuna varılmıştır.
iv. Mükellefin para hareketlerine ilişkin ifadeleriyle karşıt tespitlerdeki ifadelerin tutarsız olduğu bu durumun da mükellefin akaryakıt ticareti ile uğraştığının göstergesi olduğu tespit edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda ise şu tespitlere yer verilmiştir:
i. Mükellef şirketin kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı faaliyeti gösterdiği ve halen faaliyetine devam ettiği saptanmıştır.
ii. ...'in hesabına gönderilen EFT/havale nedeniyle 2015 hesap döneminin belgesiz alış-satış yönünden incelendiği, mükellefin 2015 yılında kurumlar vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi beyannamelerini verdiği belirlenmiştir.
iii. Yapılan EFT işleminin şirket müdürüne sorulması üzerine "... ve ... isimli şahısları şahsen tanımıyorum. Hesaplarına EFT ile para gönderme mevzusu şu şekilde gelişmiştir: Ara sıra iş yaptığım kişiler ve tanıdıklarımı yanıma gelerek ödemelerinin olduğunu ve nakite sıkıştıklarını beyan ederek yardımcı olmamı istiyorlardı. Ben de hem müşterilerimi kaybetmemek hem de ikili ilişkilerimi iyi tutmak adına istedikleri meblağı ilgili kişinin hesabına aktarıyordum. Daha sonra ise bu kişiler yaptığım para transferlerinin karşılığı olan miktarı bana geri ödüyorlardı. ...'e gönderdiğim 72.250,00-TL tutarındaki parayı ...'nın isteği üzerine gönderdim. ... da bu parayı bana elden ödedi." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
iv. Mükellef kurumun 2015 hesap döneminde aylar itibariyle toplamları alınan EFT/havale tutarının kaçak motorin alışına ilişkin olduğu, mükellef kurumun 72.250,00 TL tutarında almış olduğu kaçak akaryakıtı yine aynı tarihte perakende olarak sattığı ve %10 kâr ilave edildiğinin kabul edildiği tespit edilmiştir.
Davacı hakkında kaçak akaryakıtın alım-satımından elde ettiği gelirleri kayıt dışı bırakarak beyan etmediği kanaatine varıldığından hareketle dava konusu cezalı tarhiyat yapılmış ise de ilgili şahsa yapılan bu havalenin içeriğinin motorin alımına ilişkin ticari bir faaliyetten kaynaklandığına dair herhangi bir belge bulunmadığı ve davacı nezdinde yapılmış bir tespitin olmadığı görülmüştür.
Bu tespitler ile dosya kapsamında, davacıya ait para hareketlerinin kaçak akaryakıt bedellerinin transferleri olabileceğine dair varsayımdan hareket edildiği, kayıtlara intikal ettirilmediği ileri sürülen alış ve satışlarla ilgili olarak nakliye, kargo ve teslim belgesine ilişkin belgeler konusunda somut ve yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi kayıt dışı bırakıldığı ileri sürülen malları kime ne zaman sattığı hususunda da hukuken geçerli hiçbir tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının 2015 yılında sadece para transferi yapmasının da ticari teamüllere göre tek başına belgesiz alım ve satım yapıldığına kanıt olamayacağı, bu durumda da yapılan havale işlemi haricinde hiçbir somut ve hukuken geçerli biçimde bir saptama olmaksızın davacı adına vergi inceleme raporu uyarınca belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyat ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarında yasal isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı ve özel usulsüzlük cezasını kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı:
i. Vergi Mahkemesi kararının özel tüketim vergisi ile bu verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına yönelik davalının istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, anılan hususların gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı belirtilmiştir.
Anılan Kanun hükmü uyarınca iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı da değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisinin gerek vergi incelemesi gerek yargılama aşamasında kaçak akaryakıt ticareti yapan kişilere gönderilen paraya ve nedenine ilişkin herhangi bir bilgi belge eklemediği gibi hukuken itibar edilebilir bir iddiada dahi bulunmadığı,... isimli şahsa gerçekleştirilen ödemelerin ticari mal alım-satımına ilişkin olmadığına ilişkin ispat külfetinin davacıya ait olduğunun açık olduğu ve aksinin ispatlanamadığı hususları dikkate alındığında, yapılan ödemelerin belgesiz akaryakıt alım-satımına ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, gönderilen tutar dikkate alınarak belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyat ile kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığından, ispat külfeti davalı idarede bırakılmak suretiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararda isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
ii. Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına yönelik davalının istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:
213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede sayılan belgelerin verilmediğine ve alınmadığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin olması gerekmektedir. İncelenen dosyada belge düzenlenmediğine ilişkin mükellef veya taraflar nezdinde yapılmış somut bir tespitin olmadığı ve tamamen inceleme raporundaki yoruma dayalı olarak ceza kesilmesinin önerildiği görüldüğünden, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine dair koşulları düzenleyen maddede belirtilen unsurların bir arada gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda idari cezalar için de geçerli olan "cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı" yolundaki genel ceza hukuku ilkesinin, varsayım ya da kıyas yolu ile ceza tayinine olanak tanımaması nedeniyle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçelerle, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini reddetmiş; özel tüketim vergisi ile bu verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini kabul ederek kararın anılan hüküm fıkrasını kaldırdıktan sonra cezalı tarhiyat yönünden davayı reddetmiştir.
Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 08/06/2023 tarih ve E:2020/520, K:2023/2852 sayılı kararı:
i. Vergi Dava Dairesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına davalı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik yapılan inceleme:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Vergi Dava Dairesi kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
ii. Vergi Dava Dairesi kararının, özel tüketim vergisi ile bu verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik yapılan inceleme:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlıklı 13. maddesine 04/06/2008 tarih ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesi ile eklenen ve 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen (4) numaralı fıkrasında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 18. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu tespit edilenler adına, malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezasının uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 43. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Ulusal marker" başlıklı 18. maddesinde, yurt içinde pazarlanacak akaryakıta veya akaryakıtla harmanlanan ürünlere rafineri çıkışında veya serbest dolaşıma girişinde rafinericilerce ve dağıtıcılarca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirleyeceği şart ve özellikte ulusal marker ekleneceği hükmüne yer verilmiştir.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin (4) numaralı fıkrasında ulusal marker bulundurma zorunluluğu getirilen mallar bakımından, Kanun'un genel hükümleriyle düzenlenen vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefinden farklı olarak ve "müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlığıyla "bulundurma" fiili vergiyi doğuran olay, "bulunduranlar" da vergi mükellefi olarak kabul edilerek, bulunduranlar adına vergi tahakkuk ettirileceği ve vergi ziyaı cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
Bu madde kapsamındaki tarh işleminin sebep unsuru, ulusal markeri bulunmayan akaryakıt ve türevlerini bulundurma eylemi olduğundan, akaryakıta ulusal markerin yasal olarak hangi usulde ve hallerde, kimler tarafından ekleneceği hususu önem arz etmektedir. Yurt içinde piyasaya sürülecek akaryakıt ve türevlerine ulusal marker eklenmesi yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler uyarınca zorunlu olup bu işlem ancak rafinericilerce ve dağıtıcılarca yapılabilecektir. Bu durumda, petrol ürünleri ticareti yapan bayiler, ürünlerini yasal yollardan, yalnızca bayisi olduğu dağıtıcı firmalardan alabilecektir. Dolayısıyla, rafineriler ve dağıtıcı firmalar dışındaki gerçek veya tüzel kişilerden temin edilen ürünler kaçak akaryakıt olarak nitelendirilecektir.
Dosyanın incelenmesinden davacı şirketin 2015 yılı hesap ve işlemlerinin belgesiz alış satış yönünden sınırlı olarak incelenmesi üzerine hakkında vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporunun tanzim edildiği, söz konusu vergi inceleme raporu içeriğinde davacının ...'e 72.250,00 TL tutarında yapmış olduğu EFT/havalenin kaçak motorin alışlarına ilişkin olduğu, satın aldığı dönemlerde aynı zamanda motorini belgesiz olarak sattığı, kaçak motorin alım-satımından elde ettiği gelirleri kayıt dışı bırakarak beyan etmediği, davacı tarafından kaçak akaryakıt alımlarının belgelendirilmemesi suretiyle özel tüketim vergilerinin ödenmediği tespitlerine yer verilerek 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatları önerildiği anlaşılmıştır.
Vergi Dava Dairesi tarafından yukarıda belirtilen madde kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın uyuşmazlığın esası incelenerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak maddi olayda tarhiyatın dayanağı olan 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca vergiyi doğuran olay ve davacının bulunduran sıfatı ortaya konulamadığından tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi yönünden davanın reddine yönelik temyize konu hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Karar sonucu:
Daire bu gerekçelerle, Vergi Dava Dairesinin, Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne dair hüküm fıkrasına davalı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasını onamış; özel tüketim vergisi ile bu verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasını ise bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:...... ve K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi inceleme elemanı tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı, özel tüketim vergisi mükellefiyetinin bulunmadığı, akaryakıt ticareti yapıldığına ilişkin somut veriler olmaksızın sadece para hareketlerinden yola çıkılarak hukuken geçerli bir tespite dayanmaksızın vergilendirme yapıldığı belirtilmiştir.
Öte yandan 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca vergiyi doğuran olay ve bulundurma fiili ortaya konulamadığından ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... ve K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
4-Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
26/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.