WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

DANIŞTAY IDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2709 E.  ,  2025/465 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/2709
Karar No : 2025/465

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... Bakanlığı
VEKİLİ: Huk. Müş....

2- ... Valiliği
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU :Danıştay Altıncı Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2021/1103, K:2023/4385 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde 149,70 m2 bodrumlu tek katlı yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile iptal edildiği hususunun bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi; aynı parsel üzerinde 149,67 m2 bodrumlu tek katlı yapı için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile iptal edildiği hususunun bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işlemi; aynı parsel üzerinde 1513,24 m2'lik arsa alanı üzerinde 362 m'lik istinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları vb. bina niteliğinde olmayan havuz ve havuz terası niteliğindeki yapılar için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptal edildiği hususunun bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi; aynı parsel üzerinde yapı kullanma izin belgesi bulunan yapı için eklentilerinden dolayı yapının tamamına (717,74 m2) yönelik yapılan başvuru üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, uyuşmazlık konusu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, yapının 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar aynı şekliyle bulunduğu, buna karşın 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığının uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemeler sonucu tespit edildiği gerekçesiyle, yapı sahibine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellemesi için süre verilmesine, verilen süre içerisinde İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak güncelleme yapılmaması durumunda, yapı kayıt belgesi hakkında "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak yapı kayıt belgesinin iptal edileceği hususunun davacıya bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemlerin dayanağı niteliğindeki 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” hükmünün iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/05/2023 tarih ve E:2021/1103, K:2023/4385 sayılı kararıyla;
Dava konusu 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmünün iptali isteminin incelenmesinden:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan yapı kayıt sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği; ikinci fıkrasında, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedelinin başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı kuralına yer verildiği, anılan Kanun'un Geçici 16. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların, anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi) hükümlerinden yararlandırılmayacağı; on birinci fıkrasında ise, 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş tarihi alanda; anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi) hükümlerinin uygulanmayacağının açıkça düzenlendiği,
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrasında; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/1. maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, dayanak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan söz konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu,
Davacı tarafından, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğinin iddia edildiği,
Bu bağlamda; öncelikle yukarıda yer verilen Tebliğ hükmünün, "idari yaptırım" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, idari yaptırımların; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle vermiş olduğu cezalar olarak tanımlandığı, idarenin, yaptırım türü bir işlemi söz konusu olduğunda genelde kolluk alanında bir faaliyet gösterdiği ve buna bağlı olarak kolluk yetkilerini kullandığı; söz konusu yetkilerin, idarenin kendisinin doğrudan idari yaptırımlar kararlaştırıp uygulamasını öngördüğü gibi, bu olanaklardan yararlanamadığı durumlarda veya acele hallerde ise re'sen icra/doğrudan yerine getirme gücünü de içeren geniş kapsamlı ve etkin bir bütünü oluşturduğu, (ÖZAY, İl Han, İdari Yaptırımlar; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1985, İstanbul, s.35, 122).
Anayasa Mahkemesinin de idari yaptırımı, "Öğretide de kabul edildiği gibi, idarenin, bir yargı kararına gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya uyguladığı yaptırımlar” şeklinde tanımladığı, (AYM Kararı, 13/05/2004 tarih ve E:2000/43, K:2004/60 sayılı karar).
