WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

DANIŞTAY IDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2005 E.  ,  2025/369 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2005
Karar No : 2025/369

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 06/06/2024 tarih ve E:2023/3482, K:2024/2477 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. ve 16. maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 06/06/2024 tarih ve E:2023/3482, K:2024/2477 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek,
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aradığı,
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabul edildiği,
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi varlığının, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlendiği, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunmasının, dava açma ehliyeti için gerekli sayıldığı,
Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği'nin, ulusal ve uluslararası sularda denizde can ve mal emniyetinin sağlanması ile deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik olarak, ulusal mevzuat ve Ülkemizce taraf olunan/kabul edilen sözleşme, karar, kural, kod, sirküler ve diğer metinler gereğince, Türk bayraklı gemilerin yapım, onarım, tadilat ve kullanım aşamalarında tabi olacakları asgari emniyet ve yeterlik gereklerinin gözetim ve denetimi kapsamında, test, sörvey, onay ve belgelendirme hizmetlerini, bu hizmetlerin serbestçe yürütülmesi esasına dayanarak Bakanlık adına yürütecek kuruluşların seçimi, yetkilendirilmeleri, denetlenmeleri ve yetkilerin iptaline ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulduğu ve Yönetmelik'in Türk bayraklı gemilerin test, sörvey, onay ve belgelendirme hizmetlerini yerine getirmek için Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş Türk ve yabancı tüzel kişileri kapsadığının görüldüğü,
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Ege Denizinde seyahat eden bir vatandaş olarak, dava konusu düzenlemelerle Ege Denizindeki adalara sefer yapan Türk bayraklı yolcu gemileri için yetkili kuruluş tarafından düzenlenen klas sertifikasına sahip olma şartının süresiz olarak aranmamasının ve gemilerin emniyet ile teknik yeterliliklerine ilişkin belgelere yönelik muafiyet alanlarının genişletilmesinin can ve mal güvenliğinin ihlaline neden olduğundan bahisle, 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. ve 16. maddelerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı,
Buna göre, dava konusu edilen Yönetmelik düzenlemelerinin davacının kişisel menfaatini doğrudan ilgilendirdiğinin açık olarak ortaya konulamadığı, salt Ege Denizinde seyahat etmesinin bakılan davayı açmak bakımından yeterli menfaat ilgisini oluşturmadığı, düzenlemelerin iptalini istemekte halihazırda meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle,
davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Ege ve Yunan Adaları arasında sık sık gemi ile seyahat ettiği, her sene gemi ile seyahat eden on binlerce kişi bulunduğu, dava konusu düzenleme ile bağımsız ve yetkili kuruşlar tarafından verilen sertifika zorunluluklarının kaldırıldığı ve denetimlerin esnetildiği, olası kaza halinde can ve mal güvenliği tehlikede olan kişilerin, gemiler ile seyahat eden veya seyahat etme ihtimali olan kişiler olduğu dikkate alındığında, dava açma ehliyetinin bulunduğunun açık olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen düzenlemeler ile davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin bulunduğu sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyet konusunda Kanun'a aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır.

İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Ege Denizinde seyahat eden bir vatandaş olarak, dava konusu düzenlemelerle Ege Denizindeki adalara sefer yapan Türk bayraklı yolcu gemileri için yetkili kuruluş tarafından düzenlenen klas sertifikasına sahip olma şartının süresiz olarak aranmamasının ve gemilerin emniyet ile teknik yeterliliklerine ilişkin belgelere yönelik muafiyet alanlarının genişletilmesinin can ve mal güvenliğinin ihlaline neden olduğundan bahisle 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. ve 16. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesi ile ana Yönetmelik'in 19. maddesinin 3. ve 4. fıkraları değiştirilmiş ve aynı maddeye 5. fıkra eklenmiş olup bu düzenlemelerde gemilerin ulusal kural ve uluslararası sözleşme gereklerinden muaf tutulmasına yönelik kurallara yer verilmiş; 16. maddesi ile de ana Yönetmelik'in Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi değiştirilmiş, ayrıca maddenin 2. fıkrası ilga edilerek maddede belirtilen şartları taşıyan yolcu gemilerinden yetkilendirilmiş kuruluş tarafından düzenlenmiş klas sertifikasına sahip olmayanlar için 24/03/2023 tarihi itibarıyla getirilen klas belgesi alma zorunluluğu yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda, davacının iddiaları ile dava konusu Yönetmelik kuralları birlikte değerlendirildiğinde; gerek ülke genelinde gerekse Ege Denizi özelinde sefer yapan gemilerin yapısal, mekanik, elektrik ve elektronik özellikleri bakımından güvenirliğini, can, mal ve çevre güvenliği açısından geminin faaliyette bulunmasına engel bir durum olmadığını teyit eden klas belgesinden muafiyet hallerinin genişletilmesi sonucunu doğuran dava konusu düzenlemeler ile deniz yolu ile ulaşımı kullandığı anlaşılan davacı arasında işbu iptal davasını açmak bakımından meşru, kişisel, güncel ve yeterli menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 06/06/2024 tarih ve E:2023/3482, K:2024/2477 sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4.Kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.