WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/8101 E.  ,  2025/458 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/8101
Karar No : 2025/458

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınan faturaların beyanlarından çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine dayanılarak 2019/Nisan-Eylül dönemleri için tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından, katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresinden sonra verildiğinin tartışmasız olduğu, zamanında tahakkuk ettirilmeyen katma değer vergisi nedeniyle hesaplanan gecikme faizleri ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, katma değer vergisi ve damga vergisi tahakkukları yönünden ise, olayda, davacı tarafından, bazı faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirimlerinden çıkarılarak düzeltme beyannamesi vermesi gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir yazının bulunduğuna ilişkin bir iddia ileri sürülmediği gibi, dosyada bu yönde bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, bu nedenle davacının ilgili vergilendirme dönemine ait vergi matrahının takdir edilmesini ve bu takdire dayanılarak adına vergi ziyaı cezalı vergi tarh edilmesini önlemek amacıyla kanuni süresinden sonra beyanname verdiğinin kabulü gerektiği, vergilendirme dönemine ilişkin beyanlarını bu şekilde düzelten davacının, kanuni süresinden sonra verdiği beyannameye koyduğu ihtirazi kaydın, bu beyanname nedeniyle tahakkuk eden vergilere karşı kendisine dava açma hakkı verdiğinin kabulüne olanak bulunmadığı, bu durumda, bazı faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimlerden çıkartılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergiler yönünden davanın esasının incelenmesi imkanı bulunmadığından, katma değer vergisi ve damga vergisi tahakkukları yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mükelleflerce ileride tarhiyatla muhatap olmamak amacıyla kendi iradeleriyle veya herhangi bir müeyyideyle karşılaşmamak için idarenin yazısı üzerine düzeltme beyannamelerinin verilebileceği, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine mükelleflerin dava açma haklarının saklı olduğu açık olduğundan, davayı işin esasına girmeksizin reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı, davacı şirkete ilgili dönemde fatura düzenleyen ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin sahte belge düzenleme faaliyetini ortaya koyacak somut ve yeterli tespitlerin raporda bulunmadığı sonucuna varıldığından, yeterli araştırma ve incelemeye dayanmaksızın yapılan tespitlere istinaden adı geçen mükellefin davacıya düzenlemiş olduğu faturaların sahte kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile dava konusu katma değer vergileri, gecikme faizleri ve damga vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin alımlarından bir kısmını ihtirazi kayıtla indirim hesaplarından çıkarması üzerine tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddiasıyla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Polimer İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınan faturaların beyanlarından çıkarılması suretiyle ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine dayanılarak 2019/Nisan-Eylül dönemleri için tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat" başlıklı 3. maddesinin (A) fıkrasında; Bu Kanun'da kullanılan "Vergi Kanunu" tabirinin, işbu Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade ettiği, vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümlerinin, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanacağı hükmü getirilmiş, (B) fıkrasında da; Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyenin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin, bunu iddia eden tarafa ait olduğu düzenlenmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29/1-a maddesinde; mükelleflerin, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak indirebilecekleri ifade edilmiş, "İndirimin belgelendirilmesi" başlıklı 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da; Yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda metni verilen madde hükümlerinin değerlendirilmesinden; yükümlülerin mal alışları nedeniyle yüklendiği katma değer vergilerinin, indirim ve iade konusu yapılabilmesi için faturaların gerçek bir mal alım satımı karşılığı düzenlenmesi gerekmektir.
Vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delile izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari konumları, işyerlerinin durumu, arandığında bulunup bulunamamasına ilişkin tespitler olabilir.
Gerçekleşmemiş teslim ve hizmetler dolayısıyla katma değer vergisi ödenmesi ve bunun sonucu olarak da bir vergi indirimi söz konusu olamayacağından, vergi indirimine dayanak teşkil eden faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ortaya konulmalıdır.
