WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1074 E.  ,  2025/470 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1074
Karar No : 2025/470

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Tarım Petrol Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve ... ila ... ile ... tarih ve …, …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararı:
i. Davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden yapılan inceleme:
Davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirleri, Ankara 53. Noterliğince tanzim edilen … tarih ve … yevmiye numaralı vekaletnameye istinaden 16/03/2011 tarihinde ...'a tebliğ edilmiştir. Ancak söz konusu vekaletname incelendiğinde, vekil eden davacı değil, asıl borçlu şirkettir. Davacı tarafından anılan kişiye vekaletname verilmediği dikkate alındığında, ödeme emirlerinin tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davacının ödeme emirlerinden dava tarihinde haberdar olduğu kabul edilmek suretiyle işbu davanın süresinde açıldığı sonucuna varılmıştır.
ii. … tarih ve …, …, …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
Anılan ödeme emirlerinin davalı idare tarafından dava tarihinden önce işlemden kaldırıldığı anlaşıldığından söz konusu ödeme emirlerini inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, bu ödeme emirleri açısından davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
iii. … tarih ve …, …, …, … ile … tarih ve …, …, …, … sayılı ödeme emirleri yönünden yapılan inceleme:
16/03/2011 tarihinde asıl borçlu şirket tüm vergi borçlarını 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmıştır. Ancak söz konusu yapılandırma, taksitlerin ödenmemesi üzerine 12/12/2012 tarihinde iptal edilmiştir.
Yapılandırma tarihinden önce şirket ortağı sıfatı ile davacı adına başlatılan takiplerin vergi dairesi müdürlüğünce terkin edilmeyerek güncelliğini koruduğu, yapılandırmanın iptali sonrasında asıl borçlu şirket hakkında herhangi bir takip muamelesi yapılmaksızın yapılandırma tarihinden önce başlanan takiplere devam edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılandırma kanunları kapsamında borçların yapılandırılması üzerine borcun tutarı, vadesi, dönemi ve ödenmemesi halinde sorumlu tutulacak kişi değişmektedir. Bir başka ifadeyle borç artık nitelik değiştirmektedir. Yenilenen bu borcun ödenmemesi halinde ise önce asıl borçlu şirketin, şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da yapılandırma ve vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin temsilcisi ve ortağı olanların takip edilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi sebebiyle yapılandırma tarihi itibarıyla davacı adına kesinleşen bir takip bulunmamaktadır. Yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için önce asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yapılacak mal varlığı araştırması üzerine herhangi bir mal varlığına rastlanılmaması halinde bu borç için şirket ortağı sıfatıyla davacının takip edilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan davacı adına yapılandırma tarihinden önce düzenlenen ödeme emirleriyle borcun tahsiline çalışılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iv. Karar sonucu:
Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle davayı kısmen kabul etmiş; kısmen incelenmeksizin reddetmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararı:
Asıl borçlu şirketin tüzel kişiliği 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilana göre 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silinmek suretiyle sona ermiştir.
Yapılandırmanın iptal edildiği 12/12/2012 tarihinde faal olan şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesi suretiyle kamu alacağının takip edilmesi gerekirken, doğrudan 20/12/2012 tarihinde şirket adına kayıtlı araç üzerine haciz konulmuştur. Bu haliyle konulan haciz işlemi zamanaşımını kesmeyecektir.
Bu kapsamda, yapılandırma başvurusunun yapıldığı 2011 yılını takip eden yıldan itibaren beş yıl içinde, yani en son 31/12/2016 tarihine kadar, borçların davacıdan tahsili yoluna gidilmesi gerekmektedir. Ancak dava konusu ödeme emirlerinin 16/03/2011 tarihinde tebliğinin usulsüz olması nedeniyle davacının haberdar olduğu tarihin 01/03/2017 olduğu dikkate alındığında, ödeme emri içeriği borçların tahsil zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmaktadır.
Vergi Dava Dairesi, istinaf başvurusuna konu … tarih ve …, …, …, … ile … tarih ve …, …, …, …. sayılı ödeme emirleri yönünden belirtilen gerekçe ile istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/10/2022 tarih ve E:2019/697, K:2022/5640 sayılı kararı:
Amme alacağının yapılandırıldığı 16/03/2011 tarihinde zamanaşımı kesilmiş olup 2012 yılında yeniden işlemeye başlamıştır. 20/12/2012 tarihinde şirket adına kayıtlı araç üzerine uygulanan haciz işlemiyle zamanaşımı tekrar kesilmiş olup 2013 yılında yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi 31/12/2017 tarihi itibarıyla dolacaktır.
Uyuşmazlıkta, adına düzenlenen ödeme emirlerinden davacının 01/03/2017 tarihi itibarıyla haberdar olduğu dikkate alındığında, ödeme emirleri içeriği borçların tahsil zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır.
Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Özel kanunlar uyarınca amme alacağının yapılandırılması ile vergi borcu ödeme planına bağlanmakta ve tahsil zamanaşımı kesilmektedir.
Cebren tahsil ve takip işlemleri kapsamında düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinden sonra, yapılandırma başvurusuyla kamu alacağının bir ödeme planına bağlanması durumunda, cebren tahsil ve takip süreci geldiği aşama itibarıyla durdurulacak ve ödeme planına göre kamu alacağı tahsil edilecektir. Yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ise ilgili kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki hukuki duruma, diğer bir deyişle, cebren tahsil ve takip sürecinde yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir.
Davacı ve asıl borçlu şirket hakkında yürütülen cebren tahsil ve takip işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında dava konusu ödeme emirlerinin içeriği amme alacakları için davacının ortağı olduğu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır.
Yine bu bağlamda asıl borçlu şirket adına kayıtlı araca haciz konması için yapılandırmanın iptali üzerine şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığı dikkate alındığında, tesis edilen haciz işlemi tahsil zamanaşımını kesecektir.
Bu kapsamda, Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
Öte yandan, yeniden verilecek kararda, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, kamu alacağının şirketten tahsil imkanının bulunup bulunmadığı ve dava konusu ödeme emirlerinin içeriğinde yer alan kamu alacaklarından davacının şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususları yönünden inceleme yapılacağı tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.