İdari yaptırımların, "idari cezalar" ve "idari tedbirler" olarak sınıflandırılmasının mümkün olduğu; yükümlendirici idari işlemler ile idari yaptırımların ayırt edilebilmesinin ise, işlemin amacı dikkate alınarak değerlendirilebileceği, bu bağlamda, idari yaptırımların temel amacının cezalandırma ve caydırma olduğu, buna karşın idari yaptırım niteliğinde olmayan yükümlendirici idari işlemlerin ise, cezalandırma amacıyla değil, kamu hizmetinin daha düzgün ve gereği gibi sunulabilmesi amacıyla sınırlandığı; söz konusu kriterin "yükümlendirici idari işlemler"i, "idari cezalar"dan ayırt etmede yeterli olduğu, buna karşın, "idari tedbirler" ile "yükümlendirici idari işlemler" açısından aynı oranda başarılı olduğunun söylenemeyeceği; idari yaptırımların idari cezalar dışında kalan kısmı olarak da tanımlanan idari tedbirlerin, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasını önlemek ve düzgün işlemesini sağlamak, ayrıca kamu düzeninin bozulmasını engellemek amaçlı olarak öngörülen idari yaptırımları ifade ettiği, bu bağlamda, geçici engelleme, idari iznin geri alınması, eşyaya geçici el koyma gibi türleri bulunan idari tedbirlerde, idari cezalardan farklı olarak ihlale son verme, ihlâli devam ettirmeme, durdurma ve engellenme olarak nitelendirilebilecek önleyici işlevlerin ön planda yer aldığının belirtildiği, (ULUSOY, Ali. D, İdari Yaptırımlar; On İki Levha Yayıncılık, 2013, İstanbul, s. 11,36,175). Bu bağlamda, idari yaptırımlar, "caydırıcı" ve "cezalandırıcı" nitelikleri sebebiyle, diğer idari işlemlerden ayrılmaktadır (KARABULUT, Mustafa, İdari Yaptırımların Hukuki Rejimi; Turhan Kitabevi, 2008, s.3),
Yapılan açıklamalar doğrultusunda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında düzenlendiği idarece tespit edilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılan bedelin iade edilmemesine yönelik getirilen ve cezalandırma ve caydırma amacı bulunmayan kuralın, "idari ceza" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi; "idari tedbir" olarak da değerlendirilemeyeceği, zira anılan düzenleme ile, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasının önlemesinin veya düzgün işlemesinin sağlanarak, kamu düzeninin bozulmasını engellemenin amaçlandığının söylenemeyeceği; netice itibarıyla davacı iddiasının aksine, söz konusu düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,
Bu durumda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/2. maddesi uyarınca 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen, dayanak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda anılan maddenin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan dava konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu,
... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı ile ...... tarih ve ... sayılı işlemlerine gelince;
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, yalnızca 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için yapı kayıt belgesi düzenlenebileceği, ilgililerin başvurusu üzerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve anılan Bakanlıkça yetkilendirilecek kurum veya kuruluş tarafından düzenlenen yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edilmesi durumunda "yetki ve usulde paralellik ilkesi" uyarınca, söz konusu belgeyi düzenlemeye yetkili idare (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) tarafından ya da bu konuda anılan Bakanlıkça yetkilendirilen kurum veya kuruluş tarafından iptal edileceği,
Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde 149,70 m2 bodrumlu tek katlı yapı için...tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi; aynı parsel üzerinde 149,67 m2 bodrumlu tek katlı yapı için... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi; aynı parsel üzerinde 1513,24 m2'lik arsa alanı üzerinde 362 m'lik istinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları vb. bina niteliğinde olmayan havuz ve havuz terası niteliğindeki yapılar için ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi; yapılan araştırma sonucunda, tespite konu yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... tarih ve1588 sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile iptal edildiği ve belirtilen durumun, davacıya ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı;... tarih ve ... sayılı işlemleri ile bildirildiğinin görüldüğü, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde yapı kullanma izin belgesi bulunan yapı için eklentilerinden dolayı yapının tamamına (717,74 m2) yönelik yapılan başvuru üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin ise, uyuşmazlık konusu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, yapının 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar aynı şekliyle bulunduğu, buna karşın 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığının uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemeler sonucu tespit edildiği gerekçesiyle, yapı sahibine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellemesi için süre verilmesine, verilen süre içerisinde İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak güncelleme yapılmaması durumunda, yapı kayıt belgesi hakkında "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak yapı kayıt belgesinin iptal edileceği hususunun davacıya, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirildiği,
