DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1320 E. , 2025/81 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1320
Karar No : 2025/81
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ...Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketinin (sonraki ünvanı: ...Lojistik Araştırma Kurye ve Danışmanlık Hizmetleri Anonim Şirketi) ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...sayılı, ...tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararı:
Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine şirket hakkında haciz varakaları düzenlenerek şirkete ait motorlu taşıt ve gayrimenkul olup olmadığına ilişkin mal varlığı araştırması yapılmıştır. Ancak asıl borçlu şirket hakkında bankalar ve diğer kurumlar nezdinde mal varlığı araştırması yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya ibraz edilmemiştir.
Asıl borçlu şirkete ait olduğu tespit edilen dört adet araç haczedilmişse de haczedilen malların paraya çevrilip çevrilmediği, paraya çevrilmiş ise borçtan mahsup edilip edilmediği, söz konusu mahsubun dava konusu ödeme emirlerinin hesabında dikkate alınıp alınmadığı hususunda davalı idare tarafından dosyaya herhangi bir bilgi veya belge sunulmamıştır. Bu durumda asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak mal varlığı araştırması yapıldığı ve amme alacağının şirketten tahsil edilemediği davalı idarece ispat edilememiştir.
Bu nedenle asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması tamamlanmadan amme alacağının şirket mal varlığından tahsil olanağı kalmadığının kabulü mümkün olmadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu...tarih ve ...ayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
... Dağıtım Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketinin 6552 sayılı Kanun kapsamında değinilen ödeme emri içeriği borçları 15/11/2014 tarihinde yapılandırdığı ancak yapılandırmanın 13/10/2015 tarihinde iptal edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda değinilen ödeme emri içeriği borç için, yapılandırmanın iptal edilmesi üzerine asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerekirken yapılandırmanın iptal edildiği tarihten sonra şirket adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmediği görülmektedir. Değinilen borcun asıl borçlu şirketten tahsiline yönelik işlemler usulüne uygun şekilde tamamlanmadığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
... Dağıtım Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketinin 6552 sayılı Kanun kapsamında değinilen ödeme emri içeriği borçları 15/11/2014 tarihinde yapılandırdığı ancak yapılandırmanın 13/10/2015 tarihinde iptal edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda değinilen ödeme emri içeriği borç için yapılandırmanın iptal edilmesi üzerine asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri 25/08/2017 tarihinde şirkete tebliğ edilmiştir. Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrine istinaden 14/09/2017 tarihli haciz varakarası düzenlenmiş ve 31/10/2017 tarihinde e-haciz bildirisi yapılmıştır. Dolayısıyla asıl borçlu şirket hakında yapılan takip işlemleri tamamlanmadan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla takibe geçildiği anlaşıldığından değinilen ödeme emrinde de hukuka uygunluk görülmemiştir.
Dava konusu... tarih ve ... sayılı ödeme emri yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu ödeme emri ile tahsili talep edilen borçlara ilişkin asıl borçlu şirket hakkında bankalara e-haciz bildirisi yapılmıştır. Şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket adına kayıtlı iki adet komyonet, iki adet motosiklet cinsi araç bulunduğu tespit edilmiştir. İki adet kamyonet cinsi araç haczedilmiştir. Davalı vergi dairesi haczi ilk sırada olup öncelikle şirket adına kayıtlı bulunan araçların satılarak alacağın tahsil edilmesi gerekmektedir. Kanuni temsilcinin sorumluluğuna kalan borç için gidilebileceğinden haczedilen araçların satışı yapılmadan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen değinilen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçelerle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 15/09/2022 tarih ve E:2019/6786, K:2022/4739 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik inceleme:
Temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar, kararın değinilen ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Vergi Dava Dairesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki hüküm fıkrasına yönelik inceleme:
6183 sayılı Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden asıl amme borçlusundan tahsil imkanı kalmadığı anlaşılan amme borcu için kanuni temsilcilerin sorumluluğuna gidilebilecektir. Asıl amme borçlusunun mal varlığının bulunması tahsil imkanına doğrudan işaret etmemektedir. Söz konusu mal varlığının amme alacağını karşılamaya yetecek düzeyde olmadığının anlaşılmasının kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesinde yeterli olduğu anlaşılmaktadır.
Olayda amme alacağını karşılayacak miktarda mal varlığı bulunmadığı anlaşılan asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi hakkında takip işlemlerinin yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan dava konusu ödeme emirlerine ilişkin diğer hususlar araştırılarak bir karar verilmesi gerektiği tabiidir.
Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının... tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasını onamış;... tarih ve ... sayılı ödeme emri ile ...tarih ve ...sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I- Israr kararının...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
II- Israr kararının ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
Değinilen ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından davacının kanuni temsilcilik görevinde bulunduğu dönemde yapılandırıldığı ancak yapılandırmanın dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce iptal edildiği anlaşılmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun süregelen içtihadı uyarınca yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ilgili kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki hukuki duruma, diğer bir deyişle, cebren tahsil ve takip sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir (VDDK, E:2024/318, K:2025/15, 05/02/2025; VDDK, E:2022/1605, K:2022/1370, 22/11/2023).
Dolayısıyla değinilen ödeme emri içeriği amme alacakları için davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına yapılandırma tarihinden önce usulüne uygun olarak cebri takip işlemleri tamamlanıp amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılmışsa asıl borçlu şirket adına yeniden takip işlemleri yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle değinilen ödeme emri içeri borcun tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına yapılandırma tarihinden önce cebri takip ve tahsil işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının araştırılması, tamamlandığının tespit edilmesi halinde, asıl borçlu şirket adına yapılandırmanın iptal edilmesinden sonra düzenlenen ödeme emri ve haciz işlemlerinin dava konusu ödeme emrinin tebliğ tarihinden sonra tanzim edilmiş olmasının iptal için gerekçe teşkil etmeyeceğinin de dikkat alınması suretiyle yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2-... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
26/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Asıl borçlu şirkete ait mal varlığından tahsil olanaksızlığı somut olarak ortaya konulamayan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenle ısrar kararının ... tarih ve... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
XX - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının ... tarih ve...sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!