WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1221 E.  ,  2025/74 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1221
Karar No : 2025/74

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. ... ...
DİĞER DAVALI : ... Gar Gümrük Müdürlüğü - ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin 30/03/2023 tarih ve E:2020/1661, K:2023/1822 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 02/12/2011 tarih ve 28130 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/10/2011 tarih ve 2011/2449 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan ve bu Karar'ın ekinde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna ve Hersek Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komite’nin Anlaşma’ya Ek “Menşeli Ürünler” Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin Protokol (1)'in Değiştirilmesi Hakkındaki 1/2011 sayılı Kararı"nın eki Protokol (1)'in 7. maddesi gereğince davacı adına 2017 yılında tescilli altı adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ait EUR.1 dolaşım belgelerinin, menşe şartlarını karşılamadığı ve bu nedenle feshedildiğine dair Bosna Hersek gümrük idaresinden alınan yazı uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair 24/12/2019 tarih ve 2375 sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı A.TR Dolaşım Belgeleri ve menşe ispat belgelerine ilişkin yapılacak işlemler konulu 25/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelge'nin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün (5) numaralı fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Yedinci Dairesinin 30/03/2023 tarih ve E:2020/1661, K:2023/1822 sayılı kararı:
Düzenleyici işlem yönünden yapılan inceleme:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 195. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşe bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinin uyuşmazlığa konu maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan halinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanun'un 198. maddesinin 18/06/2009 tarih ve 5911 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik halinde yer alan (4) numaralı fıkrada, 195. maddenin (1) numaralı fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği; ancak, belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmî Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin yükümlüden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu Genelge'nin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün (5) numaralı fıkrasının (c) bendinde A.TR Dolaşım Belgesinin veya menşe ispat belgesinin "İhracatçı ülke gümrük idaresince sehven düzenlendiğinin anlaşılması halinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, İthalat Rejimi Kararına ekli listelerin “Diğer Ülkeler” sütununda yer alan vergi oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek ithalat vergilerinin tahsil edilmesi şeklinde işlem yapılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik dışında kılavuz, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma yetkisi bulunmakla birlikte, bu düzenlemeler arasında uyulması gereken normlar hiyerarşisine göre her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği her düzenleyici işlemin dayandığı üst hukuk normuna aykırı hüküm ihtiva etmemesi gerekmektedir. Dolayısıyla kanundan sonra gelen düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan yetkinin kullanılması ile ilgili olacağı, ilgili metinlerde kanunla verilmiş olan yetkiyi genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi gereği, ikincil nitelikte kural koyma yetkisine haiz olan idarelerin yetkisini kanunun çizdiği sınırlar içinde kalarak ve kanuna uygun olarak kullanması zorunludur. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun nasıl düzenlenmesini öngörüyorsa, yapılacak işlemlerin buna uygun şekilde ve çizilen sınırı aşmadan bir üst norma uygun olarak tesis edilmesi gerekmektedir.
4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinin yukarıda belirtilen (4) numaralı fıkrası ile menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulması mümkün kılınmıştır.
Kanun koyucu, bunun gerçekleşebilmesini, menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin, belgeyi yanlışlıkla onayladığını açık veya örtülü bir şekilde kabul etmiş olması, bir başka ifadeyle, belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığını, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olması şartına bağlamıştır. Ayrıca, ihracatçı ülke gümrük idaresinin yanlış onaylamanın kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olmasını yeterli görmeyerek, tüm özeni gösterdiğine ilişkin ispat yükünü de yükümlüye yüklemiştir.
Öte yandan, belgelerin yanlış olarak onaylanma nedeni, ihracatçının sunduğu yanlış verilerden kaynaklanıyorsa veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmî Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin tahsil edilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, Türkiye ile idari işbirliği anlaşması bulunan bir ülkeden tercihli tarife kapsamında ithal edilen eşyaya ait dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebilmesi şartıyla, tercihli tarife uygulanması nedeniyle alınmayan veya tahakkuk ettirilmeyen vergiler sonradan istenemez.
Genelge'nin V. Bölümünün (5) numaralı fıkrasının dava konusu (c) bendinde ise, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenebilmesi için 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinin (4) numaralı fıkrasında öngörülen koşullar aranmaksızın, menşe ispat belgelerinin ihracatçı ülke gümrük idaresince sehven düzenlenmesi halinde yükümlüden tercihsiz verginin tahsil edileceği belirtilerek, üst hukuk normu olan kanundaki koşulları daraltıcı düzenleme getirildiği görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu Genelge ile üst hukuk normuna aykırı olarak hakkı kısıtlayıcı düzenlemeye yer verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Uygulama işlemi yönünden yapılan inceleme:
Öte yandan, menşe ispat belgesini onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin menşe ispat belgesini kendi kusuru ile yanlışlıkla onaylanıp onaylamadığının ya da belgelerin yanlış onaylanmasının ihracatçının sunduğu yanlış verilerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulması amacıyla ihracatçı ülke gümrük idaresi nezdinde davalı idarece araştırma yapılmadığı ve dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerine uygulanan tercihli tarife düzenlemesinin yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına ilişkin şüphe bulunduğu yönünde Resmî Gazete'de yayımlanan bir duyurunun da bulunmadığının anlaşılması karşısında, Genelge uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Karar Sonucu:
Daire bu gerekçeyle, A.TR Dolaşım Belgeleri ve menşe ispat belgelerine ilişkin yapılacak işlemler konulu 25/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelge'nin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün (5) numaralı fıkrasının (c) bendini ve bu düzenleyici işlem dayanak alınarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemi iptal etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tercihli tarife talebinde bulunan ithalatçıların 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca ilgili tercihli düzenlemenin kurallarını bilmesi gerektiği, menşe şartlarını taşımayan eşya için tercihli tarife talebinde bulunmanın, yükümlünün tüm özeni göstermediğine işaret ettiği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, Bosna Hersek gümrük idaresinin ilgili EUR.1 dolaşım belgelerini ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanarak onayladığı ileri sürülmüştür.
4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinde yer alan Resmî Gazete'de yayımlanma durumunun ise, Türkiye'nin taraf olduğu bir tercihli düzenlemenin sistematik bir şekilde ihlal edilmesi durumunda uygulanabileceği, mevcut olayda bunun uygulanması halinde serbest ticaret anlaşması kapsamında yapılacak tüm ithalatlarda tercihli tarifenin reddedileceği ve telafisi güç hak kayıpları ile mağduriyetlerin yaşanacağı belirtilmiştir.
İthal edilen eşyanın Bosna Hersek menşeli olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla dava konusu düzenleyici işlem ve uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- Danıştay Yedinci Dairesinin 30/03/2023 tarih ve E:2020/1661, K:2023/1822 sayılı kararının ONANMASINA,
26/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.