WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/575 E.  ,  2025/331 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/575
Karar No : 2025/331

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, hisseli olarak malik olduğu İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi ... Ada ... Parsel'de kayıtlı bulunan taşınmaza ilişkin vergilendirmeye esas sokak/caddenin hatalı bildirildiğinden bahisle adına ikmalen tarh edilen 2014 ilâ 2019 yıllarına ilişkin bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "İkmalen vergi tarhı" başlıklı 29. maddesinin birinci fıkrasında, ikmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesi olarak tanımlanmıştır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4751 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değişik "Bildirim verme ve süresi" başlıklı 23. maddesinde, bu Kanun'un 33. maddesinde [(8) numaralı fıkra hariç] yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin bulunması halinde emlak vergisi bildiriminin verilmesinin zorunlu olduğu, bildirimin değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verileceği belirtilmiştir.
1319 sayılı Kanun'un 09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4751 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değişik "Vergi değeri" başlıklı 29. maddesinin birinci fıkrasının (a) işaretli bendi ile ikinci fıkrasında şu kurala yer verilmiştir:
"Vergi değeri;
a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,
...
Hesaplanan bedeldir.
Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur."
Diğer taraftan, İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 15. maddesinin "B-Parsellere ilişkin tanımlar" başlıklı fıkrasının (c) bendinde, ''Parsel Cephesi: Parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesidir. Genel olarak, köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesidir. İki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar parsel cephesidir. İki veya daha fazla yola cephesi olan parsellerde, ön, arka, ve yan cephelerin tayini adadaki diğer parsellerin konumları mevcut teşekküller bulunan yapı nizamı dikkate alınarak belediyesince belirlenir.'' denilmiştir.
Davacının 1/2 oranında hissedar olduğu İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi'nde bulunan ve tapuda ... Pafta, ... Ada, ... Parsel'de yer alan çift cepheli taşınmazının, ... Sokak üzerinden vergilendirildiği idare tarafından tespit edilmiştir.
... Caddesi'ne cephesi olduğu ve bu cadde üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle 2014 yılından itibaren ikmalen tarhiyat yapılmıştır. 2014 ila 2019 yılları arasındaki bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı paylarını içeren ihbarname düzenlenmiş ve tebliğ edilmiştir. Söz konusu bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı paylarının kaldırılması talebiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
1319 sayılı Kanun'da, yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerekmektedir. Ancak, İmar Yönetmeliği'nin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensip, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliği'nin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yöneliktir. Bu nedenle, emlak vergisi değerinin tespitinde ana binaya giriş çıkışın yapıldığı yolun dikkate alınmaması gerekir.
Kaldı ki, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünün bu konudaki görüşüne göre, birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan arsa için en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, taşınmazın asgari değerinin hesabında en uzun cepheli cadde veya sokak için takdir edilen değerin esas alınması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, davacının hissedarı olduğu taşınmazın ... Sokak cephesinin uzunluğu 185 metre, ... Caddesi'ne bakan cephesinin ise 23 metre olduğu anlaşılmıştır.
Vergiye konu taşınmaza ait parselin, cadde ve sokağa cephesi bulunduğu görülmüştür. Bu cephelerden en uzun olanı ... Sokak'ta yer almaktadır. Bu nedenle, ... Caddesi'ne ilişkin değerlerin esas alınmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payını kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta mahkemece yürütülen muhakeme ve bu muhakeme sonucu varılan sonuçta hukuka uygunluk görülmediğinden istinaf isteminin kabulü ile uyuşmazlık hakkında aşağıda açıklanan şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Olayda, davacının hissedarı olduğu taşınmazın ... Sokak üzerinden vergilendirildiği, ancak idare tarafından taşınmazın ... Caddesi'ne de cephesi bulunduğundan ve bu cadde üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın, taşınmazın uzun kenarının bulunduğu ... Sokak üzerinden mi, yoksa taşınmazın girişinin de bulunduğu kısa kenarın yer aldığı geniş cadde üzerinden mi vergilendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 15. maddesinin "B" işaretli fıkrasının (c) bendinde, ''Parsel Cephesi: Parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesidir. Genel olarak, köşe başına rastlayan parsellerde geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesidir. İki yolun genişliklerinin eşit olması halinde dar kenar parsel cephesidir. İki veya daha fazla yola cephesi olan parsellerde, ön, arka, ve yan cephelerin tayini adadaki diğer parsellerin konumları mevcut teşekküller bulunan yapı nizamı dikkate alınarak belediyesince belirlenir.'' hükmü yer almıştır.
