WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/681 E.  ,  2025/288 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/681
Karar No : 2025/288

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU:... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2008 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir vergisi, katma değer vergisi, geçici vergi, vergi ziyaı cezası ile gecikme faizine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...7 sayılı kararı:
Davacının ikametgâh adresinde düzenlenen 13/11/2014 tarihli adres tespit tutanağıyla adreste ikamet etmediği tespit edilmiş ve davacı adına düzenlenen ihbarnameler adresinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiştir. Buna karşın ihbarnamelere ait tebliğ alındısına tebliğin yapılamama nedenine ilişkin olarak bir şerh düşülmemiş ve tebliğ alındısı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen kişilere imzalatılmak suretiyle tutanak haline getirilmemiştir. Bu nedenle, ihbarnamelerin ilanen tebliğinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, usulüne uygun olarak tahakkuk etmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/02/2022 tarih ve E:2018/2235, K:2022/1162 sayılı kararı:
Davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin davacının ikametgâh adresine tebliğe çıkarılması üzerine 13/11/2014 tarihinde muhtar ve memur nezdinde düzenlenen adres tespit tutanağı ile davacının adreste ikamet etmediği usulüne uygun olarak tespit edildikten sonra ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiştir.
Davacının bilinen adresini terk ettiğinin muhtar nezdinde usulüne uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağı ile ortaya konulduğu ve Vergi Usul Kanunu'nun amaçladığı anlamda tebliğ imkansızlığının gerçekleştiği anlaşıldığından, ihbarnamelerin ilanen tebliği yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, söz konusu ilanın kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılarak karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin davacı adına düzenlenen 05/11/2014 tarihli ihbarnameler davacının bilinen adresinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiştir.
Davalı idarece, ihbarnameler vergi dairesinin ilan panosuna 06/11/2014 tarihinde asılmış ve 06/11/2014 tarihli yazı ile ihbarnamelerin mahalli bir gazetede ilan edilmesi Basın İlan Kurumundan istenmiştir.
Daha sonra ihbarnamelere ilişkin tebliğ alındısında davacının ikametgâh adresi olarak belirtilen "... Mah. ... Sok. No:....../..." adresinde düzenlenen 13/11/2014 tarihli adres tespit tutanağıyla davacının adreste ikamet etmediği tespit edilmiştir. Anılan tutanakta memurun imzası ve mahalle muhtarının kaşesi bulunmakla birlikte mahalle muhtarının imzası bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu ödeme emri içeriği borçlar ile ilgisi bulunmayan başka bir ihbarname davacının iş yeri adresinde 19/01/2010 tarihinde tebliğ edilememiştir. Anılan ihbarnameye ilişkin tebliğ alındısına muhatabın tanınmaması ve muhtarlık kaydının bulunmaması nedeniyle tebligatın yapılamadığı şerhi düşülerek tebliğ alındısı muhtar ve memur tarafından imzalanmıştır.
Dava konusu ödeme emri ise davacının ikametgâh adresi olan "... Mah. ... Sok. No:... .../..." adresinde 27/06/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı idarece dosyaya sunulan 15/02/2010 tarihli "Yerleşim Yeri Adresi" başlıklı belgeden bu adresin daha önce davalı idarenin bilgisi dahilinde olduğu anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6. Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır."
Kanun'un "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."
Aynı Kanun'un "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde ise, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden gönderilen mektubun geri gelmesi ve başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi Usul Kanunu'nun yukarıda belirtilen tebligata ilişkin düzenlemelerinin değerlendirilmesinden, bilinen adreste tebliğin esas olduğu, ilan yoluyla tebliğin mükellefin adresinde bulunamaması veya adresinin bilinmemesi halinde başvurulacak bir tebliğ şekli olarak düzenlendiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacının iş yeri adresinde bulunamadığının daha önce Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak tespit edildiği olayda, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler, davacının ikametgâh adresi olduğu belirtilen "... Mah. ... Sok. No:... .../..." adresinde bulunamadığından bahisle ilanen tebliğ edilmiştir. Anılan adreste düzenlenen adres tespit tutanağı, ihbarnamelerin vergi dairesinin ilan panosuna 06/11/2014 tarihinde asılmasından ve 06/11/2014 tarihli yazı ile ihbarnamelerin mahalli bir gazetede ilan edilmesinin Basın İlan Kurumundan istenmesinden sonra 13/11/2014 tarihinde düzenlenmiştir. Kaldı ki, anılan tutanakta memurun imzası ve mahalle muhtarının kaşesi bulunmakla birlikte mahalle muhtarının imzası bulunmamaktadır.
Öte yandan, ihbarbarnameler, davalı idarece dosyaya sunulan 15/02/2010 tarihli "Yerleşim Yeri Adresi" başlıklı belgeden ilanen tebliğ tarihinden önce davalı idarenin bilgisi dahilinde olduğu anlaşılan ve dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği davacının ikametgâh adresi olan "... Mah. ... Sok. No:.../... .../..." adresine tebliğe çıkarılmamıştır.
Bütün bu hususlar dikkate alındığında, ihbarnamelerin ilanen tebliği için aranan şartların olayda gerçekleştiğinden söz edilemeyecektir.
Dolayısıyla, usulüne uygun olarak tebliğ edilerek tahakkuk etmiş bir kamu alacağının varlığından bahsedilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinin iptali yönünde verilen mahkeme kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
09/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.