Davacı şirkete ilgili dönemlerde fatura düzenleyen ... Polimer İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ...tarih ve... sayılı vergi tekniği raporunda; mükellefin, birincil formda polimerlerin imalatı faaliyetiyle ile uğraşmak amacıyla 19/09/2017 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, defter ve belge isteme yazıları tebliğ edildiği halde yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, 28/09/2017 tarihli yoklamada, iş yerinin e-ofis şeklinde olduğu, demirbaşının bulunmadığı, 17/04/2018 tarihli yoklamada, iş yerinin 20 metrekare büyüklüğünde ofis şeklinde olduğu, 1 adet bilgisayar ve 1 adet ofis takımının bulunduğu, 12/11/2019 tarihli yoklamada, şirketle yapılan kiralama sözleşmesinin askıya alındığının beyan edildiği, 29/11/2019 tarihli kurum yetkilisinin ikametgahında yapılan iş yeri re'sen terk yoklamasında, adreste kimseye ulaşılamadığı, çevrede yapılan görüşmelerde şirket yetkilisinin tanınmadığı ve şirketin faaliyetinin bilinmediği, 10/12/2019 tarihli iş yerinde yapılan re'sen terk yoklamasında, adresin e-ofis olduğu, ofis çalışanının mükellefin 18/01/2018 tarihinden itibaren adreste faaliyetinin bulunmadığının beyan edildiği, 2017 yılına ilişkin brüt satış 3.439.457,99-TL olduğu ve 2.939,80-TL zarar beyan edildiği, 2017 yılının son 3 ayında 3.412.165,43-TL katma değer vergisi matrahı beyan edildiği, ödenmesi gereken katma değer vergisinin 657,37-TL olduğu, 2018 yılına ilişkin brüt satış 12.253.777,62-TL olduğu ve 41.846,42-TL kâr beyan edildiği, 2018 hesap dönemine ilişkin 12.253.105,12-TL katma değer vergisi matrahı beyan edildiği, ödenmesi gereken katma değer vergisinin 1.683,49-TL olduğu, 2019 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmediği, 2019 hesap dönemine ilişkin 23.209.724.93-TL katma değer vergisi matrahı beyan edildiği, ödenmesi gereken katma değer vergisi 12.634,40-TL olduğu, Ba- Bs beyanlarının uyumlu olduğu, 2017, 2018 ve 2018 yıllarında mükellef adına kayıtlı motorlu taşıtının, depo ve şubesinin bulunmadığı, muhtasar beyanında 2017 yılında işçi bildirmediği, 2018 yılında 1 işçi, 2019 yılında ise 1-2 işçi bildiriminde bulunulduğu, kurumun 2017 hesap dönemi alışlarının tamamının haklarında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan ve sahte belge düzenleme tespiti nedeniyle özel esaslara alınmış mükelleflerden olduğu, 2018 yılında mal/hizmet satın aldığını bildirdiği mükelleflerin %99'u hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporları bulunduğu, 2019 yılında toplam alışlarının ise %100’ü hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu bulunduğu, yapılan karşıt tespitlerde genel olarak karşı firmaların temsilcilerinin, söz konusu malı/hizmeti aldıkları yönünde beyanda bulundukları, kurumun 2019 yılında çalışan olarak bildirdiği kişi ifadesinde, bahsi geçen şirkette 2019 yılında kısa bir süre temizlik elemanı olarak çalıştığını, söz konusu şirketin faaliyeti hakkında bir bilgisi olmadığını ve o dönemde hamile olduğu için işyerine fazla gidemediğini ifade ettiği, başka bir çalışanın ifadesinde ise, bahsi geçen şirketin teknik olarak söz konusu ticareti yapabilecek kapasitesinin bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu tespitlerine yer verilerek, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında toplam 38.87.844,00-TL tutarında fatura düzenlediği, bu tutarın, mükellef kurum tarafından 20.000,00-TL değerinde sermaye ile depo, şube, taşıt ve yeterli sayıda çalışan bulunmadan elde edilmesinin iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı, kurumun beyanlarının gerçek durumu yansıtmadığı, alışlarının tamamına yakınının sahte belgelere dayandığı, gerçekte ticari
bir faaliyetinin olmadığı, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında düzenlemiş olduğu tüm faturaların
komisyon geliri elde etmek amacıyla düzenlenmiş sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden, anılan şirketin defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, 2017, 2018 ve 2019 yıllarından toplam 38.87.844,00.-TL tutarında ciro beyan edilmesine rağmen, yapılan yoklamalarda emtiasının bulunmadığı, bu miktarda iş hacmini gerçekleştirecek kapasitesi organizasyonunun bulunmadığı, motorlu aracı, deposu ve şubesi bulunmadığı, yüksek katma değer değer vergisi matrahı beyanına karşın ödenecek vergisinin çok düşük miktarda olduğuna dair tespitler ile hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer verilen tüm tespitler birlikte değerlendirildiğinde; bu mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçekte yapılan bir mal satın alımı veya hizmet ifasını yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY: Uyuşmazlık konusu olayda, davacı, bahse konu mükelleften alınan faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimlerinden çıkarılarak düzeltme beyannamesi vermesi gerektiği yönünde kendisine tebliğ edilmiş bir yazının bulunduğuna ilişkin bir iddia ileri sürmemektedir. Bu nedenle davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca ilgili vergilendirme dönemine ait vergi matrahının re'sen takdir edilmesini ve bu takdire dayanılarak adına anılan Kanun'un 344. maddesinin ilk iki fıkrası da gözetilerek vergi ziyaı cezalı vergi tarh edilmesini önlemek ve Kanun'un 30. maddesinin dördüncü fıkrası ile 344. maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerinden yararlanmak amacıyla kanuni süresinden sonra beyanname verdiğinin kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla ilgili vergilendirme dönemine ilişkin beyanlarını bu şekilde düzelten davacının, kanuni süresinden sonra verdiği beyannameye koyduğu ihtirazi kaydın, bu beyanname nedeniyle tahakkuk eden vergilere dava açma hakkı verdiğinin kabulüne olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.