Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1239 E. , 2025/1464 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1239
Karar No : 2025/1464
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Tur. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacının banka hesaplarına ve aracına uygulanan haciz işlemlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının 11/05/2011 ile 15/07/2013 tarihleri arasında ... Tur. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti'nin %65 hisseli ortağı olduğundan ilgili dönemlere ilişkin şirket borçlarından hissesi oranında sorumluluğunun bulunduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine karşın borçların ödenmediği, yapılan malvarlığı araştırmaları sonucu vergi borçlarının asıl borçlu şirketten tahsil imkanının kalmadığının anlaşıldığı, dava konusu haciz işlemi öncesinde davacı adına şirket ortağı sıfatıyla ve hissesi oranında ödeme emirlerinin düzenlenerek 14/02/2018 tarihinde ikamet adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı gibi borcun ödenmediğinin de sabit olduğu görüldüğünden davacı adına kayıtlı araç ve banka hesapları üzerinde tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket ortağı olmadığı dönemde şirket borçlarının yapılandırıldığı, yapılandırma sonucu şirkete ait kamu borçları için yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmadığından bu borçlar nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, haciz işlemi öncesinde ihbarname ve ödeme emri gönderilmediği, borcun zamanaşımına uğradığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Tur. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla davacının, banka hesaplarına ve aracına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları" başlıklı 3 üncü maddesinde, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50’si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, aynı Kanunun "Ortak Hükümler" başlıklı 9. uncu maddesinin 6'ncı fıkrasında ise, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği ifade edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının ortağı olduğu ... Tur. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği ve 14/02/2018 tarihinde ikamet adresinde eşine tebliğ edildiği, ödeme emirlerine karşı dava açılmaması ve söz konusu ödeme emirlerine içeriklerinde yer alan borçların ödenmemesi üzerine davacı adına kayıtlı araca ve banka hesapları üzerine haciz işlemlerinin tesis edildiği, anılan haciz işlemlerinin kaldırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda 11/05/2011-15/07/2013 tarihleri arasında ortağı olduğu asıl borçlu limited şirket tarafından davacının ortaklıktan ayrıldığı tarihten sonra 27/08/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun'dan yararlanılması karşısında bu yapılandırma başvurusu üzerine; alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğduğundan yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutularak takibe alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığından, davayı yukarıda yer verilen gerekçeyle reddeden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY: Asıl borçlu şirkete ait borçlar nedeniyle şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde dava açılmadığı, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin usule aykırılık iddialarının ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada inceleme konusu olabileceği, oysa uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen ödeme emri değil haciz işlemi olduğundan ve bu aşamada bulunan işleme karşı açılan davada ancak bir önceki aşama olan davacı adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususuna bakılabileceğinden daha önceki aşamalara bakılmayacaktır. Hal böyle olunca dava açılmadan kesinleşen ödeme emirlerine dayanılarak uygulanan haciz işlemi hukuka uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!