WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/193 E.  ,  2025/24 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/193
Karar No : 2025/24

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Büro Makinaları Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri 2009, 2013, 2014 ve 2015 dönemlerine ait muhtelif vergi borçlarını içermekte ve 1 ila 50 sıra numaralı alacaklardan; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri 2010, 2011, 2012, 2015 ve 2016 dönemlerine ait muhtelif vergi borçlarını içermekte ve 1 ila 116 sıra numaralı alacaklardan; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ise 2016 dönemine ait muhtelif vergi borçlarını içermekte ve 1 ila 6 sıra numaralı alacaklardan oluşmaktadır.
i. ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 4, 8, 13 ila 17, 20, 23 ila 31, 35 ila 41, 43 ve 47 ila 49 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 100, 101, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacaklar yönünden yapılan inceleme:
Söz konusu alacakların tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine rastlanmamıştır. Bu hususa ilişkin olarak ara karar ile anılan borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin (işaretlenmek ve eşleştirilmek suretiyle) ibrazı istenmesine rağmen davalı idare tarafından verilen ara karara cevapta istenen bilgi ve belgeler sunulmamıştır.
Bu durumda, anılan alacaklar için önce asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek takip yapılması gerekirken, bu kurala uyulmadan doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
ii. ... tarih ve ... sayılı ödeme emri,... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 50, 53 ila 75, 78 ila 93, 95 ila 97, 102 ila 107 ve 111 ila 116 sıra numaralı alacaklar yönünden yapılan inceleme:
Davacı 21/01/2008 tarihinde asıl borçlu şirkete müşterek imza ile temsile yetkili müdür olarak atanmıştır. Davacının müdürlük görevi 19/01/2017 tarihinde sona ermiştir.
Asıl borçlu şirket 24/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırma başvurusunda bulunmuştur. Yapılandırma dilekçesine konulan imzalardan biri müşterek müdür olan davacıya aittir.
... tarihli ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği anılan alacaklar bu yapılandırmaya konu edilen ancak asıl borçlu şirket tarafından süresinde ödenmediğinden yapılandırmanın iptali üzerine tahsil edilmeye çalışılan borçlardan kaynaklanmaktadır.
... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği alacaklar ise asıl borçlu şirket tarafından verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen borçlardan kaynaklanmaktadır.
Tüm bu alacakların tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirleri şirkete 06/10/2015 tarihinde posta yoluyla ve 28/05/2017, 12/07/2017 ile 27/09/2017 tarihlerinde ise elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir.
Şirket tarafından ödeme yapılmaması üzerine yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin borcu karşılamaya yetecek mal varlığına da rastlanmadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla anılan ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, söz konusu amme alacakları için kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesi için gereken şartların oluştuğu ve düzenlenen ödeme emirlerinde bu alacaklar bakımından hukuka aykrılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
iii. Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 4, 8, 13 ila 17, 20, 23 ila 31, 35 ila 41, 43 ve 47 ila 49 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 100, 101, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacaklar yönünden anılan ödeme emirlerini iptal etmiş;... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 50, 53 ila 75, 78 ila 93, 95 ila 97, 102 ila 107 ve 111 ila 116 sıra numaralı alacaklar yönünden anılan ödeme emirlerinin iptali istemini reddetmiştir.
Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Davacı tarafından Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 50, 53 ila 75, 78 ila 93, 95 ila 97, 102 ila 107 ve 111 ila 116 sıra numaralı alacakların iptali isteminin reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu ile davalı tarafından Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 4, 8, 13 ila 17, 20, 23 ila 31, 35 ila 41, 43 ve 47 ila 49 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacakların iptaline dair hüküm fıkrasının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu yönünden inceleme:
Vergi Dava Dairesi, kararın istinaf istemlerine konu anılan kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerini reddetmiştir.
ii. Davacı tarafından Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklar yönünden söz konusu ödeme emrinin iptali isteminin reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu yönünden inceleme:
Şirket tarafından söz konusu amme alacaklarının yapılandırılması için başvuruda bulunulması üzerine borçlar yapılandırılmış ve yapılandırma başvurusuyla şirkete ait borçlara ilişkin olarak yeni bir hukuki durum ortaya çıkmıştır.