Uyuşmazlıkta, 20/07/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı savunma dilekçesi ekinde sunulan ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, "Yapı Kayıt Belgesi İptal Tutanağı" konulu işleminde yer alan 14/04/2018 tarih ve 08/02/2020 tarihli uydu görüntüleri, anılan dilekçe ekinde sunulan diğer bilgi, belge ve fotoğraflar ile Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarihli ara kararı ile tespite konu yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra inşa edildiğini gösteren tüm bilgi ve belgelerin aslının veya onaylı bir örneğinin davalı idarelerden istenilmesi üzerine, 05/04/2023 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı dilekçesi ekinde sunulan bilgi, belge ve fotoğrafların incelenmesinden; ... tarih ve ..., ... ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerine konu yapıların,... tarihinde mevcut olmadığı,... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıda ise, 31/12/2017 tarihinden sonra ilave imalatlar yapıldığı görülmekte olup; anılan yapılar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi belgesi verilebilmesi için, söz konusu Kanun hükmünde öngörülen "31/12/2017 tarihinden önce inşa edilme şartı"nın sağlanmamış olmasına; başka bir ifadeyle, belirtilen tarih itibarı ile başvuruya konu yapıların mevcut olmadığının 08/02/2020 tarihli uydu görüntüleri ile sabit olmasına karşın, belirtilen tarih itibarı ile mevcut olmayan yapılar hakkında başvuru yapıldığının anlaşıldığı,
Öte yandan, davacı tarafından uyuşmazlık konusu yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgelerini iptal etmeye yetkili idarenin, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu, bu konuda anılan idare tarafından usule uygun yapılmış bir yetki devri bulunmadığından, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine yönelik tesis edilen ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün dava konusu işlemlerinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; 20/07/2022 tarihinde kayda giren davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen savunma dilekçesi ekinde sunulan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca tüm taşra teşkilatına hitaben yazılan 16/08/2018 tarih ve 145688 sayılı, "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu yazıda, imar barışına aykırı uygulamaların önüne geçilmesi, başvuruların devam ettiği bu aşamada, Bakanlığın öncelikli hedeflerinden olduğu, Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine) ulaşan imar barışına aykırı uygulamalara ilişkin şikayetler hakkında, öncelikle Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri) gerekli inceleme ve tespitlerin yapılması ve sonrasında gereği için ilgili kuruma (belediye, il özel idareleri, vb.) ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması, sonucun takip edilerek Bakanlığa bilgi verilmesi gerektiğinin belirtildiği; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünce tüm taşra teşkilatına hitaben yazılan ...8 tarih ve ... sayılı, "Yapı kayıt belgesi iptali" konulu yazısında ise, yapı kayıt belgesinin usulsüz alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri) yürütülmesi gerektiğinin bildirildiği görüldüğünden; davacının yukarıda yer alan iddiasına itibar edilmemiş ve dava konusu yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesine yönelik tesis edilen ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün dava konusu işlemleri ile yapı kayıt belgesinin 31/12/2017 tarihinden önce yapılan imalatları kapsayacak biçimde güncellenmesi için verilen sürede yeniden başvuru yapılmaması durumunda yapı kayıt belgesinin iptal edileceğinin bildirilmesine yönelik tesis edilen ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün dava konusu işleminde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,
Bu durumda, ...tarih ve ..., ... ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerine konu yapıların, 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı; ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıda yapılan ilavelerin ise, ... tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından; ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile ...tarih ve ..., ... ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerinin, "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal edildiği hususunun bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün...... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı işlemleri ile ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıda 31/12/2017 tarihinden sonra yapılan ilave imalatların (3. katın) dahil edilmeden, sadece 31/12/2017 tarihinden öncesi imalatları kapsayacak şekilde yapı kayıt belgesi başvurusunun güncellenmesi için ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne 15 gün içerisinde başvuru yapılması, aksi halde yapı kayıt belgesinin "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal edileceğinin davacıya bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tespite konu yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra inşa edilmediği, yerinde inceleme yapılmadan tesis edilen ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün dava konusu işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, salt uydu görüntülerinin davanın reddi için yeterli olmadığı, öte yandan, dava konusu ... Valiliği işlemlerinin dayanağı niteliğindeki "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasının kapsamının dar ve yetersiz olarak belirlendiği, dava konusu düzenleme ile yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacağına ilişkin düzenlemenin, dava konusu Tebliğ'de yer alan yapı kayıt belgesi düzenlenmesi sırasındaki beyan kapsamında oluşmasının hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle ortada ihbar edilecek bir suçun da bulunmadığı; öte yandan yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmeyeceğine yönelik düzenlemenin, yasal bir dayanağının bulunmadığı ve ilk kez düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde 149,70 m2 bodrumlu tek katlı yapı için ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi; aynı parsel üzerinde 149,67 m2 bodrumlu tek katlı yapı için ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi; aynı parsel üzerinde 1513,24 m2'lik arsa alanı üzerinde 362 m'lik istinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları vb. bina niteliğinde olmayan havuz ve havuz terası niteliğindeki yapılar için ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi; aynı parsel üzerinde yapı kullanma izin belgesi bulunan yapı için eklentilerinden dolayı yapının tamamına (717,74 m2) yönelik yapılan başvuru üzerine ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenmiştir.
