WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1276 E.  ,  2025/278 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1276
Karar No : 2025/278

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı adına, ... Deri ve Tekstil Dış Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve...takip numaralı ve ... tarih ve ..., ..., ..., ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri 08/01/2017, 16/09/2017 ve 08/10/2017 tarihlerinde elektronik ortamda tebliğ edilmiştir. Davalı idarece dava dosyasına şirket hakkında 17/12/2016 tarihinde yapılan mal varlığı araştırmasıyla ilgili birtakım evraklar sunulmuştur.
Olayda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinden sonra, asıl borçlu hakkında yapılmış herhangi bir mal varlığı araştırması bulunmadığından, dava konusu ödeme emirlerinde hukuki isabet görülmemiştir.
Vergi mahkemesi bu gerekçeyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2019/8906, K:2022/5526 sayılı kararı:
Olayda, asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket hakkında davacı adına ödeme emri düzenlenmeden önce 17/12/2016 tarihinde mal varlığı araştırması yapılmış ve bunun sonucunda şirkete ait herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığı hususu 17/12/2016 tarihli tutanakla tespit edilmiştir.
Bu durumda, yapılan mal varlığı araştırmasıyla dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının şirketten tahsil edilemeyeceği ortaya konulduğundan, uyuşmazlığın esası diğer yönlerden incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki gerekçeyle verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinden (08/01/2017, 16/09/2017 ve 08/10/2017) sonraki, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinden (26/02/2018) önceki bir tarihte şirketin mal varlığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Davacının kanuni temsilcilik sıfatı 23/11/2012 tarihinde sona erdiğinden, şirket hakkında 17/12/2016 tarihinde yapılan mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen durumun, ilgili tarih aralığında da geçerliliğini sürdürdüğünü ispat yükü, davalı üzerindedir. Ancak davalı 17/12/2016 tarihinde tespit edilen durumun sonraki tarihlerde de geçerliliğini sürdürdüğünü, ispata elverişli bir şekilde ortaya koyamamıştır.
Bu nedenle, şirket hakkında yeni bir mal varlığı araştırması yapılmaksızın düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçeyle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre maddi olay şu şekilde gerçekleşmiştir:
i. Davacı 13/11/2012 tarihli hisse devir sözleşmesiyle asıl amme borçlusu şirketteki hisselerini devretmiştir.
ii. Şirket ortaklar kurulunun 23/11/2012 tarihli kararıyla davacının şirketteki kanuni temsilcilik görevi sona ermiş ve aynı karar ile şirkete başka bir kişi müdür olarak atanmıştır.
iii. Davalı idarece şirket hakkında 17/12/2016 tarihinde mal varlığı araştırması yapılmıştır.
iv. Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına 14/12/2016 tarih ve 389 takip numaralı,... tarih ve ... takip numaralı ve... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri sırasıyla 08/01/2017, 16/09/2017 ve 08/10/2017 tarihlerinde elektronik ortamda tebliğ edilmiştir.
v. Anılan tebligatlardan sonra şirket hakkında yeniden mal varlığı araştırması yapılmamıştır.
vi. 17/12/2016 tarihli mal varlığı araştırması sonucunda şirketin herhangi bir mal varlığına sahip olmadığının tespit edilmesi nedeniyle şirketten tahsil edilemeyeceği sonucuna varılan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiş, bu ödeme emirleri 26/02/2018 tarihinde davacının kendisine tebliğ edilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Asıl amme borçlusu hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde öngörülen cebren tahsil yöntemlerinden ilgili olanların usulüne uygun şekilde izlenmesine rağmen amme alacağının asıl borçludan tahsil edilememesi halinde alacağın ödenmesinden ikincil derecede sorumlu olanlara başvurulabilir.
Tahsil dairelerince, ikincil derecede sorumlu olanların takibinden önce asıl amme borçlusunun mal varlığının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla mal varlığı araştırması yapılması gerekir. Mal varlığı araştırması, yapıldığı tarihteki mevcut durumu göstermektedir. Tahsil daireleri, gelecekte ortaya çıkacak hukuki duruma göre borçlunun mal varlığının değişip değişmediğini takip etmekle yükümlüdür.
Diğer taraftan, kanuni temsilcilik sıfatının devam ettiği dönemlerde şirket işlemleri hakkındaki her türlü bilgiye erişme imkanı olan temsilciler, paylarını devrederek temsilcilikten ayrıldıktan sonra şirketin mali durumu hakkında bilgi sahibi olamayabilirler. Kamu alacaklarının şirket tüzel kişiliğinden alınamadığının ya da alınamayacağının ortaya konulabilmesi, idarenin tüzel kişilik hakkındaki mal varlığı araştırmasını doğru zamanda ve uygun yöntemlerle yapmasını ve alacağın şirketten tahsil olanaksızlığını bilgi ve belgelerle ortaya koyabilmesini gerekli kılar. Bu kapsamda idarenin alacağın tüzel kişilikten alınamama durumunu, asıl borçlu şirket adına düzenlediği ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği tarihten sonra fakat şirket tüzel kişilik perdesini kaldırarak kamu alacağının tahsil amacıyla ikinci dereceden sorumlu olan kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlemeden önce yapacağı mal varlığı araştırmasıyla ortaya koyması, ayrıca varsa daha önce yaptığı araştırmayı bu tarih aralığında yenilemesi gereklidir.
Olayda, asıl amme borçlusu şirket hakkında 17/12/2016 tarihinde mal varlığı araştırması yapılmıştır. Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinden sonra davacı hakkında 26/02/2018 tarihinde yapılan takibat işleminden önce şirket hakkında yeniden mal varlığı araştırması yapılmamış veya şirketin tespit edilen önceki mali durumunun devam ettiğine dair davalı idarece dava dosyasına herhangi bir belge sunulmamıştır.
Bu durumda, şirket hakkında yapılan 17/12/2016 tarihli mal varlığı araştırması sonucunda tespit edilen durumun, davacı hakkında 26/02/2018 tarihinde yapılan takibat işleminden önce kamu alacağının şirketten tahsilinin olanaksızlığını ortaya koyması bakımından hukuken itibar edilebilir nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle davalı idare tarafından şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinden sonra davacı hakkında 26/02/2018 tarihinde yapılan takibat işleminden önce asıl amme borçlusu şirket hakkında usulüne uygun bir şekilde mal varlığı araştırması yapılmadığı müddetçe, kamu alacağının şirketten tahsilinin olanaksızlığından söz edilmesine hukuken imkan bulunmadığından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Anılan gerekçeyle ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
09/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.