Bu kapsamda, yapılandırmaya konu edilen ancak asıl borçlu şirket tarafından süresinde ödenmediğinden yapılandırmanın iptali üzerine tahsil edilmeye çalışılan borçlar için öncelikle asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek şirketin takip edilmesi, asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilememesi halinde kanuni temsilciden tahsil edilmeye çalışılması gerekmekteyken doğrudan kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Davalı tarafından Vergi Mahkemesi kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 100 ve 101 sıra numaralı alacaklar yönünden söz konusu ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu yönünden inceleme:
Söz konusu amme alacaklarının kanuni temsilci olan davacıdan tahsil edilmesi yoluna başvurulmadan önce asıl amme borçlusu şirketten tahsili amacıyla ve şirket adına... sayılı ödeme emri düzenlenerek 22/09/2017 tarihinde elektronik tebligat yoluyla şirkete tebliğ edilmiştir. Ancak borçların vadesinde ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin borcu karşılamaya yetecek miktarda mal varlığına rastlanmadığı ve davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, anılan amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesi için gereken şartların oluştuğu ve düzenlenen ödeme emrinde bu alacaklar bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
iv. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi belirtilen gerekçelerle tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile kısmen reddine karar vermiş; davacı tarafından Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklar yönünden söz konusu ödeme emrinin iptali isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini kabul ederek anılan hüküm fıkrasını kaldırmış ve söz konusu ödeme emrini bu alacaklar yönünden de iptal etmiş; davalı tarafından Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 100 ve 101 sıra numaralı alacaklar yönünden söz konusu ödeme emrinin iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemini kabul ederek anılan hüküm fıkrasını kaldırmış ve bu alacaklar yönünden söz konusu ödeme emrinin iptali istemini reddetmiş; tarafların Vergi Mahkemesi kararının aleyhlerine olan diğer hüküm fıkralarına yönelik istinaf istemlerini ise reddetmiştir.
Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/05/2023 tarih ve E:2019/4070, K:2023/2708 sayılı kararı:
Davacı, ödeme emri içeriği borçların dönemi itibarıyla şirketin kanuni temsilcisidir. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları dikkate alındığında, kanuni temsilci olan üç kişiden herhangi ikisinin imzası ile şirket temsil edilebilecektir.
Bu bağlamda, ... ile birlikte imzalayarak yapılandırdığı şirket borçlarından davacı da sorumlu olacaktır.
Diğer taraftan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelere karşı açılan davalarda borçların yapılandırılması nedeniyle verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar şirkete tebliğ edilmiş ve şirket tarafından bu kararlara itiraz edilmemiştir.
Yine şirket adına düzenlenen ödeme emirleri yapılandırmanın sonrasında asıl borçlu şirkete elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiştir.
Bu kapsamda, ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususları da incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının davanın kabulü yolunda verilen hüküm fıkrasının... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 4, 8, 13 ila 17, 20, 23 ila 31, 35 ila 41, 43 ve 47 ila 49 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacaklara ilişkin kısmının onanması; ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklara ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
25/01/2008 tarih ve 6985 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana göre 26/12/2007 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ... şirket ortağı sıfatıyla, ... (davacı) ve ... ise dışarıdan on yıl süreyle herhangi ikisinin şirket kaşesi altında atacakları müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmıştır.
12/05/2016 tarihli şirket genel kurul kararıyla ..., ... ve ... (davacı)'ın şirketteki kanuni temsilcilik görevinin sona erdirilmesine karar verilmiştir. Ayrıca aynı tarihli genel kurul kararı ile başka bir şahıs şirket müdürü olarak atanmıştır. Şirket genel kurulunun anılan kararının 19/01/2017 tarihinde tescil edildiği 25/01/2017 tarih ve 9249 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir.
12/05/2016 tarihli şirket genel kurul kararından sonra, ancak kararın ticaret siciline tescil ve bu tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesinden önce, ... ve ... tarafından asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen 22/11/2016 ve 24/11/2016 tarihinde kayıtlara giren dilekçeler ile 6736 sayılı Kanun kapsamında şirketin vergi borçları yapılandırılmıştır.
Yapılandırılan borçların vade tarihi geldiği halde ödenmemesi üzerine 20/06/2017 tarihinde yapılandırma işlemleri iptal edilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 10. maddesinin (6) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci cümlesinde, bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinin birinci fıkrasında, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, on beş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarıyla... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan alacakların tamamı ile...arih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacaklar yönünden dava kabul edilmiş; ...tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ...sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 50, 53 ila 75, 78 ila 93, 95 ila 97, 100 ila 107 ve 111 ila 116 sıra numaralı alacaklar yönünden dava reddedilmiştir.