... tarih ve ..., ... ve ... belge numaralı yapı kayıt belgeleri; yapılan araştırma sonucunda, tespite konu yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile iptal edilmiş; belirtilen durum, davacıya ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı;... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı işlemleri ile bildirilmiştir.
... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesi ise, başvuruya konu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar yapının aynı şekliyle bulunduğu, ancak 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığı hususunun, uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemelerden tespit edildiğinden bahisle, yapı sahibine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellemesi için süre verilmesine, verilen süre içerisinde İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak güncelleme yapılmaması durumunda, yapı kayıt belgesi hakkında "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak yapı kayıt belgesinin iptal edileceği hususunun davacıya bildirilmesine ilişkin ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı;... tarih ve ... sayılı ve... tarih ve ... sayılı işlemleri ile söz konusu işlemlerin dayanağı niteliğindeki 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin, dava konusu Tebliğ'in yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan halinde;
"Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,
b)İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,
c) 19/5/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,
ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,
d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Daire kararının, dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır," ve "...ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” ibareleri ile ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı işlemleri yönünden davanın reddine yönelik kısmının temyizen incelenmesinden;
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Altıncı Dairesi kararının, anılan kısmı, aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Daire kararının, dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresi yönünden davanın reddine yönelik kısmının temyizen incelenmesine gelince;
Anayasa'nın 124. maddesinde, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmü yer almaktadır. Kanunlar ile ana hatlarıyla getirilen düzenlemenin uygulanabilmesi için gerekli olan usul ve esaslar, ilgili kanun hükmüne aykırı olmamak kaydıyla yönetmelik, tebliğ, usul ve esas, genelge vb. alt düzenlemeler ile belirlenebilmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinin son fıkrasında, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmek suretiyle söz konusu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda, Geçici 16. maddenin verdiği yetki çerçevesinde hazırlanan 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğ'in iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından açılan bir başka davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 12/02/2020 tarih ve E:2018/4896, K:2020/1453 sayılı kararıyla,
"Tebliğ'in tümüne etkili olacak değerlendirmeler yapıldığında:
Dayanak maddenin taslak gerekçesinin ve metninin birlikte değerlendirilmesinden, aktif deprem kuşağında yer alan Ülkemizde mevzuata aykırı şekilde inşa edilen yapıların tespit edilmesinin afet risklerine hazırlık kapsamında en etkili ve ilk atılması gereken adım olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Bu yapıların tespitinin hızlı şekilde yapılabilmesini teminen, ilgili kişilerin idarelere başvuruda bulunması yöntemi kabul edilmiş ve başvuru esnasında tahsil edilecek bedellerin şehirlerin dönüşümünde ve inşasında kullanılacağı hükme bağlandığından, düzenlemelerde kamu yararı bulunduğu değerlendirilmiştir.
Öte yandan, yapı kayıt belgesi ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanımakta olup, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilmesi halinde, yapı kayıt belgesinin hükmü kalmayacağından, uyuşmazlığa konu düzenlemenin bir imar affı niteliğinde olmadığı ortadadır.
Diğer yandan, doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi korunması gereken alanlar, ilgili özel kanunlar ve düzenlemeler ile korunduklarından, bu alanlarda yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olması, özel hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Kaldı ki, sadece 31/12/2017 tarihinden önceki yapılar açısından geçerli olan düzenlemelerin, anılan tarihten sonra tespit edilen mevzuata aykırı yapılar açısından uygulanması da mümkün değildir.
