WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

DANIŞTAY IDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2195 E.  ,  2025/473 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2195
Karar No : 2025/473

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Konak İlçesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan ... isimli iş yeri için, davacının murisi ... adına düzenlenen İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin iptal edilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin ... adına düzenlendiği, davacının babası ...'in 06/11/2005 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 8.maddesi uyarınca, kanunî mirasçılara tespit tarihinden itibaren onbeş günlük süre verilerek bu süre sonunda ruhsatın yenilenmemesi veya intibak yaptırılmaması halinde ruhsatın iptal edilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan doğrudan işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin Konak Kaymakamlığı tarafından düzenlendiği, Konak Belediye Başkanlığı tarafından 04/01/2005 tarihli Olur ile 5272 sayılı Belediye Kanunu uyarınca İktisat İşleri Müdürlüğüne yetki devri yapıldığı, 5272 sayılı Kanun'un şekil yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, 03/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca, işlemi tesis eden Ruhsat ve Denetim Müdür Vekiline herhangi bir yetki devri yapılmadığının açık olduğu dikkate alındığında işyeri açma ve çalışma ruhsatının belediye başkanınca verilmesi gerektiğine ilişkin düzenlemeye istinaden yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yine belediye başkanı ya da görevlendireceği bir yetkili tarafından iptal edilmesi (geri alınması) gerekirken, bu ilkeye aykırı olarak tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 08/11/2023 tarih ve E:2023/6751, K:2023/6093 sayılı kararıyla; davacının babası adına düzenlenmiş olan iş yeri açma ve çalışma ruhsatının 2007 yılında iptal edildiği, davacının o tarihte reşit olmadığını belirttiği, ancak Uyap kayıtlarının incelenmesinden doğum tarihinin 23/01/1989 ve işlem tarihi itibarıyla reşit olduğu anlaşılan davacının, yıllar önce vefat etmiş olan babasına ait iş yerinin kapalı olduğundan ve ruhsatının da iptal edilmiş olduğundan bilgisinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında süresi içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, 27/09/2007 tarihinde tesis edilen işlem için 26/08/2016 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun ise dava açma süresini ihya etmeyeceği, bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasının incelenmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul bakımından davanın süre yönünden reddi gerektiği ve davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, esas bakımından ise gerçekleştirilen tüm işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının ısrara ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir ili, Konak ilçesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan "..." isimli iş yeri için, davacının babası ... adına Konak Kaymakamlığının ... tarih ve ... sayılı onayı ile, Konak Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünce ... nolu "İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin" düzenlendiği, davacının babasının 06/11/2005 tarihinde vefat ettiği, Konak Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce 16/09/2007 tarihinde yapılan denetimde iş yerinin kapalı ve boş olduğunun tespiti üzerine, Konak Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdür Vekilinin ... tarih ve ... sayılı Oluru ile söz konusu İçkili İstirahat ve Eğlence Yeri İşletme İzin Belgesinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenleme altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri, otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca bireysel idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan, ancak idarece tesis edilen karardan menfaati etkilenen kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Bakılan uyuşmazlık bu kapsamda incelendiğinde; davacının babası olan ... adına düzenlenmiş olan içkili istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesinin söz konusu yerin kapalı ve boş olduğunun tespit edilmesi üzerine 2007 yılında iptal edildiği ve davacının o tarihte reşit olduğu dikkate alındığında, yıllar önce vefat etmiş olan babasına ait iş yerinin kapalı olduğundan ve ruhsatının da iptal edilmiş olduğundan bilgisinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca, 27/09/2007 tarihinde tesis edilen işlem için 26/08/2016 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru dava açma süresini ihya etmeyeceğinden, süresi içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken esasının incelenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/02/2025 tarihinde, kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin 3. fıkrasında ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenleme altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının babası ... adına düzenlenmiş olan içkili istirahat ve eğlence yeri işletme izin belgesinin söz konusu yerin kapalı ve boş olduğunun tespit edilmesi üzerine 16/09/2007 tarihinde iptal edildiği, ruhsat sahibi olan ...'in ise işlem tarihinden evvel 06/11/2005 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, 3572 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 8. maddesinde yer alan düzenlemeler uyarınca söz konusu ruhsatın sağladığı hakların mirasçılara intikali gereken bir hak olduğu anlaşıldığından, ruhsat üzerindeki hak sahipliğinin mirasçılara geçtiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davaya konu ruhsatın iptaline ilişkin işlemin mirasçılara tebliği ile dava açma süresinin işlemeye başlayacağı hususu dikkate alındığında, söz konusu işlemin davacıya tebliğ edilmemiş olması nedeniyle davacı tarafından işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yasal süresi içerisinde davanın açılıp açılmadığının incelenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından, 26/08/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine İzmir Konak Belediyesi Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının kendisine tebliği üzerine 60 günlük yasal süre içerisinde 27/10/2016 tarihinde dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava süresinde açılmış olup, işin esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının ısrara ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.