Gelinen aşamada ısrar kararının aleyhine olan hüküm fıkraları davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
i. 6736 sayılı Kanun kapsamında ... ve ... tarafından asıl amme borçlusu şirket adına imzalanan 22/11/2016 ve 24/11/2016 tarihinde kayıtlara giren dilekçeler ile şirketin vergi borçlarının yapılandırılmasının hukuken geçerli olup olmadığı yönünden yapılan inceleme:
Şirketi temsile yetkili olan kişilerin, temsil yetkileri sona erdikten sonra, şirket tüzel kişiliğinin iradesini açıklama yetkilerinden söz edilmesi mümkün değildir. Ancak temsil yetkisi bulunmayan bir kişinin şirket adına hareket ederek bir işlem yapması halinde, bu işlemin temsil olunan şirketi bağlayıp bağlamayacağı hususu önem arz etmektedir. Bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nda herhangi bir düzenleme bulunmadığından, Türk Ticaret Kanunu'nun 126. maddesi uyarınca Türk Borçlar Kanunu'nun, her şirket türünün niteliğine uygun olduğu oranda adi şirkete dair hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 630. maddesinin ikinci fıkrasında, adi ortaklık bakımından yetkisiz temsilcinin işlemleri yönünden vekâletsiz iş görme hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlandığından, temsil yetkisi bulunmayan bir kişinin şirket adına açıkladığı hukuki iradenin şirket yönünden hukuki bir sonuç doğurup doğurmayacağının, Türk Borçlar Kanunu'nun vekaletsiz iş görme hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir.
Anılan Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasına göre vekâletsiz iş gören yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin şirket adına hüküm ve sonuç doğurabilmesi için, bu işlemin şirket tarafından açık veya zımni bir şekilde onanması gerekmektedir. Ancak kanun koyucu bu onamanın hangi yönteme göre yapılacağına dair herhangi bir kurala yer vermemiştir.
Yetkisiz temsilci tarafından asıl borçlu şirket adına yapılan vergisel nitelikteki bir işlemin şirket tarafından açık veya zımni bir şekilde uygun bulunması durumu, yapılandırma başvurusu kapsamında oluşturulan ödeme tablosu uyarınca şirket tarafından ödeme yapılmış olması (VDDK 11/10/2023, E:2023/1209, K:2023/1123), yapılandırma başvurusu kapsamında yargı mercilerince karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen kararların şirkete tebliğ edilmesine rağmen kanun yollarına başvurulmaksızın kesinleşmesi gibi hallerde ortaya çıkabilecektir.
Olayda, 12/05/2016 tarihli şirket genel kurul kararıyla ... ve ...'ın şirketteki hisselerinin devri onaylanmış, bu kişilerin ve dışarıdan müdür olarak atanan ... (davacı)'ın şirketteki kanuni temsilcilik görevinin sona erdirilmesine karar verilmiştir. Ancak ... ve ... (davacı) tarafından asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ve 22/11/2016 ve 24/11/2016 tarihlerinde kayıtlara giren dilekçeler ile şirketin vergi borçları 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmıştır.
Yapılandırmaya yönelik bu başvuruların yapıldığı tarih itibarıyla, 12/05/2016 tarihli şirket genel kurul kararı, ticaret siciline tescil edilmemiş ve bu tescil Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmemiştir. Ancak temsil yetkisinin sona ermesinin tescil ve ilânı, kurucu bir etkiye sahip olmayıp açıklayıcı mahiyette olduğundan, adı geçen kişilerin, yapılandırma başvurularının yapıldığı tarih itibarıyla şirketi temsile yetkili olmadığı açıktır. Bu nedenle bu kişiler yetkisiz temsilci konumundadır. Dolayısıyla bu kişilerin yaptıkları işlemler bakımından vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gereklidir.