Emlak vergisi servet üzerinden alınan bir vergi olup davacının vergilendirmeye tabi serveti olan taşınmazına değer katan unsur, taşınmazın hangi cephesinde olduğunun tespiti için önemlidir. Bu tespitte, binanın kullanım amacı ve insanların binaya giriş-çıkış için kullandıkları cephe dikkate alınmalıdır.
Olayda, davacı tarafından kiraya verilen taşınmaz, ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından motorlu araçlar satış mağazası olarak kullanılmaktadır. Mağazanın tabelaları ve müşteri giriş kapıları ... Caddesi'ndeki cephede bulunmaktadır. Dolayısıyla, taşınmazın mağaza olarak işletilmesini sağlayan ayırt edici özelliği, ... Sokak'ta uzun bir cephe bulundurması değil, ... Caddesi'nde cephesinin bulunmasıdır.
1319 sayılı Kanun'da yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerekmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği'nin 15. maddesinin "B" işaretli fıkrasının (c) bendinde yer alan kural uyarınca, parselin uzun cephesi ... Sokak'ta bulunmasına rağmen köşe başına rastlayan parselin geniş olan ... Caddesi üzerinden vergilerinin hesaplanması suretiyle ikmalen yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmemiştir.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek Vergi Mahkemesi kararını kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 02/11/2022 tarih ve E:2021/394, K:2022/5352 sayılı kararı:
1319 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
1319 sayılı Kanun'un 09/04/2002 tarih ve 24721 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4751 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle değişik "Vergi değeri" başlıklı 29. maddesinde ise vergi değerinin nasıl hesaplanacağı açıklanmıştır.
Davacının hissedar olduğu taşınmazla ilgili 1998 tarihli emlak vergisi beyanı, ... Sokak üzerinden yapılmıştır. İdarece yapılan incelemede, taşınmazın ... Caddesi'ne de cephesi bulunduğu, ayrıca yapı ruhsatı ve numarataj adresinin de ... Caddesi esas alınarak verildiği anlaşılmıştır. Zamanaşımı dikkate alınarak davaya konu fark tarhiyatı yapılmış ve bakılmakta olan dava açılmıştır. Dosyada mevcut plan örneğinden, taşınmazın en uzun cephesinin ... Sokak'ta, en kısa cephesinin ise ... Caddesi'nde olduğu görülmüştür.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi tarafından genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, İmar Yönetmeliği'nin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensibi, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliği'nin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yöneliktir. Bu nedenle, emlak vergisi değerinin tespitinde yol genişliğinin dikkate alınmaması gerekir.
Kaldı ki, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yerleşik içtihatlarında da, birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan taşınmazlar için, en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu içtihadın temelinde ise taşınmazın en uzun cephesinden daha çok yararlanılması, çoğunlukla bina cephesi ile bina ana girişinin en uzun cepheden olması nedeniyle, tüm ülke çapında uygulanmasını teminen genel ve objektif bir kriter konulması amacıyla yasadaki boşluk doldurulmak istenmiştir.
Bu durumda, bu husus gözardı edilerek arsa metrekare birim değeri yüksek olan caddeye göre emlak vergisi tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmayıp açılan davayı kabul eden vergi mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek kararın kaldırılması ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yerleşik içtihatlarında, birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan taşınmazlar için, en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiği kabul edilmekle birlikte dava konusu taşınmaz açısından durum farklıdır.
... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından motorlu araçlar satış mağazası olarak kullanılan taşınmazda, uzun cephe kullanılan ve binaya değer katan cephe değildir. Aksine, taşınmazda kullanılan ve binaya değer katan cephe ile araç satış mağazasına girişler, ... Caddesi yönündendir.
Vergi Dava Dairesi bu ek gerekçe ile ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Taşınmazın, servis ve showroom olmak üzere iki bölümden oluştuğu, servis bölümünün girişinin sokak tarafından verildiği, 2018 yılında yapılan esaslı tadilat sonucunda showroom girişinin cadde tarafına alındığı, ana girişin ve kullanım yönünün ise taşınmazın uzun cephesinin yer aldığı sokak tarafında olduğunun açık olduğu iddialarıyla ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taşınmazın, ... Mahallesi, ... Caddesi No:... adresinde numarataj aldığı, yapı ruhsatında da adresin ... Caddesi olarak geçtiği, vaziyet planında ... Sokak tarafındaki cephenin tamamen duvar olarak belirlendiği, taşınmazın parsel cephesinin de ... Caddesi yönünde olduğu, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 2012 yılında verilen bir özelgede, birden çok cadde veya sokağa cepheli bulunan arsa ile bu arsalar üzerine inşa edilen binalarla ilgili olarak numarataj çalışmalarında belediyece kapı numarası verilen cephe bulunmakta ise bu cephenin esas alınması gerektiğine dair görüş verildiği, ikmalen tarhiyatın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Israr kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dokuzuncu Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.