WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY IDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/332 E.  ,  2025/426 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/332
Karar No : 2025/426

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2020/7636, K:2023/1237 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 23/06/2020 tarih ve 31164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. maddesi ile, esas Yönetmeliğin 41. maddesine eklenen "(16) Havalimanından şehir merkezine, başka bir şehir veya tersi yöne taşıma yapacak B1 ve D1 yetki belgesi sahibi olan ve havalimanı işleticisi ile yer tahsis sözleşmesi imzalamış olanlar için, yapılacak taşımanın gerçekleşeceği taşıma hattındaki kalkış yeri/noktası, ara durak, indirme/bindirme cepleri ve varış yeri/noktaları, faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin izni ile belirlenir ve bu nokta/yerler için, bu maddenin on ikinci fikrasında belirtilen zorunluluk ve 58 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki zorunluluk ile ayakta yolcu taşınmaması şartıyla 36 ncı maddenin birinci ve ikinci fıkraları hariç diğer fıkralarında belirlenmiş yükümlülükler aranmaz." fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2020/7636, K:2023/1237 sayılı kararıyla;
Yönetmeliğin 41. maddesinin 16. fıkrasında yer alan "...yapılacak taşımanın gerçekleşeceği taşıma hattındaki kalkış yeri/noktası, ara durak, indirme/bindirme cepleri ve varış yeri/noktaları, faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin izni ile belirlenir..." ibaresi yönünden;
Belediye sınırları dahilinde şehir içi trafik, ulaşım ve toplu taşıma ile ilgili hususlarda karar almak ve tasarrufta bulunmak yetkisinin belediyelere ait olduğu, bununla birlikte, sivil havacılık alanında özel bir düzenleme niteliğinde bulunan 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nda, havacılığın bir unsuru olarak belirlenen hizmetler hususunda düzenleme yapma yetkisinin davalı Bakanlığa bırakıldığı, yine Bakanlığın ulaşım türleri arasında (hava-kara) koordinasyon sağlama yetkisinin olduğu, 2920 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile Bakanlığa, havaalanı ve gerekli göreceği diğer yerlerde havacılık faaliyetinin düzen ve güveni için önlem alma ve bu hizmetlerin yürütülmesi için düzenleme yapma yetkisinin tanındığı anlaşılmakla birlikte, Bakanlığın düzenleme yapması halinde bile, taşımacılık yapma izni verilen araçlar için 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümleri uyarınca, belediye sınırları içerisinde güzergah ve durak yeri belirleme yetkisinin belediyelere ait olduğu,
Dava konusu kural ile, belediye sınırları içerisinde bile olsa, söz konusu yer, durak ve noktaların belirlenmesinin faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin iznine bağlandığı, diğer bir deyişle bu hususta Kanunla belediyelere verilen yetkinin belediyenin yetkili karar merciilerinden alınarak doğrudan mülki idare amiri yetkisine bırakıldığından, düzenlemede üst hukuk normlarına uyarlık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 41. maddesinin 16. fıkrasında yer alan "...bu nokta/yerler için, bu maddenin onikinci fıkrasında belirtilen zorunluluk..." ibaresi yönünden;
Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 41.maddesinin 12.fıkrasında, yolcu taşımacılığı yetki belgesi sahiplerinin belediye sınırları içinde terminal dışındaki indirme bindirme ceplerinde yolcu indirip bindirebilmesi için, bu ceplere UKOME’nin ve/veya il ve/veya ilçe trafik komisyonlarının izin vermesi gerekliliğinin düzenlendiği, bu kural ile terminal dışındaki indirme bindirme ceplerinin UKOME ve/veya trafik komisyonlarının izni ile belirlenmesinin amaçlandığı,
Yukarıda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılan "...kalkış yeri/noktası, ara durak, indirme/bindirme cepleri ve varış yeri/noktaları, faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin izni ile belirlenir..." ibaresinin uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla indirme bindirme cepleri yönünden UKOME ve/veya trafik komisyonları izninden muafiyet sağlandığı ve fakat anılan ibarenin iptali ile birlikte, bu muafiyetin getirilme sebebinin de ortadan kalkacağı; kaldı ki, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca büyükşehir belediyeleri ile trafik komisyonlarına, taşımacılık izni verilen araçların güzergahları üzerinde indirme ve bindirme yapabilecekleri noktaların belirlenmesi konusunda Kanunla verilen yetkinin Yönetmelik ile alınması sonucunu doğurduğu anlaşıldığından dava konusu düzenlemende üst hukuk normlarına uyarlık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 41. maddesinin 16. fıkrasında yer alan "...ve 58 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki zorunluluk ile..." ibaresi yönünden;
Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 58. maddenin 1. fıkrasının (a) bendinde, tarifeli olarak faaliyet gösterecek B1 ve D1 yetki belgesi sahiplerinin taşıma hatlarına ve hattaki güzergahlarının tespitine ilişkin hükümlere yer verildiği, buna göre, özellikle kalkış yeri, ara duraklar ve varış noktası yönünden bazı yükümlülükler getirildiği,