Şirketi temsile ve ilzama yetkisi bulunmayan, bir dönem kanuni temsilcisi olan kişiler tarafından asıl amme borçlusu şirket adına yapılan yapılandırma başvurusu üzerine muhtelif yıllara ilişkin cezalı tarhiyata karşı açılan davalarda ilgili mahkemelerce verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararların şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, bu kararlara karşı şirketin kanun yollarına başvurmadığı ve anılan kararların bu suretle kesinleştiği hususları birlikte dikkate alındığında, yetkisiz temsilcilerce şirket adına yapılan yapılandırma başvurusu şirket tarafından ilgili kararlara karşı kanun yollarına başvurulmayarak zımnen onandığından bu başvuruların şirket açısından hukuken geçerli bir yapılandırma başvurusu olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, yapılandırma başvurularını yapan kişilerin, bir dönem kanuni temsilci olduklarını gösteren şirkete ait eski bir tarihli imza sirkülerini yapılandırma dilekçeleriyle birlikte vergi dairesine ibraz ettiği ve bu kişilerin yetkilerinin sona erdiği hususunun yapılandırma başvurularının yapıldığı tarihte tescil ve ilan edilmediği birlikte dikkate alındığında, vergi dairesince bu kişilerin şirketi temsile yetkili olmadıklarının bilindiğinden veya bilinmesi gerektiğinden söz edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle yapılandırma başvuruları vergi dairesi bakımından da sonuç doğuracaktır.
ii. Israr kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin incelenmesi:
Özel kanunlar uyarınca kamu alacağının yapılandırılması ile vergi borcu ödeme planına bağlanmakta ve tahsil zamanaşımı kesilmektedir.
Cebren tahsil ve takip işlemleri kapsamında düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinden sonra, yapılandırma başvurusuyla kamu alacağının bir ödeme planına bağlanması durumunda, cebren tahsil ve takip süreci geldiği aşama itibarıyla durdurulacak ve ödeme planına göre kamu alacağı tahsil edilecektir. Yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ise ilgili kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki hukuki duruma, diğer bir deyişle, cebren tahsil ve takip sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir.
İncelemeye konu söz konusu borçlar, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde yer almaktadır. Anılan ödeme emri 08/10/2015 tarihinde posta yoluyla (tebliğ alındısında şirket kaşesi ve tebliği alanın imzasının bulunduğu kısım okunamamaktadır) şirkete tebliğ edilmiştir. Davacı ile ... tarafından imzalanarak 22/11/2016 ve 24/11/2016 tarihinde kayıtlara giren dilekçeler ile şirketin vergi borçları yapılandırılmış, ancak yapılandırılan borçların vadesinde ödenmemesi nedeniyle 20/06/2017 tarihinde yapılandırma işlemleri iptal edilmiştir. Bu borçların tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir.
Davacı hakkında yürütülen cebren tahsilat ve takibat işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan söz konusu borçlar için davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle, yapılandırma başvurusunda imzası bulunan davacının söz konusu borçlardan sorumluluğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, asıl borçlu şirket nezdinde mal varlığı araştırması yapılıp yapılmadığı ve zamanaşımı hususları gibi diğer yönlerden yapılacak araştırma ve inceleme üzerine yeniden bir karar verilmek üzere ısrar kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
iii. Israr kararının, Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 4, 8, 13 ila 17, 20, 23 ila 31, 35 ila 41, 43 ve 47 ila 49 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacaklar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz isteminin incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3- Davalının temyiz isteminin kısmen REDDİNE,
4- Israr kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 1 ila 4, 8, 13 ila 17, 20, 23 ila 31, 35 ila 41, 43 ve 47 ila 49 sıra numaralı alacaklar ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 51, 52, 76, 77, 94, 98, 99, 108, 109 ve 110 sıra numaralı alacaklara ilişkin hüküm fıkrasının oybirliğiyle ONANMASINA,
5- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
05/02/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklara ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile kararın anılan kısmına katılmıyoruz.

XX - KARŞI OY:
Asıl amme borçlusu ... Büro Makinaları Ticaret Limited Şirketinin kanuni temsilcileri olan ..., ... ve ...’ın şirket müdürlüklerinin sona ermesine ve şirket müdürü olarak ...’ın atanarak şirketi temsil yetkisi verilmesine dair 12/05/2016 tarihli şirket ortaklar kurulu kararının 25/01/2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığı, şirket borçlarının 6736 sayılı Kanun kapsamında 22/11/2016 ve 24/11/2016 tarihlerinde ... ile ... tarafından imzalanan dilekçelerle yapılandırıldığı görülmüştür.
Bu durumda yetkisiz temsilciler tarafından imzalanan dilekçelerle şirket adına yapılan yapılandırmalar hukuken yok hükmünde olduğundan bu husus gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle ısrar kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 5, 6, 7, 9 ila 12, 18, 19, 21, 22, 32, 33, 34, 42, 44, 45, 46, 50 sıra numaralı alacaklara ilişkin hüküm fıkrasının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla Kurul kararının anılan kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.