WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

DANIŞTAY 9. DAIRE

A- A A+

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/2303 E.  ,  2025/1325 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2303
Karar No : 2025/1325

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İnş. Pet. Ürün. Paz. San. Tic. Ltd. Şti'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirlerinin, davacının sorumluluk dönemi dışında kalan kısımları yönünden, olayda, davacının asıl borçlu şirkette 17/09/2014 tarihinden itibaren kanuni temsilci olarak bulunduğu, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların bir kısmının bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olduğu, vergisel ödevlerin yerine getirilmesi gereken ve vergi borcunun doğduğu tarihlerde davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, kanuni temsilcilerin şirkete ait borçlardan sorumluluğunun 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca kusur sorumluluğu kapsamında ve kanuni temsilcilik süresi ile sınırlı olduğu, hal böyle iken, söz konusu borçlar nedeniyle davacının yasal sorumluluğunun bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emirlerinin, davacının sorumluluk dönemine rastlayan kısımları yönünden ise, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçlara ilişkin asıl borçlu ... İnş. Pet. Ürün. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emirlerinin 04/04/2018, 04/12/2018, 26/02/2019, 21/08/2019, 27/08/2019, 03/02/2020 ve 04/10/2020 tarihlerinde tebliğ edildiği, Mahkemelerinin 05/10/2022 tarihli ara karara istinaden davalı idare tarafından cevaben sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anılan şirketin mükellefiyetinin 31/12/2016 tarihi itibariyle re'sen terk ettirildiği, mükellefiyeti re'sen terkin ettirilen mükellefe, re'sen terk tarihinden sonra elektronik ortamda yapılacak tebligattan haberdar olduğunun hukuken kabul edilemeyeceği, bu nedenle dava konusu ödeme emri içeriği borçların tebliğinin usulüne uygun bir şekilde yapılmaması nedeniyle asıl borçlu şirket nezdinde kesinleşmediği, asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun bir şekilde kesinleşmeyen borçlar nedeniyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin anılan kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY:
... İnş. Pet. Ürün. Paz. San. Tic. Ltd. Şti'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; 2. fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir.
Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emirlerinin, davacının sorumluluk dönemi dışında kaldığı belirtilen kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden;
Vergi Mahkemesince, olayda, davacının asıl borçlu şirkette 17/09/2014 tarihinden itibaren kanuni temsilci olarak bulunduğu, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların bir kısmının bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olduğu, vergisel ödevin yerine getirilmesi gereken ve vergi borcunun doğduğu tarihlerde davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığından anılan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığından davacı adına tanzim edilen dava konusu ödeme emirlerinin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle verilen kabul kararına yönelik davalı idare istinaf istemi Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişse de; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan kayıtların incelenmesinden, davacının 16/02/2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla asıl borçlu şirketin kanuni temsilciliğine atandığı, bu hususun 24/02/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği ve ödeme emirleri içeriğinde yer alan söz konusu amme alacaklarının davacının sorumluluk dönemi içerisinde bulunduğu görüldüğünden, ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçe ile davanın anılan kısmının kabulü yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısma ilişkin hüküm fıkrasında yasal isabet görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emirlerinin, davacının sorumluluk dönemine rastladığı belirtilen kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesinden ise;
Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi hali (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; ödeme emirlerinin dayanağı olan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin mükellefiyet kaydı re'sen terkin edildikten sonra elektronik ortamda şirkete tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu tebliğlerin usulüne uygun olduğu görüldüğünden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısma ilişkin hüküm fıkrasında da yasal isabet görülmemiştir.
Öte yandan, dosyada yer alan belgeleri arasında davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliğine dair belgenin bulunmadığı görüldüğünden Bölge İdare Mahkemesince anılan ödeme emrinin tebliğine dair belgenin davalı idareden temin edilmek suretiyle yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerektiği tabidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.