Yukarıda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılan "...kalkış yeri/noktası, ara durak, indirme/bindirme cepleri ve varış yeri/noktaları, faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin izni ile belirlenir..." ifadesinin uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla, Yönetmeliğin 58/1-(a) maddesindeki zorunluluklardan muafiyet getirildiği ve fakat anılan düzenlemenin iptali ile birlikte, bu muafiyetin getirilme sebebinin de ortadan kalkacağı anlaşıldığından düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 41. maddesinin 16. fıkrasının diğer kısımları yönünden;
Dava konusu yönetmeliğin diğer kısımlarında, havalimanından şehir merkezine yapılacak taşımacılığın başka bir şehir veya tersi yöne taşıma yapacak B1 ve D1 yetki belgesi sahibi olup havalimanı işleticisi ile yer tahsis sözleşmesi imzalamış olan taşımacılar tarafından yapılabileceğinin düzenlendiği, düzenlemelerin taşımacıların muaf tutulduğu Yönetmeliğin "Yolcu Taşıma Bileti" başlıklı 36.maddesinde ise, taşıma yapacak kişilere, güzergahlara, kalkış yeri ara duraklar ve varış noktasına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, kişilere ve kurumlara bu çerçevede sorumluluklar yüklenmediği, yolcuların oturma düzeni, sayısı ve yolcu biletlerine ilişkin kurallar getirildiği, dava konusu düzenlemelerde üst hukuk normuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
23/06/2020 tarih ve 31164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesi ile, esas Yönetmeliğin 41. maddesine eklenen 16. fıkranın; "...yapılacak taşımanın gerçekleşeceği taşıma hattındaki kalkış yeri/noktası, ara durak, indirme/bindirme cepleri ve varış yeri/noktaları, faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin izni ile belirlenir ve bu nokta/yerler için, bu maddenin on ikinci fikrasında belirtilen zorunluluk ve 58 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki zorunluluk ile..." ibaresinin iptaline, anılan fıkranın dava konusu diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemenin 2920 sayılı Kanun ile Bakanlıklarına verilen yetki kapsamında yapıldığı, düzenlemenin havalimanlarından şehir merkezlerine ve tersi yönde yapılacak yolcu taşımacılığına ilişkin olduğu, mevzuatla belediyelere tanınan toplu taşıma görev ve yetkisine herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un "Kararlarda bulunacak hususlar:" başlıklı 24. maddesinde; "Kararlarda: (...)
g) Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği,
h) Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları,
Belirtilir. (...)" hükmüne,
"Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında;
"Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; (...)
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyize konu karar incelendiğinde; kararın müzakereye katılan başkan ve üyelerin oybirliği ile alındığı, kararda karşı oy kullanılmadığı ancak kararın "Karar Sonucu" başlıklı bölümünün son kısmında bu hususun belirtilmediği görülmüştür.
Bu itibarla; bahse konu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyize konu kararın "Karar Sonucu" başlıklı bölümünün son kısmının, "15/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi" şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava konusu düzenlemenin iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/03/2023 tarih ve E:2020/7636, K:2023/1237 sayılı kararının, iptale ilişkin kısımlarının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Kesin olarak, 26/02/2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
X- Dava; 23/06/2020 tarih ve 31164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 4. maddesi ile, esas Yönetmeliğin 41. maddesine eklenen "Havalimanından şehir merkezine, başka bir şehir veya tersi yöne taşıma yapacak B1 ve D1 yetki belgesi sahibi olan ve havalimanı işleticisi ile yer tahsis sözleşmesi imzalamış olanlar için, yapılacak taşımanın gerçekleşeceği taşıma hattındaki kalkış yeri/noktası, ara durak, indirme/bindirme cepleri ve varış yeri/noktaları, faaliyet yapılacak il/illerin mülki idare amirlerinin izni ile belirlenir ve bu nokta/yerler için, bu maddenin on ikinci fikrasında belirtilen zorunluluk ve 58 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendindeki zorunluluk ile ayakta yolcu taşınmaması şartıyla 36 ncı maddenin birinci ve ikinci fıkraları hariç diğer fıkralarında belirlenmiş yükümlülükler aranmaz." yolundaki 16. fıkranın iptali istemiyle açılmıştır.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti" başlıklı 5. maddesinde, taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunlu kılınmış; "Yönetmelik" başlıklı 34. maddesinde ise, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususlar, belgelerin geçerlilik süreleri, geri alınması ve uygulanacak idarî müeyyideleri, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapacakların yükümlülükleri, bagaj ve taşımanın yardımcı hizmetleri, zaman ve fiyat tarifelerinin düzenlenmesi, yolcu bileti ve taşıma senedinin şekil ve muhtevasını, taşıma işlerinde çalışan şoför ve diğer görevlilerde aranacak şartlar ve nitelikleri, taşıma hizmetlerinin denetimi ve belge taleplerinin incelenmesi ile ilgili esasları, ücretsiz ve tarife altı uygulama esasları, kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer esas ve usullerin davalı Bakanlık tarafından çıkartılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık, yukarıda yer verilen mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde; dava konusu düzenlemenin karayolu taşımacılığı konusunda düzenleme yapma yetkisine sahip davalı Bakanlık tarafından, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak yapıldığı, düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.