Bu itibarla, dayanak Kanun maddesine uygun olduğu görülen Tebliğ'de mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar Kurulumuzun 02/06/2021 tarih ve E:2020/3016, K:2021/1139 sayılı kararıyla onanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği iddia edilmekte ise de, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, bahse konu düzenlemenin, Geçici 16. maddeye aykırılık içermediği, zira Geçici 16. maddede, 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar/aykırılıklar için yapı sahiplerince yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle e-devlet sistemi üzerinden yapı kayıt belgesi alınması imkanı getirilirken yapı sahibinin beyanının esas alındığı, dolayısıyla yapı sahibine Geçici 16. maddede belirtilen şartları sağlayan yapılarla ilgili doğru bilgileri verme yükümlülüğünün getirildiği, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ve yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ne yönde işlem yapılacağının Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da düzenlenmesinin Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde ve Geçici 16. maddenin düzenlenme amacına uygun olduğu, diğer yandan, yapı kayıt belgesi için ödenen ücretin, idarenin bir hizmeti karşılığında alınan bedel niteliğinde olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenerek bu hizmetin sunulduğu ve davacının bu hizmetten yararlandığı, davacının mevzuata aykırı beyanının sonucu olarak tesis edilen işlemin hizmetten yararlandığı gerçeğini değiştirmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/2. maddesi uyarınca ödenen yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik olan ve bu kapsamda Kanun hükmünün koşul ve sonuçlarını açıklayan dava konusu Tebliğ hükmünün; kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak getirildiği ve normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 03/05/2023 tarih ve E:2021/1103, K:2023/4385 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının ve fazladan yatırılan ...-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 27/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde ise, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükümleri yer almaktadır.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarih ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.
06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,
b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,
c) 19/5/2014 tarih ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,
ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,
d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.
(2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ruhsatsız ve ruhsat ve eki projesine aykırı yapılar yapıldığından bahisle davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca ...tarih ve ..., ..., ... ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerinin verildiği; tespite konu yapıların ve ilave imalatların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı hususunun uydu görüntülerinin ve yerinde yapılan incelemelerin birlikte değerlendirilemesi sonucunda tespit edildiği gerekçesiyle, 03/01/2019 tarih ve ER3G7PN3 ve 263STU2L belge numaralı yapı kayıt belgelerinin, ... tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesi iptal tutanağı ile "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal edildiği, bu durumun, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı işlemleri ile davacıya bildirildiği; öte yandan, ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıda, 31/12/2017 tarihinden sonra yapılan ilave imalatların (3. katın) dahil edilmeden, sadece 31/12/2017 tarihinden öncesi imalatları kapsayacak şekilde yapı kayıt belgesi başvurusunun güncellenmesi için ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne 15 gün içerisinde başvuru yapılması, aksi halde yapı kayıt belgesinin "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iptal edileceğinin davacıya ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, temyizen incelenen davada iptali istenilen 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinin iptalinin talep edildiği; bu bağlamda, davanın reddi yolunda verilen kararın "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmı ile dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken olanaklı olmadığına yönelik Daire kararında belirtilen gerekçeye katılmakla birlikte; söz konusu düzenlemenin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyıp taşımadığı bağlamında da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 12/2/2020 tarih ve Başvuru Numarası: 2017/33177 sayılı bireysel başvuru kararında; itirazen şikâyet sürecinde alınan başvuru bedelinin, lehe karar verilmesine rağmen başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede; Anayasa’nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma ve ondan tasarruf etme, onun ürünlerinden yararlanma olanağı verdiği; Anayasa’nın 35. maddesi ile mülkiyet hakkına temas eden diğer hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın mülkiyet hakkına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği; Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkına yer verildiği; ikinci fıkrasında mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahalenin çerçevesinin belirlendiği ve genel olarak mülkiyet hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun bırakmanın şartlarının genel çerçevesinin çizildiği; maddenin son fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağının kurala bağlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sağlandığı belirtilmişitir. Anılan kararda; Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde de devlet tarafından mülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel hükümlere yer verilmiş ve ayrıca mülkten yoksun bırakma ve mülkiyetin düzenlenmesinin, mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimleri olduğu; bu itibarla itirazen şikâyet başvuru bedeli alınmasının, mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği vurgulanmıştır.
Bu durumda, 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesinde, afet risklerine hazırlık kapsamında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği; 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin, hangi durum ve koşullarda iade edilmeyeceğine yönelik anılan Kanun hükmünde herhangi bir kural getirilmediği hususunda duraksama bulunmadığı; hal böyle iken, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi ve yapı kayıt belgesinin idare tarafından iptal edilmesi durumunda; ilk kez dava konusu Usul ve Esaslar ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen kuralın, başvurucuların mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin, mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği, Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca söz konusu sınırlamanın ise ancak kanunla yapılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığından; anılan ibare yönünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmeyip Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.